Sarı sıcaklarda kavrulan dünya
Bir yanın bahara güze erdi mi?
Dostlar güller salmış diğer ucundan
Gülümüzü kırmaya gücün kaldı mı?
Dostların yüzü gül, sözleri baldır
dünyanın yükünü kaldırmaya çalışmaktan
sırtı kamburlaştıkça boyu kısalan annem
ne çok özletirdin kendini
beş kardeşin en küçüğüydüm ben
arada büyüyüp gitmiştim işte
eskiden olsa ne tez kırılır
ne tez incinirdim her bakışa, her söze
bilemiyorum çok mu duyarsız oldum
ya da barıştım mı herkesle?
kendim yazıp kendim okuduğum
önceleri bir düştün benim için
hayal kurardım benli, sensiz
zaman zaman konuşurdum seninle
bensiz
bulutlarda gezerdim
ne zaman gelsem yanına
uzanıp gökyüzünü seyrediyorsun
gündüz güneşi, gece yıldızları
toprakla bütünleşmiş bedenin
mor çiçekler süslemiş dört bir yanını
/…her gün aynı olacak değil ya
bazen karakışta nar çiçekleri gibi gülerken
bazen yaz aylarında buz kaplar yüreğimi
geriye dönüp baksam belki de bulurdum
/"Bugün gördüğümü yormadım hayra
Düşüm gel eyleme var git yoluna
Özlem çekenleri Mevla’m kayıra
Düşüm gel eyleme var git yoluna"/
Bir göl kenarına kurulmuş çadır
Hazana evrildi bahçemle bağım
Kuruyup döküldü dalım yaprağım
Ne dostum olursun ne dert ortağım
Köşede kuytuda ağlar mı sandın?
Tutku büyük ise derdi de çoktur
sokak lambaları hızlı adımlarla geçip gitti önümden
bir bilinmeze yol alıyorduk, aklımdaki sorular ve ben
hangi istasyonda duracaktı sancılarımız
hangi rıhtım intiharımıza sahne olacaktı
ve kalmış mıydı koylarına sığınacak emin bir liman
sen de merak ettin mi hiç
ben mi daha soğuk
senin bakışların mı
hep merak etmişimdir
bütün sırlar sendeyken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!