tutsaydı ellerimizden hayat
sımsıkı, düğüm düğüm...
bir kelebeğin peşinde
soluksuz koşturur gibi
yine hazan, yine hüzün
hatırlıyorum... sen gülünce
yanaklarımda güller açardı.
baharın tüm coşkusuna inat
sen gülmeyince
benden baharlar kaçardı.
bir zamanlar ürpertiler kuşatırdı dört bir yanı
deniz üstü sis, gökyüzü bulut, toprakta gelincik...
her biri diğerinden diri, her biri sere serpe, gencecik
bir uğultuydu yürüdü asırlar boyu, bir uğultu
kendini arıyordu ruh, henüz geç de değil ki
öyle güzel ki hava;
insanın durmaksızın yürüyesi geliyor
nereye, ne yöne bakmadan...
ardına dönmeden.
geceden yunmuş paklanmış
günaydın anne,
söze nasıl başlasam bilmiyorum
sen yanımda olsan çok daha kolay olurdu mutlaka
gözlerimin içine bakar, duygu yoğunluğumu ölçerdin önce
neşeliysem nazlanır, üzgünsem nazlandırırdın
bir resim çizmeliyim önce
rüzgâra karşı kanat çırpan kuşlar
beton bloklardan kurtulmaya can atan
aylarca bekler durursun
yüzün hep güneşe bakar
kimi zaman dedikoduya alet olursun
gün döner, sen dönersin...
işte yine yalnız bir sabaha uyandık
birazdan hüzün çıkınımızı alıp
yollara düşeceğiz…
ne birbirimizden ayrılacağız
ne de bütünleşebileceğiz
senin boyun endamın değişecek
yürürken bir başımıza sessiz kaldırımlarda
yağmur damlaları okşasın saçlarımızı
su birikmiş çukurların üzerinden atlarken
seyret... tepeden tırnağa süzülen
umutlarımızı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!