Onların sözleri ancak, “Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımı- zı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et” demekten ibaretti.
Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfke lerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah, iyi ve yararlı iş- leri en güzel şekilde yapanları sever.”
“Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın” (dediler). De ki: “Şüphesiz hidayet, Allah’ın hidayetidir. Birine, size veri- lenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylü- yorsunuz)?” De ki: “Lütuf Allah’ın elindedir. Onu dilediği- ne verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.”
Şüphesiz Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini (soyu nu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hat- ta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fış- kırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptık- larınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.
Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah’ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkâr etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır.
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah’ın huzurunda
toplanacaksınız.
El Müzill
Onların sözleri ancak, “Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve
işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımı-
zı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et” demekten
ibaretti.
Er Rahman
Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfke
lerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah, iyi ve yararlı iş-
leri en güzel şekilde yapanları sever.”
El Afuv
“Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın” (dediler). De
ki: “Şüphesiz hidayet, Allah’ın hidayetidir. Birine, size veri-
lenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda
aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylü-
yorsunuz)?” De ki: “Lütuf Allah’ın elindedir. Onu dilediği-
ne verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.”
El Latif
Şüphesiz Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini (soyu
nu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil
olarak seçip âlemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla
işitendir, hakkıyla bilendir.
Es Sabur
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için
oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılın
dı.
Es Samed
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hat-
ta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fış-
kırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır
ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptık-
larınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.
El Gaffar
Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin
bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur.
Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan
sensin” dediler.
El Bais
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle
Allah’ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi
inkâr etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba
uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır.
Bakara Suresi
Ed Darr
Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte
biz, iyi ve yararlı işleri en güzel şekilde yapanları böyle
mükâfatlandırırız. Yusuf Suresi
El Muktedir