Öyle mahzun durma buralarda,
Yüzünün çizgilerinde bir mülteci hüznü var.
Biz, çatlamış toprakların
Dağ rüzgârlarıyla büyüyen asi çocuklarıyız.
Kuşatılmışsak ne çıkar,
Cebimizde umut kırıntıları,
Ve zulme eyvallah etmeyen o eski yeminler.
Bak, yine gecedir,
Suskunluk bir namlu gibi çevrilmiş şehre.
Ama sen bilirsin, en kuytu uçurumlarda bile
Kendi türküsünü söyler kardelenler.
Bir tütün ateşi kadar sıcak,
Ve bir mapus hürriyeti kadar berrak sevdalarımız var.
Hangi fırtına koparabilir ki köklerimizden,
Hangi ayaz kurutabilir bu deli kanı?
Biz adımızı tozlu meydanlara,
Uğruna ömür verdiğimiz
Özgür sevdaların şafağına yazdık.
Yorulup düşmek yakışmaz bizim fıtratımıza,
Bir gece vakti, bir uçurum kenarında bile,
Ellerimiz ekmek kokar, yüreğimiz memleket.
Sırtımızı dayadığımız o yalçın dağlar,
Şahittir bu amansız, bu soylu kavgaya.
Varsın geçsin üstümüzden tanklar, eylüller, ayazlar,
Biz o mağrur yalnızlığımızdan bir nehir var ettik.
Yüreğimizi bir örs gibi dövdükçe zaman,
Daha gür, daha hırçın fışkırır o asi bahar.
Hadi kır zincirlerini o kederli gülüşün,
Gözlerinde şimşekler çaksın yeniden.
Çünkü biz, yarım kalmış bir sevdanın değil,
Yarını kuracak o büyük hasretin çocuklarıyız.
Ölüm buyursun gelsin, başımız dik karşılarız,
Biz ki ömrü sevdada ihtilal eylemişiz.
Külümüzden doğarız, mısra mısra patlarız,
Yıkılır saltanatlar, biz yine de kalırız.
Bahtiyar Cm
Kayıt Tarihi : 28.07.2026 23:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Dağların ayazında büyüyen umut, en sert rüzgârlarda bile yönünü kaybetmez. Sürgünler, yokluklar ve karanlık geceler gelip geçer, geriye sadece inancını omuzlarında taşıyanların ayak izleri kalır. Bu şiir, özgürlüğü bir ömürlük sevda bilen ve yarına yürümekten vazgeçmeyen yüreklerin sesidir. Bahtiyar




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!