Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Yurtseverler Köşesi sizce ne demek, Yurtseverler Köşesi size neyi çağrıştırıyor?

Yurtseverler Köşesi terimi Vezir Pehlevan tarafından tarihinde eklendi

  • İbrahim Elcioglu
    İbrahim Elcioglu

    VATANPERVER(!)
    Satılırken hürriyet pazarlık masasında,
    bir sızı peydah olur Mehmet'in yarasında.
    Biz "vatan" dedikçe onlar "hesap" dediler,
    Mübarek alın terini bir çırpıda yediler.

    Ne deniz kaldı kâfiri dökecek, ne de aşılacak dağ,
    Ruhumuza örülmüş bu sinsi, bu kara ağ.
    Saniyeler bile kiralık, her köşe başı pusu,
    Bitmedi şu gafletin o derin uykusu.

    Uyanın! desem de sesim yankısız kalır,
    Toprak, üstündeki ölüden intikam alır.
    Şehitlerin mirası bir otel lobisi değil,
    Ey gafil! Bu mukaddes yükün önünde eğil.

    Varsın öleyim diyorsan, bir anlamı olmalı,
    Dökülen her damla kan, vicdanlara dolmalı.
    Yoksa ne Çanakkale affeder bizi, ne Dumlupınar,
    Kökünden sarsılıyor bak, o asırlık çınar.

    Dün namlunun ucunda soluklanan katiller,
    Bugün ceylan derisi koltukta akıl verirler.
    Sıkılan her kurşun, dökülen her masum kan;
    Bir imza uğruna mı feda edildi o can?

    "Barış" derler adına, dilleri zehir saçar,
    Sırtımızdaki hançer, taze yaralar açar.
    Kandil'in gölgesini meclis çatısına serenler,
    Bilmezler mi; sızlıyor o toprağa girenler!

    Pazarlık masasında vatanın haritası,
    Elde gümüş kadeh, dilde ihanet şarkısı.
    Kurtla kuzu değil bu, aslanla sırtlan oyunu,
    Kendi eliyle bükerler Türk'ün çelik boynunu.

    Göz yumdukça haine, azrsızlaştı duruşu,
    Bir şehit ömrü etmez, onların her kuruşu.
    Madenler talan yurdu, oteller beton yığını,
    Şimdi de peşkeş çekerler ecdat kalıntısına.

    Dün "bebek katili" diyen o diller mi sustu?
    Yoksa içimizdeki irin, dışa mı kustu?
    Tarih, sırtını dönenleri bir bir not eder;
    Haine "gel" diyen, şehide bin kez ihanet eder

    Eğer bitecekse zulüm; varsın ölelim!
    Ama önce şu kirli oyunu bir kökten bitirelim.
    Çünkü toprak altında yatanlar hesap soracak,
    Bu vatanı satanlar, kendi kanında boğulacak!

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Dünya; devasa bir borsa…
    Kara ruhların pazarlık masası.
    Politika dediğin;
    Şeytanların parmaklarında kıvranan
    Paslı bir kukla tiyatrosu

    Halkın umudu,
    Ekranların altında kayan rakamlar gibi
    Alınıp satılabilinen hisse senetleri.

    Masum Yusufu kuyuya atanlar
    Insanligi atmazmi
    her sabah biryerlerde
    birileri yeni gömlekleri kana buluyor.

    Kravatları ipekten bir kement,
    Gülüşleri cilalanmış mezar taşı.
    Dilleri;
    Sahte cennet broşürleri dağıtan
    Deccal

    Hangi bayrağın altında dururlarsa dursunlar,
    Aynı karanlığın gölgesi vuruyor yüzlerine.
    Cebindeki banknotun rengine göre
    Boyuyorlar dünyayı.
    Vicdan fesat ihalede.

    Adalet;
    Hakim masasında açık artırmaya çıkarılmış
    Kör bir yetim hakki

    Küresel sofralarda
    Mazlumun son lokmasını paylaşan sırtlanlar…
    Krallar bile kral değil artık;
    Kendini seçenlere değil,
    Kendisini satın alanlara kul olmuş kuklalar.

    Ve işte tam ortasında bu çürümüş dekorun;
    Altın kulelerden sarkan
    Pişkin bir narsisizm dolaşıyor.
    Kendi adını göğe kazırken
    Yeryüzünü ateşe veren bir sari ejderha.

    Aynalara aşık yüzler…
    Kendi yansımasından başka hakikat görmeyen
    Habis ruhlar.

    Sesi büyüdükçe
    Hakikat küçülüyor meydanlarda.
    Yalan;
    Mikrofonlardan geçirilen bir milli marş gibi
    Dökülüyor kalabalıkların üstüne.

    Zengin sofralarındaki viski buharından
    Yeni zulümler damlıyor dünyaya.
    Halk ise yalnızca vaat yiyor;
    Çürümüş masal kırıntılarından

    Siyonizmin baaldan koridorlarında
    Kippadan kusmuklar demlenirken
    İnsanlığın şah damarina çökülmüş
    Masonlugun satılmış aynalarında
    Epstain kendine yeni adalar yıgiyor

    Kippalar çıkıyor, haç, sarik altindan
    Kandırılmış kitleler olaydan bi haber
    Öfkeleri oy pusulasına dönüşmüş kalabalıklar…
    Uçuruma doğru
    Alkışlarla yürütülen
    Gözleri bağlı bir insan seli.

    Mühürlü odalardan vahşet sızıyor.
    Duvar diplerinde
    İnsanlığın çürüyen eti kokuyor.
    Epstein denen kippali dehşetin
    Vahşet dosyalarından şeytan Allaha sığınıyor
    Kim bilir nice karanlık adalarda, sinegoglarda
    Masum çığlıklar çığlıyor hâlâ;
    Denizin bile susturamadığı bir lanet.

    Dün dost dediğini
    Bugün tek bir “tık”la ateşe atan bir çağ bu.
    Tutarsızlığın tahta çıktığı an
    Yalanın tek gerçek diye satıldığı
    Dijital bir kıyamet bu

    Uydulardan yağan sinyallerde
    Zehir var, büyü var
    Uyusturdugu her beyine
    Düşmanı dost,
    Uçurumu sahil gösteren
    Elektrikli bir hipnoz bu

    Gökdelenlerin arasına sıkışmış o dev meşale;
    Özgürlüğün değil artık,
    Kibrin ve tükenişin dumanı.

    Ama dur…
    Dur artık ey altın tahtında şişen cüce heybet!
    Ey ruhunu cellatlara peşkeş çeken gölgeler!

    Sanıyorsunuz ki
    Dünya sizin oyun hamurunuz,
    İnsanlık cebinizde taşıdığınız bozukluk.
    Oysa bir mazlumun ahı
    Bütün saraylarınızdan ağırdır.

    Kendi yaktığınız ateşte kavrulmadan
    Çekmeyeceksiniz ellerinizi belli.
    Çünkü zulüm;
    Eninde sonunda
    Kendi sahibinin kapısını çalan aç bir kurttur.

    Ve bir gün
    Mesih’in nefesi esecek.
    Ve İsa’nın kutsal kilici kesecek
    Arinacak haç ve sarık
    Sahte taçlar eriyecek.
    Cam kuleler
    Üstünüze çökecek.

    Ne ekranlar kurtaracak sizi o gün,
    Ne alkışlar,
    Ne satın alınmış troller
    Ne de mühürlü odalar.

    Bir gün insanlık yeniden ayağa kalkacak.
    Isanin ve mehdinin kilicindan vicdan akacak
    Ve adalet
    Satilmis bir yetim hakki değil
    Şimşek olup inecek seytana tapanlarin tepelerine

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Kurtulus muhru

    Colun rahminde sancilanan kurak bir geceydi,
    Sen, gokyuzunun yere biraktigi en zarif heceydin.
    Gunes utandi nurundan, bulutlar pesinde golge,
    Varliginla anlam buldu ruhun hapsoldugu her bolge.

    Hira, zihnindeki firtinalarin sigindigi liman,
    Sana "Oku" denildiginde durdu akrep ve yelkovan.
    Cibril’in kanat sesleri kalbinin atisina karisti,
    O an yer ile gok, senin mubarek teninde baristi.

    Sirtinda nubuvvet muhru, bir muhur ki kurtulusa,
    Sozlerin nefes oldu, kanat cirpan her yorgun kusa.
    Ebu Bekir bir aynaydi, sende gordu kendini,
    Seninle yikti insanlik, o karanlik kin bendini.

    Vicdanlar taş kesilmisti, kumlarda taze bir can
    Kiz cocuklari gomulurken titrerdi koca cihan
    Sen geldin de dindi bu kanli bu korkunc firtina
    Merhamet hirkasini giydirdin insanlik sirtina

    Kadin ki bir meta degil, cennetin ayak izi
    Seninle buldu dunyadaki o en mukaddes özu
    Fatimanin elinde gul acti nubuvvet bagi
    Seninle koptu insanligin cehaletle olan kara bagi

    Hicret; ayak izlerinden tomurcuklanan bir bahar,
    Orumcek bir perde cekti, magarada gizlendi yar.
    Guvercinin yuvasi, sadakatin ince saydam sarayi
    Seninle dikttik , asirlardir kanayan o yarayi

    Mirac, aklin bittiği yerde baslayan bir yolculuk,
    Ars’in basamaklarinda nefes nefes bir sonsuzluk.
    Zamanin bukuldugu, mekanin eridigi o tek an,
    Seninle secde etti orda, ruh u revan ve tum can.

    Bedir’in kum taneleri, senin duanla oldu ordu,
    Kiliclar adaletin elinde huzura bir yurt kurdu.
    Uhud’da disin kirildi ama sabrin asla sarsilmadi,
    Senin gibi bir yurek, bu yeryuzunde hic dolasmadi.

    Sen; yetimligin basindaki o en gorkemli tactin,
    Kitlikta bugday basagi, susuzluga duru bir ilactin.
    Merhametin, bulutlari aglatan o ince siziydi,
    Alnin, kainatin hic sonmeyecek en parlak yildiziydi.

    Veda vaktinde dudaklarin "Ummetim" diye titredi,
    Gidisinle arz, yetim kalmis bir cocuk gibi inledi.
    Biraktigin emanet; iki kollu bir isik koprusu,
    Biri Hakk'in kelami, digeri omrunun gumus orgusu.

    Kainat kitabinin her sayfasi senin bir rengin,
    Su fani alemde bulunmaz, ne dengin var ne benzerin.
    Sen bir okyanussun, bizler kiyinda kum tanesi,
    Sana muhtac bu cag ki, curumus felsefesi

    Sefaat; parmaklarindan akittigin o ab-ı hayat,
    Ruhumuzun ufkunda asili duran en buyuk kanat.
    Liva-ul Hamd sancagin, serinliği olan tek golge,
    Mahser gunu siginagimiz, muhurlendigin o bolge.

    Ey resul! insanligin hem evveli hem de ahirisin,
    Kalbi ölmus bir dunyanin cap canli cevherisin.
    Sunnetin sonmez bir meşale, biz pervane, Sen isik,
    Sana her misra eksik, sana her gonul bir sarmasik.

    Adin dudaklarimizda, kurtulusa kurdale kesmek
    selatu selamin ise Kevser havuzundan icmek,
    Sefaatin bir vehedir mahserde şip şip terlerken
    Kabulu karin duamiz Makami mahmudu dilerken

    Sefaat kil ey Nebi, haşr, mahser, mizan derken
    Amellerim tartida hafif ve defter elden giderken
    Tas elinde Kevser basinda, Senin billur yuzunle,
    Sula bizi cennette, senin ikraminla tatli gulusunle

    Amin

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Atam yavuz sultan selimin en meshur ve zeka dolu bir siiri

    Sanma şahım / herkesi sen / sadıkane / yâr olur
    Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyar olur
    Sadıkane / belki ol / bu alemde / dildar olur
    Yâr olur / ağyar olur / dildar olur / serdar olur

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Lan adi soysuz, sorularima cevap versene burada zirlayacagina antoloji yoneticilerine
    Cevap versene soruma, senin atam yavuz sultan selim hz lerine soyledigin, ceberrut, zorba, katil, ahlaksiz, sozleri ben ataturke soylememi kabul edermisin? Cevap ver

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** UMUTSUZ YARINLAR *****
    Fethullah Gülen'e Mehdi dediler? Geylani'ye Evliya? Nazım Kıbrısi'ye Ermiş dediler?
    Mahmut Osmanoğluna Embiya, Cübbeli fetbaza sahabe dediler? Müslim Gündüz'e
    Molla, Adnan Oktar'a Alim dediler. İblis Kadir Mısıra Mürşit dediler? 40 bin masum
    canın katili şerefsiz APOYA da Önder dediler????
    **Ya hu bunlar hep dediler, diyorlar ve diyecekler? En sonun da bu Hilafet aşıkları
    birbirini yiyecekler... VESSELAM

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** İĞNELİ FIÇI ***
    Din ve mezhepleri siyasete alet eden hiç bir görüş ve partiler
    asla ve kat-a muvaffak olamazlar. Tarihsel süreçte devamlılığını
    sağlayamazlar ve yok olmaya mahkumdurlar...
    ----------OZAN ÇAKIROĞLU----------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** LAİK-SOSYAL ve REEL BAKIŞ ***
    Cehalet güç kazandığında, hak-hukuk adalet yer değiştirir.
    Hırsız aklanır, arsız paklanır, edepsiz saklanır, Mürşitler
    teklenir, toplum boklanır???
    ---------OZAN ÇAKIROĞLU---------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** İĞNELİ FIÇI ***
    Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerini bütün Dünya Devletleri tanıdı...
    Her nedense bu Hilafet aşıkları, Cumhuriyet kaçkınları, Orta çağ
    hastaları, Tasavvufçu sofiler, Subyanci kofiler, berdelci müftüler, kumacı
    Şıhlar ve sahte milliyetçiler bir türlü tanıyamadılar???
    --------OZAN ÇAKIROĞLU---------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** TARAFSIZ BAKIŞ ***
    --Bu gün Facebook sayfalarında gördüm. Arap asıllı bir kuş ağaç dalına gagasıyla
    Arapça SÜBANALLAH yazıyor? Altına yüzlerce yorum yapılmış. Hepsi de inanmış?
    Ya hu kardeşim bu kuş hazretleri Arapçayı nerden-kimden öğrenmiş. Neden Türkçe
    veya başka bir dil ile yazmamışta Arapça yazmış? Yoksa bu KUŞ Arap asıllı mıdır?
    --Biz böyle saçmalıklarla uğraşırken, o gavur dedikleriniz AYA gittiler. Sizler böyle
    Hilafet aşkıyla yanıp kavrulurken, o küfür ettikleriniz yakında MARSA gidecekler?
    Dua-niyaz-hatim ve selavata devam...
    ---------OZAN ÇAKIROĞLU----------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** ŞER TARİKATI ***
    Fethullah beslendi şerden-marazdan
    Dergâhlar kurmuştu, felden-arazdan
    Bütün amelleri kinden-garezden
    Topluma nifaklar, ekti de gitti
    Postu Amerka'ya, attı da gitti...
    ------OZAN ÇAKIROĞLU-----

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** CAHİL-CÜHELA ***
    Şer yobaz ne anlar bilimden-fenden
    Başları kurtulmaz, nefretten-kinden
    İcazet alırlar, periden-cinden
    Muskayla milleti soyar giderler
    Her zaman haramla doyar giderler...
    ---------OZAN ÇAKIROĞLU--------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** PALAVRASYON ***
    Hep derler ki Adalet Mülkün temelidir?
    Kime ve neye göre? Ya da 1940 lardan
    sonra uygulandığını gören var mı?
    Temel tarumar edilmiş, Adalet ne yapsın?
    --------OZAN ÇAKIROĞLU--------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** REEL BAKIŞ ***
    Anayasal hakların ihlal edildiği bir toplumda,
    Dürüst, ahlaklı, mütevazı, sevecen, duyarlı
    ve sorumlu bir nesil yetiştiremezsiniz?
    -------OZAN ÇAKIROĞLU---------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** BİLİMSEL BAKIŞ ***
    Yalan söylemek, bireysel güveni yok eder. Dedikodu-gıybet ve iftira yolunu
    açar. Bütün manevi ve ahlaki değerleri bertaraf eder. Yalancı kişiler etrafına
    kin-kibir ve nefret tohumları eker.
    Kamusal ve toplumsal ilişkileri yozlaştırır. Kaos ve kargaşaya zemin hazırlar.
    Yalan söylemek zamanla bir meslek hastalığına dönüşür?
    Yalan, her türlü içki ve kumardan daha tehlikelidir? VESSELAM
    --------OZAN ÇAKIROĞLU---------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***YOBAZIN ÖZÜ YALANDIR***
    Kardaş, her fetbazı molla belleme
    Başı kavukluyla, sohbet eyleme
    Sırtı cübbeliye, sırrın söyleme
    Hak-hakikat bilmez özü yalandır.
    .
    Keramet haktadır, kulda değildir
    Sağında arama, sol da değildir
    Cindarın baktığı, falda değildir
    Muskacı papazın sözü yalandır.
    .
    Fetbazlar anlamaz haktan-emekten
    Ensesi kalındır, haram yemekten
    Yüksek maaş alır fetva vermekten
    Ekranda verdiği, pozu yalandır.
    .
    Papazın döküldü kudret boyası
    Pazara yayıldı, bütün foyası
    Ne bir tarı kaldı, nede sayası
    Bunların harmanı-tozu yalandır.
    .
    Bağnazın gemisi vurdu karaya
    Şimdi Menzilciler girdi sıraya
    Nursuzlar aklını verdi kiraya
    Cambazın bakışı-gözü yalandır
    .
    İrtica hortladı şer yuvasından
    Zihinler kirlendi pis havasından
    Ölse de vazgeçmez kan davasından
    Abdestle yıkanan, yüzü yalandır.
    .
    Çakıroğlu, fazla derine girme
    Nursuzlar sulbüne selamı verme
    Çoluk-çocuğuna sofranı serme
    Yobazın danası-yozü yalandır...
    ------VEZİR PEHLEVAN-------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** ALDANMA *****
    Namerdin verdiği söze aldanma
    Nazarla bakışan göze aldanma
    Düğünde süslenen kıza aldanma
    Vuslatta cilveye naza aldanma
    Hazana varmadan solar gidersin,
    Gam keder hüzünle dolar gidersin...
    --------OZAN ÇAKIROĞLU-------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** LAİK-SOSYAL ve REEL BAKIŞ ***
    Kapitalist ve az gelişmiş Ülkelerde muasır medeniyet gelişmişliği
    Siyasal gidişatla doğru orantılıdır?
    ---------OZAN ÇAKIROĞLU-----------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    Hep derler ki, Adalet mülkün temelidir. Amenna ve saddakna (!)
    Ancak, temel bozuksa MÜLK virane olmaya mahkumdur...

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** LAİK, SOSYAL ve REEL BAKIŞ ***
    Eyy Hilafet aşıkları ve vahşi kapitalizmin reklam uşakları.
    Türk Ulusal Kadınları sizin ne gönül eğlencenizdir, ne de
    Rehabilitasyon merkezinizdir...
    -------OZAN ÇAKIROĞLU--------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    KITMETLİ ŞAİRDAŞIM:
    Üçlü cümbür-neşeniz göz kamaştırıyor? İnşallah ilelebet devam eder?
    Ancak, bizim Şimal-i Şark yöresin de bir deyim vardır?
    **Kurtla-Kuzunun dostluğu, Kurdun karnı acıkıncaya kadardır?
    Kardaş, bu sözü bir kenara yaz ve asla unutma???

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** PAŞA DEDEM DERDİ Kİ ***
    Karganın bir kârı olmasa, Mandayı gıdıklamaz?

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Mahlukat evrildi, değişti zaman
    Vuslatlar nikâhsız, şafaklar duman
    Cübbeli Şıhlara kalmadı güman
    Dervişler üç kuma almış gidiyor,
    Hakikat tarından düşmüş gidiyor...
    -------OZAN ÇAKIROĞLU--------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Havva neden düştü, Şeytan tuzağına
    Adem'le kovuldu, Cennet uzağına
    Kullar köle oldu, Dünya erzağına
    Her beşer kısmetini alır da gider
    Azan kul belasını bulur da gider...
    -------OZAN ÇAKIROĞLU--------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** LAİK, SOSYAL ve REALİST BAKIŞ ***
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünden sonra cehalet çığı gibi
    çağladı. Adım-adım ilerleyen gericilik, Dinsel bağnazlık, fraksiyonik
    mezhepçilik ve amansız köktencilik memleket sathına bir virüs gibi
    yayıldı?
    Her yolu mubah sayan bir siyasal anlayış? Sözünde durmayan, halkı
    her seçimde kandıran, kürsülerden palavra çekip martaval atan Siyasal
    parti liderleri dört nal gidiyor...
    ---------OZAN ÇAKIROĞLU-----------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Mustafa Kemal'dir bizim velimiz
    İnönü İsmet'tir, milli pirimiz
    Misak-ı milliye kurban serimiz
    İstiklal marşıyla kükrer coşarız,
    Bilim-felsefeyle dağlar aşarız...
    ------OZAN ÇAKIROĞLU-----

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Katil Amerka'nın, her sözü yalan
    Peygamber mülkünü eyledi talan
    Bütün orta-doğu mahf-oldu ulan
    İsrail dizgini salmış gidiyor,
    Şer-bela atına binmiş gidiyor...
    -----OZAN ÇAKIROĞLU------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Memleket sevgisi olursa serde
    Özgürlük ufkunda açılır perde
    Barış olursa her zaman her yerde
    Hayır-hasenatla coşar gideriz,
    Suhulet içinde yaşar gideriz...
    -----OZAN ÇAKIROĞLU-----

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** İNSAN ÖMRÜNÜ KISALTAN ETKENLER ***
    Dünya meşakatı, yaşam savaşı, toplumsal sorunlar, siyasal gidişat
    her türlü savaşlar, çözümsüz müşküller, teknolojik hevesler, burjuvatif
    özentiler, kronik stresler, doğasal etkenler ve dijital bağımlılık....
    ------OZAN ÇAKIROĞLU---------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** BU GÜN NEVRUZ BAYRAMI ***
    -Türk Ulusal Milletimizin Nevruz Bayramı kutlu olsun. Ülkemize
    sevgi, barış, hayır ve bereket getirsin. Toplumsal ayrışmalar son
    bulsun. Bütün Memleket aşkla, sevgiyle, uhulet ve suhuletle yeniden
    top-yekün kaynaşsın...
    --Nevruz Bayramı yalnızca Baharın gelişini müjdelemez, Türklerin
    yeniden ayağa kalkışının, birlik ve beraberliğin simgesidir.
    --Nevruz Bayramı, Ergenekon destanının taa kendisidir. Demirlerin
    dövüldüğü, umutların yeniden yeşerdiği, Tabiatın coşup-çağlamasıdır.
    İnşallah Tabiatın çağlamasıyla beraber tüm insani değerlerde coşup
    çağlasın ve Bütün kaos-kargaşa, melanet ve musibetler son bulsun...
    -----------OZAN ÇAKIROĞLU--------------