İçim yanar yardan yana,
Ne sönen bir kor var içimde ne de derman veren bir el.
Ondan gelen bir rüzgâr çarpar yüzüme,
Ben bu yangında eririm, o uzaktan seyreder.
İçim yanar yardan yana;
Dilim lal, yüreğim darmadağın,
Hangi taşa başımı koysam,
Alın yazım diye hep onun adı çıkar karşıma.
Ne unutmaya gücüm yeter,
Ne de bu ateşi söndürmeye bir damla su.
Yar, ocağımı söndürdü de gitti,
Ben hâlâ onun yaktığı külde nefes alıyorum.
İçim yanar yardan yana,
Duyan yok sesimi bu ıssız dağ başında.
Bilsin ki o zalim,
Bu can onun yoluna serildi de,
Bir tek "ah" bile duymadı bu dudaktan...
İçim yanar yardan yana,
Ne dinen bir sızı var bu göğüste ne de merhem süren bir tabip.
Omuzumda taşıdığım bu yük dağlar kadar ağır,
Attığım her adım, kör bir kuyunun dibine düşer gibi.
İçim yanar yardan yana;
O gülüp geçerken uzaktan,
Ben bu zindanın duvarlarına çiviledim ruhumu.
Ne bir haber gelir o ıssız yoldan,
Ne de bu kör karanlığa bir güneş doğar.
Bilsin ki o vefasız,
Bu kalp onun adıyla atıp durdu son nefesine kadar.
Ne bir sitem döküldü bu dilden ne bir hınç,
Sadece bu yangın, sadece bu sessiz çığlık kaldı geriye.
İçim yanar yardan yana,
Ve ben, o yaktığı ateşin ortasında,
Yine en çok onun adını sayıkladım da öldüm...
Kayıt Tarihi : 22.08.2026 17:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!