Hayata hep tutunmaya çalıştım,
Zaman zaman küçücük planlar yaptım,
Aklımdaki senli birkaç anıyı,
Körükleyip yorgun kalbime astım.
İkimizi mazi yapan şey neymiş?
Bir gece ansızın kalbi durdu sevdiğimin.
Kor gibi hâlâ cayır cayır ateşle alevlenir.
Düne ait baktığım pencereden,
Bir gölge gibi yüzü geçmektedir.
Alnımda kalın kalın çizgiler,
Daralır yollar günden güne,
Hayatı Nuh ömrü mü sanırsın?
Kızartır yaşlar yüreği bir bir,
Dipsiz kuyulara mı aldanırsın?
Hatıralar süzülür gözlerden,
Bir varmış, bir yokmuşla başlayan hayatım,
Rüya gibi bitti, gemi limana yaklaşıyor.
Güneşi bekledim taş duvarlar ardında,
Sayılı günlerim bir bir eksiliyor.
Ne hayallerim vardı, gerçekleşmeyen,
Kelimeler anlamını yitirdi,
Sana vurgun, sana hasretim.
Öyle ıssız, kimsesiz, çaresiz,
Sen yokken eksik, viraneyim.
Sol yanım, yarım, kanayan yanım,
Hayallerim mi yorgun, ben mi?
Bu kırgınlık, bu hüzün neden?
Bir şey var buramda, görülmeyen,
Hissedilmeyen, günden güne kemiren.
Yol uzun mu uzun, yürek dilsiz.
Bir gün, bir gün diyerek bir gecenin sabahına,
O günü çıkaramayacaksın bir gün.
Bir avuç toprakta birkaç damla yaş olur,
Küflü sayfaların birer birer döndüğü gün.
Hayat, iz bırakmaktır denilir ardın sıra,
Yılların üzerime yüklediği düşler,
Göz çukuruna ektiğin gözyaşımla kazınmıştı.
O ağır yükü taşırım, içim sızlayarak,
Bir yürek kıyısına düştü, izin bıraktı.
Son cümleler dökülürken, beynim darmadağın olmuştu.
Bütün acılar üstüme yağınca,
Buram buram sitem kokar bu diyar.
Uçtan uca soğur ıssız geceler,
Bir feryat sarar ki iliğime kadar.
Kelimeler yetmez anlatmaya,
Kalbim kendimden bile çok uzaklarda,
Bir dilin içindeki sözde yok olmuş gibi.
Tek yönlü bir biletle bambaşka bir yerde,
Çaresiz bir çocuğun hıçkırığında unutulmuş gibi.
Yollar boğazımda düğümleniyor,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!