Gazeteci-Yazar
Mesele esir düşmekte değil,
Teslim olmamaktır bütün mesele…
Bir kıvılcım düştü karanlığa,
Bir millet uyandı bir sabahla.
Bandırma’dan doğan umutla,
Mustafa Kemal Atatürk’ün armağan ettiği bir sabah düşün,
Güneş çocuklarla doğar, umutla ısınır bütün bir gün.
23 Nisan’dır adı, kalplerin bayramı,
Gülüşler kadar temizdir bu sevdanın anlamı.
Bir koltukta bir çocuk, ama aslında bir ülke,
Acının partisi yok kardeşim,
bir annenin avucunda
aynı sıcaklıkla yanar evlat hasreti.
İster doğudan gelsin haber,
ister batıdan,
Acının siyaseti olmaz hiç
Renk tutmaz derin açan yara
Hangi bayrak ile sararsan sar
Aynı akar kan damla damla
Bir annenin dökülen yaşı
Sen bir portakal çiçeğinin unutulmuş tarafısın
Akşamüstleri Seyhan'ın suyunda duran
Ve kimsenin adını koyamadığı bir sessizlik gibi.
Taşların dili var bu akşam,
yüzyılların suskunluğu çözülüyor rüzgârda.
Güneş, ağır ağır çekilirken ufuktan,
kızıl bir sır gibi yayılıyor ovaya.
Kalenin burçlarında gölgeler uzar,
Yedi yaşlarındaydım. Evimiz “Adapazarı, Yenicami Mahallesi Kurbanlar Sokağındaydı.
İlk büyük erkek torun olduğum için beni çok seven, hatta üzerime titreyen bir babaannem vardı.
Yıllar önce vefat eden beş amcadan sonra, yaşayan tek erkek evlatları babamdı.
Ah keleş, vah keleş
Sözün keskin, yüreğin leş
Gülüşünde bin oyun,
Dost yüzünde gizli döş
Bir bakışın dost sanır,
Ankara’nın gri sabahında,
Bir adam yürür kalabalığın arasında,
Adı yoktur belki herkesin dilinde,
Ama deli demişler kendi halinde.
Ankara’da bir adam varmış, meşhur mu meşhur,
Gölgesi bile ben buradayım diye kürsü kurur,
Ne konuşulsa hemen içine dalar,
Sanki devlet onunla başlar, onunla karar alır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!