Her şey bir hayal gibi geçti üzerimden.
Üç nefeslikmiş bütün hayatım.
Birisi hatıralara gömüldü, dünde kaldı.
Birisi içimde, diğerine gider, koşar adım.
Üç nefesin bütün hikâyesi ben.
An an günler ayların ardında,
Zemheride ayazlı geceler ise yılların.
Alev gibi özlemin çöker yüreğime,
İzi kalır, çizgilerin kalınlaşır durmaksızın.
Bölük pörçük ihtiyarlatırsın bedenimi,
Kalbimde eski ezgiler,
Yankılanır sessizce.
Bir hayalin ucundayım,
Tutunamam hiç kimseye.
Her adımda bir veda,
Kızgınım, kırgınım; hayal kırıklıklarım derin.
Dönüp duruyorum karanlığın içinde.
Kıştan kalma karamsarlık, buz kesti şimdi.
Eski hatıraları içledi, daha dün gibi peşimde.
Günler, aylar akıp gidiyor, mevsimler de.
Ne yaparsan yap, gönül,
Hayatı geri saramazsın.
Müebbetle mahkûmsun,
Yaşadığın ve yaşattıklarının.
Dünyaya geldiğinde,
Başakların üstüne Mayıs,
Boğaza erguvanlar yağar.
Hızır günlerinde dilim esir,
Yaşamın kıyısında toprak kokar sofralar.
Ortasındayım kırık dökük bir denizin,
Sayısını unuttuğum aldanışlarım vardır benim.
Bir insan kaç kez vurulur arkasından?
Her arkamı döndüğümde, sevdiceğim, sana
Hançeri sapladın sırtımdan, hem de hiç acımadan.
Seviyorum demeyeli kaç mevsim oldu?
Ruhuma işlenmiş bakışların,
Her nereye baksam senin yüzün.
Mıh gibi aklıma kazınmışsın,
Sensiz bu dünya kapkara matem güzün.
Ellerin hep ellerimi tutsun,
Bile bile lades dedim,
Yanlışın sonu yıkıcı bir hüsran.
Bu hayatın bariz bir kuralı;
Ben cam evimden vuruldum ta baştan.
Ne çare bulunur?
Her şeyi boşa çıkaran bir son var,
Hiçbir şey yapmama isteğim.
Baktıkça ağlayasım geliyor,
Birden bire boşalır gözlerim.
Varılacak bir yer var,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!