işte yine yalnız bir sabaha uyandık
birazdan hüzün çıkınımızı alıp
yollara düşeceğiz…
ne birbirimizden ayrılacağız
ne de bütünleşebileceğiz
senin boyun endamın değişecek
ben hep yerimde sayacağım…
belki parkta oturacağız bir banka
nerede olursak olalım
yok ki geçmişe dair
tek bir güzel hatıra…
ne diyorum biliyor musun?
uzanalım şöyle güneye doğru
belki bir sahil kasabası
olmadı bir yayla…
ev bark hiç önemli değil
ister kıl çadır olsun tepemizde
ister altımıza hasır serelim
yeter ki çam ormanı ve temiz hava
işte bunlar olsun mutlaka…
bir göl kenarı, belki bir çağlayan
içinde yüzsün ördekler, balıklar
sazlıklarda kuşlar... su içmeye inen
ceylanlar, karacalar...
çadırımızın önüne taştan bir ocak
ateşte ağır ağır demlenen çay
haydi durma, getir fincanımızı
doldur demlice;
gölgem değil misin, aynı fincandan içiver…
gece düşünce üstümüze
sırtüstü uzanıp yıldızları seyredelim
istersen dilek tut, bilirsin ben pek hazzetmem
tuttuğum her dilek nasılsa hüsranla bitecek…
arada bir de iki laf edeceğimiz
sıkı bir dostumuz olsun
sen ve ben ona bir yüz çizdik
sus, sakın söyleme; biraz merak etsin…
hey sana diyorum, uyan artık!
yeter bu kadar hayal âlemine daldığın
birazdan gün ışıyacak
sen arkada ben önde, yine uyanacağız
yapayalnız bir sabaha...
güneş bize ağlayacak.
Kayıt Tarihi : 25.03.2021 17:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!