Kafamda susmayan bir ses, geceye karışır,
Sustum sandım kendimi, içim yine bağırır.
Aynaya baktığımda yabancı bir yüz var,
Ben miyim bu gördüğüm, yoksa kırık bir hatıra mı kalır?
Yollar uzar gözümde, yönler darmadağın,
Adım attıkça sanki içime çöker zaman.
Kalabalıklar içindeyim ama yalnızlığım ağır,
Herkes konuşur durur, içimdeki fırtına sağır.
Şarkılar çalar uzakta, türküler dökülür dile,
Bir tek ben duymam onları, kalbim kilitli sanki bile.
Sesler gelir geçer, içime dokunan yok,
Bir ben varım kendimde, bir de içimde kopan yok.
Ruhsuz derler bazen, duygusuz diye geçerler,
Oysa bilmezler içimde hangi yangınlar gezer.
Kimsesizliğim sorulmaz, “Nasılsın?” diyen olmaz,
Bir selamı çok görürler, içim paramparça kalmaz.
Sevdim belki sessizce, kimse duymadan derinden,
Yandım ama anlatmadım, sustum en derin yerimden.
Bir avuç umut vardı, onu da savurdular,
Ben kendime sığındım, beni benden vurdular.
Kıyamet kopsa içimde, kim gelip söndürecek?
Yıkılsam bu dünyada, kim elimden tutacak?
Ölüm korkutmuyor artık, yarım yaşıyorum,
Her nefeste biraz daha kendimden eksiliyorum.
Bir ses var hâlâ içimde, beni bana düşüren,
Ne susturabildim onu, ne yolumu gösteren.
Bazen cehennem gibi, bazen Araf arası,
Ne cennet var ne umut, sadece karanlık yarası.
Hissizliğe sarıldım, sanki tek dostum oymuş,
Ağlamayı unuttum, gözyaşım bana küsmüş.
Gülmek desen yabancı, sevmek artık bir yük,
Kalbim taş kesilmiş, içimde derin bir çöküş.
Yine de yürürüm, başım eğilmez asla,
Kırılmış olsam bile boyun eğmem dünyaya.
Kendi küllerimden doğmam, ben kül olarak kalırım,
Bu hayatın ortasında sessizce yok olurum…
Kayıt Tarihi : 4.04.2026 00:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!