takvimler senin olsun sevgili,
günleri, ayları, mevsimleri al götür.
ben hiçbir zaman inanmadım,
duvarlara asılmış tarihlere ömür biçene.
benim kavgam saatlerle oldu hep,
saat duvarda asılı bir tanık gibi,
sessiz ama inatçı bir kalp atışıyla ilerler.
her tik takta biraz daha büyür özlem,
biraz daha derinleşir içimdeki boşluk.
zaman usulca omzuma dokunur,
geçiyorum der, tutamazsın beni.
dilsiz bir adamın
çaresizliğini yaşıyorum sevgilim
derdimi anlatmaya çalıştıkça
kendim gibi bildiğim insanların
sözlerinde eriyorum
sabun gibi
sağır bir sevginin kapısında
ziyan ettim duygularımı.
kapıyı çalan elim değildi,
ömrümün en temiz tarafıydı.
vurdum.
bir sahil kasabasının
sahile vuran dalgalarında
hatalarımı arıyorum.
her dalga bir cümle gibi geliyor,
yarım bırakılmış,
yanlış anlaşılmış,
şairin duası, satır aralarında gizlidir,
kimse âmin demez,
ama bazı kalpler sessizce kabul eder.
her kelime bir yakarıştır aslında
dudaktan değil,
yaradan dökülür.
nasıl oldu da cesaret ettin
saklanarak yaşamayı?
kim öğretti sana
duvar diplerinde kök salmayı,
kendi gölgene bile yabancı durmayı
zaman,
kendi kuyruğunu ısıran kör bir yılandır.
ilerlediğini sanırken
aynı karanlığa dönüp durur.
salı,
işte bu sonsuz dönmenin
sen
bende öyle bir yara bıraktın ki
ne pansuman kabul eder
ne unutulmayı
öyle duruyor işte
“Sana Çarpıyorum Hala”
senin herkesin vardı,
benim senden başka kimsem yoktu.
bu yüzden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!