Uzak bir dağ yamacından düşer gibi dökülür adın,
Gözlerimin kurulduğu bu kurak topraklarda.
Mevsimler boyu susuz kalmış bir nehir yatağı gibi,
Çatlar sabrım, içimin en derin, en gizli yerinde.
Ne rüzgâr taşır kokunu ne de kuşlar getirir haberini,
Sadece bu kör karanlık, sadece bu dinmeyen hasret kalır geriye.
Demir bir çember daralır göğüs kafesimin ortasında,
Her nefes, kör bir bıçak gibi keser içimdeki zamanı.
Ne bir adım atacak derman kalır bu kurak menzilde,
Ne de arkama bakmama izin verir bu amansız sızı.
Gözlerim uzak bir ufka takılır, kör ve dilsiz,
Hasretinden yandı gönlüm, külü kaldı geriye.
Hasretinle yandı gönül,
Közü kaldı geriye sadece, o da kül oldu bitti.
Ne bir yağmur söndürebilir bu yangını,
Ne de yedi kat yerin dibi dindirebilir bu sızıyı.
Hasretinle yandı gönül,
Hatıran sessiz şehrimin cinayetidir,
Her köşe başında pusu kuran o ağır sükût.
Ne bir delil kaldı ortada ne de katili arayan bir adalet,
Sadece göğsümün ortasında usulca soğuyan o ceset.
Sen gittin gideli bu sokaklarda adımlarım intihara eştir,
Hatıran sessiz şehrimin cinayetidir;
Dağlara gece çöktü; gözlerim yaşa doldu.
Bağrıma hazan düştü; güllerim erken soldu.
İçte nefes kesildi; ömrünü keder aldı.
Bütün yollar kapandı; geriye hasret kaldı.
Sabahın nuru söndü; yüreğim taşa döndü.
Kandili sönmüş odam, kör kuyular misali,
Çile misin, gam mısın, dert misin ey sevgili?
Kırık ayna içinde, bir gölgenin hayali,
Çile misin, gam mısın, dert misin ey sevgili?
Güneş doğmaz ufkuma, karardı her bir yanım,
Işıksız sese bürün, suskunluktan taç giydir,
Zamanı tersine sağ, anı yokluğa değdir,
Olmayan bir gölgenin, kibrini yere eğdir,
Ben yokluğun içinde, kendimden sızıyorum.
Ruhun dikişi koptu, söküldü son heceler,
Hilal Kaşın Görünce
Zulmet-i hicran biter, her yanım nura döner,
Zira bayram eyledim, hilal kaşın görünce.
Gözümün feri artar, sönen kandiller yanar,
Cihan baştan kurulur, hilal kaşın görünce.
İçimde ölen biri var,
Ne cenazesini kaldıran var bu enkazın
ne de yasını tutan.
Her sabah biraz daha eksilerek uyanıyorum
bu köhne gövdeden,
Aynaya baktığımda gördüğüm o yabancı,
İçim yanar yardan yana,
Ne sönen bir kor var içimde ne de derman veren bir el.
Ondan gelen bir rüzgâr çarpar yüzüme,
Ben bu yangında eririm, o uzaktan seyreder.
İçim yanar yardan yana;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!