Kenan Güç Şiirleri - Şair Kenan Güç

Kenan Güç

Kalbim, çok dağlandın, bir yangının içinde küllere dönmüş gibisin; bilmez misin, sevda her yüreğe yakışmaz!
Ey susmaktan taş kesilen göğsüm, daha kaç geceyi kendi sesinle boğacaksın?
Kimin uğruna eğdin başını da alnındaki gurur çizgileri böyle erkenden ihtiyarladı?
Bak, aşk diye önüne serilen yolların çoğu, ayak izlerini değil, insanın kendisini yutar.
Her tebessüm bahar değildir; kimi gülüş, ömrün en uzun kışını saklar içinde.
Kalk artık! Küllerini avuçla ve yüzüne sür; bırak herkes bu yanığın adını öğrensin.

Devamını Oku
Kenan Güç

Dünya yaratıldığında, sura üflendiğinde,
Yıldızlar, gezegenler, mahlukat oluştuğunda,
Karanlıklar savrulduğunda geceye,
Çığlıklar sen diye ağladığında puslu limanlarıma,
Karanlıklar içinde bir resim çizerim katı yalnızlığıma
İçimde çıplak, göğe doğru yapraksız bir ninni büyür

Devamını Oku
Kenan Güç

Ey gönlüm, kırılmaktan yakınma,
Kâse kırılmadan içindeki su ırmağa kavuşmaz
Kabuk incinmeden öz uyanmaz,
Gece çözülmeden tan yüreğe dokunmaz.
Sen yarayı diken sanırsın,
Hikmet onu rahmetin kapsına asar.

Devamını Oku
Kenan Güç

gecenin omzunda unutulmuş,
nisan yağmuru gibi ıslaktı kalbim,
dokundukça çoğalan bir yalnızlık akıyordu avuçlarıma
şehir, kirli aynalar gibi yüzümü çoğaltıyordu sokaklarda
her köşe başında biraz daha eksiliyordu yüreğim
bir kuş ölüyordu içimde ağr ağır kanatlarını toplarken

Devamını Oku
Kenan Güç


KEJE

Akşam ezanı vuranda paslı damlara
Ben yine köyün en suskun yolunda oturmuşam Keje
Ellerimde kurumaya yüz tutmuş iki menekşe

Devamını Oku
Kenan Güç

Sabahın alacalığında,
Kuytu bir kaldırımda kanlar içinde bir kadın
Örselenmiş umutları, solmuş çehresi
Ölüm kokan kaldırımları tutmuş cellatlar
Bir annenin serzenişinde,
Bir babanın yek pare ciğerinde,

Devamını Oku
Kenan Güç

Kibritçi Kız, uzatsam üşüyen ellerimi avuçlarına,
bir gecelik olsun ısıtır mıydın içimde donan çocukluğu,
kar taneleri düşüyor gözlerimin içine durmadan,
ve ben her beyazlıkta biraz daha kayboluyorum dünyadan,
Kibritçi Kız, eğilir misin bu kırık kalbimin yanına,
bir kibrit ışığı kadar kısa da olsa dokunur musun karanlığıma,

Devamını Oku
Kenan Güç

Acılarını sonbahar yapraklarına yaz, umutla sulayıver köklerini, kim bilir belki…
Bir gün rüzgâr taşıyamaz olur yükünü de, yere düşen her hüzün yeniden filizlenir,
Gözlerinden süzülen o eski hikâyeler toprağa karışır da, suskunluğun dile gelir,
Bir ağacın gövdesinde saklı kalmış dualar gibi, içinden kopan her isyan yeşerir,
Ve sen, kendi yıkımının içinden doğan bir mevsim olursun, kim bilir belki…

Devamını Oku
Kenan Güç

Karanlık bir yoldayım, dört bir yanım mahşer
Hezeyanlarımdan çıkamıyor, boğuluyorum
Hayat ne çabuk yordun beni!
Oysa yüreğimin yarasına merhem olurdu gözlerin
Sen benden gittin ye ben hala kendime gelemedim
Naçar kalbimi nereye koyacağımı bilemedim

Devamını Oku
Kenan Güç

Bir varmış bir yokmuş…
Gökyüzünün en unutulmuş köşesinde, rüzgârın bile uğramaya korktuğu küçük bir kasaba varmış. Bu kasabada herkes doğarken kalbine minicik bir çan asılırmış. Ne zaman çok üzülseler o çan çalarmış; ama kimse başkasının çanını duyamazmış.

Kasabada Ela adında bir kız yaşarmış. Ela’nın çanı hiç susmazmış. Annesini küçük yaşta kaybetmiş, babası ise gözyaşlarını yutmayı öğretmiş ona. “Ağlamak zayıflıktır,” dermiş babası. Ela da ağlamazmış. Ama kalbindeki çan, geceleri kimse duymasın diye yastığa gömülürmüş.

Bir gün kasabaya kanadı kırık bir rüzgâr gelmiş. Evet, yanlış duymadın; rüzgârın bir kanadı kırıkmış. Uçamıyor, sadece sürünerek geçiyormuş sokak aralarından. Ela onu görmüş. Kimse görmemiş ama Ela görmüş. Çünkü kırıkları olanlar, birbirini uzaktan tanırmış.

Devamını Oku