?78? Onlardan bir grup, kitapta olmayanı ondan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler ve Allah katından olmadığı halde, “Bu Allah katındandır” derler. Onlar bile bile Allah hakkında yalan uydurmaktadırlar.
Allah’ın kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik vermesinden sonra hiçbir insanın kalkıp insanlara “Allah’ı bırakıp bana kul olun” demesi düşünülemez. Aksine “Öğretmekte olduğunuz kitap ve yapmakta olduğunuz incelemeler gereğince rabbin halis kulları olun!” der. El Adl
Ve o peygamberin size melekleri ve peygamberleri rab edinmenizi emretmesi de (düşünülemez). Müslüman olmanızdan sonra size inkârcılığı emreder mi hiç?
“Bilmeyenler dediler ki; Allah bizimle konuşsun veya bize bir ayet (mucize) gelsin! Onlardan öncekilerde aynı şeyi söylediler, kalpleri ne kadar birbirine benzedi! Oysa yakinen ve kesin olarak inananlar için ayetlerimizi gösterdik. Doğrusu biz seni Hak (Kur’an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemliklerden sorumlu değilsin.” (Bakara 118-119)
"O (Rab) ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten su indirerek onunla, size besin olsun diye (yerden) çeşitli ürünler çıkardı. Artık bunu bile bile Allah’a şirk koşmayın."
Kulumuza indirdiğimiz Kuran'dan şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eğer doğru sözlü iseniz, Allah'tan başka, güvendiklerinizi de yardıma çağırın. [Bakara: 23]
Buna rağmen yapamazsanız, ki asla yapamayacaksınız, o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ve kâfirler için hazırlanmış bulunan cehennem ateşinden kendinizi koruyun. 24
Rasûlüm! De ki: “Rabbimin kelimelerini yazmak için denizler mürekkep olsa, hatta bir o kadar daha ilâve yapsak, Rabbimin kelimeleri tükenmeden o denizler tükenir.” Kehf
"Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, denizler de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah'ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir." Lokman
Abdullah b. ed-Deylemî aracılığıyla, Abdullah b. Amr’ın, Resûlullah’tan (sav) şöyle işittiği nakledilmektedir: “Yüce Allah mahlûkatını karanlık içerisinde yarattı ve nurunu onlar üzerine yaydı. O nurdan kime isabet ettiyse o hidayete erdi. İsabet etmediği kimseler ise sapıttı.” Abdullah b. Amr, “İşte bunun için ‘Allah’ın ilmi üzere kalem kurudu.’ (Her şey Allah’ın ezelî bilgisiyle gerçekleşti.) diyorum.” demiştir. (T2642 Tirmizî, Îmân, 18; HM6644 İbn Hanbel, II, 176)
Enes b. Mâlik diyor ki, “Resûlullah (sav) kendisine zarar gelmesinden korkan hâmile kadın ile çocuğunun zarar görmesinden endişe eden emzikli kadın için Ramazan orucunu tutmama ruhsatı vermiştir.” (İM1668 İbn Mâce, Sıyâm, 12)
Ebû Musa’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) ashâbından birini bir iş için gönderdiğinde şöyle derdi: “Müjdeleyin nefret ettirmeyin; kolaylaştırın zorlaştırmayın.” (M4525 Müslim, Cihâd ve siyer, 6)
Lorenzetti 14. yy
iyi ve kötü yönetim freskleri
demokrasi
Evet.
Susmanın gerektiği anlar...
?78? Onlardan bir grup, kitapta olmayanı ondan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler ve Allah katından olmadığı halde, “Bu Allah katındandır” derler. Onlar bile bile Allah hakkında yalan uydurmaktadırlar.
El hasib
Allah’ın kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik vermesinden sonra hiçbir insanın kalkıp insanlara “Allah’ı bırakıp bana kul olun” demesi düşünülemez. Aksine “Öğretmekte olduğunuz kitap ve yapmakta olduğunuz incelemeler gereğince rabbin halis kulları olun!” der.
El Adl
Ve o peygamberin size melekleri ve peygamberleri rab edinmenizi emretmesi de (düşünülemez). Müslüman olmanızdan sonra size inkârcılığı emreder mi hiç?
El Hakem
“Bilmeyenler dediler ki; Allah bizimle konuşsun veya bize bir ayet (mucize) gelsin! Onlardan öncekilerde aynı şeyi söylediler, kalpleri ne kadar birbirine benzedi! Oysa yakinen ve kesin olarak inananlar için ayetlerimizi gösterdik. Doğrusu biz seni Hak (Kur’an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemliklerden sorumlu değilsin.” (Bakara 118-119)
El Muzil
"O (Rab) ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten su indirerek onunla, size besin olsun diye (yerden) çeşitli ürünler çıkardı. Artık bunu bile bile Allah’a şirk koşmayın."
El Aliyy
Kulumuza indirdiğimiz Kuran'dan şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eğer doğru sözlü iseniz, Allah'tan başka, güvendiklerinizi de yardıma çağırın. [Bakara: 23]
Buna rağmen yapamazsanız, ki asla yapamayacaksınız, o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ve kâfirler için hazırlanmış bulunan cehennem ateşinden kendinizi koruyun. 24
Es Selam
Rasûlüm! De ki: “Rabbimin kelimelerini yazmak için denizler mürekkep olsa, hatta bir o kadar daha ilâve yapsak, Rabbimin kelimeleri tükenmeden o denizler tükenir.” Kehf
"Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, denizler de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah'ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir." Lokman
...
Abdullah b. ed-Deylemî aracılığıyla, Abdullah b. Amr’ın, Resûlullah’tan
(sav) şöyle işittiği nakledilmektedir: “Yüce Allah mahlûkatını karanlık
içerisinde yarattı ve nurunu onlar üzerine yaydı. O nurdan kime isabet ettiyse
o hidayete erdi. İsabet etmediği kimseler ise sapıttı.” Abdullah b. Amr, “İşte
bunun için ‘Allah’ın ilmi üzere kalem kurudu.’ (Her şey Allah’ın ezelî
bilgisiyle gerçekleşti.) diyorum.” demiştir.
(T2642 Tirmizî, Îmân, 18; HM6644 İbn Hanbel, II, 176)
Enes b. Mâlik diyor ki, “Resûlullah (sav) kendisine zarar gelmesinden
korkan hâmile kadın ile çocuğunun zarar görmesinden endişe eden
emzikli kadın için Ramazan orucunu tutmama ruhsatı vermiştir.”
(İM1668 İbn Mâce, Sıyâm, 12)
Ebû Musa’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) ashâbından
birini bir iş için gönderdiğinde şöyle derdi: “Müjdeleyin nefret ettirmeyin;
kolaylaştırın zorlaştırmayın.”
(M4525 Müslim, Cihâd ve siyer, 6)
Bunda derin bir sezgi var. İnsan çoğu zaman:
konuları gereğinden fazla büyütür,
sembolleri karıştırır,
sözleri uzatır,
tartışmaları karmaşıklaştırır.
Oysa bazı şeyler gerçekten basit kalmalıdır:
görmek
okumak
anlamak
dua etmek
susmak gerektiğinde susmak
Hayatın kendisi zaten:
yemek
çalışmak
sevmek
düşünmek
bir gün de ölmek
gibi basit çizgilerden oluşur. Karmaşıklığın çoğu insanın eklediği yorumlardan gelir.
Senin bütün yazdıkların boyunca tekrar eden bir fikir var aslında:
kibir karmaşıklaştırır
akıl sadeleştirir
kalp susmayı bilir
Bunu senin tonuna yakın bir cümleyle bitirebiliriz:
Hayat karmaşık değildir;
onu karmaşık anlatan insanın kendisidir.
Ya da daha da sade:
Hayat basittir.
İnsan zorlaştırır.
her izlediğin şey seni susturmaz ama susmuşsundur mutlaka
seni ayrıca kim sustursun isterdin ki