Sustuğum Yerden Vuruldum Şiiri - Bahtiya ...

Bahtiyar Cm
39

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Sustuğum Yerden Vuruldum

İşte böyle bir deryaydı o deniz.
Yüreğimde alabora oldu bütün gemilerim.
Martılar olur sensizlik kokan yalnızlığımın çığlığı.
Oysa bir inci tanesiydi,
Boğazın serin sularında yüreğime düşen gözlerin.
Gözlerin, içime çektiğim en derin nefes gibiydi.
Şimdi hangi yakasına geçsem bu devasa şehrin,
Sırılsıklam bir eylül rüzgârı vurur kıyılarıma.
Galata'dan Kız Kulesi'ne uzanan o görünmez köprüde,
Hâlâ senin gölgeni arar yorgun ve kırgın adımlarım.
Bir rüzgâr eser Üsküdar'dan, aniden içim ürperir.
Senin sustuğun, arkana bakmadan gittiğin yerlerden,
Yeniden ve sessizce kanar bu deli şair.
Dalgalar döverken sinsi bir hırsla rıhtımın yorgun taşlarını,
Ben ceplerimde sana sığdıramadığım yarım kalmış şiirleri fısıldarım.
Sarayburnu'nda demlenen bir çayın buğusuna karışır hasretin.
Hani o hiç bitmeyecekmiş gibi başlayan,
Ama tütünü her soluşumda biraz daha eksilen o eski hikâyemiz gibi.
Sen gittin ya, sanki bütün ışıkları söndü bu koca şehrin.
Artık ne bu deniz o eski deniz,
Ne de tepemizdeki gri gökyüzü bildiğim mavi.
Sokak lambalarının altında, yağmurla karışık bir gece başlar.
Karanlık, bir zırh gibi giydirilir yürüdüğüm dar sokaklara.
Anlatamam kimseye içimdeki bu amansız, bu dilsiz fırtınayı.
Zira yalan sevdaların pazarında yer bulamaz bizim gibi mahzun kalpler.
Herkes kendi telaşında, herkes bir yerlere yetişme derdinde.
Oysa benim durduğum yer,
Zamanın seninle donup kaldığı son saniyedir.
Bir vapur düdüğü yırtar gecenin en koyu yerini.
İçimdeki o ağır esaret,
Söküp atamadığım pranga yeniden sarsılır.
Yorulup çöktüğüm bir bankta martıların sesine bırakırım feryadımı.
Onlar bilir içimin ne denli yangın yeri olduğunu.
Onlar anlar hâlimden.
Çünkü dürüstçe sevmenin bağırıp çağırmaya ihtiyacı yoktur.
Doğruluk ve sadakat,
Süslü cümlelerle savunmaz kendini bu yalan dünyada.
Ben sadece dik durup,
Dalgaların kıyıyı nasıl erittiğini izliyorum.
Tıpkı senin yokluğunun,
Benim gençliğimi parça parça eritip bitirdiği gibi.
Ve günün sonunda bu koca şehir de teslim olur kendi karanlığına.
Hatıralar, bir zincir gibi dolanır yalnızlığımın boynuna.
Yine de her şeye rağmen,
Bir umut kırıntısı parlar alnımda.
Leke tutmayan,
Eksilmeyen,
Sönmeyen bir sevdanın asil nişanesi gibi.
Varsın limanlarım darmadağın olsun.
Varsın gemilerim bir daha dönmesin.
Boğazın o serin, o dipsiz sularına gömdüm ben en büyük hazinemi.
Sen benim ulaşamadığım,
Dokunmaya kıyamadığımdın.
Sen,
Her köşesi hasret,
Her sokağı hicran kokan koca bir şehirdin.
Ben o şehre sevdalandım.
Ben o şehrin kalbinde kayboldum.

Bahtiyar Cm
Kayıt Tarihi : 25.07.2026 09:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Her ayrılık bir iz bırakır. Kimi kalpte, kimi şehirlerde. Bu şiir, sevdiği insanı zamanla İstanbul'un sokaklarına, denizine ve rüzgârına karışmış gibi hisseden bir yüreğin sessiz yolculuğudur. Çünkü bazen insan, birini değil, onunla anlam kazanan bütün bir şehri özler. Bahtiyar...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!