Vakit tamam,
Yine geldi gitme vakti.
Zaman ne getirir, belli olmaz.
Özlemle anacağım seni, Ege Denizi.
Ana kucağı gibi,
Kulak misafiri oldum,
Adımı duyunca aklını yitiriyormuş.
Derin bir iç geçirip,
Başından aşağı kaynar sular dökülüyormuş.
Üzüntüsüne tuz biber ekiyormuşum,
Saat gecenin üçü beşi,
Ne fark eder; yapayalnızsın yine.
Ansızın bir gün kalbin duruverecek,
Dişlerinin arasında o terane.
Doğarsın, sonra da ölürsün.
Yarım kalmış bir hikâye bu,
Yüreğimi sızım sızım sızlatan.
Nasıl bırakılırmış yarı yolda yaralı,
Nasıl kanatılırmış acı hiç yoktan.
Çaresiz bir yokluğun içinde,
Madem her şey manen adeta der ki,
Her hayrın başı olarak Bismillah.
Bismillah, ne çok bitmez bereket ki,
Tükenmez kuvvetle Elhamdülillah.
Zat’ın kudretinin mucizesine,
Yollar uzun, derman yoktur,
Elif diye, Elif diye;
Vuslat yarın, ferman yoktur,
Elif diye, Elif diye.
Ağlar bülbül güle karşı,
Sonsuz bir sevda suçu içindeyim,
Seviyorum seni, elimde değil.
Her an seninle, hep seni beklerim,
Bütün dünyam sensin, elimde değil.
Senle başlar her gün, senle biterim,
Ellerim bomboş, Leyla...
Yüreğim, içini sığdıramıyor kendine.
Bu yükü kim taşır,
Kim anlar, kim duyar beni?
Bir gece yıldızlara sordum:
Yaşlılığın, gençliğinin ellili yaşının başındasın.
Kalbin, bütün yaraların limanı artık.
Sayılar ardı ardına çürümekte;
Gençliğin yaşlılığı ha bitti, ha bitecek, yazık.
Hesapsızca ağladığın geceler,
Kavak yelleri esiyor başımda,
Nereye baksam seni görüyorum.
Işıksızlık ne kadar da zormuş,
Sensizlik gelmesin, boğuluyorum.
İçimde delice bir his var,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!