takvimler senin olsun sevgili,
günleri, ayları, mevsimleri al götür.
ben hiçbir zaman inanmadım,
duvarlara asılmış tarihlere ömür biçene.
benim kavgam saatlerle oldu hep,
çünkü onlar herkese aynı görünür.
ama sen yanımdayken başka akar zaman,
sen gidince başka türlü sürünür.
seninle geçen bir saat nedir ki?
bir kuşun göğe bıraktığı iz kadar kısa.
bir gülüşün dudakta kaldığı kadar,
bir bahar rüzgarının teni okşaması kadar.
daha gözlerine doyamadan akşam olur,
daha sözlerin bitmeden gece çöker.
mutluluk aceleci bir misafir gibi,
kapıyı çalar ve sessizce gider.
ama sen gidince değişir her şey,
aynı saat yük olur omuzlarıma.
dakikalar uzar, saniyeler ağırlaşır,
hasret çöker bütün duvarlarıma.
gece dediğin sensizliğin gölgesi olur,
sessizlik adını fısıldar karanlıkta.
bir yastık, bir pencere, bir de özlemin kalır,
bekleyiş büyür her dakika.
ey saat, sen beni tanımazsın,
ben rakamlardan değil, duygulardan yanayım.
sen akrebi bilirsin, ben ayrılığı,
sen yelkovanı, ben sevdayı sayarım.
senin hesabın başka, benim başka,
sen zamanı ölçersin sadece.
ben bir bakış uğruna yıllar veririm,
bir tebessüme ömür eklerim gizlice.
bir gün fırsatını bulursam eğer,
söküp alacağım seni duvarlardan.
camını kıracağım, çarkını dağıtacağım,
kurtaracağım kalbimi hükmünden ve yalanlarından.
çünkü aşkın olduğu yerde saat işlemez,
hasretin olduğu yerde zaman durur.
bir sevenin gönlünde bir dakika bazen ömürdür,
bir ömür bazen bir dakikaya sığar, oturur.
o gün anlayacaksın ey saat,
ne akrep hükmedebilir kalbe.
ne yelkovan durdurabilir özlemi,
ne rakamlar söz geçirebilir sevdaya.
siz zamanı ölçtünüz belki,
ben ise seni beklerken zamanı yaşadım.
ve fırsatını bulursam bir gün,
saatlerin belini kıracağım.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 20.06.2026 12:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!