Hikmet Metin Çavdar Şiirleri - Şair Hikm ...

Hikmet Metin Çavdar

Kendine yeni bir dünya kurmak için
Mutlu, huzurlu günler düşlersin.
Özlemi çağırırsın yeniden,
Onun için düşler kurarsın.

Yeni başlangıçlar getirir her zaman umut,

Devamını Oku
Hikmet Metin Çavdar

Yol ikiye ayrılır Yazlık Kavşağı’nda,
Birinde umut kokar, birinde hatıra.
Rüzgâr eski bir şarkı fısıldar kulağımda,
Adımlarım kararsız, kalbim başka diyarda.

Bir tabela solmuş, üstünde yarım bir iz,

Devamını Oku
Hikmet Metin Çavdar



Bulutlar bugün hüzünle çözülürken semada,
Yokluğunun sükûtu çökmüştü ruhuma.
Gözlerimde biriken her damla,
Adını fısıldayan bir yakarıştı aslında.

Devamını Oku
Hikmet Metin Çavdar



Bugün gökyüzü ağlıyordu,
Ben de.
Adını koyamadığım bir eksiklik
İçimde yankılanıyordu.

Devamını Oku
Hikmet Metin Çavdar

Deprem geçti, gece sustu,
Korku yavaşça yerini sabaha bıraktı,
Güneş doğdu yine inadına
Ve ışık doldu yorgun sokaklara.

Yenicami’den çıktık bir sabah,

Devamını Oku
Hikmet Metin Çavdar

Neden soruyorlar ki adımı durmadan? Bir dakika, şimdi hatırlayacağım… Tam da dilimin ucunda, ama bekleyin… Sahi, benim adım neydi? “Hadi söyle adını” diye ısrar etmelerinin nedeni ne olabilirdi? Ben hala uyuyor muyum ya da uyandım mı? Sanki bir salıncakta sallanıyor gibiyim. Her taraf tam aydınlık değil, hava sisli mi, yoksa güneş artık gri mi doğuyor? Gördüğüm rüya neydi ve ben neden hala aynı rüyayı görüyorum ya da bu rüya değil ve ben uyanmaya başlıyorum. Rüya bile olsa neden hiç kimse yok ve ben neden hiç kimseyi göremiyorum. Acaba uyansam mı, yoksa bıraksalar da ben olduğum gibi mi kalsam? Ha bire sağımı solumu çekiştiriyorlar. Canım yanıyor mu bilemediğim gibi, yoksa farkında olmadığım yabancı bir kentte miyim? Karanlığından bir türlü çıkamadığım sisler içinde yüzüyor gibiyim. Hem konuş diye ısrar ediyorlar, hem de dinlemiyorlar.

Peki, neden sesimi duymuyorlar benim? İkide bir yüzüme doğru eğilen ve soluğunu hissettiğim hatta ilk defa değişik gelen kokusunu bile soluduğum bu insan kim? Uzun uzun yollar, geçemeyeceğim kadar derin su kanalları, bir türlü berraklaşmayan bulanık sular ve ben hep içindeyim sislerin ve beni boğacak kadar coşkulu akan bulanık suların. Peki, bedenim ve ruhum aynı değil mi ya da ayrı ayrı mı duruyorlar? Sislerin içindeki bu yabancı yüzler kimin? Evet; derin, merdivensiz ve dipsiz bir kuyunun içindeyim ben. Çıkmam mümkün değil, hiç bir umut yok benim için…

Ne kadar ölen akrabam varsa hepsi bir arada… Tanıdık, tanımadık kim varsa beni çekiştiriyorlar. Kimi bırakalım gitsin, kimisi de gelmiş, gitmesin madem geldi diye bırakmak istemiyorlar. Bir yandan da ha bire beni uyandırdığını sanan ama benim canımı yakanlar da kim? Ben ne yapayım şimdi? Gitsem mi, kalsam mı, kime sorayım ki? Her taraf uçan hayaletlerle dolu… Beni de alıyorlar aralarına, beraber uçuyoruz, benim bilmediğim ama onların uçtukları yerlere…

Devamını Oku
Hikmet Metin Çavdar

Çünkü bilirim
Her bitiş bir son değil,
Benim yeniden doğuşumdur.
Her bitişte sustum,
Bir parçam kaldı geride.
Ama içimde bir ses dedi ki:

Devamını Oku
Hikmet Metin Çavdar

Yeniden Doğuş

Bu aşkın izleri var hâlâ içimde,
Ama artık yakmıyor,
Sadece hatırlatıyor
Sevebildiğimi derinden.

Devamını Oku
Hikmet Metin Çavdar

YENİDEN HALK

Bir zamanlar susturulmuş bir meydandık,
şimdi milyon sesli bir türkü.
Adımızı korkuya yazdılar,
ama hiçbir korku

Devamını Oku
Hikmet Metin Çavdar



Meydanlara kürsüler değil,
insan sesi kurulsun artık.
Bir çocuğun defterinde
yarım kalan harfler kadar acıdır

Devamını Oku