Gömüyorum her şeyi,
dilimin altındaki o zehirli boşluğa.
Eğer bir soluk fısıldasam,
şu odanın duvarları üstüme yıkılacak,
yıllardır tuttuğum ince bağ kopacak.
Binlerce kelimeyi, birer kurşun gibi
dişlerimin ardındaki dar hücreye hapsettim.
Adını bir ansam,
içimdeki sessizlik yerinden oynar.
Sesim titrer.
Bu koca şehir utancından yüzüme bakamaz.
Bakma böyle sakin durduğuma.
Ben, patlamaya hazır bir yangının
en dibindeki dilsiz korum.
Dudaklarım kapalı.
Bakışlarım bir uçurumun kıyısı.
Konuşursam,
yüzündeki huzurlu gülüş solar,
zihnindeki duru su bir daha durulmaz.
Ben seni korumak için,
içimdeki gürültüyü
hiç bitmeyen bir karanlığa mahkûm ettim.
Efkârım, paslı bir tel gibi
boğazıma dolanıyor her gece.
Yutkunuyorum...
Binlerce çığlığı tek bir sessizliğe sığdırıp
ruhumun en derin köşesine indiriyorum.
Hangi kelimeyi seçsem,
senin dünyanı sarsacak bir fırtınanın habercisi olur.
Hangi cümleyi kursam,
kurulu düzenini bir yıkıntıya çevirir.
Susuyorum...
Çünkü benim anlatacaklarım
artık viraneden farksız.
Kendi içimdeki ateşi,
senin bahçene sıçramasın diye
ciğerlerimde hapsedip söndürüyorum.
Benim bu suskunluğum zayıflık değil.
Senin kıyılarında dalga kopmasın diye
kendi derinliğimde kaybolmayı seçişimdir.
Susuyorum...
Çünkü kelimeler artık bu yükü taşımıyor.
Ve bazen en büyük sadakat,
hiç söylenmemiş tek bir sözün
arkasında durmaktır.
Kayıt Tarihi : 2.08.2026 20:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Her sessizlik korkudan doğmaz. Kimi susuşlar, sevdiğini incitmemek için ödenen en ağır bedeldir. Dile gelmeyen sözler zamanla yüreğin en derin yerine gömülür ve orada bir ömür nöbet tutar. Bu şiir, konuşamadıklarının yükünü omuzlayan bir yüreğin sessiz muhafızıdır. Bahtiyar




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!