İsrafil sura üflediğinde, mahşerin ortasında kalıp aradığımda
gözlerini çığlığımı sustur yüreğim, SUSTUR Kİ ACILARIN ACILARIM OLSUN
gözlerime mil çekseler de görürüm bana bakan o güzel sûretini,
toz duman içinde bile tanırım seni,
çünkü adın kazılı alnıma, çünkü hasretin kanımda bir ferman,
kıyamet bile silemez içimdeki seni arama ısrarını.
Omzumda çantam dışarı çıkıyorum
Yürüyorum kaldırımlar boyu,
“Hayat ne güzel anne” diye,
Bir şiir dolanıyor dilime
Mehmet emmi nettin, ineğe saman diye avuyu yedirdin
İnek bir baktı sana, “ben uçmuyom!” diye tepindin
Kuyruğunu pervane yaptı, ahırı başına devirdin
Sen hâlâ diyorsun “alışır”, bizi gülmekten yerlere serdin
Sabah kalktın dedin “bugün adam olacam vallah”
Nerden bilecektim anne bir kuşun kanadında bağlanmış hayatımın çırpınışlarını,
Dost bildiklerimin ayağımdan çarmıha asışlarını nerden bilecektim,
Ben herkesi kendim gibi sandım, yüreğimi açık bıraktım rüzgâra,
Meğer en sert fırtına insanın içinden koparmış kanatlarını,
Bir sel gibi sürüklenirken hayallerim, tutacak dal aradım,
Ama en çok sarıldıklarım itti beni uçurumlara, nerden bilecektim anne…
Nerde o eski bayramlar,
sabah ezanıyla uyanan çocuk kalbimin telaşı,
Annemin avucunda sakladığı şeker gibi umutlarım vardı,
şimdi hepsi küllenmiş bir hatıra,
Kapı kapı dolaşırken utanmazdık sevinçten,
Ne yapsam olmuyor.
Bir yerinden eksik kalıyor ömrüm.
Bir testi gibi çatlağımdan sızıyor günler,
Avuçlayıp tutmak istiyorum zamanı,
Parmaklarımın arasından dökülüp gidiyor.
Bir mezar taşına adını kazıdım, titreyen ellerimle, sanki her harf kalbime işlenmiş gibi,
Rüzgâr geçti üzerinden, senin sesin sanıp irkildim,
Bir dua ettim o gece — “Allah’ım, eğer sevgi ölmezse,
Onun kalbinde hâlâ ben var mıyım?” dedim sessizce.
Gözlerim kurudu ağlamaktan, ama içim hâlâ ıslak,
Afak dan yansıyan parıltılar, sıla,
Özlemimle vurur, yaşamın kıyısına,
Azal da geçen ömrümün çığlıkları kopar,
Dayanır gurbetin son kapısına
Düş bahçelerimde,
Her mevsim ayrı bir çiçek solar,
Nerde kalmıştık palyaço?
Aslında ben kasabanın kenarında değil,
unutulmuşluğun tam ortasında doğdum,
doğum saatimi kimse hatırlamaz
ama ilk yalnızlığımı iyi bilirim,
geceyle aynı beşikte büyüdük,
Nerde kalmıştık palyaço?
palyaço, sana en baştan anlatayım;
Ben bu hikâyeye ağlayarak girmedim,
kimse inanmaz ama bir zamanlar
ceplerimde kuş sesleri taşırdım,
rüzgârın peşine takılır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!