-----------GEÇTİ YAZ BAHAR, GELDİ SONBAHAR---------- --------Kasım'ın son günleri oldukça soğuk ve yağmurlu geçti. Bu gün erkenden kalktım ve perdeyi açınca Havanın açtığını gördüm. Otağımızın Muhtarı Mutfakta ocağa Çay suyunu koymuş, kahvaltı hazırlıyordu. Ben de bir Sigara yaktım. daha ilk dumanın da, Muhtarımız hadi-hadi doğru balkona, git orda ziftlen dedi. Neye uğradığımı şaşırdım. Sigara dumanından pencere perdeleri sararıyormuş, yok şu oluyormuş derken ben Balkona çıktım. Muhtarımız arkamdan kendi-kendine söylenmeye devam etmekteydi... --------Hava berrak, Gök yüzü mas-mavi, bahçede kuşlar cıvıldıyor. Bir Kedi de Garajın çatısına çıkmış miyavlıyor. Sanırsın Banu Alkan cıyaklıyor. Dedim ulan miyav-miyav sen aylarımı şaşırdın, daha Aralık ayındayız. Senin gününe daha üç ay var. Konuştuğumu anladı mı bilemem, cıyaklamayı kesti... -------Bir ay öncesinde evin bahçesin de Kumru, Sumru ve benzeri kuşlar cirit atardı. Şimdi Ala Karga ve tarla kuşları cıvıldıyor. Artık o, misafir göçmen kuşlar Mağribe doğru çoktan yol almışlardır diye düşündüm. İçimi bir hüzün kapladı, gözlerim doldu. Biz alışmıştık onların melodilerine. Bazen Balkon da onların melodilerini Bağlamam da icra etmeye uğraşırdım, benim yoldaş bana kıs-kıs gülerdi. Yüreğim kabardı, Nefesim daraldı, gözlerim yaşardı,, derinden bir nefes aldım ve bir sigara daha yaktım...Eh Ozan Çakıroğlu durur mu, aldım sazı elime içimden geleni hem çaldım, hem söyledim. Hanım da feryat ediyor, Herif-herif Kahvaltı buz oldu, Çay da soğudu.....Ve aşağıdaki Sonbahar Destanı hasıl oldu.... . --------SONBAHAR------- Yaz-Bahar ardından, mevsim evrildi Yapraklar Dalından, Uçtu savruldu Bülbüller Aşkından, Yandı-kavruldu Sonunda Kapıyı, Çaldı Sonbahar. --------------------------------------------- Savruldu harmanlar, bozuldu bağlar Beyaza Büründü Sahralar-Dağlar Köylüsü Üzülür, Yoksulu Ağlar Çiftçiden hesabı, sordu Sonbahar. ---------------------------------------------- Hazan Yeli vurdu, Kış boran oldu Bülbülün Gülleri, Dalında Soldu Deprem Zedeler, Saçını Yoldu Yurtsuzu derinden, vurdu Sonbahar. ---------------------------------------------- Mağribe Göçtüler, Gezgin Kuşları Sahrada Kalmadı, Ekmek-Aşları Garipler Neylesin, Soğuk Kışları Kimlerin yüzüne, güldü Sonbahar. ---------------------------------------------- Der Vezir Köyümüz Karlıdır şimdi Şavşat'ın Yolları, Zorludur Şimdi Arsiyan Dağları, Zırhlıdır Şimdi Bu yıl da ömürden, aldın Sonbahar... ------------------------------------------ --------OZAN ÇAKIROĞLU-------
-------Osmanlı da Yavuz Sultan Selim bütün Payitaht dönemin de Dini Siyasete alet etmiştir. Hem sonuçları çok ağır olmuştur, hem de İslamiyet yıpranmıştır. Cumhuriyet tarihin de ise 1955-den sonra Demokrat Partinin iyice güçlenmesi sonucunda Din istismar edilmiştir. Hatta Merhum Menderes Dini Mitinglerde bir eyleme dönüştürmüştür. Günümüz de ise Memleket genelinde Okullar, Camiler ve hatta Diyanet Siyasete alet edilmektedir. -------Bir önceki yazımda. Cumhuriyet tarihinde 1923-ile 1955 arası Din ve Mezhep ayrımları yapılmadan şekline uygun ve suhuletle uygulanmıştır demiştim. Ve doru- dur. Buda Laiklik ilkesiyle mümkün olmuştur. Günumüz de Dincilikten beslenen bazı Siyasiler Laiklik ilkesini hiç benimsemezler. Yaradan Ulusal Devletimizi bu zihniyetten korusun...VESSELAM.
-------Türkiye'de Din hiç aslına uygun yaşanmadı olur mu? İslam Dini, Barış yoludur. İçin de iyilik, güzellik, doğruluk, Hak-hukuk ve Adalet barındırır. Mustafa Kemal ATATÜRK Yurtta sulh-Cihan'da Sulh demek süretiyle İslamiyeti ön plana çıkarmıştır. Yurdumuz da en güzel ve usulüne uygun İslamiyet 1923 ile 1955 arası yaşanmış ve yaşatılmıştır....
-------Ben, bir Cumhuriyet Çocuğuyum. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir Vatandaşım------Ve bilgi dağarcığımı müspet Fen, Bilim ile doldurmayan çalışan, Atam Mustafa Kemal'in bir gönüllü neferiyim... . MENZİLE VARMANIN YOLUDUR BİLİM Demokrasi Yoksa Olmaz Hürriyet Bu yüzden kuruldu, Hür Cumhuriyet Vatanı Sarsın, Çağdaş Medeniyet Hakkın-Adaletin Adıdır Bilim. ---------------------------------------- İlim-İrfan Atatürk'ün Yoludur Tevhid-i Tedrisat, Halkın Varıdır Asil Türk Gençliği umut doludur Ufkun-Ferasetin Adıdır Bilim. ---------------------------------------- Milletçe Şahlanıp, Coşalım Diye Geçilmez Dağları, Aşalım Diye Uygarlık Yolunda, Koşalım Diye Vuslata Ermenin, Tadıdır Bilim. ---------------------------------------- Okullar Olsun ilim -irfan Yuvası Sübuta Ersin Din-Mezhep Davası Geçmedi Yobazın, Batıl Hevesi Bakıp da görmenin, Adıdır Bilim. ------------------------------------------ Müfredat Birliği, Fetrete Gelmez Kültürsüz Toplumun, yüzleri gülmez Huzur Çeşmesinin, Suları Akmaz Barış Ağacının, Dalıdır Bilim. ----------------------------------------- Der Vezir Kurulsun, ilim Bankası Hürriyet olsun her Türk'ün sevdası Mustafa Kemal'dir Halkın Atası Biz de Alfabenin, Adıdır Bilim... ------------------------------------------ ------OZAN ÇAKIROĞLU------ . Ben daha ne söyleyem de, ne diyem Anlayana sözüm , olsun hediyem...
, Anadolu kültürümüz de taktir, övgü ve kutlama bir insanlık borcudur. Muhterem Nurgül KILAVUZ Hanımefendi gerçekten ufku geniş, adil ve yürekli bir Şahsiyetsiniz. Yaradan sayınızı artırsın...
MEDENİYET ÇÖKTÜ HUY BOZULDU Bu Cumhuriyeti Kurdu Atamız Gitmedik İzinden, Oldu Hatamız Ne Hürriyet kaldı, ne de ilkemiz Demokrasi Kalktı Haller bozuldu. ----------------------------------------- Medeniyet Çöktü, Fodula Döndük Kendi Ülkemiz de, Modüle Döndük Kurumlar satıldı, Kudula Döndük Devlet-ü Erkân da Huylar bozuldu. --------------------------------------------- Barış Çeşmesinin Kalmadı Adı Kantarı bozdular Hünkâr'la Kadı Işıklar söndürdü mahlukatKedi Yobaz baş kaldırdı, Sollar bozuldu. ----------------------------------------- Her Devirde Yezid olup çıktılar Sivas'ta Diri-diri İnsan Yaktılar Tekbir Alıp bir kenardan baktılar Medeniyet Çöktü, Kullar bozuldu. ------------------------------------------ Dört Tarafı Sardı, Fitne Ateşi Siyaset Ayırdı Kavim-Kardeşi Babayı Saymıyor, Evladı Eşi İlçesi, Beldesi Köyler bozuldu. ------------------------------------- Der Vezir Mağrib'te boşa gezildi Göç Kervanı, Katar oldu dizildi Afgan-i, Süryani Seçmen yazıldı Misak-ı Millide Surlar Bozuldu. ----------------------------------------- -------OZAN ÇAKIROĞLU------
Anlayana Sivri Sinek Saz Anlamayana Benim Davul Az...
MEDENİYET ÇÖKTÜ HUY BOZULDU Bu Cumhuriyet Kurdu Atamız Gitmedik izinden oldu hatamız Ne Hürriyet kaldı, ne de ilkemiz Demokrasi Kalktı haller bozuldu. ----------------------------------------- Medeniyet Çöktü, Fodula Döndük Kendi Ülkemiz de, Modüle döndük Kurumlar Satıldı, Kudula döndük Devlet-ü Erkân da huylar bozuldu. ------------------------------------------ Barış Çeşmesinin, Kalmadı Adı Kantarı bozdular Hünkâr'la Kadı Işıklar söndürdü, Mahlukat Kedi Yobaz baş kaldırdı, Sollar bozuldu. ------------------------------------------ Her Devir de Yezid olup Çıktılar Sivas'ta Diri-diri İnsan Yaktılar Tekbir alıp bir kenardan baktılar Medeniyet çöktü, Kullar bozuldu. ------------------------------------------ Dört Tarafı Sardı, Fitne Ateşi Siyaset Ayırdı, Kavim-kardeşi Babayı saymıyor Evladı-Eşi İlçesi, Beldesi Köyler bozuldu. ---------------------------------------- Der Vezir Mağrip'te boşa gezildi Göç Kervanı Katar oldu dizildi Afgan-i,Süryani Seçmen yazıldı Misak-ı Millide Surlar Bozuldu... ----------------------------------------- ----OZAN ÇAKIROĞLU-----
Anlayana Sivri Sinek Saz Anlamayana Bizim Davul Az....
---------EMPATİ YETENEĞİ-------- -------Bugün sitelere göz gezdirirken, Zat-ı muhteremin biri dünkü yazısın da Empati yeteneğinden yoksun kişi diye cümle kurmuş. Zira kendileri ne empati biliyorlar, ne de yetenek biliyorlar? -------Şahısların Empati yeteneği, ilk önce Aile kültürüyle başlar ve çevresel faktörlerle gelişir, almış olduğu eğitimle şekillenir, iş hayatıyla genişler ve Dünya görüşüyle harmanlanır. Vatandaşı olduğu Devletin yönetim tarzıyla sübuta erer. -------Ancak Bilim Adamlarının Empati yeteneği fikir ve düşünce sistemiyle asla paralel olamaz. Çünkü Bilim Felsefi olarak bir bütünlük arz etmez. Edemez... Bilimsel Materyalizm Felsefesi-Metafizik Felsefeyi içinde barındırmaz. Metafizik Felsefe de Materyalist Felsefeyi reddeder. Bu yüzdendir ki Din ve Mezhepler Sosyal Toplumları ve bir çok Medeniyeti fasifler. --------Dinler arası çatışmanın tek nedeni, inandıkları Kitap ve Peygamberlerdir. Dinler arası geçişkenlik kültürel baz da sağlanır. Bütün Dinler Evrimsel devinimi kabul etmezler. Ancak Materyalist Fesefeciler Dünya'da bütün Mahlukatların Tarihsel devinim için de Evrimleştiğini savunurlar. --------Her ayrı iklim ve Toplumlar da İnsanların empati yeteneği ayrı-ayrı biçim- lenir. Bütün ideolojik ayrımcılığı bir araya toplayıp harmanlayan sadece Sosyal yönetim tarzıdır. Bunu da Dünya'da tek beceren Devlet Adamı Mustafa Kemal ATATÜRK'tür. Ulusal Türkiye Cumhuriyetini ilan edip ve yönetim şeklini Demokrasiyle taçlandırmıştır... Google'da aramayın bulamazsınız...VESSELAM. ---------OZAN ÇAKIROĞLU--------
-------Son zamanlara da bir orta çağ hastalığı aldı başını gidiyor. Her eli kalem tutan Milletin başına Felsefeci kesildi. Daha kendi Ana-Atasını tanımayan, Mensubu olduğu Dini tanımayan, Cahiliye devrinde bilgelik kavramlarıyla ön plana çıkan, meditasyon saçma- lığını millete Din diye yutturan Budizm ve Hinduzim-i besleyen ZEN Felsefesini yeniden hortlatmaya uğraşıyorlar. Bunu da en çok Atatürk ilke ve inkılaplarına ters düşen Hilafet düşkünleri Haşhaşi sülbüne selam duran yobazlar güncellemektedirler. -------Ulusal Millet olarak, bu Hak-hakikat yoksunlarına fırsat vermemeliyiz. Bu zavallılar korkarım 15 Temmuz da Meclis-i Ayan'a top-tüfekle saldıran hainlerin devamı ve türemesidir. Yaradan Ulusal Devletimize güç-kudret versin... -------OZAN ÇAKIROĞLU------
-----------GEÇTİ YAZ BAHAR, GELDİ SONBAHAR----------
--------Kasım'ın son günleri oldukça soğuk ve yağmurlu geçti. Bu gün erkenden
kalktım ve perdeyi açınca Havanın açtığını gördüm. Otağımızın Muhtarı Mutfakta
ocağa Çay suyunu koymuş, kahvaltı hazırlıyordu. Ben de bir Sigara yaktım. daha
ilk dumanın da, Muhtarımız hadi-hadi doğru balkona, git orda ziftlen dedi. Neye
uğradığımı şaşırdım. Sigara dumanından pencere perdeleri sararıyormuş, yok
şu oluyormuş derken ben Balkona çıktım. Muhtarımız arkamdan kendi-kendine
söylenmeye devam etmekteydi...
--------Hava berrak, Gök yüzü mas-mavi, bahçede kuşlar cıvıldıyor. Bir Kedi de
Garajın çatısına çıkmış miyavlıyor. Sanırsın Banu Alkan cıyaklıyor. Dedim ulan
miyav-miyav sen aylarımı şaşırdın, daha Aralık ayındayız. Senin gününe daha
üç ay var. Konuştuğumu anladı mı bilemem, cıyaklamayı kesti...
-------Bir ay öncesinde evin bahçesin de Kumru, Sumru ve benzeri kuşlar cirit
atardı. Şimdi Ala Karga ve tarla kuşları cıvıldıyor. Artık o, misafir göçmen kuşlar
Mağribe doğru çoktan yol almışlardır diye düşündüm. İçimi bir hüzün kapladı,
gözlerim doldu. Biz alışmıştık onların melodilerine. Bazen Balkon da onların
melodilerini Bağlamam da icra etmeye uğraşırdım, benim yoldaş bana kıs-kıs
gülerdi. Yüreğim kabardı, Nefesim daraldı, gözlerim yaşardı,, derinden bir nefes
aldım ve bir sigara daha yaktım...Eh Ozan Çakıroğlu durur mu, aldım sazı elime
içimden geleni hem çaldım, hem söyledim. Hanım da feryat ediyor, Herif-herif
Kahvaltı buz oldu, Çay da soğudu.....Ve aşağıdaki Sonbahar Destanı hasıl oldu....
.
--------SONBAHAR-------
Yaz-Bahar ardından, mevsim evrildi
Yapraklar Dalından, Uçtu savruldu
Bülbüller Aşkından, Yandı-kavruldu
Sonunda Kapıyı, Çaldı Sonbahar.
---------------------------------------------
Savruldu harmanlar, bozuldu bağlar
Beyaza Büründü Sahralar-Dağlar
Köylüsü Üzülür, Yoksulu Ağlar
Çiftçiden hesabı, sordu Sonbahar.
----------------------------------------------
Hazan Yeli vurdu, Kış boran oldu
Bülbülün Gülleri, Dalında Soldu
Deprem Zedeler, Saçını Yoldu
Yurtsuzu derinden, vurdu Sonbahar.
----------------------------------------------
Mağribe Göçtüler, Gezgin Kuşları
Sahrada Kalmadı, Ekmek-Aşları
Garipler Neylesin, Soğuk Kışları
Kimlerin yüzüne, güldü Sonbahar.
----------------------------------------------
Der Vezir Köyümüz Karlıdır şimdi
Şavşat'ın Yolları, Zorludur Şimdi
Arsiyan Dağları, Zırhlıdır Şimdi
Bu yıl da ömürden, aldın Sonbahar...
------------------------------------------
--------OZAN ÇAKIROĞLU-------
-------Osmanlı da Yavuz Sultan Selim bütün Payitaht dönemin de Dini Siyasete
alet etmiştir. Hem sonuçları çok ağır olmuştur, hem de İslamiyet yıpranmıştır.
Cumhuriyet tarihin de ise 1955-den sonra Demokrat Partinin iyice güçlenmesi
sonucunda Din istismar edilmiştir. Hatta Merhum Menderes Dini Mitinglerde bir
eyleme dönüştürmüştür. Günümüz de ise Memleket genelinde Okullar, Camiler
ve hatta Diyanet Siyasete alet edilmektedir.
-------Bir önceki yazımda. Cumhuriyet tarihinde 1923-ile 1955 arası Din ve Mezhep
ayrımları yapılmadan şekline uygun ve suhuletle uygulanmıştır demiştim. Ve doru-
dur. Buda Laiklik ilkesiyle mümkün olmuştur. Günumüz de Dincilikten beslenen
bazı Siyasiler Laiklik ilkesini hiç benimsemezler. Yaradan Ulusal Devletimizi bu
zihniyetten korusun...VESSELAM.
-------Türkiye'de Din hiç aslına uygun yaşanmadı olur mu?
İslam Dini, Barış yoludur. İçin de iyilik, güzellik, doğruluk, Hak-hukuk ve Adalet
barındırır. Mustafa Kemal ATATÜRK Yurtta sulh-Cihan'da Sulh demek süretiyle
İslamiyeti ön plana çıkarmıştır. Yurdumuz da en güzel ve usulüne uygun İslamiyet
1923 ile 1955 arası yaşanmış ve yaşatılmıştır....
-------Ben, bir Cumhuriyet Çocuğuyum. Atatürk ilke ve inkılaplarına
bağlı bir Vatandaşım------Ve bilgi dağarcığımı müspet Fen, Bilim ile
doldurmayan çalışan, Atam Mustafa Kemal'in bir gönüllü neferiyim...
.
MENZİLE VARMANIN YOLUDUR BİLİM
Demokrasi Yoksa Olmaz Hürriyet
Bu yüzden kuruldu, Hür Cumhuriyet
Vatanı Sarsın, Çağdaş Medeniyet
Hakkın-Adaletin Adıdır Bilim.
----------------------------------------
İlim-İrfan Atatürk'ün Yoludur
Tevhid-i Tedrisat, Halkın Varıdır
Asil Türk Gençliği umut doludur
Ufkun-Ferasetin Adıdır Bilim.
----------------------------------------
Milletçe Şahlanıp, Coşalım Diye
Geçilmez Dağları, Aşalım Diye
Uygarlık Yolunda, Koşalım Diye
Vuslata Ermenin, Tadıdır Bilim.
----------------------------------------
Okullar Olsun ilim -irfan Yuvası
Sübuta Ersin Din-Mezhep Davası
Geçmedi Yobazın, Batıl Hevesi
Bakıp da görmenin, Adıdır Bilim.
------------------------------------------
Müfredat Birliği, Fetrete Gelmez
Kültürsüz Toplumun, yüzleri gülmez
Huzur Çeşmesinin, Suları Akmaz
Barış Ağacının, Dalıdır Bilim.
-----------------------------------------
Der Vezir Kurulsun, ilim Bankası
Hürriyet olsun her Türk'ün sevdası
Mustafa Kemal'dir Halkın Atası
Biz de Alfabenin, Adıdır Bilim...
------------------------------------------
------OZAN ÇAKIROĞLU------
.
Ben daha ne söyleyem de, ne diyem
Anlayana sözüm , olsun hediyem...
,
Anadolu kültürümüz de taktir, övgü ve kutlama bir insanlık borcudur.
Muhterem Nurgül KILAVUZ Hanımefendi gerçekten ufku geniş, adil
ve yürekli bir Şahsiyetsiniz. Yaradan sayınızı artırsın...
MEDENİYET ÇÖKTÜ HUY BOZULDU
Bu Cumhuriyeti Kurdu Atamız
Gitmedik İzinden, Oldu Hatamız
Ne Hürriyet kaldı, ne de ilkemiz
Demokrasi Kalktı Haller bozuldu.
-----------------------------------------
Medeniyet Çöktü, Fodula Döndük
Kendi Ülkemiz de, Modüle Döndük
Kurumlar satıldı, Kudula Döndük
Devlet-ü Erkân da Huylar bozuldu.
---------------------------------------------
Barış Çeşmesinin Kalmadı Adı
Kantarı bozdular Hünkâr'la Kadı
Işıklar söndürdü mahlukatKedi
Yobaz baş kaldırdı, Sollar bozuldu.
-----------------------------------------
Her Devirde Yezid olup çıktılar
Sivas'ta Diri-diri İnsan Yaktılar
Tekbir Alıp bir kenardan baktılar
Medeniyet Çöktü, Kullar bozuldu.
------------------------------------------
Dört Tarafı Sardı, Fitne Ateşi
Siyaset Ayırdı Kavim-Kardeşi
Babayı Saymıyor, Evladı Eşi
İlçesi, Beldesi Köyler bozuldu.
-------------------------------------
Der Vezir Mağrib'te boşa gezildi
Göç Kervanı, Katar oldu dizildi
Afgan-i, Süryani Seçmen yazıldı
Misak-ı Millide Surlar Bozuldu.
-----------------------------------------
-------OZAN ÇAKIROĞLU------
Anlayana Sivri Sinek Saz
Anlamayana Benim Davul Az...
MEDENİYET ÇÖKTÜ HUY BOZULDU
Bu Cumhuriyet Kurdu Atamız
Gitmedik izinden oldu hatamız
Ne Hürriyet kaldı, ne de ilkemiz
Demokrasi Kalktı haller bozuldu.
-----------------------------------------
Medeniyet Çöktü, Fodula Döndük
Kendi Ülkemiz de, Modüle döndük
Kurumlar Satıldı, Kudula döndük
Devlet-ü Erkân da huylar bozuldu.
------------------------------------------
Barış Çeşmesinin, Kalmadı Adı
Kantarı bozdular Hünkâr'la Kadı
Işıklar söndürdü, Mahlukat Kedi
Yobaz baş kaldırdı, Sollar bozuldu.
------------------------------------------
Her Devir de Yezid olup Çıktılar
Sivas'ta Diri-diri İnsan Yaktılar
Tekbir alıp bir kenardan baktılar
Medeniyet çöktü, Kullar bozuldu.
------------------------------------------
Dört Tarafı Sardı, Fitne Ateşi
Siyaset Ayırdı, Kavim-kardeşi
Babayı saymıyor Evladı-Eşi
İlçesi, Beldesi Köyler bozuldu.
----------------------------------------
Der Vezir Mağrip'te boşa gezildi
Göç Kervanı Katar oldu dizildi
Afgan-i,Süryani Seçmen yazıldı
Misak-ı Millide Surlar Bozuldu...
-----------------------------------------
----OZAN ÇAKIROĞLU-----
Anlayana Sivri Sinek Saz
Anlamayana Bizim Davul Az....
---------EMPATİ YETENEĞİ--------
-------Bugün sitelere göz gezdirirken, Zat-ı muhteremin biri dünkü yazısın da
Empati yeteneğinden yoksun kişi diye cümle kurmuş. Zira kendileri ne empati
biliyorlar, ne de yetenek biliyorlar?
-------Şahısların Empati yeteneği, ilk önce Aile kültürüyle başlar ve çevresel
faktörlerle gelişir, almış olduğu eğitimle şekillenir, iş hayatıyla genişler ve Dünya
görüşüyle harmanlanır. Vatandaşı olduğu Devletin yönetim tarzıyla sübuta erer.
-------Ancak Bilim Adamlarının Empati yeteneği fikir ve düşünce sistemiyle asla
paralel olamaz. Çünkü Bilim Felsefi olarak bir bütünlük arz etmez. Edemez...
Bilimsel Materyalizm Felsefesi-Metafizik Felsefeyi içinde barındırmaz. Metafizik
Felsefe de Materyalist Felsefeyi reddeder. Bu yüzdendir ki Din ve Mezhepler
Sosyal Toplumları ve bir çok Medeniyeti fasifler.
--------Dinler arası çatışmanın tek nedeni, inandıkları Kitap ve Peygamberlerdir.
Dinler arası geçişkenlik kültürel baz da sağlanır. Bütün Dinler Evrimsel devinimi
kabul etmezler. Ancak Materyalist Fesefeciler Dünya'da bütün Mahlukatların
Tarihsel devinim için de Evrimleştiğini savunurlar.
--------Her ayrı iklim ve Toplumlar da İnsanların empati yeteneği ayrı-ayrı biçim-
lenir. Bütün ideolojik ayrımcılığı bir araya toplayıp harmanlayan sadece Sosyal
yönetim tarzıdır. Bunu da Dünya'da tek beceren Devlet Adamı Mustafa Kemal
ATATÜRK'tür. Ulusal Türkiye Cumhuriyetini ilan edip ve yönetim şeklini
Demokrasiyle taçlandırmıştır... Google'da aramayın bulamazsınız...VESSELAM.
---------OZAN ÇAKIROĞLU--------
NOT: Eleştiriye açıktır...
İTİBARIN KALMAZ ZORA DÜŞERSİN
Güvenme Ağyarın, Varı Tahtına
Sakın kötü deme, kara bahtına
Hile düzen katma, mizan katına
Bağlanır kısmetin, Dara düşersin.
------------------------------------------
Ders çıkar Tarih'ten, kolla özünü
Takip Et Bilimin, Müspet izini
Fikrin olmadan söyleme sözünü
Meclis-i Alem de, zora düşersin.
------------------------------------------
Baki Olan Hak'tır Bunu Unutma
Şeytana uyup ta, Mürşide çatma
Kendini Cehalet, Safına Katma
Şaşırıp yolunu, Zara düşersin.
----------------------------------------
Çakıroğlu, Hak-hakikatten şaşma
Nefsine hakim ol, Edepten düşme
Yalancı Fetbazıni peşinden koşma
Bozulur Kafesin, Nara Düşersin...
------------------------------------------
------OZAN ÇAKIROĞLU------
-------Son zamanlara da bir orta çağ hastalığı aldı başını gidiyor.
Her eli kalem tutan Milletin başına Felsefeci kesildi. Daha kendi
Ana-Atasını tanımayan, Mensubu olduğu Dini tanımayan, Cahiliye
devrinde bilgelik kavramlarıyla ön plana çıkan, meditasyon saçma-
lığını millete Din diye yutturan Budizm ve Hinduzim-i besleyen
ZEN Felsefesini yeniden hortlatmaya uğraşıyorlar. Bunu da en
çok Atatürk ilke ve inkılaplarına ters düşen Hilafet düşkünleri
Haşhaşi sülbüne selam duran yobazlar güncellemektedirler.
-------Ulusal Millet olarak, bu Hak-hakikat yoksunlarına fırsat
vermemeliyiz. Bu zavallılar korkarım 15 Temmuz da Meclis-i
Ayan'a top-tüfekle saldıran hainlerin devamı ve türemesidir.
Yaradan Ulusal Devletimize güç-kudret versin...
-------OZAN ÇAKIROĞLU------