ve senaryo dağıtılır,
herkes payına düşeni alır.
daha perde açılmadan,
daha ilk nefes verilmeden,
bir yerlerde yazılmıştır sanki gideceğimiz
bak sevgilim.
ben seni öyle şiirlere sığdırmadım hiç.
bir rakı masasının en sessiz yerinde kaldın.
hani herkes gider de
masada bir bardak daha eksilmez ya,
işte ben o eksilmeyen acıyım şimdi.
sen daha ne kaybettiğini bilmezken,
kaç kişi sessizce yok oluşunu seyretti,
biliyor musun?
kimisi sustu.
çünkü konuşacak cesareti yoktu.
sevdim diye bir geçmiş zaman var,
öyle dil bilgisi falan değil bu
bildiğin içimde açılmış eski bir yara.
kabuk tutuyor sanıyorsun,
bir ses, bir koku, bir sokak
bir adın vardı,
gecenin en sessiz yerinde
açılan
bir yara gibi.
kimse bilmezdi
tut ki senin ruhun aşk, ezber bozan
bir kitabın ortasından değil,
hiç yazılmamış bir cümlenin kıyısından geldin bana
ve ben, bütün bildiklerimi bıraktım kapının dışında
ayakkabılar gibi, biraz tozlu, biraz yorgun
olmayacağını biliyorum
adı bile konmamış bir şeyin
sonunu başından sezmek gibi bu
seninle ilgili değil sadece
benim eksik tarafımla da ilgili biraz
Sen yağmur bulutuydun ben damlası
Farzet yanlış yere yağdık
Kuru kalmak imkansızdı
Nereye düşeceğini bilemedik
Sana uzak bana yakın
Kesişti bir şekilde yollarımız
senden vazgeçiyorum.
bunu bir son değil,
başlangıç kabul et.
çünkü bazı ayrılıklar,
iki insanın değil,
sen biraz farklıydın.
kalabalığın ortasında sessiz kalan,
herkes konuşurken yüreğiyle susan,
yüzünde tebessüm taşıyıp
içinde fırtınalar saklayan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!