-------Son zamanlara da bir orta çağ hastalığı aldı başını gidiyor. Her eli kalem tutan Milletin başına Felsefeci kesildi. Daha kendi Ana-Atasını tanımayan, Mensubu olduğu Dini tanımayan, Cahiliye devrinde bilgelik kavramlarıyla ön plana çıkan, meditasyon saçma- lığını millete Din diye yutturan Budizm ve Hinduzim-i besleyen ZEN Felsefesini yeniden hortlatmaya uğraşıyorlar. Bunu da en çok Atatürk ilke ve inkılaplarına ters düşen Hilafet düşkünleri Haşhaşi sülbüne selam duran yobazlar güncellemektedirler. -------Ulusal Millet olarak, bu Hak-hakikat yoksunlarına fırsat vermemeliyiz. Bu zavallılar korkarım 15 Temmuz da Meclis-i Ayan'a top-tüfekle saldıran hainlerin devamı ve türemesidir. Yaradan Ulusal Devletimize güç-kudret versin... -------OZAN ÇAKIROĞLU------
--------KISIR DÖNGÜ------- -----Kısır döngü, sinirsel zafiyeti olan kişilerde aşağılık kompleksi olarak baş göstermektedir. Kendilerini çaresiz, aciz ve yetersiz oldukları anlaşılmasın diye kendilerine bir gölgelasyon icat ederler. Devamlı başkalarından ROL çalarlar. Mürşid-i Arif kimliğine bürünürler. Başkalarına ait olan özlü sözleri telaffuz etmeyi bir marifet sayarlar. -----Kısır döngü, genellikle çocukluğun da Periferik rahatsızlığı geçirmiş kişilerde baş göstermektedir. Kendisinin sergilediği edep ve terbiye dışı davranışları başkalarına ithafen bühtani Lehçe-i dil ile eyleme dönüştü- rürler. Bu tarz mevcudiyetler Karga'dan başka kuş, kendisinden başka da Baş tanımazlar. Toplumsal, Siyasal, Sosyal ve kültürel meselelere karşı duyarsız ve yetersizlerdir. ------Kısır Döngü içerisinde kalan bireyler asla kominal yaşayamazlar. Kendisine dost-arkadaş seçerken zayıf karakterli bireyleri tercih ederler. Yani ergenler gibi KANKA-cılık oynamaya devam ederler. Kuyruklarına basıldığında basiret-i hülyaları bir Medcezire dönüşür. Bu ümitsiz vaka- larla medeni bir insan gibi konuşup-tartışamasın. Ancak ve ancak bu zat-ı muhteremlere peki-peki değince adeta bir Kuzuya dönüşürler... --------OZAN ÇAKIROĞLU--------
--------Savaşları bir çok nedene bağlayan Tarihçiler var. Amma ve lakin hiç biride bir nokta da hem fikir olamıyorlar. Aşırı Nüfus artışına, Siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelere bağlayan Felsefecilerimiz var. Doğru bir tespit olduğuna inanan var, inanmayan vardır. --------Peki...Ademle-Havva'nın zamanın da bu sayılan nedenlerin hiç biri yoktu. İlk Kin-kibir ve nefret savaşını Ademin Oğulları başlattı. Duygusal şehvetine yenik düşen Kabil Habil'i öldürmedi mi.??? --------Bazen bir başkasına kızdığımız da her hangi bir Hayvana benzetiriz. İyi de ben hiç biri-birine tecavuz eden hayvan görmedim. Sene de bir gönül rızasıyla çiftleşirler. Bizim gibi az gelişmiş Ülkeler de Kadına, dula, geline, kıza hatta sübyan'a neler yapıl- maktadır. Tezavuz eylemi suç olmaktan kaldırıldı. Tekrar Dini nikâh ön plana çıkarıldı. Üç Hatunu olan Vekillerimiz var. Onlar mi savunacak Kadın haklarını. Altı yaş sübyan kız çocukları Keşişlere peşkeş çekilmedi mi.? Bence Dini nikâhla evlilik bir tezavuz eylemidir. Eskiden yok şöyleymiş-yok böylemiş. Orta Çağ karanlığın da yapılacak başka bir çözüm olmadığından dolayı örfü gelenekler ön plana çıkarılmıştır. Hepsi budur. Ya da O, zamanlar da Mustafa Kemaller mi vardı.? --------Her gün Gökten Yağmur yerine zamlar yağmaktadır. Kira ve benzeri nedenler- den dolayı boşanmalar, hatta intihar eylemleri baş gösterdi bu bir Filistin olaylarının başka bir versiyonu değil mi. Depremler de, Zelzele-i afat ve tufanlarda yaşananlar bir Filistin olaylarının bir benzeri değilmidir? Sayın Filozof Sosyolog...VESSELAM. ------OZAN ÇAKIROĞLU----
------UHREVİ ve RUHANİ konularda Edebi bir yetkinliğim yoktur. Ancak bir Ümmeti Muhammed vatandaş olarak, Bende Sayın Bayram gibi düşünmekteyim...VESSELAM.
------Ben, Ozan Çakıroğlu, her zaman ve yerde kendi yağımda kavruldum. Örnek aldığım veya etkilendiğim Devlet Adamları, Parti Liderleri. Liseli yıllarımda bazı Öğretmenlerim, Emekli Olduğum kurumda bazı Amirler, Özellikle yazar ve Ozanlar Camiasında, Başta Romancı Yaşar KEMAL ve Fakir BAYKURT olmak üzere bir çok yazardan Fikir bazında elbette ki esinlenmişimdir. Ozanlardan başta Pir Sultan ABDAL olmak üzere, Aşık Şenlik, Aşık Veysel, Mahsuni Şerif, Arif Sağ ve Merhum öz ağabeyim olan Halk Ozanı Aşık Remzi COŞARI dan feyzler almışım. Zaten 14 yaşımdan beri Şiir Yazmama Ağabeyim vesile olmuştur. -------Tekaüt oluncaya kadar Antolojide yazmıyordum. Roman bazında Şiirle harmanlı bir kaç Kitap deneyimlerim oldu. Ancak Siyasi kargaşadan dolayı yol arkadaşım sevgili Eşim yayınlanmasına izin vermedi. İyi de yapmış... Antoloji Com da çok kelli-felli İnsanlar tanıdım. Anladım ki Ülkemizde Anadolu örfü kültürümüzden ve Ulusal değer yargılarımızdan eser kalmamış. Memleket Toplumu Siyasal, Bilimsel, Kültürel ve sosyal alanda oldukça erozyona uğramış ve kuralsız-mizansız nesil töremiş. -------Şimdi bazı Şairlerce örnek gösterilen ve Yazdığı Kitaplar Memleket Sathında kabul görmüş Anadolu'nun bağrından kopmuş Zat-ı muhterem Şükrü Erbaş'ın Şiirinden alıntılar düşeceğim.
Kocaman bir Çocuğu Öpüyorsun Uzanıp dudağımda ki tıtremeyi öpüyosun Sen ben de neleri öpüyorsun bir bilsen. . Bir Çocuğun düşlerine inen tokat-ı öpüyorsun Uzun gecelerin solgun, gövdesini öpüyorsun Yıldızlarla yedi renk Gökyüzünü öpüyorsun... Diye Şiir mısraları devam ediyor. . Eğer ki eğitim seviyeleri yüksek kişilerce bu ve buna benzer Şiirler kabul görüyorsa, ben ve benim gibi düşünen, gören ve algılayan Şairlerin çırpı- nışları beyhudedir. VESSELAM-----ÇAKIROĞLU.
Bu Gün Bursa da aşırı Lodos vardır. Mavinin izi kalmadı. İnşallah Havanın hırçınlığı geçerde, iki Mavi Kanka (Gök'le Deniz) maviş-maviş bir haleye dönüşürler...Yaradan ne etmeye Kadir değil ki...
HÜRRİYET BENDİNİ YIKARDA GİDER Arif Olan Muhabbeti, Hal Eyler Aşkına Dağları Turap Yol Eyler Lilyumu da Nektar eyler, Bal eyler Gönülden-gönüle akar da gider. ----------------------------------------- Dağları süsleyen borandır-kardır Gönüller ıraksa, hasreti zordur Kankanın Ateşi, Yürekte kordur Tamu Harı gibi, yakar da gider. ----------------------------------------- Güzelin Cilvesi, Yiğide Faktır Merhamet arama, vicdanı yoktur Vuslata ermeden, arzusu çoktur Bağına Acıyı, Eker de Gider. ---------------------------------------- Her güzele kanma, Tarında durmaz Mürşid-i Kâmil'den, Öğütler almaz Barış Pınarından, Testini Dolmaz Aşkın Şarabını, İçer de Gider. ----------------------------------------- Der Vezir uslanmaz Akli ziyanlar Hilafet Gözeten, Fikri Ayanlar Batıla Özenen Beyler-Bayanlar Özgürlük Bendini yıkar da gider... ------------------------------------------ ------OZAN ÇAKIROĞLU-----
-------İslam Dini en çok Osmanlı zamanında istismar edilmiştir. Özelikle Yavuz Sultan Selim döneminde. 1524 yılın da Çaldıran savaşı sonucunda Alevi kökenli Vatandaşlara yönelik adeta bir kıyım başlatılmıştır. Soruyorum, Alevi toplumu Yüce Yaradanın kulu değilmidir. İslam Dini bize bunu emrediyor. -------Hünkâr'lar Anadolu Halkına benim kullarım derlerdi. Ademoğlu Allah'tan başka hiç bir kimseye kul olamaz. Kuran da böyle demiyor mu? Osmanlı da Kadının Adı yoktu. Nüfustan bile sayılmıyordu. Kadınların her biri köle İSAURA muamelesi görüyordu. Erkek Vatandaşlar ise her biri KUNTA-KİNTE^ye dönüştürülmüştü. Bir Soy-adı kanunu çıkaramadı. Resmi nikâhı zorunlu kılamadı. Hürrem Sultanın dışında bütün Padişahların eşleri nikâhsız ve yabancıydı. Hürrem sultan nikâhla- nınca Osmanlı vatandaşı sayıldı. --------Daha da vahimi, Valide Sultanlar Oğulcuklarına gecelik cariye seçerken, Saray Hamamın da, gencecik taze masum Kızları bir Çikita Muz gibi, alenen soyarak orasını-burasını milimleyerek seçtikten sonra öyle sunum yapıyorlardı. Bu kayde-usül hangi Din ve Mezhepte vardır. Kuran-ı-kerim İnsanlar için inmiştir. Osmanlı Padişahların kirli amellerine göre değil. Siyasal, Ekonomik ve Kültürel boyutunu hiç anlatmaya gerek yok. 1789 Fransa Burjuva Devriminden sonra Osmanlı tamamen paniklemiştir. Ve 1876 birinci Meşrutiyete kadar hep arafta kalmıştır. --------Dağılmış, bölünmüş, parçalanmıiş ve teslimiyet Bayrağını çekmiş bir Osmanlıyı Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK uzun hizmet ve Muharebeler sonucunda Misak-i Milli sınırları içerisinde bir bağımsız ve Ulusal Türkiye Cumhuriyetini kurmuştur. Laiklik ilkesiyle Din ve Devlet işlerini biri-birinden ayırarak Din ve Mezhebe en büyük hizmeti yapmıştır. Anadolu Halkı Kula kulluktan kurtarılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı yapılmıştır. İslamiyete en büyü hizmet budur. Türk Vatandaşları Atatürk sayesinde fikri hür, İrfani hür Vicdani hür ve Dini-Mezhebi hür olmuşlardır. Bundan daha büyük ve daha adil nasıl olunabilir ki. --------Bazı mütedeyyinler derler ya Cennet-e ilk falan-filan girecek nerden bili- yorlarsa? Bende diyorum ki Cennet-e ilk girceklerden bir Mustafa Kemal'dir. Bu gün yaşıyor olsaydı Din bu kadar siyasallaşmazdı. Camii şerifler de Siyasi nutuklar çekilmezdi. Hilafet Tarikçiler bu kadar güçlenip zıvanadan çıkamaz- lardı. 15 Temmuz da bunca masum Vatandaşlar ölmezlerdi. --------Zaten 2016--15 Temmuz hareketinde o, Çember Sakallılar, Şalvar Cübbe- liler, Eli Asalılar, Püskül Fesliler ve o, zebani kılıklı kara sesliler Kıçlarına tekmeyi yemeselerdi vay Memleketin haline. Allah Ulusal Devletimize Zeval vermesin. -------Ben buraya bu kadar ayrıntılı yazmayı düşünmüyordum. Ançak geçen gün Ata Kızı ünvanlı Şahısın serzenişi ve benden önce yazan Sayın Nurgül Kılavuz'un tafsilatlı yazsı beni oldukça etkiledi ve bende naçizane bir şetler yazdım. Şimdi ben derim ki bu köşe kültürel paylaşımlar sitesi olsun. Öyle aciz ve çaresiz kişiler gibi sorumsuz davranmayalım. Beyanlarımı anlayarak okuyan her kese sevgi ve saygılarımı sunarım...
------Antoloji-com, Cümle Yazar ve Şairlere velinimettir. Amma ve lakin anlayan ve kendini bilenlere. Hem kim neyi ve nasıl yazıyor, hem de yazdığın Şiirler kabul görüyor mu. Topluma hitap edebilme ve Aktüel konulara hakim olma açısından bulunmaz bir nimettir. -------Ancak kuralsız, mizansız değil de, anlaşılr Lehçe-i Dil ile yazmak ve başkalarını incitmeden, üzmeden derdini ya da gördüğünü edebi bir şekil de Şiirin her türlüsünü dile getirmektir diye düşünüyorum, -------Şimdi ben buraya Atışma tarzında ve irticalen bir şiir örneği hicvedeceğim. Umarım okurlar beğenirler...VESSELAM. . KENDİ BAHÇEM DE TOZAR GİDERİM Usta bir Ozanım, diyemem lakin Arif Meclisin de, oluram Sakin Tarikat sülbüne, olmadım yakın Yobazın üstünü, çizer giderim. --------------------------------------- Bazı Dostlarımı, Darda sınadım Kuralsız Uçanı, Yerdim-Kınadım Niyetim Barıştır, Yoktur İnadım Hasmımı Meydana, çeker giderim. ----------------------------------------- Nasihat Eylesem, tutmuyor ayar Sarmaşık otunu, Gül diye sayar Kavim-Kardaşını, Söz ile döver Gönlüne Acıyı, Eker Giderim. ----------------------------------------- Isırgan Otudur, Sözü-Kelamı Bin kusur Kitapla söyler yalanı Kırk günde dolanmış devri-alemi Hariçten gazeli, bozar giderim. ---------------------------------------- Kendini Huriye, Benzetir durur Çuvaldız İğneye, Eyledi gurur Hasmına acımaz, yürekten vurur Hakkı-Hakikatı, Yazar Giderim. ---------------------------------------- Çakıroğlu ne Söyleyem, ne diyem Anlayana Sözüm, Olsun Hediyem Bağlamamdır benim, Yaren-şadiyem Ben Kendi Bağım da, tozar giderim... ------------------------------------------- ---------OZAN ÇAKIROĞLU-------
-------Son zamanlara da bir orta çağ hastalığı aldı başını gidiyor.
Her eli kalem tutan Milletin başına Felsefeci kesildi. Daha kendi
Ana-Atasını tanımayan, Mensubu olduğu Dini tanımayan, Cahiliye
devrinde bilgelik kavramlarıyla ön plana çıkan, meditasyon saçma-
lığını millete Din diye yutturan Budizm ve Hinduzim-i besleyen
ZEN Felsefesini yeniden hortlatmaya uğraşıyorlar. Bunu da en
çok Atatürk ilke ve inkılaplarına ters düşen Hilafet düşkünleri
Haşhaşi sülbüne selam duran yobazlar güncellemektedirler.
-------Ulusal Millet olarak, bu Hak-hakikat yoksunlarına fırsat
vermemeliyiz. Bu zavallılar korkarım 15 Temmuz da Meclis-i
Ayan'a top-tüfekle saldıran hainlerin devamı ve türemesidir.
Yaradan Ulusal Devletimize güç-kudret versin...
-------OZAN ÇAKIROĞLU------
--------KISIR DÖNGÜ-------
-----Kısır döngü, sinirsel zafiyeti olan kişilerde aşağılık kompleksi olarak baş
göstermektedir. Kendilerini çaresiz, aciz ve yetersiz oldukları anlaşılmasın
diye kendilerine bir gölgelasyon icat ederler. Devamlı başkalarından ROL
çalarlar. Mürşid-i Arif kimliğine bürünürler. Başkalarına ait olan özlü sözleri
telaffuz etmeyi bir marifet sayarlar.
-----Kısır döngü, genellikle çocukluğun da Periferik rahatsızlığı geçirmiş
kişilerde baş göstermektedir. Kendisinin sergilediği edep ve terbiye dışı
davranışları başkalarına ithafen bühtani Lehçe-i dil ile eyleme dönüştü-
rürler. Bu tarz mevcudiyetler Karga'dan başka kuş, kendisinden başka da
Baş tanımazlar. Toplumsal, Siyasal, Sosyal ve kültürel meselelere karşı
duyarsız ve yetersizlerdir.
------Kısır Döngü içerisinde kalan bireyler asla kominal yaşayamazlar.
Kendisine dost-arkadaş seçerken zayıf karakterli bireyleri tercih ederler.
Yani ergenler gibi KANKA-cılık oynamaya devam ederler. Kuyruklarına
basıldığında basiret-i hülyaları bir Medcezire dönüşür. Bu ümitsiz vaka-
larla medeni bir insan gibi konuşup-tartışamasın. Ancak ve ancak bu
zat-ı muhteremlere peki-peki değince adeta bir Kuzuya dönüşürler...
--------OZAN ÇAKIROĞLU--------
--------Savaşları bir çok nedene bağlayan Tarihçiler var. Amma ve lakin hiç biride bir
nokta da hem fikir olamıyorlar. Aşırı Nüfus artışına, Siyasal, ekonomik, sosyal ve
kültürel gelişmelere bağlayan Felsefecilerimiz var. Doğru bir tespit olduğuna inanan
var, inanmayan vardır.
--------Peki...Ademle-Havva'nın zamanın da bu sayılan nedenlerin hiç biri yoktu. İlk
Kin-kibir ve nefret savaşını Ademin Oğulları başlattı. Duygusal şehvetine yenik düşen
Kabil Habil'i öldürmedi mi.???
--------Bazen bir başkasına kızdığımız da her hangi bir Hayvana benzetiriz. İyi de ben
hiç biri-birine tecavuz eden hayvan görmedim. Sene de bir gönül rızasıyla çiftleşirler.
Bizim gibi az gelişmiş Ülkeler de Kadına, dula, geline, kıza hatta sübyan'a neler yapıl-
maktadır. Tezavuz eylemi suç olmaktan kaldırıldı. Tekrar Dini nikâh ön plana çıkarıldı.
Üç Hatunu olan Vekillerimiz var. Onlar mi savunacak Kadın haklarını. Altı yaş sübyan
kız çocukları Keşişlere peşkeş çekilmedi mi.? Bence Dini nikâhla evlilik bir tezavuz
eylemidir. Eskiden yok şöyleymiş-yok böylemiş. Orta Çağ karanlığın da yapılacak
başka bir çözüm olmadığından dolayı örfü gelenekler ön plana çıkarılmıştır. Hepsi
budur. Ya da O, zamanlar da Mustafa Kemaller mi vardı.?
--------Her gün Gökten Yağmur yerine zamlar yağmaktadır. Kira ve benzeri nedenler-
den dolayı boşanmalar, hatta intihar eylemleri baş gösterdi bu bir Filistin olaylarının
başka bir versiyonu değil mi. Depremler de, Zelzele-i afat ve tufanlarda yaşananlar
bir Filistin olaylarının bir benzeri değilmidir? Sayın Filozof Sosyolog...VESSELAM.
------OZAN ÇAKIROĞLU----
------UHREVİ ve RUHANİ konularda Edebi bir yetkinliğim yoktur.
Ancak bir Ümmeti Muhammed vatandaş olarak, Bende Sayın Bayram
gibi düşünmekteyim...VESSELAM.
------Ben, Ozan Çakıroğlu, her zaman ve yerde kendi yağımda kavruldum.
Örnek aldığım veya etkilendiğim Devlet Adamları, Parti Liderleri. Liseli
yıllarımda bazı Öğretmenlerim, Emekli Olduğum kurumda bazı Amirler,
Özellikle yazar ve Ozanlar Camiasında, Başta Romancı Yaşar KEMAL ve
Fakir BAYKURT olmak üzere bir çok yazardan Fikir bazında elbette ki
esinlenmişimdir. Ozanlardan başta Pir Sultan ABDAL olmak üzere, Aşık
Şenlik, Aşık Veysel, Mahsuni Şerif, Arif Sağ ve Merhum öz ağabeyim olan
Halk Ozanı Aşık Remzi COŞARI dan feyzler almışım. Zaten 14 yaşımdan
beri Şiir Yazmama Ağabeyim vesile olmuştur.
-------Tekaüt oluncaya kadar Antolojide yazmıyordum. Roman bazında Şiirle
harmanlı bir kaç Kitap deneyimlerim oldu. Ancak Siyasi kargaşadan dolayı
yol arkadaşım sevgili Eşim yayınlanmasına izin vermedi. İyi de yapmış...
Antoloji Com da çok kelli-felli İnsanlar tanıdım. Anladım ki Ülkemizde
Anadolu örfü kültürümüzden ve Ulusal değer yargılarımızdan eser kalmamış.
Memleket Toplumu Siyasal, Bilimsel, Kültürel ve sosyal alanda oldukça
erozyona uğramış ve kuralsız-mizansız nesil töremiş.
-------Şimdi bazı Şairlerce örnek gösterilen ve Yazdığı Kitaplar Memleket
Sathında kabul görmüş Anadolu'nun bağrından kopmuş Zat-ı muhterem
Şükrü Erbaş'ın Şiirinden alıntılar düşeceğim.
Kocaman bir Çocuğu Öpüyorsun
Uzanıp dudağımda ki tıtremeyi öpüyosun
Sen ben de neleri öpüyorsun bir bilsen.
.
Bir Çocuğun düşlerine inen tokat-ı öpüyorsun
Uzun gecelerin solgun, gövdesini öpüyorsun
Yıldızlarla yedi renk Gökyüzünü öpüyorsun... Diye Şiir mısraları devam ediyor.
.
Eğer ki eğitim seviyeleri yüksek kişilerce bu ve buna benzer Şiirler kabul
görüyorsa, ben ve benim gibi düşünen, gören ve algılayan Şairlerin çırpı-
nışları beyhudedir. VESSELAM-----ÇAKIROĞLU.
Bu Gün Bursa da aşırı Lodos vardır. Mavinin izi kalmadı. İnşallah
Havanın hırçınlığı geçerde, iki Mavi Kanka (Gök'le Deniz) maviş-maviş
bir haleye dönüşürler...Yaradan ne etmeye Kadir değil ki...
HÜRRİYET BENDİNİ YIKARDA GİDER
Arif Olan Muhabbeti, Hal Eyler
Aşkına Dağları Turap Yol Eyler
Lilyumu da Nektar eyler, Bal eyler
Gönülden-gönüle akar da gider.
-----------------------------------------
Dağları süsleyen borandır-kardır
Gönüller ıraksa, hasreti zordur
Kankanın Ateşi, Yürekte kordur
Tamu Harı gibi, yakar da gider.
-----------------------------------------
Güzelin Cilvesi, Yiğide Faktır
Merhamet arama, vicdanı yoktur
Vuslata ermeden, arzusu çoktur
Bağına Acıyı, Eker de Gider.
----------------------------------------
Her güzele kanma, Tarında durmaz
Mürşid-i Kâmil'den, Öğütler almaz
Barış Pınarından, Testini Dolmaz
Aşkın Şarabını, İçer de Gider.
-----------------------------------------
Der Vezir uslanmaz Akli ziyanlar
Hilafet Gözeten, Fikri Ayanlar
Batıla Özenen Beyler-Bayanlar
Özgürlük Bendini yıkar da gider...
------------------------------------------
------OZAN ÇAKIROĞLU-----
-------İslam Dini en çok Osmanlı zamanında istismar edilmiştir. Özelikle Yavuz
Sultan Selim döneminde. 1524 yılın da Çaldıran savaşı sonucunda Alevi kökenli
Vatandaşlara yönelik adeta bir kıyım başlatılmıştır. Soruyorum, Alevi toplumu
Yüce Yaradanın kulu değilmidir. İslam Dini bize bunu emrediyor.
-------Hünkâr'lar Anadolu Halkına benim kullarım derlerdi. Ademoğlu Allah'tan
başka hiç bir kimseye kul olamaz. Kuran da böyle demiyor mu? Osmanlı da Kadının
Adı yoktu. Nüfustan bile sayılmıyordu. Kadınların her biri köle İSAURA muamelesi
görüyordu. Erkek Vatandaşlar ise her biri KUNTA-KİNTE^ye dönüştürülmüştü.
Bir Soy-adı kanunu çıkaramadı. Resmi nikâhı zorunlu kılamadı. Hürrem Sultanın
dışında bütün Padişahların eşleri nikâhsız ve yabancıydı. Hürrem sultan nikâhla-
nınca Osmanlı vatandaşı sayıldı.
--------Daha da vahimi, Valide Sultanlar Oğulcuklarına gecelik cariye seçerken,
Saray Hamamın da, gencecik taze masum Kızları bir Çikita Muz gibi, alenen
soyarak orasını-burasını milimleyerek seçtikten sonra öyle sunum yapıyorlardı.
Bu kayde-usül hangi Din ve Mezhepte vardır. Kuran-ı-kerim İnsanlar için inmiştir.
Osmanlı Padişahların kirli amellerine göre değil. Siyasal, Ekonomik ve Kültürel
boyutunu hiç anlatmaya gerek yok. 1789 Fransa Burjuva Devriminden sonra
Osmanlı tamamen paniklemiştir. Ve 1876 birinci Meşrutiyete kadar hep arafta
kalmıştır.
--------Dağılmış, bölünmüş, parçalanmıiş ve teslimiyet Bayrağını çekmiş bir
Osmanlıyı Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK uzun hizmet ve Muharebeler
sonucunda Misak-i Milli sınırları içerisinde bir bağımsız ve Ulusal Türkiye
Cumhuriyetini kurmuştur. Laiklik ilkesiyle Din ve Devlet işlerini biri-birinden
ayırarak Din ve Mezhebe en büyük hizmeti yapmıştır. Anadolu Halkı Kula
kulluktan kurtarılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı yapılmıştır. İslamiyete
en büyü hizmet budur. Türk Vatandaşları Atatürk sayesinde fikri hür, İrfani hür
Vicdani hür ve Dini-Mezhebi hür olmuşlardır. Bundan daha büyük ve daha
adil nasıl olunabilir ki.
--------Bazı mütedeyyinler derler ya Cennet-e ilk falan-filan girecek nerden bili-
yorlarsa? Bende diyorum ki Cennet-e ilk girceklerden bir Mustafa Kemal'dir.
Bu gün yaşıyor olsaydı Din bu kadar siyasallaşmazdı. Camii şerifler de Siyasi
nutuklar çekilmezdi. Hilafet Tarikçiler bu kadar güçlenip zıvanadan çıkamaz-
lardı. 15 Temmuz da bunca masum Vatandaşlar ölmezlerdi.
--------Zaten 2016--15 Temmuz hareketinde o, Çember Sakallılar, Şalvar Cübbe-
liler, Eli Asalılar, Püskül Fesliler ve o, zebani kılıklı kara sesliler Kıçlarına tekmeyi
yemeselerdi vay Memleketin haline. Allah Ulusal Devletimize Zeval vermesin.
-------Ben buraya bu kadar ayrıntılı yazmayı düşünmüyordum. Ançak geçen gün
Ata Kızı ünvanlı Şahısın serzenişi ve benden önce yazan Sayın Nurgül Kılavuz'un
tafsilatlı yazsı beni oldukça etkiledi ve bende naçizane bir şetler yazdım. Şimdi
ben derim ki bu köşe kültürel paylaşımlar sitesi olsun. Öyle aciz ve çaresiz kişiler
gibi sorumsuz davranmayalım. Beyanlarımı anlayarak okuyan her kese sevgi ve
saygılarımı sunarım...
------Antoloji-com, Cümle Yazar ve Şairlere velinimettir. Amma ve lakin
anlayan ve kendini bilenlere. Hem kim neyi ve nasıl yazıyor, hem de
yazdığın Şiirler kabul görüyor mu. Topluma hitap edebilme ve Aktüel
konulara hakim olma açısından bulunmaz bir nimettir.
-------Ancak kuralsız, mizansız değil de, anlaşılr Lehçe-i Dil ile yazmak
ve başkalarını incitmeden, üzmeden derdini ya da gördüğünü edebi bir
şekil de Şiirin her türlüsünü dile getirmektir diye düşünüyorum,
-------Şimdi ben buraya Atışma tarzında ve irticalen bir şiir örneği
hicvedeceğim. Umarım okurlar beğenirler...VESSELAM.
.
KENDİ BAHÇEM DE TOZAR GİDERİM
Usta bir Ozanım, diyemem lakin
Arif Meclisin de, oluram Sakin
Tarikat sülbüne, olmadım yakın
Yobazın üstünü, çizer giderim.
---------------------------------------
Bazı Dostlarımı, Darda sınadım
Kuralsız Uçanı, Yerdim-Kınadım
Niyetim Barıştır, Yoktur İnadım
Hasmımı Meydana, çeker giderim.
-----------------------------------------
Nasihat Eylesem, tutmuyor ayar
Sarmaşık otunu, Gül diye sayar
Kavim-Kardaşını, Söz ile döver
Gönlüne Acıyı, Eker Giderim.
-----------------------------------------
Isırgan Otudur, Sözü-Kelamı
Bin kusur Kitapla söyler yalanı
Kırk günde dolanmış devri-alemi
Hariçten gazeli, bozar giderim.
----------------------------------------
Kendini Huriye, Benzetir durur
Çuvaldız İğneye, Eyledi gurur
Hasmına acımaz, yürekten vurur
Hakkı-Hakikatı, Yazar Giderim.
----------------------------------------
Çakıroğlu ne Söyleyem, ne diyem
Anlayana Sözüm, Olsun Hediyem
Bağlamamdır benim, Yaren-şadiyem
Ben Kendi Bağım da, tozar giderim...
-------------------------------------------
---------OZAN ÇAKIROĞLU-------
-------ANADOLU MEDNİYETİN DE ÇOK GÜZEL, VURGULU ve TARİHSEL
DEVİNİMİ OLAN ÖZLÜ SÖZLER VARDIR.
-------Bunlardan bazılarını buraya yazmak zorunluluğunu hissettim.
-------Bülbülün çektiği Dilinin belasıdır.....
-------Akıl boy-pos güzellikte değil, Baştadır?
-------Sırrını söylersen Dostuna, oda söyler dostuna...
-------Ayağını Yorganına göre uzat?
-------Keskin Sirke Küpüne zarar?
-------Dilini okuduğun Kitaba göre değil, Aklına göre uzat?
-------Hedefsiz Gemiye hiç bir Rüzgâr yardım edemez...
-------Dilini Hapseden, Sözlerinin esiri olmaz.
-------Darıldığın Ormanın odununu yakma.?
-------Aşk bir turşu suyudur, içmesin ağzın sulanır, içersin miden bulanır..
-------Akılsız Baş, serine getirir taş...
-------Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.....Bu sözü ben çok severim.?
-------Yukarıya yazdığım özlü sözler genelde Örfü kültür bazın da şekil bulmuştur.
Öğle 1400 Kitap okumakla Kâmil olunmuyor. Ayrıca yabancı kültürü Anadolu da
güncellemek Deveye hendek atlatmaktan daha da zordur. Öğle İngiliz Ateistlerin
(Zırtapozların) Değimlerini şer düşmek hiç doğru bir davranış değildir.
-------Daha önce de yazmıştım kim-kime göre cahildir. Aşık Veysel--K....kılıklı
Tarkan'a göre mi cahildir. Aşık ŞENLİK Ummi'ydi Popçu Ajdara göre mi cahildir.
Pir Sultan Abdal--Ekranlar da haber sunarken kıvıran ve sonunda kovulan
Dekolte uzmanına göre mi cahildir. Daha nice-nice örnekler verebilirim. Ancak
ne sayfa ne de zaman yeter....VESSELAM