Avucumdaki Çırpıntı Şiiri - Bahtiyar Cm

Bahtiyar Cm
130

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Avucumdaki Çırpıntı

Sana kelebek desem,
Hemen ölecekmiş gibi bakma yüzüme.
Öyle renkli kanatlarım, süslü desenlerim de yok;
Sadece, ismini duyduğumda
Göğüs kafesime çarpan o telaş var.
​Hani camın kenarına konar da bir tanesi,
İçeri girse kaybolacak, dışarıda kalsa üşüyecek gibi durur ya;
İşte öyle kararsız bir eşikteyim.
Sevda dediğin, bir bahar bahçesi değil benim için,
O narin kanatların çıkardığı o küçücük rüzgârda
Dünyanın sarsılmasıdır.
​Mutfaktaki lambanın etrafında dönen o saf inadı bilir misin?
Yanacağını bile bile ışığa yürümek...
Benimkisi de o hesap.
Seni sevmek,
Hiç bitmeyecekmiş gibi uyanıp
Günün sonunda yorgun düşmek ama pişman olmamak.
​Ömür dediğin zaten kaç nefes ki?
Varsın bir gün olsun,
Ama içinde senin sesin, senin kokun olsun.
Elimi uzatsam uçup gideceksin sanki,
O yüzden böyle nefesimi tutarak,
Seni uzaktan, incitmeden seyrediyorum.
​Bazen gece yarıları, uykunun en ince yerinde,
Kanatlarımın sesine uyanıyorum.
Korkuyorum; ya seni sadece rüyamda tutabiliyorsam?
Çünkü gerçek dünya sert, gerçek dünya köşeli,
Ve senin o incecik varlığın bu gürültüye fazla zarif.
Seni sevmek, bir boşluğa tutunmak gibi;
Düşerken bile geçtiğin o gökyüzüne şükrederek.
​Şimdi hangi çiçeğe konsam, kokusu senin gibi kokuyor,
Hangi yöne uçsam, rüzgâr beni sana sürüklüyor.
Eğer bir gün yorulur da yavaşlarsa bu çırpıntı,
Bil ki seni sevmekten değil,
Sana yetememenin o ağır kederindendir.
Gözlerini kapat ve bekle;
Eğer yüzüne belli belirsiz bir serinlik değerse,
O benim son nefesimle sana bıraktığım,
En uzun ömürlü vedamdır.

Bahtiyar Cm
Kayıt Tarihi : 22.07.2026 20:52:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bazen en derin duygular, avuç içinde çırpınan bir kelebek kadar narindir. Bu siir, sevmenin sessizliğine ve kırılganlığına dair içten bir anlatıdır. Bahtiyar...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!