ne zaman bir yolculuğa çıksam
aklım hep sende kalırdı
ne gittiğim yol keyif verir
ne yiyip içtiğimden tat alırdım
sen yok musun sen,
sen gönül çelen...
benim hiçbir etkim yok,
kendin sebepsin bütün dedikodulara.
gizli gizli aşıkları seyredermişsin
boğaziçi’nde...
geçmişle gelecek arasındaki seti aşmak için
eski bir anahtar yeter miydi?
hayatı cümle kapısından ayıran
beğendin mi yaptığını
esme diyorum sana esme!
çocukluğumdan hatırlarım
bir esmeye başladın mı, günlerce sürerdin
önüne kattığını sürükler
sokakları bir güzel temizlerdin
soğuk bir şubat sabahı,
geleceğe doğru bir adım atmak için
uzun uzun düşünmeyi bırakmalı,
zamanı iyi kullanmalı diyorum;
ardından kuşları düşünüyorum.
Tüm dertlerim döndü söze
Gönlümden gam sıza sıza
Bahar iken koştum güze
Eyvah beni, eyvah beni
Nice idim nicelendim
bir kedim var ismi Tekir
onda her şey tıkır tıkır
sanmayın ki çokça fakir
taşınmazı tapusu var
"sen gülünce yüreğime bağdaş kurar bir çocuk,"
demiştin...
Devlet memurlarına sürgün yeri derlerdi
Bense hep hayranlık duyardım öyküsüne
Fransızlar kuşatmışlardı şehrin her yanını
Ekmek yok su yok, Şahin Ağa savunmada
/..Penceresi perdeli, çiçek açmadı zerdali../
Yüreğimi beşik yaptım gel diye,
Saçlarımdan yastık yaptım bil diye,
Son defa yüzüme bir kez gül diye,
Canım bedenimden ayrılmadan gel.
Sana gülüm dedim, bizde böyledir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!