Bir gece ansızın kalbi durdu sevdiğimin.
Kor gibi hâlâ cayır cayır ateşle alevlenir.
Düne ait baktığım pencereden,
Bir gölge gibi yüzü geçmektedir.
Alnımda kalın kalın çizgiler,
Zehirli dil yıkıcı bir rüzgârdır,
Yarayı sıkıştırır mengeneye.
Zihinde benzersiz bir kasırgadır,
Düşlerin tortusu düşer sineye.
Kara hayaller birbirine geçer,
Bir varmış, bir yokmuşla başlayan hayatım,
Rüya gibi bitti, gemi limana yaklaşıyor.
Güneşi bekledim taş duvarlar ardında,
Sayılı günlerim bir bir eksiliyor.
Ne hayallerim vardı, gerçekleşmeyen,
Kelimeler anlamını yitirdi,
Sana vurgun, sana hasretim.
Öyle ıssız, kimsesiz, çaresiz,
Sen yokken eksik, viraneyim.
Sol yanım, yarım, kanayan yanım,
Hayallerim mi yorgun, ben mi?
Bu kırgınlık, bu suskunluk neden?
Bir şey var içimde, adı konulmamış,
Günden güne içimi oyan, kemiren.
Yol uzun, yürek sessiz, umut eksik.
Bir gün, “bir gün” diyerek bir gecenin sabahına,
O günü çıkaramayacaksın bir gün…
Bir avuç toprak, birkaç damla yaş olur,
Küflü sayfaların birer birer döndüğü gün.
Hayat, iz bırakmaktır denilir ardın sıra,
Yılların üzerime yüklediği düşler,
Göz çukuruma ektiğin yaşlarla kazındı.
O ağır yükü taşırım, içim sızlayarak,
Bir yürek kıyısında, hatıralarım yandı.
Son cümleler dökülürken, darmadağın olmuştum.
Bütün acılar üstüme yağınca,
Buram buram sitem kokar bu diyar.
Uçtan uca soğur ıssız geceler,
Bir feryat sarar ki iliğime kadar.
Kelimeler yetmez anlatmaya,
Kalbim kendimden bile çok uzaklarda,
Bir dilin içindeki sözde yok olmuş gibi.
Tek yönlü bir biletle bambaşka bir yerde,
Çaresiz bir çocuğun hıçkırığında unutulmuş gibi.
Yollar boğazımda düğümleniyor,
Rastgele bir hayatta,
Hep rastgelir mi acı hatıralar?
Zamanın silemediği musluktan,
Sonsuzmuş gibi bir bir damlar.
Bir şarkının ortasında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!