değer verdiğim birinde
gemileri batırdığım zamanda
sevmek istemiştim
çünkü insan bazen
yanlış limanlarda doğrulanır
bazen de doğru bir kalpte
gerçek sevgi bazen kalmak değil,
doğru şekilde çekilebilmektir.
ve en zor olanı da ,
insan bazen başkasından değil,
kendinden vazgeçerek sever...
bir yoldan geri döndüm,
çünkü ilerlemek artık
kanamayı öğrenmekti.
her adımda biraz daha eksilmek,
her durakta kendimden bir parça
toprağa gömmekti.
sen, aklın kapı dışarı ettiği
gönlün başköşeye oturttuğu misafir gibi/sin,
ne kovmaya dilim var seni
ne kal demeye yüzüm.
bir yanın helalinden dua,
aşk'a yalan karıştı, göğün rengi soldu birden,
bir söz düştü dudaklardan, ömür düştü yerinden.
yemin dedik rüzgar imiş, avuçlarda savruldu,
insan en derin yarayı sevdiğinin elinden.
sevgiye ayrılık düştü, güller suskun kaldılar,
hangi rüya uyandığında akılda kalmış,
hangi aşk yüreği soğutmadan gitmiş.
insan ömrü boyunca kalacak sanmış da
hangi gelen, bu dünyadan gitmemiş?
dünya dediğin eski bir han, kapısı açık,
öyle bir an gelecek ki bir gün,
ne bir şarkı, ne bir fotoğraf,
ne de sararmış bir mektup düşecek aklına,
bir eksiklik oturacak yalnızca sofrana.
bir sabah çayı iki kişilik demleyeceksin,
fotoğraflardan gülüşünü çaldım
kimse fark etmedi.
bir akşamüstüydü,
pencerenin önünde oturuyordum,
şehir yavaş yavaş akşama dönüyordu
ve ben
öyle zincire vurmak değil sevmek,
benimsin diye nefesini daraltmak hiç değil.
aşk dediğin,
avuçlarını açıp
uçsun diye dua etmektir kuşuna.
yanımızda duran şeyler vardır agop,
ekmek gibi, su gibi, güneş gibi.
her sabah gözümüzü açtığımızda
orada buluruz onları,
ve hiç gitmeyecek sanırız.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!