-----Aşk bir var oluş biçimidir. Vuslat Şafağın da kökleşmeye başlar. Ana kucağında semrilir, ergenlikle beraber filizlenir, Çevresel etkenlerden demlenir, Ulusal kültürle beslenir, Tabiat olaylarıyla şekillenir, Duyguların güdüsüyle sevdalanır, Sevgi-şefkat barış üçlüsüyle sosyallaşır. Çoluk-Çocukla taç-yaprak dallanır ve-ve-ve ölüm vaki olunca da Sübuta erer...
-----Ozan Çakıroğlu derki, Her İnsan bir değerdir, karşılıklı sevgi ve saygı insanların en büyük hazinesidir. Su-Hava Güneş gibi AŞK'ta Beşerlerin doğal ihtiyacıdır..VESSELAM.
------Sayın Kuantum Filozofü, steniz hayırlı ve uğurlu olsun. Sevgi, Barış ve hasenatla kalınız...Saygılarımla.
---------YALAN-BÜHTAN ve İFTİRA--------- -------Yalancılık Ailevi ve çevresel faktörlerden doları, bilinç altına yerleşmiş bir Psikolojik bağımlılıktır. Aile birliğinden yoksun, işinde başarısız, sosyal ve kültürel yavanlığı olan şahıslar da cereyan etmektedir. Kendi sorunlarıyla başa çıkma becerisinden yoksun kişilerdir. -------Bu tür mevcudiyetler, bütün eylemlerini yalan, bühtan ve iftira ile güncel- leştirirler. Beğendikleri, özendikleri ve elde edemedikleri kişileri pasifize etmek için her türlü renge bürünürler. Etrafında ki temiz, namuslu ve sevecen insanları delice kıskanır ve onlara çamur atarlar. Dürüst ve başarılı İnsanlara öfke duyarlar. Onlara iftira attıkların da oldukça ve garip bir şekilde haz alırlar. -------Yalancı ve iftiracı kişilerin savunma mekanizmaları hile ve entrika üzerine kuruludur. Aile birliğin de asla mutlu ve huzurlu olamazlar. Son zamanlar da özellikle Metropol Şehirler de Fitne-fesat ve yalancı fetbazların sayıları oldukça fazladır. Cadde-sokakta, Çarşı-Pazarda ve her yerde mevcutturlar. Bunların Şerrinden Yaradan Ulusal Milletimizi korusun...VESSELAM. --------OZAN ÇAKIROĞLU-------
---------ÖN YARGI BİR KİŞİLİK BOZUKLUĞUMUDUR------- ------Ön yargı. genel anlamına bakıldığın da, bireylerin başka bireylere karşı taraflı ve haksız bir davranış sergileme fiilidir.. Ön yargı her zaman tavır ve davranışlara yansımayabilir. Gündelik meselelere duyarsız kalma, kamusal ve çevresel etkinlikleri reddetme, hatta ket vurma eylemi de bir ön yargı devinimidir. ------Toplumsal ön yargılar genel de Din-Mezhep ve ırk üzerinden yapılmak- tadır. 1980-ler de Türk-Kürt, Laz-Gürcü, daha da vahimi Sünni ve Alevi şek- lin de cereyan etmekteydi. Zaman, zaman yaptırım eylemlerine dönüşmek- teydi. Eli Asalılar, Çember sakallılar, Şalvar Cübbeliler, Püskül Fesliler ve kara sesliler o, zamanlar türedi ve Memleket sathına yayılmaya başladılar. ve 2016 15 Temmuz'a kadar uzandılar. -------Ön yargılı davranış biçimleri Ailevi ve çevresel faktörlerden etkileşim sonucunda Beyin Nöronların da kökleşmeye başlar. Almış olduğu eğitim ve Sosyal Devlet Hiyerarşisiyle harmanlaşarak subuta erer. Ön yargı belir- tileri güvensiz, huzursuz ve kaygı verici ortamlar da belirgin hal alır. Kominal olarak yaşayan bireylerin, yaşam alanında ki guruplar, etnik kökenler ve bun- lara bakış açıları, farklı düşünce ve fikir tarzlarıyla kin, kibir ve nefrete dönüşerek yaptırım eylemlerine kadar uzanabilir. Sonuç Toplumsal baz da parçalanmalar, bölünmeler ve siyasi çekişmeler Memleket sathın da Kaos ve kargaşaya dönüşür. Nerden-------nereye. Bütün bu olumsuzluklar Müspet Bilimle önlenebilinir. -------Ön yargının Tarihsel gelişimine baktığımız da tedavisi oldukça zor Psikolojik bir rahatsızlıktır... Doğru okuyup ve doğru anlayanlara sevgi ve selamlarımı sunarım...VESSELAM.---------OZAN ÇAKIROĞLU.
----------GÜNÜN ANLAM ve ÖNEMİ-------- --------Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğün de Ulusal Türk Kadınlarına seçme ve seçilme hakkının verildiği 89. Yıl dönümü başta saygı değer Kadınlarımız olmak üzere bütün Türk Ulusuna kutlu olsun... -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
------Vicdansız Akıl, Frensiz Vasıtaya benzer... Vicdansız Akıl Beşeri hadsizliğe, çaresizliğe ve zalimliğe götürür. Akıl sız İnsan da vidan duyguları gelişemez. Vicdansız Akil'de Merhamet ve hatta medeniyet eylemleri asla bulunmaz...
BARIŞLA DAĞLARI AŞAR GİDERİZ . Adem Babamız'dır, Havva Anamız Kardeşçe Yaşamak, Bizim Davamız Mustafa Kemal'dır, Gönül Sevdamız Özgürlük Yolun da, Koşar Gideriz. . Kürdü, Türk'ü Lazı Hep bir Kardeşiz Kötü Günde Aynı Handa Yoldaşız Vatan Bizim Bütün Millet Yurttaşız Mutluluk İçinde, Yaşar Gideriz. . Toplum da kin-kibir nefret olmasın Yeşeren Umutlar, Kısır Kalmasın Bülbüller ötüşsün, Güller solmasın Beti Bereketle, Taşar Gideriz. . Toplumun Kalmasın, Derdi Çilesi Yoksulun Pazar da, dolsun Filesi Olmasın Esnafın, Kantar Hilesi Sulh ile Dağları, Aşar Gideriz. . Mürşid-e Danışta, Cahilden Alma Oku da Araştır, Hazırcı Olma Müspet Fen-bilimden geriye kalma Hakikat Yolun da, Koşar Gideriz. . Çakıroğlu Der ki, Aklım Başımda Haram lokma yoktur, ekmek aşımda Çaresiz Yaşarım, Ha-bu Yaşımda Gün Gelir Gözeri, Asar Gideriz... . -----OZAN ÇAKIROĞLU-----
-------BİZİM ALİ CABBAR------ -------Bu yaz boyu gençlerin telefonlarında bir Ali Cabbar Türküsü her yerde Cadde-sokakta, Bedestan Pazarda, ve her ortam da avaz-avaz kulakları çınlattı durdu. Dedim bir de ben dinleyeyim. Açtım dinledim. Lakin pek bir şey anlamadım. Notalarına baktım, Bağlamam denedim da pek güzel çıkmadı. Başımı kaldırınca baktım Bizim Hatun, bana bakıp kıs-kıs gülüyor. Dedim ne gülersin öyle gevrek-gevrek. Dedi hani sen başkalarının yazdığını söylemezdin. --------Oturup biraz düşündüm, ve birden aklıma bizim Köylü Ali Amcanın oğlu Kumarcı Cabbar geldi. Ben de Ali Amcanın Ali-siyle Cabbar'ı birleştirip ve Altı dörtlükten oluşan bir koşma yazdım. Ali Cabbar'ı tanıyanlara, Köyüme ve cümle okuyanlara hediyem olsun. Bakalım Ozan Çakıroğlu ne yazmış ve ne söylemiş... . -------BİZİM ALİ CABBAR----- Mahlukat Evrildi, Devran Karıştı Tanınmıyor Üvey-Öz Ali Cabbar, Tabiat Kükredi, Mevsim Değişti Hazana Dönüştü, Yaz Ali Cabbar. . Kurtlar Çoban oldu, Koyun Güdüyor Melanet Çağladı, Nefret Kaynıyor Cehalet Sefa da, Mürşit Yanıyor Nursuz da utanmaz, Yüz Ali Cabbar. . Bahçeler Kurudu, Çiçekler Soldu Yurduma Afgani-Süryani Doldu Yobazlar Kâmil'den, hesabı sordu Mizan da bozuldu, Göz Ali Cabbar. . Faylar Parçalandı, Toz-duman oldu Memleket Kavruldu, Ocaklar Söndü Virane Bağlara, Baykuşlar Kondu Bağrım da yanıyor, Köz Ali Cabbar. . Böylemi Yurdumun, Fıtrat-Kaderi Gariban Çekiyor, Derdi-Kederi Al Eline Kardaş, Kalem-Defteri Sözümü kenara Yaz Ali Cabbar. . Çakıroğlu Söyler, Okur Yazana Gariban-Yoksulu, Ezen-Ezene Zalime Övgüler, Dizen-Dizene Sen Arif'sin bunları çöz Ali Cabbar... . -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
----------ÇAĞIN MANASIZ ATA SÖZÜ------- --------Zaman en doğru Yargıçtır: Sözü, Statik ve devinimsiz bireylere uygun bir deyim???? --------Bu gün gölgelasyonlu, badanasyonlu, simülasyonlu, halisinasyonlu ve imitasyolu Ehtibarsız gönüllere öğütlü bir AŞK Şiiri düşeceğim...VESSELAM. . HER GÜZELDEN YAR OLMAZ Ayva Çiçeğiyle, Yaz-Bahar Gelmez Arılar Neylesin, Bal Olmayınca, İrem Bahçesin, Gül-Diken Olmaz Bülbüller Neylesin, Gül Olmayınca. . Aşk ile Sevdanın, Olmaz Nedeni Tuba'yla Mest Etti, Havva Ademi Kerem'le Aslı'nın, Yandı Bedeni Gönülden çağlayan Sel olmayınca. . Bir Manası Yoktur, Batıl inancın Bereketi Olmaz, Haram kazancın Sevgisiz durulmaz Yürekte sancın Ağaç Meyve vermez, Dal olmayınca. . Fırtına Kumu'yla, Kurma Binayı Kâmil Meclisin de, Bekle Sırayı Sevgisiz çağlamaz, Aşkın sarayı Gönülden-Gönüle Yol Olmayınca. . Maşuk'lar-Aşığa Yürek Dağlatır Karunlar Köşküne, İcra Bağlatır Hicran Biberi'yle, her gün ağlatır Hayır Hasenatlı, El Olmayınca. . Der Vezir Sahipsiz, Bağa Girilmez Vuslata Ermeden, Yuva Kurulmaz Eril Şehvetiyle, Murat Alınmaz Gayri Hakikatlı, Kul Olmayınca... . ------OZAN ÇAKIROĞLU------ . Anlayana Sivri Sinek Sazdır Anlamayana benim Davul azdır....
---NEDİR BU KİN-KİBİR NEFRET--- Cennette Havva'ya, Tuzak Kuruldu Bir kaç Meyve için, Neden kovuldu Firavun Rahmet Suyun da boğuldu Amel nedir, Melek kimdir, Cin nedir. ---------------------------------------------- Hesapsız Asırlar, Sayısız Yıllar Gizlenmiş İçinde, Kervansız yollar Yakın da kıyamet kopacak derler Tufan nedir, Afat nedir, Sel nedir. --------------------------------------------- Hiç Eline almaz Cüz-ü Kuranı Hadis diye söyler, bunca yalanı Kul ne bilir, Cehennemlik olanı Alim kimdir, zülüm nedir, Fel nedir. -------------------------------------------- İsmail-e Koç Gökten, indi dediler Çıkıp Kürsülerden Fetva verdiler Dini ve Mezhebi, Kırk-a böldüler Takva nedir, fetva nedir zül nedir. ------------------------------------------- Çakıroğlu İnme Fazla Derine Dikkat Buyur Kalemine, Diline Gün Gelir Çekerler, Seni Serine Kumpas nedir, nefret nedir kin nedir. ----------------------------------------- -----OZAN ÇAKIROĞLU-----
-----Aşk bir var oluş biçimidir. Vuslat Şafağın da kökleşmeye başlar. Ana kucağında
semrilir, ergenlikle beraber filizlenir, Çevresel etkenlerden demlenir, Ulusal kültürle
beslenir, Tabiat olaylarıyla şekillenir, Duyguların güdüsüyle sevdalanır, Sevgi-şefkat
barış üçlüsüyle sosyallaşır. Çoluk-Çocukla taç-yaprak dallanır ve-ve-ve ölüm vaki
olunca da Sübuta erer...
-----Ozan Çakıroğlu derki, Her İnsan bir değerdir, karşılıklı sevgi ve saygı insanların
en büyük hazinesidir. Su-Hava Güneş gibi AŞK'ta Beşerlerin doğal ihtiyacıdır..VESSELAM.
------Sayın Kuantum Filozofü, steniz hayırlı ve uğurlu olsun. Sevgi, Barış ve hasenatla
kalınız...Saygılarımla.
---------YALAN-BÜHTAN ve İFTİRA---------
-------Yalancılık Ailevi ve çevresel faktörlerden doları, bilinç altına yerleşmiş
bir Psikolojik bağımlılıktır. Aile birliğinden yoksun, işinde başarısız, sosyal ve
kültürel yavanlığı olan şahıslar da cereyan etmektedir. Kendi sorunlarıyla başa
çıkma becerisinden yoksun kişilerdir.
-------Bu tür mevcudiyetler, bütün eylemlerini yalan, bühtan ve iftira ile güncel-
leştirirler. Beğendikleri, özendikleri ve elde edemedikleri kişileri pasifize etmek
için her türlü renge bürünürler. Etrafında ki temiz, namuslu ve sevecen insanları
delice kıskanır ve onlara çamur atarlar. Dürüst ve başarılı İnsanlara öfke duyarlar.
Onlara iftira attıkların da oldukça ve garip bir şekilde haz alırlar.
-------Yalancı ve iftiracı kişilerin savunma mekanizmaları hile ve entrika üzerine
kuruludur. Aile birliğin de asla mutlu ve huzurlu olamazlar. Son zamanlar da
özellikle Metropol Şehirler de Fitne-fesat ve yalancı fetbazların sayıları oldukça
fazladır. Cadde-sokakta, Çarşı-Pazarda ve her yerde mevcutturlar. Bunların
Şerrinden Yaradan Ulusal Milletimizi korusun...VESSELAM.
--------OZAN ÇAKIROĞLU-------
---------ÖN YARGI BİR KİŞİLİK BOZUKLUĞUMUDUR-------
------Ön yargı. genel anlamına bakıldığın da, bireylerin başka bireylere karşı
taraflı ve haksız bir davranış sergileme fiilidir.. Ön yargı her zaman tavır ve
davranışlara yansımayabilir. Gündelik meselelere duyarsız kalma, kamusal
ve çevresel etkinlikleri reddetme, hatta ket vurma eylemi de bir ön yargı
devinimidir.
------Toplumsal ön yargılar genel de Din-Mezhep ve ırk üzerinden yapılmak-
tadır. 1980-ler de Türk-Kürt, Laz-Gürcü, daha da vahimi Sünni ve Alevi şek-
lin de cereyan etmekteydi. Zaman, zaman yaptırım eylemlerine dönüşmek-
teydi. Eli Asalılar, Çember sakallılar, Şalvar Cübbeliler, Püskül Fesliler ve
kara sesliler o, zamanlar türedi ve Memleket sathına yayılmaya başladılar.
ve 2016 15 Temmuz'a kadar uzandılar.
-------Ön yargılı davranış biçimleri Ailevi ve çevresel faktörlerden etkileşim
sonucunda Beyin Nöronların da kökleşmeye başlar. Almış olduğu eğitim
ve Sosyal Devlet Hiyerarşisiyle harmanlaşarak subuta erer. Ön yargı belir-
tileri güvensiz, huzursuz ve kaygı verici ortamlar da belirgin hal alır. Kominal
olarak yaşayan bireylerin, yaşam alanında ki guruplar, etnik kökenler ve bun-
lara bakış açıları, farklı düşünce ve fikir tarzlarıyla kin, kibir ve nefrete
dönüşerek yaptırım eylemlerine kadar uzanabilir. Sonuç Toplumsal baz da
parçalanmalar, bölünmeler ve siyasi çekişmeler Memleket sathın da Kaos
ve kargaşaya dönüşür. Nerden-------nereye. Bütün bu olumsuzluklar Müspet
Bilimle önlenebilinir.
-------Ön yargının Tarihsel gelişimine baktığımız da tedavisi oldukça zor
Psikolojik bir rahatsızlıktır... Doğru okuyup ve doğru anlayanlara sevgi
ve selamlarımı sunarım...VESSELAM.---------OZAN ÇAKIROĞLU.
----------GÜNÜN ANLAM ve ÖNEMİ--------
--------Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğün de
Ulusal Türk Kadınlarına seçme ve seçilme hakkının verildiği
89. Yıl dönümü başta saygı değer Kadınlarımız olmak üzere
bütün Türk Ulusuna kutlu olsun...
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
------Vicdansız Akıl, Frensiz Vasıtaya benzer...
Vicdansız Akıl Beşeri hadsizliğe, çaresizliğe ve zalimliğe götürür.
Akıl sız İnsan da vidan duyguları gelişemez. Vicdansız Akil'de
Merhamet ve hatta medeniyet eylemleri asla bulunmaz...
Vicdansız Akıl, frensiz vasıtaya benzer.???
BARIŞLA DAĞLARI AŞAR GİDERİZ
.
Adem Babamız'dır, Havva Anamız
Kardeşçe Yaşamak, Bizim Davamız
Mustafa Kemal'dır, Gönül Sevdamız
Özgürlük Yolun da, Koşar Gideriz.
.
Kürdü, Türk'ü Lazı Hep bir Kardeşiz
Kötü Günde Aynı Handa Yoldaşız
Vatan Bizim Bütün Millet Yurttaşız
Mutluluk İçinde, Yaşar Gideriz.
.
Toplum da kin-kibir nefret olmasın
Yeşeren Umutlar, Kısır Kalmasın
Bülbüller ötüşsün, Güller solmasın
Beti Bereketle, Taşar Gideriz.
.
Toplumun Kalmasın, Derdi Çilesi
Yoksulun Pazar da, dolsun Filesi
Olmasın Esnafın, Kantar Hilesi
Sulh ile Dağları, Aşar Gideriz.
.
Mürşid-e Danışta, Cahilden Alma
Oku da Araştır, Hazırcı Olma
Müspet Fen-bilimden geriye kalma
Hakikat Yolun da, Koşar Gideriz.
.
Çakıroğlu Der ki, Aklım Başımda
Haram lokma yoktur, ekmek aşımda
Çaresiz Yaşarım, Ha-bu Yaşımda
Gün Gelir Gözeri, Asar Gideriz...
.
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
.
-------BİZİM ALİ CABBAR------
-------Bu yaz boyu gençlerin telefonlarında bir Ali Cabbar Türküsü her yerde
Cadde-sokakta, Bedestan Pazarda, ve her ortam da avaz-avaz kulakları
çınlattı durdu. Dedim bir de ben dinleyeyim. Açtım dinledim. Lakin pek bir şey
anlamadım. Notalarına baktım, Bağlamam denedim da pek güzel çıkmadı.
Başımı kaldırınca baktım Bizim Hatun, bana bakıp kıs-kıs gülüyor. Dedim ne
gülersin öyle gevrek-gevrek. Dedi hani sen başkalarının yazdığını söylemezdin.
--------Oturup biraz düşündüm, ve birden aklıma bizim Köylü Ali Amcanın oğlu
Kumarcı Cabbar geldi. Ben de Ali Amcanın Ali-siyle Cabbar'ı birleştirip ve Altı
dörtlükten oluşan bir koşma yazdım. Ali Cabbar'ı tanıyanlara, Köyüme ve cümle
okuyanlara hediyem olsun. Bakalım Ozan Çakıroğlu ne yazmış ve ne söylemiş...
.
-------BİZİM ALİ CABBAR-----
Mahlukat Evrildi, Devran Karıştı
Tanınmıyor Üvey-Öz Ali Cabbar,
Tabiat Kükredi, Mevsim Değişti
Hazana Dönüştü, Yaz Ali Cabbar.
.
Kurtlar Çoban oldu, Koyun Güdüyor
Melanet Çağladı, Nefret Kaynıyor
Cehalet Sefa da, Mürşit Yanıyor
Nursuz da utanmaz, Yüz Ali Cabbar.
.
Bahçeler Kurudu, Çiçekler Soldu
Yurduma Afgani-Süryani Doldu
Yobazlar Kâmil'den, hesabı sordu
Mizan da bozuldu, Göz Ali Cabbar.
.
Faylar Parçalandı, Toz-duman oldu
Memleket Kavruldu, Ocaklar Söndü
Virane Bağlara, Baykuşlar Kondu
Bağrım da yanıyor, Köz Ali Cabbar.
.
Böylemi Yurdumun, Fıtrat-Kaderi
Gariban Çekiyor, Derdi-Kederi
Al Eline Kardaş, Kalem-Defteri
Sözümü kenara Yaz Ali Cabbar.
.
Çakıroğlu Söyler, Okur Yazana
Gariban-Yoksulu, Ezen-Ezene
Zalime Övgüler, Dizen-Dizene
Sen Arif'sin bunları çöz Ali Cabbar...
.
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
----------ÇAĞIN MANASIZ ATA SÖZÜ-------
--------Zaman en doğru Yargıçtır: Sözü, Statik ve devinimsiz bireylere uygun bir deyim????
--------Bu gün gölgelasyonlu, badanasyonlu, simülasyonlu, halisinasyonlu ve imitasyolu
Ehtibarsız gönüllere öğütlü bir AŞK Şiiri düşeceğim...VESSELAM.
.
HER GÜZELDEN YAR OLMAZ
Ayva Çiçeğiyle, Yaz-Bahar Gelmez
Arılar Neylesin, Bal Olmayınca,
İrem Bahçesin, Gül-Diken Olmaz
Bülbüller Neylesin, Gül Olmayınca.
.
Aşk ile Sevdanın, Olmaz Nedeni
Tuba'yla Mest Etti, Havva Ademi
Kerem'le Aslı'nın, Yandı Bedeni
Gönülden çağlayan Sel olmayınca.
.
Bir Manası Yoktur, Batıl inancın
Bereketi Olmaz, Haram kazancın
Sevgisiz durulmaz Yürekte sancın
Ağaç Meyve vermez, Dal olmayınca.
.
Fırtına Kumu'yla, Kurma Binayı
Kâmil Meclisin de, Bekle Sırayı
Sevgisiz çağlamaz, Aşkın sarayı
Gönülden-Gönüle Yol Olmayınca.
.
Maşuk'lar-Aşığa Yürek Dağlatır
Karunlar Köşküne, İcra Bağlatır
Hicran Biberi'yle, her gün ağlatır
Hayır Hasenatlı, El Olmayınca.
.
Der Vezir Sahipsiz, Bağa Girilmez
Vuslata Ermeden, Yuva Kurulmaz
Eril Şehvetiyle, Murat Alınmaz
Gayri Hakikatlı, Kul Olmayınca...
.
------OZAN ÇAKIROĞLU------
.
Anlayana Sivri Sinek Sazdır
Anlamayana benim Davul azdır....
---NEDİR BU KİN-KİBİR NEFRET---
Cennette Havva'ya, Tuzak Kuruldu
Bir kaç Meyve için, Neden kovuldu
Firavun Rahmet Suyun da boğuldu
Amel nedir, Melek kimdir, Cin nedir.
----------------------------------------------
Hesapsız Asırlar, Sayısız Yıllar
Gizlenmiş İçinde, Kervansız yollar
Yakın da kıyamet kopacak derler
Tufan nedir, Afat nedir, Sel nedir.
---------------------------------------------
Hiç Eline almaz Cüz-ü Kuranı
Hadis diye söyler, bunca yalanı
Kul ne bilir, Cehennemlik olanı
Alim kimdir, zülüm nedir, Fel nedir.
--------------------------------------------
İsmail-e Koç Gökten, indi dediler
Çıkıp Kürsülerden Fetva verdiler
Dini ve Mezhebi, Kırk-a böldüler
Takva nedir, fetva nedir zül nedir.
-------------------------------------------
Çakıroğlu İnme Fazla Derine
Dikkat Buyur Kalemine, Diline
Gün Gelir Çekerler, Seni Serine
Kumpas nedir, nefret nedir kin nedir.
-----------------------------------------
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----