Sırrını teslim ettiğin o kuyu kurur ansızın,
sırtına saplanan hançer en yakın dostun elidir.
Gözünün bebeğinde büyüttüğün o yılan can verir,
zalimin zulmü merttir, bu kalleşlik zehirden beter.
Yürek dağlayan ateş sönmez artık bu asırda,
dostun attığı o taş gizlidir en karanlık sırda.
Kapandım dizlerimin üstüne bu gece,
Büküldü belim, döküldü içimdeki tortu.
Dünyanın yükü ağır geldi omuzlarıma,
Sana sığınıyorum Allah’ım,
Senden başka çalacak kapım kalmadı.
**Dünyanın Yalanına Kandım**
Bir tatlı tebessüme, bir süslü söze,
Toprağın altı boş, üstüne kandım.
Bahar müjdesiyle bakarken güze,
Yeşeren yaprağın alına kandım.
Zemheri uykulardan uyandırır beni kirpiklerinin usulca dokunuşu.
Buz tutmuş hatıralar erir yeşilin o efsunlu sıcağında.
Çorak topraklarıma nisan yağmurları taşır her bakışın.
Bahar gözlerinle düşlerimi doldur karanlığın zifiri vaktinde.
Çiçeklensin göğsümün nefessiz ve kimsesiz sarp yokuşları.
Kuşluk vakti serinliği vursun alnımın terleyen suskunluğuna.
Zamanın ötesinde kurulan ıssız bir ülkeyim.
Surlarımı döven dalgalar senin sesindir.
Gözlerinin rengiyle boyandı bütün caddelerim.
Sen bu surların içindeki ebedi hükümdarsın.
Adınla yankılanır gecenin en kuytu mahzenleri.
Yalnızlık sarmalında savrulur ömrümün külü,
Kapanır kapılar yüzüme amansız bir kış gibi.
Gönlümün harabelerinde biter acının gülü,
Rüzgâr önünde erir kalbimin sönmüş mumu.
Uçurum kenarında bekler durur yorgun ruhum,
Gizli haberler ulaştı bana uzak illerden.
Duvarları aşarak geldi sitemli fısıltılar.
Kurumuş bağrında sararıp kalmış solgun yapraklar.
Kendi ellerinle kazdığın kuyuya düşmüşsün.
Derin pişmanlık sarmış dört bir yanını.
Ağlıyormuşsun terk edilmiş o boş odada.
Duy feryadımı, gecenin bu en kör ve ıssız vaktinde!
Sesim duvarlara çarpıp dönüyor, kulak vermiyor mu kimse?
Göğsümün ortasında patlayan bu sessiz volkan,
Taşları eritiyor, dağları deviriyor da sana geçmiyor.
Duy feryadımı, içimdeki bu yangın kül ediyor her şeyi!
Zihnimin çıkmaz sokağında yankılanır o esrarengiz adın.
Çözülmek bilmeyen muammaların en derin yerindesin.
Kalbimin sığınaksız limanına demir atan kör talihimsin.
Hangi kapıyı çalsam karşıma çıkan o çetin bilmecemsin.
Duygularımın içinden çıkılmaz en keskin kördüğümüsün sen.
Arkamda kalan izler silinir yavaşça bu akşam.
Hangi kapıyı çalsam karşımda soğuk bir duvar.
Umudun kandilleri söndü artık bu viranede.
Yıldızlar bel vermez oldu benim garip halime.
Sessizliğin koynunda eriyor ömrümün son hecesi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!