-------Ben genel de meselelere Materyalist Felsefi açıdan bakıyorum. Aşağıda ki yorumunuza tamamen katılıyorum. Müstenit yazıma İrşat olduğunuz için teşekkürlerimi arz ederim. Eyvallah. -------Daha önceden de belirtmiştim, Zat-i Aliniz meseleleri bir Mürşit ferasetiyle ele aldığınızı beyan etmiştim. Peki, Saygı değer Kardeşim, AKIL ve VİCDAN konulu nesir ve Şiirime vesile olan Cesur yüreğin kim olduğunu anlayabildiniz mi? SAYGILARIMLA
------O, Zaman bütün Peygamberlikler, Fetihler, Keşifler, İşgaller. Savaşlar, Bütün melanet-i afatlar, Zelzele-i Depremler Fıtrat-ı kader ve nasip-kısmet işidir. Değiştirilemez ve yönlendirilemez. Yani boşuna mı cebelleşiyoruz...
--------AKIL ve VİCDAN-----VİCDAN ve AKIL------ ------İnsanlığın en büyük ve kıymetli kazanımı eleştirel Akıldır. Ahlak aklın ve vicdanın ortak sonucudur. Vicdansız Akıl doğru ve müspet ahlaka ulaşamaz. Akıl edindiği doğru bilgileri vicdani muhakemeyle nefsine kabul ettirir. Akıl ve vicdan bilimle harman- lanıp medeni bir ahlakla sübuta erer... -------Toplumsal hayatta bireylerde oluşan egolar, şehvetli arzular, limitsiz istekler ve her türlü bağımlılıktan kaynaklanan şiddet ve melanetler ancak, akıl, vicdan ve ahlak üçgeniyle medeniyete dönüştürülür... -------Mustafa Kemal Atatürk'ün Fikri hür, Vicdani hür, irfani hür bir nesil yetiştiriniz sözünün büyüklüğü de buradan gelmektedir. Ben de derim ki bu felsefi üçlüye bir de Dini ve mezhebi hür kuralı eklendiğinde Toplumsal barışın daha kolay inşa edile- ceği ve bir çok çelişkinin de ortadan kalkacağı inancındayım. . Ben de vicdan ve akıl konulu bir şiir yazdım. Okurlara arzımdır... . BİLİMİN KAYNAĞI AKILDIR AKIL Akıl Mürşide Kılavuzdur-Kozdur Muhabbet dostluğa şerbettir-hazdır Vicdanlı Gönül de, Kin-kibir azdır Edebin Kaynağı Akıldır-Akıl. --------------------------------------- Vicdansız yürekte acıma olmaz Cehalet Mürşitten öğütler almaz Akılsız Beyinler, menzile varmaz Bilimin kaynağı Akıldır-Akıl. --------------------------------------- Merhametsiz akıl ne işe yarar Vicdansız gönüller iblise kanar Güdülü cehalet, Topluma zarar Mantığın kaynağı Akıldır-Akıl. ----------------------------------------- Kiminin Beyni Kof, Nato'dur Kafa Kiminde Akıl Yok, Nefsin de Sefa Kiminde Huzur Yok, Çekiyor Cefa Sevginin Kaynağı, Akıldır- Akıl. ------------------------------------------ Bazısı Ölünün, Ruhuna Muhtaç Bazısı Ceddinin Huyuna Muhtaç Bazısı Falcının, Suyuna Muhtaç Basiret Durağı Akıldır-Akıl. ------------------------------------------ Der Vezir cin başkadır şeytan başka Kültürün Kıymeti, Bilinse Keşke Bilimdir Kâşifi, Götüren Arşa Vuslatın Kaynağı Akıldır-Akıl... ------------------------------------------ ------OZAN ÇAKIROĞLU------ . Bu irticalen yazmış olduğum Destana vesile olan, hırçın mizaçlı, gönlü fırtınalı ve cesur yürekli Şahsiyete gönülden teşekkür ederim. Ozanlar gördüğünü algılar, irdeler, gözerler ve anlaşılır bir Lehçe-i dil ile okurlara arz ederler...Ehhh Çakıroğlu da öğle yaptı??? . Not. Gözer'i farklı yorumlayanlar olmuş. GÖZER: Bilim ve gönül eleği diye telafuz edilir Halk Ozanlarca...
-------MİZAÇ ve KARAKTER------- ----Karakter, kişiye ya da kişilere özgü davranışların bütünüdür. ----Karakter, bireyin bedensel duygusal ve zihinsel değer yargıların tümüdür. Mizaç ve karakter, ana kucağında semrilir ergenlikle beraber filizleşir, çevresel etkinliklerle demlenir, ulusal kültürle beslenir tabiat olaylarıyla şekillenir, sevgi, şefkat ve barış üçlüsüyle sosyalleşir. ----Bugün siteleri gezdiğimde oldukça yavan, kıt ve egolu yazılar okudum ayrıca şiir sitelerini gezinirken Türk ulusal vatandaşı olan sayın Hatice Olkuner'in şiirlerine göz gezdirdim. Hatice hanımefendiden izinsiz de olsa bir gönül şiirini buraya düş- mek istedim. Umarım kendileri bu tavrımı hoş görürler. . ---GÖNÜL İLE HASPİHAL--- Elvan güller açardı, ah şu gönül bağımda Her mevsimim bahardı-yazdı gençlik çağımda Erken düştü zemheri, kar erimez dağımda Üşüyorum ey gönül, mevsim kışa dönüyor. . Enhar-ı aşk çağlardı, bir zamanlar sinemde Yıldızlar parlıyordu, hiç sönmeden didemde Artık solar oldular hep goncalar gamzemde Kayboldukça umutlar, hüzün boşa dönüyor. . Batan güneş ömürden, bir gün daha çalacak Şu aciz bedenimde, bir gün Turâp olacak Ey gönül bu dünyada kim kaldı? sen kalacak Ölüm hak ve hakikat yıllar boşa dönüyor.
-----Hatice OLKUNER----- . ------Destansı Şiiri üç kez okudum. Şiir üç boyutlu olarak harmanlanmış, Sebep-sonuç ilişkisi Dünya,Hak ve hakikatle kombine edilmiş. Umarım bu ulvi Destan Tarihin devinimin de yerini alır. . -------Muhterem Hatice Olkuner'e sevgi ve saygılarımı sunarım..
-------Bireylerde mizaç ve karakter irsi değildir. İlk önce Ailede semrilmeye başlar, çevre faktöleriyle gelişir, yaşam tarzıyla evrimleşir ve bağlı olduğu Hiyerarşi sistemle sübuta erer...VESSELAM.
****Şahin, kartallar sülalesinden bir kuş türüdür. Evcilleştirilmesi mümkün değildir. Leşçil bir mahlukattır. Börtü böcek, solucan ve Kurbağalarla beslenirler. Genelde Ormanlık alanlar da ve yalnız yaşarlar. Aşık olma özellikleri yoktur. Sevgi, saygı ve şefkat nedir bilmezler. Her zaman ve her yerde başına buyrukturlar. Hep kendi benliklerinin kurbanı olurlar...VESSELAM.
--------Hz Adem'in Çocukları hem şekil (Tip) bakımından, hem de davranış bakımından biri-birilerine benzemezlerdi. Devri İnsan'da ilk kavgayı Adem'in oğlu Kabil başlatmıştır. O, yüzdendir ki Her Aile de, her Toplum da ve her Devlet'te iyi insan da vardır, kötü insan da vardır. Din'ler öncesi de kabile ve toplumlar da ayrışmalar, kaos ve kargaşalar vardı. Dinler savaşımı da asla ırksal olmamıştır. Din ve Mezhepler ırk ve renk ayrımı yapmazlar. Devri Alem de İslam Dini içerisinde her ırk ve renkleri barındırmaktadır. Asla ötekileştirme politikası gütmezler...VESSELAM.
-----Alem-i Devran da Uluslar arası diplomatik ilişkiler Din ve Mezheplerle sağlanamaz. Eğer ki Uluslar arası siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerde Dinler ana unsur olarak ele alındığında, birleşme ve anlaşma asla sağlanamaz. Ve bütün Diplomasi dumura uğrar. ------Genel de bu kürsüde yapılan yazışmaların tamamı Din üzerinden yapılmaktadır. Ve ne yazık ki hiç bir konu da hemfikir olunmamaktadır. Orta Çağ zamanların da kabileler mensubu olduğu Din kubbesi altında birleşmişlerdir. Ancak globallaşmış siyasi ve ekonomi ilişkilerde bu olası değıldir. Uluslar arası konjoktürel ilişkiler siyasi ve yönetimseldir. ------Din ve Dinler, Mezhep ve Mezhepler Tarihsel devinimde her zaman taraf olmuşlardır. Bağlı oldukları Kitap ve ayetler doğrultusunda bütün mensuplarını kendi usullerine göre şekillendirmişlerdir...Ancak bir üst akıl, Dinler arası diyaloglara her zaman ket vurmuştur...VESSELAM.
-------Ben genel de meselelere Materyalist Felsefi açıdan bakıyorum.
Aşağıda ki yorumunuza tamamen katılıyorum. Müstenit yazıma İrşat
olduğunuz için teşekkürlerimi arz ederim. Eyvallah.
-------Daha önceden de belirtmiştim, Zat-i Aliniz meseleleri bir Mürşit
ferasetiyle ele aldığınızı beyan etmiştim. Peki, Saygı değer Kardeşim,
AKIL ve VİCDAN konulu nesir ve Şiirime vesile olan Cesur yüreğin
kim olduğunu anlayabildiniz mi? SAYGILARIMLA
------O, Zaman bütün Peygamberlikler, Fetihler, Keşifler, İşgaller. Savaşlar,
Bütün melanet-i afatlar, Zelzele-i Depremler Fıtrat-ı kader ve nasip-kısmet
işidir. Değiştirilemez ve yönlendirilemez. Yani boşuna mı cebelleşiyoruz...
--------AKIL ve VİCDAN-----VİCDAN ve AKIL------
------İnsanlığın en büyük ve kıymetli kazanımı eleştirel Akıldır.
Ahlak aklın ve vicdanın ortak sonucudur. Vicdansız Akıl doğru
ve müspet ahlaka ulaşamaz. Akıl edindiği doğru bilgileri vicdani
muhakemeyle nefsine kabul ettirir. Akıl ve vicdan bilimle harman-
lanıp medeni bir ahlakla sübuta erer...
-------Toplumsal hayatta bireylerde oluşan egolar, şehvetli arzular,
limitsiz istekler ve her türlü bağımlılıktan kaynaklanan şiddet ve
melanetler ancak, akıl, vicdan ve ahlak üçgeniyle medeniyete
dönüştürülür...
-------Mustafa Kemal Atatürk'ün Fikri hür, Vicdani hür, irfani hür
bir nesil yetiştiriniz sözünün büyüklüğü de buradan gelmektedir.
Ben de derim ki bu felsefi üçlüye bir de Dini ve mezhebi hür
kuralı eklendiğinde Toplumsal barışın daha kolay inşa edile-
ceği ve bir çok çelişkinin de ortadan kalkacağı inancındayım.
.
Ben de vicdan ve akıl konulu bir şiir yazdım. Okurlara arzımdır...
.
BİLİMİN KAYNAĞI AKILDIR AKIL
Akıl Mürşide Kılavuzdur-Kozdur
Muhabbet dostluğa şerbettir-hazdır
Vicdanlı Gönül de, Kin-kibir azdır
Edebin Kaynağı Akıldır-Akıl.
---------------------------------------
Vicdansız yürekte acıma olmaz
Cehalet Mürşitten öğütler almaz
Akılsız Beyinler, menzile varmaz
Bilimin kaynağı Akıldır-Akıl.
---------------------------------------
Merhametsiz akıl ne işe yarar
Vicdansız gönüller iblise kanar
Güdülü cehalet, Topluma zarar
Mantığın kaynağı Akıldır-Akıl.
-----------------------------------------
Kiminin Beyni Kof, Nato'dur Kafa
Kiminde Akıl Yok, Nefsin de Sefa
Kiminde Huzur Yok, Çekiyor Cefa
Sevginin Kaynağı, Akıldır- Akıl.
------------------------------------------
Bazısı Ölünün, Ruhuna Muhtaç
Bazısı Ceddinin Huyuna Muhtaç
Bazısı Falcının, Suyuna Muhtaç
Basiret Durağı Akıldır-Akıl.
------------------------------------------
Der Vezir cin başkadır şeytan başka
Kültürün Kıymeti, Bilinse Keşke
Bilimdir Kâşifi, Götüren Arşa
Vuslatın Kaynağı Akıldır-Akıl...
------------------------------------------
------OZAN ÇAKIROĞLU------
.
Bu irticalen yazmış olduğum Destana vesile olan, hırçın mizaçlı,
gönlü fırtınalı ve cesur yürekli Şahsiyete gönülden teşekkür ederim.
Ozanlar gördüğünü algılar, irdeler, gözerler ve anlaşılır bir Lehçe-i
dil ile okurlara arz ederler...Ehhh Çakıroğlu da öğle yaptı???
.
Not. Gözer'i farklı yorumlayanlar olmuş. GÖZER: Bilim ve gönül
eleği diye telafuz edilir Halk Ozanlarca...
------Materyalist Felsefe Sosyal Realistliği öğütler...
-------MİZAÇ ve KARAKTER-------
----Karakter, kişiye ya da kişilere özgü davranışların bütünüdür.
----Karakter, bireyin bedensel duygusal ve zihinsel değer yargıların tümüdür.
Mizaç ve karakter, ana kucağında semrilir ergenlikle beraber filizleşir, çevresel
etkinliklerle demlenir, ulusal kültürle beslenir tabiat olaylarıyla şekillenir, sevgi,
şefkat ve barış üçlüsüyle sosyalleşir.
----Bugün siteleri gezdiğimde oldukça yavan, kıt ve egolu yazılar okudum ayrıca
şiir sitelerini gezinirken Türk ulusal vatandaşı olan sayın Hatice Olkuner'in şiirlerine
göz gezdirdim. Hatice hanımefendiden izinsiz de olsa bir gönül şiirini buraya düş-
mek istedim. Umarım kendileri bu tavrımı hoş görürler.
.
---GÖNÜL İLE HASPİHAL---
Elvan güller açardı, ah şu gönül bağımda
Her mevsimim bahardı-yazdı gençlik çağımda
Erken düştü zemheri, kar erimez dağımda
Üşüyorum ey gönül, mevsim kışa dönüyor.
.
Enhar-ı aşk çağlardı, bir zamanlar sinemde
Yıldızlar parlıyordu, hiç sönmeden didemde
Artık solar oldular hep goncalar gamzemde
Kayboldukça umutlar, hüzün boşa dönüyor.
.
Batan güneş ömürden, bir gün daha çalacak
Şu aciz bedenimde, bir gün Turâp olacak
Ey gönül bu dünyada kim kaldı? sen kalacak
Ölüm hak ve hakikat yıllar boşa dönüyor.
-----Hatice OLKUNER-----
.
------Destansı Şiiri üç kez okudum. Şiir üç boyutlu olarak harmanlanmış,
Sebep-sonuç ilişkisi Dünya,Hak ve hakikatle kombine edilmiş. Umarım
bu ulvi Destan Tarihin devinimin de yerini alır.
.
-------Muhterem Hatice Olkuner'e sevgi ve saygılarımı sunarım..
-------Bireylerde mizaç ve karakter irsi değildir. İlk önce Ailede semrilmeye
başlar, çevre faktöleriyle gelişir, yaşam tarzıyla evrimleşir ve bağlı olduğu
Hiyerarşi sistemle sübuta erer...VESSELAM.
****Şahin, kartallar sülalesinden bir kuş türüdür. Evcilleştirilmesi
mümkün değildir. Leşçil bir mahlukattır. Börtü böcek, solucan ve
Kurbağalarla beslenirler. Genelde Ormanlık alanlar da ve yalnız
yaşarlar. Aşık olma özellikleri yoktur. Sevgi, saygı ve şefkat nedir
bilmezler. Her zaman ve her yerde başına buyrukturlar. Hep kendi
benliklerinin kurbanı olurlar...VESSELAM.
--------Hz Adem'in Çocukları hem şekil (Tip) bakımından, hem de davranış
bakımından biri-birilerine benzemezlerdi. Devri İnsan'da ilk kavgayı Adem'in
oğlu Kabil başlatmıştır. O, yüzdendir ki Her Aile de, her Toplum da ve her
Devlet'te iyi insan da vardır, kötü insan da vardır. Din'ler öncesi de kabile ve
toplumlar da ayrışmalar, kaos ve kargaşalar vardı. Dinler savaşımı da asla
ırksal olmamıştır. Din ve Mezhepler ırk ve renk ayrımı yapmazlar. Devri
Alem de İslam Dini içerisinde her ırk ve renkleri barındırmaktadır. Asla
ötekileştirme politikası gütmezler...VESSELAM.
------Tamamen düşünülmeden ve bir olgu ya da bir fikir baz alınmadan
kurulmuş cümle??? VESSELAM.
-----Alem-i Devran da Uluslar arası diplomatik ilişkiler Din ve Mezheplerle
sağlanamaz. Eğer ki Uluslar arası siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel
ilişkilerde Dinler ana unsur olarak ele alındığında, birleşme ve anlaşma
asla sağlanamaz. Ve bütün Diplomasi dumura uğrar.
------Genel de bu kürsüde yapılan yazışmaların tamamı Din üzerinden
yapılmaktadır. Ve ne yazık ki hiç bir konu da hemfikir olunmamaktadır.
Orta Çağ zamanların da kabileler mensubu olduğu Din kubbesi altında
birleşmişlerdir. Ancak globallaşmış siyasi ve ekonomi ilişkilerde bu olası
değıldir. Uluslar arası konjoktürel ilişkiler siyasi ve yönetimseldir.
------Din ve Dinler, Mezhep ve Mezhepler Tarihsel devinimde her zaman
taraf olmuşlardır. Bağlı oldukları Kitap ve ayetler doğrultusunda bütün
mensuplarını kendi usullerine göre şekillendirmişlerdir...Ancak bir üst
akıl, Dinler arası diyaloglara her zaman ket vurmuştur...VESSELAM.