Şeytanın şerrinden Allah'ın tam ve mükemmel kelimelerine sığınmayı ifade eden dua: **"Eûzü bi-kelimâti'llâhi't-tâmmeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin"**dir.
"Bütün kötülüklerin kaynağı Şeytan'ın şerrinden, her türlü zehirli haşerâtın zarar vermesinden ve kötü bakışların şerrinden sizi koruması için Allâh'ın tam ve mükemmel kelimelerine sığınırım"
gokdeniztarih İstanbul halkını, İstanbul’daki cemiyetleri ve muhtelif teşekkülleri yüksek heyetinizde selamlamakla bahtiyarım.
Aziz vatandaşlarımın bana karşı olan teveccüh ve muhabbetlerinin bugünkü parlak tezahüratından çok mütehassis oldum. Canı gönülden teşekkür ederim. İstanbul’dan çıktığım günden bugüne kadar sekiz sene geçti. Hicran ve hasretle geçen dakikaların bile ne kadar uzun geldiği düşünülürse, sekiz senelik hasretin, İstanbul’un muhterem ahalisi için ruhumda ateşlediği özlemin büyüklüğü kolaylıkla takdir olunur. İki büyük cihanın buluştuğu noktada, Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeği İstanbul, bütün vatandaşların kalbinde yeri olan bir şehirdir. Bu şehir, uğursuz hadiselerle mustarip bulunduğu zamanlar, bütün vatandaşların kalblerinde kanayan yaralar açılmıştı. Kalbi yaralı olanlardan biri de bendim. Bugün görüyoruzki, geçirdiğimiz karanlık gecelerin rahminden kalplerimizi sevinçlerle dolduran nurlu seherler doğdu. Sekiz sene evvel mustarip ve ağlayan İstanbul’dan kalbim sızlayarak çıktım, uğurlayanım yoktu. Sekiz sene sonra kalbim müsterih olarak, gülen ve daha güzelleşen İstanbul’a geldim. Bütün İstanbulluların ruhuma heyecan veren sıcak ve muhabbetkâr kucağıyla karşılandım.
"Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben, milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım! Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından tanıyanlarca bu aşkım bilinir. Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın yerleşmesi ve yaşaması, mutlaka o milletin hürriyet ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır. Ben şahsen, bu saydığım özelliklere çok ehemmiyet veririm ve bu özelliklerin kendimde varlığını iddia edebilmek için milletimin de aynı özellikleri taşımasını şart ve esas bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evlâdı kalmalıyım! Bu sebeple millî bağımsızlık, bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketen menfaatleri gerektirdiği takdirde insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereğinden olan dostluk ve siyaset münasebetlerini, büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım!"
Evet
Saat 4 akşamüstü
Dolmuşta yukarda Allah var çalıyor
Mutluyuz :))
birinci sayfayı açın
youtube açın
kitabı da okuyun
ben kabul etmiyorum diğer okumaları okuma olarak
şarkı sandım hepsini de
kitap okumayı öğrenin bence
bilmiyorsanız
ben allah ın boyası diyeceğim
yolda ses kütlesi bana ebu leheb in elleri kurusun diyecek
öyle dava yok
kitabın yarısı melekse yarısı şeytan onlar da allah ile konuşuyor
bize ne
küçücük bir ders almayı kitap okumak sanmıyorum ben burada
siz her niyetimi nasıl okumak sandınız
yukarıda allah var
allah
bi susun
Şeytanın şerrinden Allah'ın tam ve mükemmel kelimelerine sığınmayı ifade eden dua: **"Eûzü bi-kelimâti'llâhi't-tâmmeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin"**dir.
"Bütün kötülüklerin kaynağı Şeytan'ın şerrinden, her türlü zehirli haşerâtın zarar vermesinden ve kötü bakışların şerrinden sizi koruması için Allâh'ın tam ve mükemmel kelimelerine sığınırım"
şeytanlardan ve onların etrafımdan olmalarından allah a sığınırım
gokdeniztarih
İstanbul halkını, İstanbul’daki cemiyetleri ve muhtelif teşekkülleri yüksek heyetinizde selamlamakla bahtiyarım.
Aziz vatandaşlarımın bana karşı olan teveccüh ve muhabbetlerinin bugünkü parlak tezahüratından çok mütehassis oldum. Canı gönülden teşekkür ederim. İstanbul’dan çıktığım günden bugüne kadar sekiz sene geçti. Hicran ve hasretle geçen dakikaların bile ne kadar uzun geldiği düşünülürse, sekiz senelik hasretin, İstanbul’un muhterem ahalisi için ruhumda ateşlediği özlemin büyüklüğü kolaylıkla takdir olunur. İki büyük cihanın buluştuğu noktada, Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeği İstanbul, bütün vatandaşların kalbinde yeri olan bir şehirdir. Bu şehir, uğursuz hadiselerle mustarip bulunduğu zamanlar, bütün vatandaşların kalblerinde kanayan yaralar açılmıştı. Kalbi yaralı olanlardan biri de bendim. Bugün görüyoruzki, geçirdiğimiz karanlık gecelerin rahminden kalplerimizi sevinçlerle dolduran nurlu seherler doğdu. Sekiz sene evvel mustarip ve ağlayan İstanbul’dan kalbim sızlayarak çıktım, uğurlayanım yoktu. Sekiz sene sonra kalbim müsterih olarak, gülen ve daha güzelleşen İstanbul’a geldim. Bütün İstanbulluların ruhuma heyecan veren sıcak ve muhabbetkâr kucağıyla karşılandım.
"Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben, milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım! Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından tanıyanlarca bu aşkım bilinir. Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın yerleşmesi ve yaşaması, mutlaka o milletin hürriyet ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır. Ben şahsen, bu saydığım özelliklere çok ehemmiyet veririm ve bu özelliklerin kendimde varlığını iddia edebilmek için milletimin de aynı özellikleri taşımasını şart ve esas bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evlâdı kalmalıyım! Bu sebeple millî bağımsızlık, bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketen menfaatleri gerektirdiği takdirde insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereğinden olan dostluk ve siyaset münasebetlerini, büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım!"
Git dağda bi ev bul diye de
arıya dedi :))
Ha ha ha ha !
Yani Allah boyasını kafamdan aşağı dökseydi,
"bu senin resmin" demezdi
aklımda kendi adı da olurdu
zikrettikçe de bana "papağan" demezdi !
bu yani
iskelet dedim
iskelet gördüm
nur dedim
film izledim
yani bu resim gibi :)