ileri alınmıştı saatler, geç kalmıştım biliyorum ama sevdim
mevsimlerin bir hükmü kalmamıştı artık
yürekte sevgi olunca kışlar bahar, ayazlar yaz olurmuş
seni sevdiğimde anladım
geceleri yıldızlar ayaklarıma serilir
Yine şu dilimin çözüldü bağı
Sen sesime ses verince bilesin...
Şekerle, şerbetle bal oldu ağı
Sen sesime ses verince bilesin.
Ne zaman üzülsem bana güç verdin
bir huzur, bir tebessüm
ve bir dinlence;
bu sabah bir kez daha
şiir şiir akdeniz’i yudumladık böylece.
çözdüm yüreğimin tüm bağlarını
kendimi affetmenin yolu
seni affetmekten geçiyordu.
cezamın üzerinden kaç sabah,
kaç gün, kaç ay, kaç yıl geçti...
bir fincan kahve, bir bardak soğuk su
gümüş tepside almıştı yerini
hangisini tercih edecektin
senin için olduğunu bilseydin
balkondaki saksıda açan çiçeği
ne zaman başlamıştınız anılarınızı paylaşmaya benimle?
neler yazmıştınız sayfalarıma neler, neler...
hep başucunuzdaydım, hep başınızın üstünde;
bana sevginiz, umutlarınız dahil
hep bir şeyler ekler dururdunuz ürkekçe.
iğde çiçeği kokusu
yaban gülünün dokusu
kuşburnu da derler hani
yaşamalı tüm bunları
mersin yaprağı ıtırı
ılık yaz günü esintisinden mi
yoksa uzun zamandır silinip paklanmadığından mı
alacalı bir hal alan ışığın peşine düşmüştü çocuk
vazgeçemiyordu aslında, alışkanlığı olmuştu hani
belki de ahde vefa, gizli bir anlaşma yapmışlardı da
dillendiremiyorlardı sanki, el âlem ne der babında
mevsim
aynı mevsim;
çok geçmedi üstünden
güneş aynı yönden doğuyor
yine doğudan.
aynı bahçede iki gül ağacı...
biri yaz kış demez açar,
diğeri olsun isterdi
her mevsim bahar.
açmayan hep bakımlıyken,
açan güle el süremezdi kimse;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!