***** ASMİN ROJ ***** 26-Aralık-1991 yılından itibaren, yani Sosyal Sovyetler Cumhuriyet Birliği dağıldıktan sonra Dünyanın hiç bir yerinde DİN ve MEZHEPLERE dayalı yönetim sistemi ve ya rejim sisteminin inşa edilmesi Tarih olmuştur??? Amerika ve yandaşları Sovyetler birliğinden ödleri kopuyordu ve Orta doğu İslam Devletlerine el altından DİNİ destek veriyorlardı. Hatta bizim Ülkemiz de mevcut tarikatlar ve bilumum asitane dergâhları Amerika'dan besleniyordu? --Sosyal Sovyetler dağıldı Amerika Orta doğuya bomba yağdırmaya başladı. İnadına ve ısrarla Dini değerlere saldırdı. Hatta hiç utanmadan İran'a Ramazan ayında saldırdı.....ARKASI YARIN
bir kere girmeye gör yitikler sokağına aşka çeviremediğin hisler duygular duvar olur aşılmaz engel karşında
sen seni koru güven tamdır sana bilirim bunu bana hayır dediğin anda yoğrulmamış hayaller henüz zamanda düşmemiş yüreğin aşka hiç mi hiç efes//35....20mart
Bir sunni ve hanefi musluman olarak Bu da benim bayram mesajim Irana saldiran israil ve amerika musluman oldugu icin saldiriyor. Epstain olaylari ile dunya capinda lanetleniyorlar. Irandaki masumlarin Mezhepleri bizi ilgilendirmez. Hesaplarini Allaha verecekler. Irana saldiran siyonist amerika ve israilliler Irandan sonra sirada turkiyenin oldugunu acik acik dile getiriyorlar. Butun bunlara ragmen Turkiyenin de icinde oldugu 12 islam ulkesinin disisleri bakanlari assagilik siyonist zalim israil ve amerika yerine Irani kinayan bildiri yayinlamislar. Demekki bunlarda siyonist yahudi. Baska izahi varmi. Ey gerekmez yerlerde kahrolsun israil amerika siyonistler diye bagiran y.sak siyasal islamcilar, amerika halkinin bile ?? de 80 nin hiristiyan Halkinin % 100 lanetledigi bir savasi lanetleyemeyen serefisz munafik siyasal islamcilar surusu, islam deccali sufyanlar toplulugu ve onlarin yandaslari; alayiniza lanet olsun. Allahin laneti munafiklarin ve sufyanlarin deccallarin uzerine olsun. Bayramlari zehir zikkim olsun.
İçimde kopan kıyametlerin ne bir zafer çığlığı var ne de çekilecek bir teslimiyet bayrağı... Sadece benim duyduğum, kendi kurduğum ve kendi yıkıldığım şahsi bir muharebenin ortasındayım. İnsanlar, o büyük ve fiyakalı cümlelerle 'Sonunu düşünen kahraman olamaz' derler hep. Oysa ben, o parlak hikayelerin satır aralarına sığmayacak kadar yorgun, çıplak ve gerçeğim. Sonumun nereye varacağını bilmediğim gibi, bu sessiz direnişin sonunda kılıcını havaya kaldıran o kahraman olacağımı da hiç sanmıyorum.
Ben sadece omuzlarımdaki kendi yükümü düşürmeden taşımaya çalışıyorum.
Ask asla zor degildir. Insanin severek yaptigi hic bir sey zor gelmez ona. Yormaz onu, hatta dinlendirir.
Dolayisi ile, Sen bir adim gittiginde o ask on adim gelmiyorsa, ve o on adim geldiginde sen ona kosmuyorsan, o ask mask degildir. Erkek ise abazalik sendrumu kadin ise senden daha iyisini bulamadigi icin askim diyordur. Ikisini de cok iyi tecrube ettim. Ask olan derki sen mutlu isen ben de mutluyum. Ve askinin mutlulugundan mutlu olan askina ne yapmaz. Ve boyle bir ask bulasicidir. Bu dafa sen de onu mutlu ederek mutlu omaya baslarsin. Boyle bir ask cok nadir bulunur. Tecrube ettim.
Digeri de derki beni mutlu edersen ben de seni mutlu ederim. Boyleleri asla mutlu edilemez. Su degirmeni gibidir. Usten alir, altan ogutur doker. Ustten alamadigi zaman degirmen taslarinin bir birini yedigi bir birinizi yersiniz. Cunku asla ben ne veriyorum bu insana mutlu etmek icin dusunmez. Bana ne veriyor vermiyor hesabi yapar. Hatta verdiklerinin degil vermediklerinin hesabini tutar. Hic bir sevgiye muhtac olmayan Allah bile abidine (kole, kul degil, kole kul efendisine menfaat saglar. Subhan olan Allah bizden ne menfaat sagliyor. Kul Allah iliskisi, deniz balik, agac toprak, anne yavru iliskisi gibi dir. Balik denizdendir. Deniz baligin her seyidir. Fakat deniz baligin hic bir seyine muhtac degildir. Bebek annedendir. Anne bebegi Yedirir, icirir, korur kollar. Buyutur. Bebek anneye muhtac, anneye uymak zorunda. annesiz yasayamaz. Anne bebekten hic Karsilik beklemez. Muhtac olan bebektir. Lutufkar olan annedir.) Allah bile bir adim gelen abidine on adim geliyor. Sen kim oluyorsun da hep sana gelinsin istiyorsun. Sana gelen yolun kilometre tasini sokeyim...
*** ÇANAKKALE GEÇİLMEZ *** Düşman kuvvetleri Ülke sathında Hemi de Hünkâr'ın pay-ı tahtında Jurnalcı cambazı saray katında Vatan Ahvalini gördü ordumuz. . Osmanlı kastına ferman yazdılar Gemiler gönderip tuzak kazdılar Yedi Düvel birden sınır çizdiler Geçilmez bir duvar ördü ordumuz. . Düşman gemileri geldi dayandı Çanakkale tozdu, kana bulandı Şehitlerin her biri, yiğit-civandı Haçlıyı denize sürdü ordumuz. . Nice masumlar süngüye takıldı Köylerimiz yağma oldu yakıldı Binlerce yiğidin kanı döküldü Bağrını kefenle sardı ordumuz. . Türk-Kürt, Çerkez-Lazı omuz omuza Düşmanı döktüler, mavi denize Hürriyet dönüştü Aya-Yıldıza Küffara dersini verdi ordumuz. . Çakıroğlu yazdı, getirdi dile Göz yaşı çağladı, dönüştü sele Vatanım namustur, verilmez ele Hainden hesabı sordu ordumuz, Ulusal birliği, kurdu ordumuz... -------OZAN ÇAKIROĞLU------ 18 Mart Çanakkale Zaferimiz Türk Ulusal Milletimize kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün kahraman Şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum... Yattıkları yer hurişan olsun...
*** LAİK ve SOSYAL BAKIŞ *** --Vahşi Kapitalizmin, en öncelikli siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik yaptırımı bilinçsiz, çaresiz, kuralsız, yetersiz ve ehilsiz bir toplum yaratmaktır. Çünkü her çağ ve medeniyette cehaleti kullanmak kolay ve ucuz maliyetlidir??? . **PEKİ BU CEHALET KİMDİR, NASIL SARFİ EYLEMLERDE BULUNURLAR? 1-Her şeyin en iyisini onlar bilirler. Kargadan başka kuş ve kendilerinden baka kuş tanımazlar. 2-Hiç araştırıp irdelemeden bilgi sahibi olurlar. Ve bildiklerini başkalarına empoze etmek için şekilden-şekile girerler? 3-Kibar, efendi ve Kâmil insanları zayıf ve hakir görürler... 4-Kusurlarını gizlemek için, Din ve mezhepsel inançlarını kullanırlar... 5-Hak-hukuk ve adalet mizanına kafa tutarlar ve döner etrafındakilere ahlak dersi verirler. 6-Empati-kıyas yapma yetenekleri yoktur. Her zaman Dini ve maddi yaptırımla toplumu dizayne etmek için şekilden-şekile girerler. 7-Sıkıştıkları zaman Yüce Dinimizi orta çağ gölgesi altında zülfikâr bir kılıç gibi kullanırlar. 8-Kendilerinden olmayan bütün insanlara kin-nefret kusar ve buğuz ederler??? 9-İkna kabiliyetleri gelişmediğinden dolayı, rakip ve muhalif gördükleri herkese iftira-çamur ve küfür politikasıyla sindirmeye çalışırlar. 10-Her zaman ve her yerde bilimsel teatilerden uzak dururlar. Kürsülerden tek başına palavra ve martaval atarlar.. ----------ARKSI YARIN-------- sindirmeye
Zumer 23: Meali: Allah, sözün en güzelini, hem aynı benzerlik (uyum ve ahenk)te, hem de tekrarlı (ve karşılıklı ifadeli) (müjde ve tehdit, rahmet ve azap, cennet ve cehennem gibi) bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, ondan (âyetleri dinlemekten dolayı) tenleri ürperir, sonra da bedenleri ve kalpleri Allah’ın zikri için yumuşar. İşte bu (Kitab), Allah’ın (son gönderdiği) rehberidir. Dileyene/dilediğine, bununla doğru yolu gösterir. Allah kimi de sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.{2}
Kuran anlamadan okunursa nasil tuyler urperecek, bu ayetin hukmu nasil o insanda vuku bulacak.
Ehli iman bir insan Allaha yaklastikca imtihan edilir. En buyuk imtihani peygamberler vermistir. Imtihandan gecen bir cok insan otomatikmen sadece akilla olaylara yaklasir. Akla mudahale edebilen seytana maruz kalir, setan vesvese verir. Karamsarlik fisildar. Insan bunalima girer. Dengeyi kaybeder. Hasta olur ya da intihar eder. Allah muhafaza. Oysa mumin hem akliyla hem kalbiyle dusunen insandir. Akil ve kalp catistiginda, ilahi ilhamin alicisi kalbini dinler. Ve sirazeyi kaybetmez. Guc alir. Sabir eder. Insan hem akliyla hem, kalbiyle bakmali, kalbiyle gormeli, kalbiyle analiz etmeli, Sadece Akliyla bakan insanlar sadece simdiki zamandaki sebep sonuclari toplar cikarir. Sebeplerin yaraticisini unutur. Zorluktan darliktan gecen simdiki anini seytanin da vesvesesini kendi akli sanip negatif sonuc uzerine negatif sonuc cikartir. Dehsete kapilir. Umidini yitirir. Umidini yitiren insan yasama dugusunu da kaybeder. Gelecegi de goremedigi icin, ici kararir. Umitsizlige duser. Ya hasta olur. Yataklara duser. Ya da daha kotusu intihar eder. Oysa bir mumin icin bu dunyada yasadigi her an kardir. Bir gun fazla yasamak bir gun eksik yasamaktan cok cok daha degerlidir. Cunku bir rekat namaz fazla kilar. Hele yaslaninca, yasliligin zorluklari kefaretlere donusur.
"Muhakkak ki Ben, İslam yolunda saçını ağartan kadın ve erkek kulumdan (ona azap etmekten/sorgulamaktan) haya ederim." Buyurur hadiste. Ayrica 50 yasini gecenin hesabi kolaylasir. 90 yasini gecenlerin gecmis ve gelecek gunahlarinin bagislandigini mujdeler hadisler. Ayrica sabretmek, yasamaya devam etmek hem derdi kefarete donderir, hem bunalima girip kendi canina kiyanin aksine amel defterini acik birakir, amel defteri dolmaya devam eder. Olunce amel defteri kapaniyor zira.
O yuzden dert ve zor zamanlar Allaha giden bir asansordur aslinda. Ama bu asonsorun islamin bes sartindan, ve kuran okumaktan, tovbe istigfar etmekten, Allahi bol ca zikretmekten, dua etmekten, selatu selam getirmekten olusan bir asansor. Olaylari sadece akliyla degil kalbiylede irdeleyen ehli iman, once her turlu aksakliga sikintiya ragmen var olmanin ve yuce yaraticiyi tanimaya museref olmanin ne buyuk bir nimet oldugunu bilir. gecmiste rabbinin o bir hic iken verdiklerini hatirlar. En buyuk imtihanlara peygamberlerin tabi tutuldugunu bilir. Zorluklara sabri rabbine yaklasmakta bir mirac asansoru kabul eder. O sikintilarin rabbinin kendi icin tayin ettigi yarinlara ulasmak icin bir arinma, rabbine yaklasmada bir asonsor oldugunu bilir. Ve mucadele etmeyi, umidini Kaybetmemeyi kendine telkin eder. Yanliz akil ile degil ayni zamanda Kalb ile dusunen, kalp ile bakan, kalp ile goren, analiz eden insan seytanin vesvesesinden de siyrilir. Sadece Akil ile dusunen insan seytanin karamsar vesveselerini kendi akli sanip bunalima girerken, ayni zamanda kalp ile bakan insan, kalbe dusen ilahi ilhamlara kulak vererek seytanin vesveselerine ehemmiyet vermez. seytani saf disi birakir. Aklin yaninda Kalp ile gorme yetenegini kazanmanin ve kalp gozunu gelistirmenin en iyi yollarindan biri de Allahin verdigi nimetleri sık sık hatirlatmak. Ornegin: koca bir yok olabilirdim. Allah beni var kildi. Hayvan olabilirken, insan kildi. Gayri muslim olabilirken muslim kildi. Sakat olabilirken saglikli kildi. Egitimsiz olabilirken egitimli kildi, ve daha da detaylandirmak daha da guzel olur. mesela evini verdi. Kardeslerini verdi. Anne baba verdi. Verdi, gormek verdi. Bu aksamki yemegini verdi... Kuranda en az yedi ayette Allahin uzerinizdeki nimetlerini anin, diye gecer. Allahin nimetlerini anmak, insanlari sıkınti ve imtihan anlarinda bunalima girmekten korur. Cunku insan, gecmisten guc alir. Ana sabreder. Gelecegi kazanir. Cunku gecmiste veren rabbim, gelecekte de verecektir der. Herseyi bilen rabbim, hic bir seyi hikmetsiz yapmayan rabbim elbet benim icin daha iyisini Murad ediyor diye dusunur. Hem sıkıntiya dayanma gucu alir. Hem de panik olmaz. Gayret eder. Dua eder. rabbinin lutfunu ve ihsani kendine ceker.
Fâtır Suresi, 3. Ayet: "Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah’tan başka, size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı mı var? O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olup da döndürülüyorsunuz?"
Hayat ic ice dairlerden olusmustur. Ayni gezegen ve uydulari, gunes sistemi ve gezegenleri, galaksiker ve yildizlari gibi daireler halinde hareket eder. Insan hayati da, baba ve anne gezegenin etrafinda donen cocuk undular, yerel yonetim yildizinin etrafinda donen gezegen aileler, ulke galaksisinnin etrafinda donen diger yerel yonetim yildizlar... Bir insan ilk ve en onemli sorumlulugu kendinin sorumluluklari, cunku dunya kendi etrafinda da doner. Insanin kendi sorumlulugu ve yaraticisina olan sorumluluklari birincil sorumlulluklardir. Yemek yemesi, sagligina dikkat etmesi, emrolumdugu kulluk ve reislik vazifelerini yerine getiemesi onun en birincil vazifesidir. Sigara icen, icki icen, kumar oynayan, yaraticisina karsi namaz, oruc gibi en birincil gorevlerini yerine getirmeyen bir insan, kalkip dunya capinda ya da ulke capinda olaylar hakkinda atip tutmasinin hic bir ehemmiyeti olmaz. Cunku bu insan aksakligin kendinden basladigini gormuyor. Dunya dusunun kendi etrafinda donmeyi durdurmus sistemi aksatiyor farkinda degil, birincil sorumlu oldugu uydulara sorun cikartiyor farkinda degil baska yildiz takimindaki duzensizlikten dem vuruyor. Yada baska gezegen sistemindeki uyumsuzluktan bahsediyor. Insanin kendi etrafinda dondugu bir dairesi var. Ve bir de uydularinin onun etrafinda, hanim yani ogul evlat gibi dar dairede ki sorumluluklarin yaninda, Jupiter gezegeninin butun uydulari ile gunesinin etrafinda butun ciddiyet ve samimiyet ile donmesi, gibi insanin da kendisi gunesleri ve kendisini butun sistemi yaratan rabbinin emirleri etrafinda butun uydulari olan evladi iyali ile donmesidir birincil vazifesi. Allah bizleri kendi vazifemizin, kendi dairemizin, haddimizin suuruna erdirsin. Gerisi hikaye
***** BU GÜN 8 MART KADINLAR GÜNÜ ***** --Sabahleyin Facebook sayfalarını gezindim, özelikle Laik-sosyal kesim Kadınlar günü münasebetiyle bazı mesaj ve yorumlar da bulunmuşlar (!) --Ben de bir ŞİİRLE kutlamayın düşündüm? Ancak hangi KADINLARIN gününü kutlayacağımı bilemedim? --Huzur evlerinde sahipsiz-kimsesiz ve adeta gün sayan Kadınların mı? Yoksa gelin ve evlatları tarafında hor görülmüş ve sokaklara atılmış emekçi Anaların mı? Berdel-kuma-muta ve üç-talak saçmalığına maruz kalmış kadınların mı? Asgari ücrete mahküm edilmiş ve yetmemiş patronu tarafından tacize uğramış ve ölümle tehtidiyle susturulmuş kadınların mı? Semt pazarların da, akşamı bekleyip, tezgah atıklarını utanarak toplayan kadınların mı, gününü mü kutlayalım? Yoksa Hasta, öksüz, özürlü , çaresiz ve bir ekmek nafakası için dilencilik yapmak zorunda kalan kadınların mı? Evinde mutfak mesarifine katkı sağlamak için sosyete kogoşlarına çamaşır ve temizliğe giden kadınların mı? Mendebur-zorba-ceberrüt-despot mahlukların şiddetine maruz kalmış kadınların mı gününü kutlayalım? --Diğer taraftan, ömür baharını eğitim ve öğretimi için harcayan ne inanç ve heveslerle diplomasını alıp, TORPİLİ olmadığı için işe giremeyen kadınların mı gününü kutlayalım? Yoksa yatlarda-katlarda, saray ve köşklerde yaşayan ve bir kahvaltı için Parislere giden yüksek sosyetenin gününü mü kutlayalım? YOK-YOK Biz en iyisi mi, sanatçı kimliği altında sahnelerde orasını-burasını açıp ta, garip-gurebanın ve cahil-cühelanın parasın soğüşleyen boyalı hatunların GÜNÜNÜ kutlayalım... VESSELAM ---------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN----------
BESERI ASKIN EDEBIYATI Gozumun ufkunda sütten OZNESIN, Duydukca ritmini sarsan o sessin. Bir mutlu YUKLEMLE bitsin bu keder, Sen ki her halinle bir zebercetsin .
Gizlendim isminde bir ZAMIR gibi, Gömüldüm sırrına bir esir gibi. Seninle her menzil bir tek TUMLECTIR, Akan zamanımin tek nehir gibi.
Hayat bir TIYATRO kurulan bu sahne, Seninle oynanan oyun şahane. En derin SOYLEVDIR gülüşun bana, Omrumden ömrüne ususen hane
BAGLACLAR koptu bak, bitti seferler, Vuslatın önünde sustu HECELER Sığmaz bu HIKAYE, sığmaz bu ROMAN, Seninle aydınlık olunca geceler.
Yıkıldı DENEME, devrildi bu fani, Aşkın EDATSIZDIR, sonsuz ve gani... Sen en tatli SIIR ey güzel gerçek, Ruhumda yankılan ebedi, vari
ILAHI AŞKIN EDEBİYATI Varlığı mutlak olan O gizli OZNE Baktim her zerrede o derin izne. Kün emri bir YUKLEM biter bu alem, Muhtacız her an O kudretl dizine.
Kâinat mülkünde O'dur tek SIFAT Yerde ve göklerde sonsuz bir, kat kat. Vuslatı bağlayan en kutlu BAGLAC O'ndan gelir ancak her türlü necat.
Görünmez bir ZAMIR her şeyde aşikâr, Bir "ol" demesi ki ebedi bir kâr. Onsuz bu dunyanin olmasi mahal Zaman bir TUMLECTIR kapısında zar
Kurulan bu dünya dar bir TIYATRO, İnsan bir deneme, bu tozlu kadro. O en büyük SOYLEV her dilde paye Susmaz bu HIKAYE bu kutlu koro.
O öyle bir ROMAN sonu gelmeyen, O öyle bir HECE dile gelmeyen. En ulu SIIRDIR O'nun yazdığı, O'dur bu mısrada asla ölmeyen.
***** KATİL AMARİKA ***** Olmuşsun Chan'ın başına bela Orta Doğudan çekil Amerika Gün gelir sana da okunur sela Depremler altında yıkıl Amerka. . Her zülüm de vardır ayak izlerin Haçlıya dayanır, kanlı gizlerin Allahtan utanmaz arsız yüzlerin Dilerim mahşer de yakıl Amerka..
Kitabın palavra, amelin yalan İslam Alemini eyledin talan Bütün orta doğu mahfoldu ulan Meydanı boş buldun katil Amerka. . Irak-Suriye'yi yakıp yıktınız Hastane-Camiye bomba attınız Bunca masum insan kanı döktünüz Tank-tüfenk altında ezil Amerka. . İslam-i soy kırım yürek dağlıyor İran da genç-yaşlı-sabi ağlıyor Medeniyet çöktü, nefret çağlıyor Hak-hakikat bilmez rezil Amerka. . Kul Vezirin, Arşa varsın nidası Dünyaya yayılsın, sesi-sedası Küffarın olur mu vicdan yasası Cehennem harında süzül Amerka... --------VEZİR PEHLEVAN--------- . Kardaş, bu nasıl Savaştır, bu nasıl zaman İslam alemi zulm içinde eyliyor aman...
***** EYY ADEM OĞLU ***** Mahlukat Evrildi, değişti zaman Memleket-i sardı bir kara duman Şimdi ki nesile kalmadı güman Dünya'dan bihaber gelmiş gidiyor. . Cehalet çağladı mürşid-i yendi Köylüyü felç etti, Mağribin fendi Çiftçisi perişan, Emekli yandı Hazanı gelmeden solmuş gidiyor. . Ehtibar görüyor sahte Alimler Kodese konuldu Mürşit Kâmil'ler Ahlaka ket vurdu, dizi filimler Topluma yuları vurmuş gidiyor. . Beyinler uyuşmuş, duymuyor acı Ne baba tanıyor, ne kardeş bacı Gelin de şatafat, damat'ta sancı Her kes bir hayala dalmış gidiyor. . Der Vezir, Arifler sözümü anlar Milletin sırtından yapıldı hanlar Salavat-tekbirle yakıldı canlar Azrail dizgini salmış gidiyor... -----OZAN ÇAKIROĞLU----
Iranin % 80 caferi. Imami caferi sadik imami azamin hocasi. Ehlibeytten, ve tabiin. Yani sahabeyi gorenlerden en onemli alimlerden. Hal boyle iken sunnilerin amerikaya ve yahudiye karsi savasinda, iranin yaninda olmamasi, iranin degil aslinda sunnilerin ne kadar haktan, hakkaniyetten uzaklastiklarini gosterir. Gazzede iran onde. Cephede iran once. Tamam anladik, iranin ve siirlerin icinde cok yahudi crypto molla var ama. Normal halk masum. Onalrin oldurulmesine nasil goz yumuluyor. Bunlar hep kurandan ve hadisten kopuk yasandigi icin... insan gunluk okudugu kuran ve hadisi hayatina gecirse, toplum otomatikmen duzelir. Komsusu acken tok yatmaz. Tanimadigi insanlara iyilik yapar. Hergun sukur hamd eder. ALLAHIN nimetleri lutuflari artar, bereketlenir. Insanlarin hepsi vahyin rengiyle renklenir. Toplum kurtulur. Kadin kurtulur. Cocuk kurtulur. Dunya kurtulur. Hayvanlar kurtulur....
Efendimiz, s.a.v ebedi aleme goctukten sonra, yuce mevlamizin kullarini kuran ve hadisle basbasa birakacaginimi saniyorsunuz. Tabiki de hayir Peygamberlere hikmet vahiy yoluyla verilir. Duz insanlara ilham yoluyla hikmet verilir. Peygamberimizin sozleri ve getirdigi kuran vahiydir. Himmettir. Ve hukum ifade eder. bizleri baglar. Ama biz duz insanlara lhamla gelen hikmet bir hukum degildir. Latife dir. Kesiftir... Peygamber ecelliydi. Gorevini icra etti ve gitti. Ama yuce yaratici ezel ve ebettir. Kulunu bir an bile bos ve yanliz birakmaz." insana bilmedigini ogretti. " ayetinde dikkat edilirse duz insana diyor. Dolayisiyla isan gunluk, kurana hadis ve sunnete, ibadetu iteata, duaya, tevbe istigfara, hamd ve sukure, zikir ve tesbihe, salavata, tefekkure, devam eden bir insan kesfe ve ilhama mazhar olur. Zaten nefis mertebelerinden biri de nefsi mulhime degil mi?
Nefs-i Mülhime, tasavvufta nefsin yedi mertebesinin üçüncüsüdür. Kelime anlamı olarak "ilham alan nefs" demektir. Bu mertebenin temel özellikleri şunlardır: İlham Kapısı: Kul, Allah’tan gelen ilhamlara ve keşiflere açık hale gelir. Neyin hayır, neyin şer olduğunu kalbi bir sezişle ayırt etmeye başlar. Ayetle Bağlantısı: Adını Şems Suresi 8. ayetten alır: "Ona (nefse) iyilik ve kötülüklerini ilham edene andolsun." İyiliğe Yöneliş: Nefs-i Emmâre (kötülüğü emreden) ve Levvâme (pişmanlık duyan) aşamalarından sonra, artık iyiliğin ve ibadetin tadının alınmaya başlandığı bir seviyedir.
O yuzden kurani ve hadisi anlamaya calismak, bizim hayatimizda yemek icmek gibi zaruri bir ihtiyactir.
Acik fikirli oldugunu bildigim ilahiyatci bir dostum beni iftara davet etmisti. Ummetin hali purmelali konusulurken, ben insanlar kurandan ve hadisten uzak yasiyorlar. Gunluk peynir ekmek gibi, ogun yemek yer gibi, namaz kilar gibi kuran ve hadis tuketmeliler dedim. O ilahiyatici dostum, Ahmet bey kurana mealinden okuyan insanlarin yanlis yonlendirilme tehlikesi var. Kurani mealinden okumak yerine Tefsir okumak daha guvenli diye soyledi. Bende dostum sen hapishane ziyaretlerine gidiyorsun. Kac kisinin degil kuranin arapcaya en yakin ve gelismis turkce mealini, ingilizce, fransizca, ispanyolca meallerini okuyan insanlarin hidayete erdigini kac dafa sahit oldun. Kurana 7 yabanci birinin kurana 7 yabanci bir dildeki tercumesinden imana geliyorda, inanan bir insanin imani neden zarar gorsun. Bu sizin masumane endiseniz aslinda islam alemininin icine, yiginlari kurandan uzaklastirmak, islami bir ruhban dini haline getirmek icin sokulmus, bir hastalikli fikirdir. tabiki kuran mealini secerken, kimin mealini okuyacagini iyi arastir. Tabiki kurandan kalbine dusen pirilti sadece senin fikrin. Bu ayet tam olarak bunu soyluyor diyemezsin. Hele tefsir ilminde bir oterite olsan bile kesin bu boyle dememelisin. O sadece senin fikrine kurandan yansiyan kismi. Okyanustan senin canagina dolan kismi. Dolayisi ile benim gibi duz insanlar, kurandan pencerelerine dusen fikri paylasabilir ama empoze edemez. Kurani anlamadan okuyanlari suna benzetiryorum. necip fazilin "Avrupa reçelini kavanozun dışından yalayarak yediğini zanneden adamlar" sozunu ben de kurani arapcasini okuyup ne dedigini anlamaya calismayanlara, kuran bali kavanozunu disindan yalayan belki kavanozun kapagini da hadi acmislar da kokusuyla kuran bali yedigini sanan muslumanlar diyelim... Halbuki bu bal kuran icinden yemek icin indirildi. Peygamberlere vahiy gelir. Onlar vahiydir, hadistir. Insanlara ilham gelir. Bir insan kurana nasil yaklasirsa kuran da ona oyle yaklasir. Ilhami veren Allah, kuranin ingilizce tercumesininden ingiliz, alman, fransizlara ilham ve hidayet veren Allah turklere, ki turkcenin yarisi arapca kelimelerden olma, neden hidayet olmasin... Gercekten kuranla aramiza daglar ormusler, hem icerden hem disardan.. cok uzuldum... dedim dostum sen de mi... kuranda bir tane bana ayet goster mealinden okunmamali diye. Bilakis Suresi 22. ayette "O’nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın (dillerinizin) ve renklerinizin farklı olmasıdır" buyurulur. Bu, farklı dillerin Allah'ın bir lütfu olduğunu ve her dilin O'nun mesajını taşımaya uygun olduğunu gösterir Ayrica Ibrahim suresi 4 ayette, "Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah'ın emirlerini) iyice açıklasın" denir. Kur'an evrensel bir mesaj olduğuna göre, Arapça bilmeyen kavimlerin de "kendi dillerinde" bu mesajı anlamaları, çeviri ve mealler yoluyla mümkün olmaktadır." Kuranda ve hadiste gunluk, haftalik, aylik, yillik, sahsi, ve toplumsal butun careler, ve cozumler mevcut. Ben iddia ediyorum, kanuni sultan suleyman, 500 sene once yusuf suresindeki yusuf kissasinin bize ne anlattigini tam anlasaydi, endulusten surulen o yahudileri osmanlinin degil icine almak yanina bile yaklastirmazdi. Koskoca yusuf suresinde peygamber oglu peygamber oglu peygamber ogullari 10 tane koca koca adamlar, hasetlerinden, birlik olup, hem de guzelligi ile nam salmis dunyanin en sevimli cocugu olan kardeslerini kuyuya atiyorlar. Babalari gozlerinin onunde acidan gozlerini kaybediyor. 10 kisinin icinden biri bile insafa gelip demiyor 30 sene boyunca, Baba Biz boyle birsey yaptik. Artik uzulme. Yusuf surada olabilir... 10 kisi 30 yil boyunca... Babasina, kardesine acimayan, peygamber oglu peygamber oglu peygamber oglari olan o on kisi hem de babasina acimayan, arkadan vuranin 500 sene once ispanyadan kovulan torunlarinin babalari peygamber olmayi birak daha arizalilarki ispanyadan kovuluyorlar. Boyle bir ser yumagini sen kurandan ders alsaydin almazdin icine. Iste icine alirsan, kimini iraka, kimini suriyeye, kimini yunana, kimini bulgara kimini balkana yerlestirirsen, 300 sene sonra kimi arapca konusan arap milliyetci kiliginda crypto yahudi, kimi yunanca konusan yunan milliyetcisi, kimi bulgarca konusan bulgar milliyetci kiliginda ve daha nice milletleri osmanliya karsi ayaklandirir. Orgutler, ayrica donmus gibi yapip ahmet mehmet ismiyle de brokrasiyi ele gecirir. Osmanliyi yikar. Rabbim bize 4000 yil oncesinden, ilk elden peygamber oglu peygamber oglu peygamber ogulari iken daha ilk atalarinin yaptigi bu ihaneti bize hikaye olsun diye anlatmiyor. Ders olsun diye anlatiyor. Kuranin her yerinde akil edesiniz dusunesiniz diye Biz bunlari anlatiyoruz diyor. Ben diyorum. Muslumanlarin en buyuk problemleri, kuran ve sunnet ve hadisten uzak kalmak... malesef buna en buyuk sebepte bizim ilahiyatci, imam muftu dedigimiz ilahiyatci dedigimiz insanlar... Gunumuzde tefsir de kuran mealide elinin altinda. Telefonda. Oku manayi, derinlemesine mi gireceksin. Gir o ayetin tefsirine bak bakalim senin kalbine dusen tefisrde geciyormu. Elmali, ya da diyanet o ayeti nasil tefsir etmis.
*** EYY ADEM OĞLU *** İnsan dedikleri ağaca benzer Hele taç yaprağı dökülsün de gör, Bütün mahlukattan hile sezer Hele bir hesaba çekilsin de gör. . Arkası kuvvetli fazla bağırır Nerde yoksul varsa ona sıbırır Müşkülü görünce hemen kıvırır Beylerin devranı yıkılsın da gör. . Kudretin felç olur, var elden gider Hakikat bilmezsen, tar elden gider Şeref haysiyetin yar elden gider Ecel kuşu peşen, takılsın da gör. . Kul Çakır'ın kulak verin sözüne Gün gelir kar yağar bahar-yazına Evde HATUN bile bakmaz yüzüne Saç ağarsın belin bükülsün de gör... -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** ASMİN ROJ *****
26-Aralık-1991 yılından itibaren, yani Sosyal Sovyetler Cumhuriyet Birliği
dağıldıktan sonra Dünyanın hiç bir yerinde DİN ve MEZHEPLERE dayalı
yönetim sistemi ve ya rejim sisteminin inşa edilmesi Tarih olmuştur???
Amerika ve yandaşları Sovyetler birliğinden ödleri kopuyordu ve Orta doğu
İslam Devletlerine el altından DİNİ destek veriyorlardı. Hatta bizim Ülkemiz de
mevcut tarikatlar ve bilumum asitane dergâhları Amerika'dan besleniyordu?
--Sosyal Sovyetler dağıldı Amerika Orta doğuya bomba yağdırmaya başladı.
İnadına ve ısrarla Dini değerlere saldırdı. Hatta hiç utanmadan İran'a Ramazan
ayında saldırdı.....ARKASI YARIN
Dini inancınızı insanlara yönetim şekli olarak dayatamazsınız..
Minareden atlarımmmm
Bayramınızı kutlarımmmm
bir kere girmeye gör
yitikler sokağına
aşka çeviremediğin hisler duygular
duvar olur aşılmaz engel karşında
sen seni koru güven tamdır sana
bilirim bunu bana hayır dediğin anda
yoğrulmamış hayaller henüz zamanda
düşmemiş yüreğin aşka hiç mi hiç
efes//35....20mart
Bir sunni ve hanefi musluman olarak Bu da benim bayram mesajim
Irana saldiran israil ve amerika musluman oldugu icin saldiriyor. Epstain olaylari ile dunya capinda lanetleniyorlar.
Irandaki masumlarin Mezhepleri bizi ilgilendirmez. Hesaplarini Allaha verecekler. Irana saldiran siyonist amerika ve israilliler Irandan sonra sirada turkiyenin oldugunu acik acik dile getiriyorlar. Butun bunlara ragmen
Turkiyenin de icinde oldugu 12 islam ulkesinin disisleri bakanlari assagilik siyonist zalim israil ve amerika yerine Irani kinayan bildiri yayinlamislar. Demekki bunlarda siyonist yahudi. Baska izahi varmi.
Ey gerekmez yerlerde kahrolsun israil amerika siyonistler diye bagiran y.sak siyasal islamcilar, amerika halkinin bile ?? de 80 nin hiristiyan Halkinin % 100 lanetledigi bir savasi lanetleyemeyen serefisz munafik siyasal islamcilar surusu, islam deccali sufyanlar toplulugu ve onlarin yandaslari; alayiniza lanet olsun. Allahin laneti munafiklarin ve sufyanlarin deccallarin uzerine olsun. Bayramlari zehir zikkim olsun.
Bu bayram, o bayram olsun.
Tüm şiirsever, sanatsever dostların Ramazan bayramını içtenlikle tebrik eder, herkese sağlık, sıhhat ve afiyet, başarı, huzur ve mutluluk dilerim.
İçimde kopan kıyametlerin ne bir zafer çığlığı var ne de çekilecek bir teslimiyet bayrağı...
Sadece benim duyduğum, kendi kurduğum ve kendi yıkıldığım şahsi bir muharebenin ortasındayım.
İnsanlar, o büyük ve fiyakalı cümlelerle 'Sonunu düşünen kahraman olamaz' derler hep.
Oysa ben, o parlak hikayelerin satır aralarına sığmayacak kadar yorgun, çıplak ve gerçeğim.
Sonumun nereye varacağını bilmediğim gibi, bu sessiz direnişin sonunda kılıcını havaya kaldıran o kahraman olacağımı da hiç sanmıyorum.
Ben sadece omuzlarımdaki kendi yükümü düşürmeden taşımaya çalışıyorum.
Ask asla zor degildir. Insanin severek yaptigi hic bir sey zor gelmez ona. Yormaz onu, hatta dinlendirir.
Dolayisi ile, Sen bir adim gittiginde o ask on adim gelmiyorsa, ve o on adim geldiginde sen ona kosmuyorsan, o ask mask degildir. Erkek ise abazalik sendrumu kadin ise senden daha iyisini bulamadigi icin askim diyordur.
Ikisini de cok iyi tecrube ettim.
Ask olan derki sen mutlu isen ben de mutluyum. Ve askinin mutlulugundan mutlu olan askina ne yapmaz. Ve boyle bir ask bulasicidir. Bu dafa sen de onu mutlu ederek mutlu omaya baslarsin. Boyle bir ask cok nadir bulunur. Tecrube ettim.
Digeri de derki beni mutlu edersen ben de seni mutlu ederim. Boyleleri asla mutlu edilemez. Su degirmeni gibidir. Usten alir, altan ogutur doker. Ustten alamadigi zaman degirmen taslarinin bir birini yedigi bir birinizi yersiniz. Cunku asla ben ne veriyorum bu insana mutlu etmek icin dusunmez. Bana ne veriyor vermiyor hesabi yapar. Hatta verdiklerinin degil vermediklerinin hesabini tutar.
Hic bir sevgiye muhtac olmayan Allah bile abidine (kole, kul degil, kole kul efendisine menfaat saglar. Subhan olan Allah bizden ne menfaat sagliyor. Kul Allah iliskisi, deniz balik, agac toprak, anne yavru iliskisi gibi dir. Balik denizdendir. Deniz baligin her seyidir. Fakat deniz baligin hic bir seyine muhtac degildir. Bebek annedendir. Anne bebegi Yedirir, icirir, korur kollar. Buyutur. Bebek anneye muhtac, anneye uymak zorunda. annesiz yasayamaz. Anne bebekten hic Karsilik beklemez. Muhtac olan bebektir. Lutufkar olan annedir.) Allah bile bir adim gelen abidine on adim geliyor. Sen kim oluyorsun da hep sana gelinsin istiyorsun. Sana gelen yolun kilometre tasini sokeyim...
*** ÇANAKKALE GEÇİLMEZ ***
Düşman kuvvetleri Ülke sathında
Hemi de Hünkâr'ın pay-ı tahtında
Jurnalcı cambazı saray katında
Vatan Ahvalini gördü ordumuz.
.
Osmanlı kastına ferman yazdılar
Gemiler gönderip tuzak kazdılar
Yedi Düvel birden sınır çizdiler
Geçilmez bir duvar ördü ordumuz.
.
Düşman gemileri geldi dayandı
Çanakkale tozdu, kana bulandı
Şehitlerin her biri, yiğit-civandı
Haçlıyı denize sürdü ordumuz.
.
Nice masumlar süngüye takıldı
Köylerimiz yağma oldu yakıldı
Binlerce yiğidin kanı döküldü
Bağrını kefenle sardı ordumuz.
.
Türk-Kürt, Çerkez-Lazı omuz omuza
Düşmanı döktüler, mavi denize
Hürriyet dönüştü Aya-Yıldıza
Küffara dersini verdi ordumuz.
.
Çakıroğlu yazdı, getirdi dile
Göz yaşı çağladı, dönüştü sele
Vatanım namustur, verilmez ele
Hainden hesabı sordu ordumuz,
Ulusal birliği, kurdu ordumuz...
-------OZAN ÇAKIROĞLU------
18 Mart Çanakkale Zaferimiz Türk Ulusal Milletimize kutlu olsun.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün kahraman
Şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum... Yattıkları yer
hurişan olsun...
*** LAİK ve SOSYAL BAKIŞ ***
--Vahşi Kapitalizmin, en öncelikli siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik yaptırımı
bilinçsiz, çaresiz, kuralsız, yetersiz ve ehilsiz bir toplum yaratmaktır. Çünkü her
çağ ve medeniyette cehaleti kullanmak kolay ve ucuz maliyetlidir???
.
**PEKİ BU CEHALET KİMDİR, NASIL SARFİ EYLEMLERDE BULUNURLAR?
1-Her şeyin en iyisini onlar bilirler. Kargadan başka kuş ve kendilerinden baka kuş tanımazlar.
2-Hiç araştırıp irdelemeden bilgi sahibi olurlar. Ve bildiklerini başkalarına empoze etmek için
şekilden-şekile girerler?
3-Kibar, efendi ve Kâmil insanları zayıf ve hakir görürler...
4-Kusurlarını gizlemek için, Din ve mezhepsel inançlarını kullanırlar...
5-Hak-hukuk ve adalet mizanına kafa tutarlar ve döner etrafındakilere ahlak dersi verirler.
6-Empati-kıyas yapma yetenekleri yoktur. Her zaman Dini ve maddi yaptırımla toplumu
dizayne etmek için şekilden-şekile girerler.
7-Sıkıştıkları zaman Yüce Dinimizi orta çağ gölgesi altında zülfikâr bir kılıç gibi kullanırlar.
8-Kendilerinden olmayan bütün insanlara kin-nefret kusar ve buğuz ederler???
9-İkna kabiliyetleri gelişmediğinden dolayı, rakip ve muhalif gördükleri herkese iftira-çamur
ve küfür politikasıyla sindirmeye çalışırlar.
10-Her zaman ve her yerde bilimsel teatilerden uzak dururlar. Kürsülerden tek başına palavra
ve martaval atarlar..
----------ARKSI YARIN--------
sindirmeye
Zumer 27:
Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik.
Anlamadan okumakla nasil olacak bu is
Zumer 23:
Meali: Allah, sözün en güzelini, hem aynı benzerlik (uyum ve ahenk)te, hem de tekrarlı (ve karşılıklı ifadeli) (müjde ve tehdit, rahmet ve azap, cennet ve cehennem gibi) bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, ondan (âyetleri dinlemekten dolayı) tenleri ürperir, sonra da bedenleri ve kalpleri Allah’ın zikri için yumuşar. İşte bu (Kitab), Allah’ın (son gönderdiği) rehberidir. Dileyene/dilediğine, bununla doğru yolu gösterir. Allah kimi de sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.{2}
Kuran anlamadan okunursa nasil tuyler urperecek, bu ayetin hukmu nasil o insanda vuku bulacak.
Bilmem ki bir daha bu yorgun kalbim
Kelebek gibi çarpar mı görünce çiçek
Rüzgârla buram buram kokar mı
Eserken değdiği her narin çiçek
Gözlerim akşam alacası gibi artık
Renkler loş ve günler gevşek
Dört yapraklı yoncadan vazgeçtik
Bilmem ki çıkar mı bahtıma bir tek
Bu gun ki gunlerden sonbahar gunu
Bugunde Siirler gulli Karanfilli, lelali
Coktan Unuttuğum kokular gunlugu
Kirsalda acmis mis kokulu igdeyim
Cıvıl cıvıl bahçeler renk a renk dallar
Her yaprakta bir eski koku saklı
Okur bir kitap gibi esen ruzgarlar
Bilmemki benmi eski bahcemi sakli
*** LAİK SOSYAL BAKIŞ ***
Bu Dünya bakidir, insanlar fani
Ebcet okumakla, olunmaz kâni
Gel kardaş Evreni Kuran'dan tanı
Batıla inanma, harda kalırsın.
.
Hurafe peşinde kendini yorma
Ceberrüt zalimin safında durma
Haşhaşi sulbüne adresi sorma
Kervanın dağılır yolda kalırsın.
.
Avrupa selinde coşup çağlama
Tarikat çarkına umut bağlama
Menfaat uğruna, yürek dağlama
Mahşeri divanda korda kalırsın.
.
Gönül aynasını pasa bulama
Haçlı bahçesini boşa sulama
Zalime eğilip, etek yalama
Gün gelir ahu-zarda kalırsın.
.
Hakikat yolunda gezmeyi öğren
İlim deryasında, yüzmeyi öğren
Müşkülü bilimle, çözmeyi öğren
Rehbersiz yol alma zorda kalırsın.
.
Der Vezir, elbet bu devran durulur
Hakkın mizanın da, divan kurulur
Taksirli amelden, hesap sorulur
Omurgan bükülür yerde kalırsın.
Kim bilir o zaman nerde kalırsın...
--------VEZİR PEHLEVAN---------
Anlayana Sivrisinek Saz, anlamayana benim sözlerim az...
Ahmed Arif demiş ki;
"Çiçek gibi insanların kalbini kırdınız,
Umutlarını yok ettiniz ,
Bahçeleriniz bahar görmesin.."
Ve Neşet Ertaş eklemiş;
"İncinmiş olanın ahı, nereye gitse bulur sahibini."
Ehli iman bir insan Allaha yaklastikca imtihan edilir. En buyuk imtihani peygamberler vermistir. Imtihandan gecen bir cok insan otomatikmen sadece akilla olaylara yaklasir. Akla mudahale edebilen seytana maruz kalir, setan vesvese verir. Karamsarlik fisildar. Insan bunalima girer. Dengeyi kaybeder. Hasta olur ya da intihar eder. Allah muhafaza.
Oysa mumin hem akliyla hem kalbiyle dusunen insandir. Akil ve kalp catistiginda, ilahi ilhamin alicisi kalbini dinler. Ve sirazeyi kaybetmez. Guc alir. Sabir eder.
Insan hem akliyla hem, kalbiyle bakmali, kalbiyle gormeli, kalbiyle analiz etmeli,
Sadece Akliyla bakan insanlar sadece simdiki zamandaki sebep sonuclari toplar cikarir. Sebeplerin yaraticisini unutur. Zorluktan darliktan gecen simdiki anini seytanin da vesvesesini kendi akli sanip negatif sonuc uzerine negatif sonuc cikartir. Dehsete kapilir. Umidini yitirir. Umidini yitiren insan yasama dugusunu da kaybeder. Gelecegi de goremedigi icin, ici kararir. Umitsizlige duser. Ya hasta olur. Yataklara duser. Ya da daha kotusu intihar eder.
Oysa bir mumin icin bu dunyada yasadigi her an kardir. Bir gun fazla yasamak bir gun eksik yasamaktan cok cok daha degerlidir. Cunku bir rekat namaz fazla kilar. Hele yaslaninca, yasliligin zorluklari kefaretlere donusur.
"Muhakkak ki Ben, İslam yolunda saçını ağartan kadın ve erkek kulumdan (ona azap etmekten/sorgulamaktan) haya ederim."
Buyurur hadiste. Ayrica 50 yasini gecenin hesabi kolaylasir. 90 yasini gecenlerin gecmis ve gelecek gunahlarinin bagislandigini mujdeler hadisler. Ayrica sabretmek, yasamaya devam etmek hem derdi kefarete donderir, hem bunalima girip kendi canina kiyanin aksine amel defterini acik birakir, amel defteri dolmaya devam eder. Olunce amel defteri kapaniyor zira.
O yuzden dert ve zor zamanlar Allaha giden bir asansordur aslinda. Ama bu asonsorun islamin bes sartindan, ve kuran okumaktan, tovbe istigfar etmekten, Allahi bol ca zikretmekten, dua etmekten, selatu selam getirmekten olusan bir asansor.
Olaylari sadece akliyla degil kalbiylede irdeleyen ehli iman, once her turlu aksakliga sikintiya ragmen var olmanin ve yuce yaraticiyi tanimaya museref olmanin ne buyuk bir nimet oldugunu bilir. gecmiste rabbinin o bir hic iken verdiklerini hatirlar. En buyuk imtihanlara peygamberlerin tabi tutuldugunu bilir. Zorluklara sabri rabbine yaklasmakta bir mirac asansoru kabul eder. O sikintilarin rabbinin kendi icin tayin ettigi yarinlara ulasmak icin bir arinma, rabbine yaklasmada bir asonsor oldugunu bilir. Ve mucadele etmeyi, umidini Kaybetmemeyi kendine telkin eder. Yanliz akil ile degil ayni zamanda Kalb ile dusunen, kalp ile bakan, kalp ile goren, analiz eden insan seytanin vesvesesinden de siyrilir. Sadece Akil ile dusunen insan seytanin karamsar vesveselerini kendi akli sanip bunalima girerken, ayni zamanda kalp ile bakan insan, kalbe dusen ilahi ilhamlara kulak vererek seytanin vesveselerine ehemmiyet vermez. seytani saf disi birakir.
Aklin yaninda Kalp ile gorme yetenegini kazanmanin ve kalp gozunu gelistirmenin en iyi yollarindan biri de Allahin verdigi nimetleri sık sık hatirlatmak.
Ornegin: koca bir yok olabilirdim. Allah beni var kildi. Hayvan olabilirken, insan kildi. Gayri muslim olabilirken muslim kildi. Sakat olabilirken saglikli kildi. Egitimsiz olabilirken egitimli kildi, ve daha da detaylandirmak daha da guzel olur. mesela evini verdi. Kardeslerini verdi. Anne baba verdi. Verdi, gormek verdi. Bu aksamki yemegini verdi...
Kuranda en az yedi ayette Allahin uzerinizdeki nimetlerini anin, diye gecer. Allahin nimetlerini anmak, insanlari sıkınti ve imtihan anlarinda bunalima girmekten korur. Cunku insan, gecmisten guc alir. Ana sabreder. Gelecegi kazanir. Cunku gecmiste veren rabbim, gelecekte de verecektir der. Herseyi bilen rabbim, hic bir seyi hikmetsiz yapmayan rabbim elbet benim icin daha iyisini Murad ediyor diye dusunur. Hem sıkıntiya dayanma gucu alir. Hem de panik olmaz. Gayret eder. Dua eder. rabbinin lutfunu ve ihsani kendine ceker.
Fâtır Suresi, 3. Ayet: "Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah’tan başka, size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı mı var? O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olup da döndürülüyorsunuz?"
Hayat ic ice dairlerden olusmustur. Ayni gezegen ve uydulari, gunes sistemi ve gezegenleri, galaksiker ve yildizlari gibi daireler halinde hareket eder.
Insan hayati da, baba ve anne gezegenin etrafinda donen cocuk undular, yerel yonetim yildizinin etrafinda donen gezegen aileler, ulke galaksisinnin etrafinda donen diger yerel yonetim yildizlar...
Bir insan ilk ve en onemli sorumlulugu kendinin sorumluluklari, cunku dunya kendi etrafinda da doner. Insanin kendi sorumlulugu ve yaraticisina olan sorumluluklari birincil sorumlulluklardir. Yemek yemesi, sagligina dikkat etmesi, emrolumdugu kulluk ve reislik vazifelerini yerine getiemesi onun en birincil vazifesidir. Sigara icen, icki icen, kumar oynayan, yaraticisina karsi namaz, oruc gibi en birincil gorevlerini yerine getirmeyen bir insan, kalkip dunya capinda ya da ulke capinda olaylar hakkinda atip tutmasinin hic bir ehemmiyeti olmaz. Cunku bu insan aksakligin kendinden basladigini gormuyor. Dunya dusunun kendi etrafinda donmeyi durdurmus sistemi aksatiyor farkinda degil, birincil sorumlu oldugu uydulara sorun cikartiyor farkinda degil baska yildiz takimindaki duzensizlikten dem vuruyor. Yada baska gezegen sistemindeki uyumsuzluktan bahsediyor. Insanin kendi etrafinda dondugu bir dairesi var. Ve bir de uydularinin onun etrafinda, hanim yani ogul evlat gibi dar dairede ki sorumluluklarin yaninda, Jupiter gezegeninin butun uydulari ile gunesinin etrafinda butun ciddiyet ve samimiyet ile donmesi, gibi insanin da kendisi gunesleri ve kendisini butun sistemi yaratan rabbinin emirleri etrafinda butun uydulari olan evladi iyali ile donmesidir birincil vazifesi. Allah bizleri kendi vazifemizin, kendi dairemizin, haddimizin suuruna erdirsin.
Gerisi hikaye
***** BU GÜN 8 MART KADINLAR GÜNÜ *****
--Sabahleyin Facebook sayfalarını gezindim, özelikle Laik-sosyal kesim Kadınlar
günü münasebetiyle bazı mesaj ve yorumlar da bulunmuşlar (!)
--Ben de bir ŞİİRLE kutlamayın düşündüm? Ancak hangi KADINLARIN gününü
kutlayacağımı bilemedim?
--Huzur evlerinde sahipsiz-kimsesiz ve adeta gün sayan Kadınların mı? Yoksa
gelin ve evlatları tarafında hor görülmüş ve sokaklara atılmış emekçi Anaların mı?
Berdel-kuma-muta ve üç-talak saçmalığına maruz kalmış kadınların mı? Asgari
ücrete mahküm edilmiş ve yetmemiş patronu tarafından tacize uğramış ve ölümle
tehtidiyle susturulmuş kadınların mı? Semt pazarların da, akşamı bekleyip, tezgah
atıklarını utanarak toplayan kadınların mı, gününü mü kutlayalım?
Yoksa Hasta, öksüz, özürlü , çaresiz ve bir ekmek nafakası için dilencilik yapmak zorunda
kalan kadınların mı? Evinde mutfak mesarifine katkı sağlamak için sosyete kogoşlarına
çamaşır ve temizliğe giden kadınların mı? Mendebur-zorba-ceberrüt-despot mahlukların
şiddetine maruz kalmış kadınların mı gününü kutlayalım?
--Diğer taraftan, ömür baharını eğitim ve öğretimi için harcayan ne inanç ve heveslerle
diplomasını alıp, TORPİLİ olmadığı için işe giremeyen kadınların mı gününü kutlayalım?
Yoksa yatlarda-katlarda, saray ve köşklerde yaşayan ve bir kahvaltı için Parislere giden
yüksek sosyetenin gününü mü kutlayalım? YOK-YOK Biz en iyisi mi, sanatçı kimliği altında
sahnelerde orasını-burasını açıp ta, garip-gurebanın ve cahil-cühelanın parasın soğüşleyen
boyalı hatunların GÜNÜNÜ kutlayalım... VESSELAM
---------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN----------
*** LAİK SOSYAL BAKIŞ ***
Bu Dünya fanidir, kullar kiracı
Rahmettir ruhların Arza miracı
Vicdansız yüreğin olmaz ilacı
Huzurun kaynağı sevgidir-sevgi.
Kime ne kişinin mezhebi-dini
Bitirelim kavgayı, nefreti-kini
Birlikte olalım Devletçe iri
Hürriyet kaynağı sevgidir-sevgi.
Barışın kıymeti bilinse keşke
Memleket ahvali olurdu başka
İblisi kondurma gönlünde köşke
İslamın kaynağı sevgidir-sevgi.
Hesapsız sataşmak bize yakışmaz
Hak-hakikat bilen nazar bakışmaz
Mürşid-i Kamil'ler boşa çatışmaz
Kudretin kaynağı sevgidir-sevgi.
Cehalet yolcusu toplumdan kopar
Şeytan-i nefisler, yolundan sapar
Yaradana değil, kuluna tapar
İmanın kaynağı sevgidir-sevgi.
Ehilsiz Şairler kendini över
Zorbaya eğilir, masumu döver
Bilimden anlamaz, hilafi sever
Suhulet kaynağı sevgidir-sevgi.
Çakıroğlu yazdı, eyledi kelam
Yaradan hükmüdür dostlara selam
Hamaset izzettir, gerisi yalan
Barışın kaynağı sevgidir-sevgi...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
Hüseyin Bey, hayırlı olsun. Darısı devamına...
https://www.youtube.com/@HuseyinPelit-jq6lb
ÇAĞLARA DAMGA VURACAK ŞARKILAR YAPTIM. YOUTUBE SAYFAMDA SIIR DOSTLARIM...
BESERI ASKIN EDEBIYATI
Gozumun ufkunda sütten OZNESIN,
Duydukca ritmini sarsan o sessin.
Bir mutlu YUKLEMLE bitsin bu keder,
Sen ki her halinle bir zebercetsin .
Gizlendim isminde bir ZAMIR gibi,
Gömüldüm sırrına bir esir gibi.
Seninle her menzil bir tek TUMLECTIR,
Akan zamanımin tek nehir gibi.
Hayat bir TIYATRO kurulan bu sahne,
Seninle oynanan oyun şahane.
En derin SOYLEVDIR gülüşun bana,
Omrumden ömrüne ususen hane
BAGLACLAR koptu bak, bitti seferler,
Vuslatın önünde sustu HECELER
Sığmaz bu HIKAYE, sığmaz bu ROMAN,
Seninle aydınlık olunca geceler.
Yıkıldı DENEME, devrildi bu fani,
Aşkın EDATSIZDIR, sonsuz ve gani...
Sen en tatli SIIR ey güzel gerçek,
Ruhumda yankılan ebedi, vari
ILAHI AŞKIN EDEBİYATI
Varlığı mutlak olan O gizli OZNE
Baktim her zerrede o derin izne.
Kün emri bir YUKLEM biter bu alem,
Muhtacız her an O kudretl dizine.
Kâinat mülkünde O'dur tek SIFAT
Yerde ve göklerde sonsuz bir, kat kat.
Vuslatı bağlayan en kutlu BAGLAC
O'ndan gelir ancak her türlü necat.
Görünmez bir ZAMIR her şeyde aşikâr,
Bir "ol" demesi ki ebedi bir kâr.
Onsuz bu dunyanin olmasi mahal
Zaman bir TUMLECTIR kapısında zar
Kurulan bu dünya dar bir TIYATRO,
İnsan bir deneme, bu tozlu kadro.
O en büyük SOYLEV her dilde paye
Susmaz bu HIKAYE bu kutlu koro.
O öyle bir ROMAN sonu gelmeyen,
O öyle bir HECE dile gelmeyen.
En ulu SIIRDIR O'nun yazdığı,
O'dur bu mısrada asla ölmeyen.
celle celaluhu
***** KATİL AMARİKA *****
Olmuşsun Chan'ın başına bela
Orta Doğudan çekil Amerika
Gün gelir sana da okunur sela
Depremler altında yıkıl Amerka.
.
Her zülüm de vardır ayak izlerin
Haçlıya dayanır, kanlı gizlerin
Allahtan utanmaz arsız yüzlerin
Dilerim mahşer de yakıl Amerka..
Kitabın palavra, amelin yalan
İslam Alemini eyledin talan
Bütün orta doğu mahfoldu ulan
Meydanı boş buldun katil Amerka.
.
Irak-Suriye'yi yakıp yıktınız
Hastane-Camiye bomba attınız
Bunca masum insan kanı döktünüz
Tank-tüfenk altında ezil Amerka.
.
İslam-i soy kırım yürek dağlıyor
İran da genç-yaşlı-sabi ağlıyor
Medeniyet çöktü, nefret çağlıyor
Hak-hakikat bilmez rezil Amerka.
.
Kul Vezirin, Arşa varsın nidası
Dünyaya yayılsın, sesi-sedası
Küffarın olur mu vicdan yasası
Cehennem harında süzül Amerka...
--------VEZİR PEHLEVAN---------
.
Kardaş, bu nasıl Savaştır, bu nasıl zaman
İslam alemi zulm içinde eyliyor aman...
***** EYY ADEM OĞLU *****
Mahlukat Evrildi, değişti zaman
Memleket-i sardı bir kara duman
Şimdi ki nesile kalmadı güman
Dünya'dan bihaber gelmiş gidiyor.
.
Cehalet çağladı mürşid-i yendi
Köylüyü felç etti, Mağribin fendi
Çiftçisi perişan, Emekli yandı
Hazanı gelmeden solmuş gidiyor.
.
Ehtibar görüyor sahte Alimler
Kodese konuldu Mürşit Kâmil'ler
Ahlaka ket vurdu, dizi filimler
Topluma yuları vurmuş gidiyor.
.
Beyinler uyuşmuş, duymuyor acı
Ne baba tanıyor, ne kardeş bacı
Gelin de şatafat, damat'ta sancı
Her kes bir hayala dalmış gidiyor.
.
Der Vezir, Arifler sözümü anlar
Milletin sırtından yapıldı hanlar
Salavat-tekbirle yakıldı canlar
Azrail dizgini salmış gidiyor...
-----OZAN ÇAKIROĞLU----
Iranin % 80 caferi. Imami caferi sadik imami azamin hocasi. Ehlibeytten, ve tabiin. Yani sahabeyi gorenlerden en onemli alimlerden. Hal boyle iken sunnilerin amerikaya ve yahudiye karsi savasinda, iranin yaninda olmamasi, iranin degil aslinda sunnilerin ne kadar haktan, hakkaniyetten uzaklastiklarini gosterir. Gazzede iran onde. Cephede iran once. Tamam anladik, iranin ve siirlerin icinde cok yahudi crypto molla var ama. Normal halk masum. Onalrin oldurulmesine nasil goz yumuluyor.
Bunlar hep kurandan ve hadisten kopuk yasandigi icin... insan gunluk okudugu kuran ve hadisi hayatina gecirse, toplum otomatikmen duzelir. Komsusu acken tok yatmaz. Tanimadigi insanlara iyilik yapar. Hergun sukur hamd eder. ALLAHIN nimetleri lutuflari artar, bereketlenir. Insanlarin hepsi vahyin rengiyle renklenir. Toplum kurtulur. Kadin kurtulur. Cocuk kurtulur. Dunya kurtulur. Hayvanlar kurtulur....
Efendimiz, s.a.v ebedi aleme goctukten sonra, yuce mevlamizin kullarini kuran ve hadisle basbasa birakacaginimi saniyorsunuz. Tabiki de hayir
Peygamberlere hikmet vahiy yoluyla verilir. Duz insanlara ilham yoluyla hikmet verilir. Peygamberimizin sozleri ve getirdigi kuran vahiydir. Himmettir. Ve hukum ifade eder. bizleri baglar. Ama biz duz insanlara lhamla gelen hikmet bir hukum degildir. Latife dir. Kesiftir...
Peygamber ecelliydi. Gorevini icra etti ve gitti. Ama yuce yaratici ezel ve ebettir. Kulunu bir an bile bos ve yanliz birakmaz." insana bilmedigini ogretti. " ayetinde dikkat edilirse duz insana diyor. Dolayisiyla isan gunluk, kurana hadis ve sunnete, ibadetu iteata, duaya, tevbe istigfara, hamd ve sukure, zikir ve tesbihe, salavata, tefekkure, devam eden bir insan kesfe ve ilhama mazhar olur. Zaten nefis mertebelerinden biri de nefsi mulhime degil mi?
Nefs-i Mülhime, tasavvufta nefsin yedi mertebesinin üçüncüsüdür. Kelime anlamı olarak "ilham alan nefs" demektir.
Bu mertebenin temel özellikleri şunlardır:
İlham Kapısı: Kul, Allah’tan gelen ilhamlara ve keşiflere açık hale gelir. Neyin hayır, neyin şer olduğunu kalbi bir sezişle ayırt etmeye başlar.
Ayetle Bağlantısı: Adını Şems Suresi 8. ayetten alır: "Ona (nefse) iyilik ve kötülüklerini ilham edene andolsun."
İyiliğe Yöneliş: Nefs-i Emmâre (kötülüğü emreden) ve Levvâme (pişmanlık duyan) aşamalarından sonra, artık iyiliğin ve ibadetin tadının alınmaya başlandığı bir seviyedir.
O yuzden kurani ve hadisi anlamaya calismak, bizim hayatimizda yemek icmek gibi zaruri bir ihtiyactir.
Acik fikirli oldugunu bildigim ilahiyatci bir dostum beni iftara davet etmisti. Ummetin hali purmelali konusulurken, ben insanlar kurandan ve hadisten uzak yasiyorlar. Gunluk peynir ekmek gibi, ogun yemek yer gibi, namaz kilar gibi kuran ve hadis tuketmeliler dedim. O ilahiyatici dostum, Ahmet bey kurana mealinden okuyan insanlarin yanlis yonlendirilme tehlikesi var. Kurani mealinden okumak yerine Tefsir okumak daha guvenli diye soyledi.
Bende dostum sen hapishane ziyaretlerine gidiyorsun. Kac kisinin degil kuranin arapcaya en yakin ve gelismis turkce mealini, ingilizce, fransizca, ispanyolca meallerini okuyan insanlarin hidayete erdigini kac dafa sahit oldun. Kurana 7 yabanci birinin kurana 7 yabanci bir dildeki tercumesinden imana geliyorda, inanan bir insanin imani neden zarar gorsun. Bu sizin masumane endiseniz aslinda islam alemininin icine, yiginlari kurandan uzaklastirmak, islami bir ruhban dini haline getirmek icin sokulmus, bir hastalikli fikirdir. tabiki kuran mealini secerken, kimin mealini okuyacagini iyi arastir. Tabiki kurandan kalbine dusen pirilti sadece senin fikrin. Bu ayet tam olarak bunu soyluyor diyemezsin. Hele tefsir ilminde bir oterite olsan bile kesin bu boyle dememelisin. O sadece senin fikrine kurandan yansiyan kismi. Okyanustan senin canagina dolan kismi. Dolayisi ile benim gibi duz insanlar, kurandan pencerelerine dusen fikri paylasabilir ama empoze edemez.
Kurani anlamadan okuyanlari suna benzetiryorum. necip fazilin "Avrupa reçelini kavanozun dışından yalayarak yediğini zanneden adamlar" sozunu ben de kurani arapcasini okuyup ne dedigini anlamaya calismayanlara, kuran bali kavanozunu disindan yalayan belki kavanozun kapagini da hadi acmislar da kokusuyla kuran bali yedigini sanan muslumanlar diyelim...
Halbuki bu bal kuran icinden yemek icin indirildi.
Peygamberlere vahiy gelir. Onlar vahiydir, hadistir. Insanlara ilham gelir. Bir insan kurana nasil yaklasirsa kuran da ona oyle yaklasir. Ilhami veren Allah, kuranin ingilizce tercumesininden ingiliz, alman, fransizlara ilham ve hidayet veren Allah turklere, ki turkcenin yarisi arapca kelimelerden olma, neden hidayet olmasin...
Gercekten kuranla aramiza daglar ormusler, hem icerden hem disardan.. cok uzuldum... dedim dostum sen de mi... kuranda bir tane bana ayet goster mealinden okunmamali diye.
Bilakis
Suresi 22. ayette "O’nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın (dillerinizin) ve renklerinizin farklı olmasıdır" buyurulur. Bu, farklı dillerin Allah'ın bir lütfu olduğunu ve her dilin O'nun mesajını taşımaya uygun olduğunu gösterir
Ayrica
Ibrahim suresi 4 ayette, "Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah'ın emirlerini) iyice açıklasın" denir.
Kur'an evrensel bir mesaj olduğuna göre, Arapça bilmeyen kavimlerin de "kendi dillerinde" bu mesajı anlamaları, çeviri ve mealler yoluyla mümkün olmaktadır."
Kuranda ve hadiste gunluk, haftalik, aylik, yillik, sahsi, ve toplumsal butun careler, ve cozumler mevcut.
Ben iddia ediyorum, kanuni sultan suleyman, 500 sene once yusuf suresindeki yusuf kissasinin bize ne anlattigini tam anlasaydi, endulusten surulen o yahudileri osmanlinin degil icine almak yanina bile yaklastirmazdi.
Koskoca yusuf suresinde peygamber oglu peygamber oglu peygamber ogullari 10 tane koca koca adamlar, hasetlerinden, birlik olup, hem de guzelligi ile nam salmis dunyanin en sevimli cocugu olan kardeslerini kuyuya atiyorlar. Babalari gozlerinin onunde acidan gozlerini kaybediyor. 10 kisinin icinden biri bile insafa gelip demiyor 30 sene boyunca, Baba Biz boyle birsey yaptik. Artik uzulme. Yusuf surada olabilir... 10 kisi 30 yil boyunca... Babasina, kardesine acimayan, peygamber oglu peygamber oglu peygamber oglari olan o on kisi hem de babasina acimayan, arkadan vuranin 500 sene once ispanyadan kovulan torunlarinin babalari peygamber olmayi birak daha arizalilarki ispanyadan kovuluyorlar. Boyle bir ser yumagini sen kurandan ders alsaydin almazdin icine. Iste icine alirsan, kimini iraka, kimini suriyeye, kimini yunana, kimini bulgara kimini balkana yerlestirirsen, 300 sene sonra kimi arapca konusan arap milliyetci kiliginda crypto yahudi, kimi yunanca konusan yunan milliyetcisi, kimi bulgarca konusan bulgar milliyetci kiliginda ve daha nice milletleri osmanliya karsi ayaklandirir. Orgutler, ayrica donmus gibi yapip ahmet mehmet ismiyle de brokrasiyi ele gecirir. Osmanliyi yikar.
Rabbim bize 4000 yil oncesinden, ilk elden peygamber oglu peygamber oglu peygamber ogulari iken daha ilk atalarinin yaptigi bu ihaneti bize hikaye olsun diye anlatmiyor. Ders olsun diye anlatiyor. Kuranin her yerinde akil edesiniz dusunesiniz diye Biz bunlari anlatiyoruz diyor.
Ben diyorum. Muslumanlarin en buyuk problemleri, kuran ve sunnet ve hadisten uzak kalmak... malesef buna en buyuk sebepte bizim ilahiyatci, imam muftu dedigimiz ilahiyatci dedigimiz insanlar...
Gunumuzde tefsir de kuran mealide elinin altinda. Telefonda. Oku manayi, derinlemesine mi gireceksin. Gir o ayetin tefsirine bak bakalim senin kalbine dusen tefisrde geciyormu. Elmali, ya da diyanet o ayeti nasil tefsir etmis.
*** EYY ADEM OĞLU ***
İnsan dedikleri ağaca benzer
Hele taç yaprağı dökülsün de gör,
Bütün mahlukattan hile sezer
Hele bir hesaba çekilsin de gör.
.
Arkası kuvvetli fazla bağırır
Nerde yoksul varsa ona sıbırır
Müşkülü görünce hemen kıvırır
Beylerin devranı yıkılsın da gör.
.
Kudretin felç olur, var elden gider
Hakikat bilmezsen, tar elden gider
Şeref haysiyetin yar elden gider
Ecel kuşu peşen, takılsın da gör.
.
Kul Çakır'ın kulak verin sözüne
Gün gelir kar yağar bahar-yazına
Evde HATUN bile bakmaz yüzüne
Saç ağarsın belin bükülsün de gör...
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
Gitmek, sadece mekanı değiştirmek değil; kendi ellerinle kurduğun bir çadırı, içindeki hâlâ uyurken yıkmaktır.