----------ADEM OĞLU İNSAN--------- --------Hz. Adem'den olma, Havva'dan doğma İnsan. Arapça'dan türemiş ve Alem-i Devran da kabul görmüş kutlu bir isim. Toplum halin de ve bir kültür çevresinde yaşayan varlık. Düşünme ve konuşma yeteneği olan ve Evreni bir bütün olarak kavrayabilen, bulguları ve keşifleri sonucun da yaşam biçimlerini değiştirebilen Kutlu bir canlı. --------Dünya da hiç bir mahlukat, İnsan'dan daha karmaşık ve daha kafa karış- tıran ve daha geç evrimleşen canlı yoktur. Toplum bireyler bütünlüğüdür. Bireyler Toplum bütününü oluştururken Din-Mezhep, Dil ve Irk düzeyin de önce Aile ve çevresinde ki edinmiş oldukları örfü kültürlerini ve Ulusal düzeyde almış olduk- ları bilimsel eğitim ve öğrenim birikimini Ulusal Devlet hiyyerarşi sistemiyle harmanlayarak sübuta erdirir. --------Bireyler ve yöreler arasın da hem nicelik ve hem de nitelik bakımından Biyolojik ve kalıtımsal etkenlerden dolayı bir çok sosyo ekonomik ve kültürel ayrışımlar baş göstermektedir. Uluslar arası tezatlar özellikle Mensubu olduk- ları DİN ve daha sonra siyasal ve eknomik alan da baş göstermektedir. --------Devran-i Cihan'da Savaşlar genellikle Din-i, Mülk-i, Siyasi ve Ekonomik amaçlara ulaşmak için yapılmaktadır. Hz. Adem'den bu yana gelişen, değişen Tabiat, mahlukat ve Alemi İnsan bütünlüğünde ki Devinime Materyalist Felsefe- ciler Evrim diyor, Metafizik Fesefeciler ise Fıtrat-ı Kader diyorlar...VESSELAM. Bende derim ki Gezegenlerin tamamı keşif edilmeden somut gerçekleri elde etmemiz olası değildir...OZAN ÇAKIROĞLU.
--------Sevgi Değer Barış Dostu Tuba Hanım: --------Ülkemiz maalesef Deprem kuşağın da. Bu bir kader değildir. Lakin Tabiat olaylarını değiştirme olanağımız da yok. Ancak teknik önlemler alınabilir. Bura da detaya girmeye- ceğim. Altı Şubat zelzelesine yazmış olduğum Destanı izninizle bura da paylaşmak isti- yorum. Acılarınızı yürekten paylaşır, Size ve yakınlarınıza metanetler dilerim...
-----ANADOLU YANIYOR---- Memleket yanıyor birlik zamanı Tabiat kükredi vermez amanı Felaket ayırmaz Dini, imanı Anadolu kavrul de, kan ağladı. --------------------------------------- Bu Devri-Aleme geldi Ahirler Faylar yarıldı, yıkıldı Şehirler Denizler kabardı, coştu nehirler Altı Şubat Şafakta Tan ağladı. --------------------------------------- Zelzele Vatanı, kastı kavurdu On Kenti bir anda, yıktı savurdu Binlerce bedeni candan ayırdı Kavimi, kardeşi yad El ağladı. --------------------------------------- Halebi Yokladı, Hataya Geçti Maraş-ı, Anteb-i kurban mı seçti Ülkemin başına ne haller açtı Barajlar köpürdü, Göl ağladı. --------------------------------------- Urfa'dan Kilis'e uğradı yolu Taa Diyarbakır'a uzandı kolu Ölenlerin hepsi Yaradan kulu Mümin-münafık her kul ağladı. --------------------------------------- Ana- Baba ölmüş Çocuklar yetim Hükümet Saray da indirdi hatim Böyle bir tufan da, olunmaz metin Analar ağıt yaktı, Dil ağladı. ----------------------------------------- Ulusum tek yürek yardıma koştu Gönüller birleşti, bağışlar taştı Siyaset Akvamı, yolundan şaştı Hilafet Niyazlandı, Sol ağladı. ------------------------------------------ Der Vezir, Memleket perişan oldu Zalim Felek vurdu, ocaklar söndü Yüreğim kanıyor, Gözlerim doldu Maşruktan-mağribe her can ağladı... --------OZAN ÇAKIROĞLU------
------Her İnsan bir değerdir, karşılıklı saygı ve sevgi İnsanların en büyük hazinesidir. Sevgi insanı güzel düşündürür ve güzel ahlak sahibi yapar. İnsanlar da sevgi ve şefkat duyguları, merhamet ve vicdan duygularını besler. Gönüllerde sevgi pınarı coşup, çağlarsa şayet, Toplumlar da kin-kibir ve nefret Barışa ve suhulete dönüşür. Kırgınlıklar, dargınlıklar ayrılıklar ve her türlü sadistlikler sübut-e erer. ----- Evveli gün Aşkın yerini şehvet aldı diye yazı kaleme aldım. Okuyan Dost, arkadaş ve akrabayı taallukat biraz serzenişte bulundular. Dediler ki senin Aşk penceren tozlanmış.... Ben de biraz düşündüm ve düşünüyorum bir doğruluk payları varmıdır diye....Dünkü yazımı üzülerek te olsa sildim. -----Ve buraya 36 yıl önce yazmış olduğum bir Şiirimi düştüm...
----KARŞI KÖŞKÜN SUNASI--- Arsiyan Dağları, Billur Karlıdır Coşkundur suları, yıkar da gider, Şavşat'ın Kızları, Ahu Zarlıdır Nice Gönülleri, yakar da gider. --------------------------------------- Yeşile büründü, çimen yoncası Elvan-elvan Çiçek, açtı goncası Allar giymiş karşı köşkün sunası Nikabın altından, bakar da gider. ------------------------------------------ Komşu Kızı Kına Yakmış Eline Saçları Dökülmüş, İnce Beline Allanıp dönüşmüş Cennet gülüne Kevser Suyu Gibi, Akar da gider. ------------------------------------------ Mahlenin Hurisi, Bostan Ekiyor Kuzular peşinden koşup sekiyor Gizemli Havası, Yürek Yakıyor Derdini İçine, Döker de Gider. --------------------------------------- Nadana Göstermez Güzel Yüzünü Hakla-Hakikatle Söyler Sözünü Yobazdan, aymazdan kollar özünü Hünkâra Eyvallah, Çeker de gider. -------------------------------------------- Gönlümün Perisi, Boynunu Bükmüş Dağıtmış Zülfünü, Gerdana Dökmüş Duydum ki Yad elden görücü gelmiş Sabrıma Ves-vese Eker de Gider. -------------------------------------------- Çakıroğlu Yazdı, Eyledi Gazel Karşı ki gülşenin, goncası güzel Ben Ona Vurgunum, Evveli Ezel Gönlüme Kelepçe takar da gider... ------------------------------------------ ------OZAN ÇAKIROĞLU------
Yazmış olduğum Destana konu olan, karşı köşkün SUNASI'yla 35 yıldır Barış ve suhulet için de, huzurlu ve mutlu bir şekil de yaşamaktayız...Üç-te Evladımız oldu. Taç Yaprağımız tomurcuklanıp Gül--Çiçek açtı...vesselam. Bana derselerdi ki bir gün özelinden bahs edeceksin? Derdim ki asla...Demek ki Devrani-alem değişmektedir....
----NASİHAT ALMAYI ÖĞREN---- Barışla Sağlanır, Toplumun Dengi Her Kişi Nefsiyle, Ederse Cengi Çağlar gönlümüz de, aşk ile sevgi Yeter ki Yürekten, Sarmayı öğren. ---------------------------------------------- Müspet Fen-Bilimden Gitme Uzağa Cahilden Uzak Dur, Düşme Tuzağa Ayırır Yolundan, Çeker Kızağa Son durak gelmeden inmeyi öğren. ---------------------------------------------- Haşhaşi Şerrinden, Kolla Kendini Cehalet Tufandır, Yıkar Bendini Fetvayla, Muskayla bozar fendini Evreni Bilimle, Görmeyi Öğren. -------------------------------------------- Karunun Malına, Bakıp Düşünme Hasetinden Uyuz Olup Kaşınma Fikrin Yoksa Hindi gibi Şişinme Alim Meclisin de Susmayı Öğren. --------------------------------------------- Cambazın, Fetbazın Sözüne kanma Şeytana Uyup'ta, Ateşte Yanma Her Şapkalıyı da, Demokrat sanma Mürşit'ten Nasihat Almayı Öğren. -------------------------------------------- Der Vezir sözlerim de yoktur yalan Sözüm Uçar Amma, Yazıdır Kalan Huzura Kavuşur, Dersini Alan Hakkı-Hakikatı Bilmeyi Öğren... ----------------------ÇAKIROĞLU.
-----------FITRAT-I KADER--------- ---------Bu gün Merhum Şair Cahit Sıtkı TARANCI'nın ölüm yıl dönümü. Allah taksiratını af eylesin, Mekânı Cennet, Ruhu Şad olsun. Bu günün önemine Yorum sayfasına YAŞ OTUZBEŞ ÖMRÜN YARISI Şiiri asılmış. ---------Şiirin muhteviyatına baktığım da Merhum Tarancı kaderci olmadığını vurgulamış ve İnsan ömrüne bir bedel biçmiş. Okurlar katılır veya katılmaz Fikren hür yazılmış Dilden-dile dolaşıp bir eylem haline dönüşmüş. ---------Metafizik Felsefeciler her zaman ve her yer de Fıtrat-ı kader den bahs ederler. Depreme, Tufana, Zelzele-i afata kader derler ve hatta Saraylar da, Camiler de, Konaklar da Hatim indiriler. Merak ediyorum bu Zat-ı Muhteremler Gazze Vahşetine Fıtrat-ı Kader deyipte Hatim mi indircekler. ---------Ben 17 yaşımdan beri Ölümün Kaderle bağlantılı olduğuna kesinlikle inanmadım, inanmıyorum ve asla da inanmayacağım. Her fırsatta yalancı Fetbazlar Dünya'yı yalancılıkla suçlayıp dururlar. Amma ve lakin Dünya malına en çok ta Dinbazlar taparlar. Bu tarz eğilimlerin İşlamiyette yeri yoktur. Eğer ki Hz. Muhammed kaderci olsaydı şayet, Bunca Savaşlara katılmazlardı. Yaptığı bütün Savaşları hep kendileri sevk ve idare etmişlerdir. ---------Kanlı Sivas olayları, Başbağlar katliyamı, Ankara Gar Mezalimi ve Şimdi- de Filistin İnsanlık vahşeti asla Fıtrat-ı Kader olamaz. Ben bu Hunhar-ca yapılan katliyamların tamamına günün de Şiirler yazmışım. Yazılarım da lanetlemişim. Ve kınamaya da devam etmekteyim. Ancak O, Dini-Mezhepleriyle öğünen. Cami de Okul da, sokakta ve her zaman her yer de nutuklar atan demologlar. Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Çember sakallılar, Şalvar Cübbeliler, Püskül Fesliler ve Eli Asalı kara sesliler şimdi neredeler, neden Gazze vahşetine sessiz kalıyorlar. Bu korkaklığın müsebbibi FITRAT-I KADERMİ-dir...VESSELAM. ----------OZAN ÇAKIROĞLU---------
--------SEVGİ--SAYGI--DOSTLUK VE SADAKAT BİREYİN YETİŞME TARZIYLA VE EDİNMİŞ OLDUĞU KÜLTÜRLE DOĞRU ORANTILIDIR: En vefakâr Dostunuz kendi gölgenizdir. Amma unutmayınız ki, gölgenizde size yoldaşlık etmek için Güneşli havayı seçer. Tipi de, boran da, yağmur da ara ki bulasınız... --------Yaşam gülmeyi, Sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı ve dostluk sadık kalmayı bilenler içindir. --------Kırmızı Gül'ün biri, çok güzel şakıldayan kokoş bir Bülbüle aşık olmuş. Ertesi günü, Aşık olduğu Bülbülü bir başka Gül'ün dalın da öterken görmüş. -------Bizim Türk Erkeklerin gerçek yüzleri genel de toklukta, Kadınların ise yoklukta ortaya çıkar. Evlat yaşlılıkta, Kardeş mirasta, Arkadaş yolculukta, Dostların ise zor günün de belli olur. --------Mürşid-i Kâmiller vefa görmese de, Vefalı olmaya devam ederler. Ben de derim ki son zamanlar da, Memlekette Ulu önder Atatürk'e bunca vefasızlıktan sonra, Hür Cumhuriyetimiz vefalı olmaya devam etmektedir. Doğru okuyan ve doğru anlayan okurlara saygılar sunarım...ÇAKIROĞLU.
-------Merhaba, Dünya Barış Dostu------ -------Hayatın bütün güzellikleri huzur ve mutlulukları yanın da olsun. Gönlün de (Yüreğin de) huzur, sevgi ve barış eksik olmasın. Umut ve hayallerin bir-bir gerçekleşsin. Bir Barış Ağacı gibi kök salıp, Taç yap- rağın hep yeşersin. Çiçek-tomurcukların Memleket sathına yayılsın. Her zaman ve her yerde o, irşad-i yüzün gülücükler saçsın. -------En derin sevgi ve selamlarımı SUNARIM...
----------ADEM OĞLU İNSAN---------
--------Hz. Adem'den olma, Havva'dan doğma İnsan. Arapça'dan türemiş ve Alem-i
Devran da kabul görmüş kutlu bir isim. Toplum halin de ve bir kültür çevresinde
yaşayan varlık. Düşünme ve konuşma yeteneği olan ve Evreni bir bütün olarak
kavrayabilen, bulguları ve keşifleri sonucun da yaşam biçimlerini değiştirebilen
Kutlu bir canlı.
--------Dünya da hiç bir mahlukat, İnsan'dan daha karmaşık ve daha kafa karış-
tıran ve daha geç evrimleşen canlı yoktur. Toplum bireyler bütünlüğüdür. Bireyler
Toplum bütününü oluştururken Din-Mezhep, Dil ve Irk düzeyin de önce Aile ve
çevresinde ki edinmiş oldukları örfü kültürlerini ve Ulusal düzeyde almış olduk-
ları bilimsel eğitim ve öğrenim birikimini Ulusal Devlet hiyyerarşi sistemiyle
harmanlayarak sübuta erdirir.
--------Bireyler ve yöreler arasın da hem nicelik ve hem de nitelik bakımından
Biyolojik ve kalıtımsal etkenlerden dolayı bir çok sosyo ekonomik ve kültürel
ayrışımlar baş göstermektedir. Uluslar arası tezatlar özellikle Mensubu olduk-
ları DİN ve daha sonra siyasal ve eknomik alan da baş göstermektedir.
--------Devran-i Cihan'da Savaşlar genellikle Din-i, Mülk-i, Siyasi ve Ekonomik
amaçlara ulaşmak için yapılmaktadır. Hz. Adem'den bu yana gelişen, değişen
Tabiat, mahlukat ve Alemi İnsan bütünlüğünde ki Devinime Materyalist Felsefe-
ciler Evrim diyor, Metafizik Fesefeciler ise Fıtrat-ı Kader diyorlar...VESSELAM.
Bende derim ki Gezegenlerin tamamı keşif edilmeden somut gerçekleri elde
etmemiz olası değildir...OZAN ÇAKIROĞLU.
Su, Hava, Güneş gibi karşılıklı saygı ve sevgi insanların doğal ihtiyaçlarıdır
--------Sevgi Değer Barış Dostu Tuba Hanım:
--------Ülkemiz maalesef Deprem kuşağın da. Bu bir kader değildir. Lakin Tabiat olaylarını
değiştirme olanağımız da yok. Ancak teknik önlemler alınabilir. Bura da detaya girmeye-
ceğim. Altı Şubat zelzelesine yazmış olduğum Destanı izninizle bura da paylaşmak isti-
yorum. Acılarınızı yürekten paylaşır, Size ve yakınlarınıza metanetler dilerim...
-----ANADOLU YANIYOR----
Memleket yanıyor birlik zamanı
Tabiat kükredi vermez amanı
Felaket ayırmaz Dini, imanı
Anadolu kavrul de, kan ağladı.
---------------------------------------
Bu Devri-Aleme geldi Ahirler
Faylar yarıldı, yıkıldı Şehirler
Denizler kabardı, coştu nehirler
Altı Şubat Şafakta Tan ağladı.
---------------------------------------
Zelzele Vatanı, kastı kavurdu
On Kenti bir anda, yıktı savurdu
Binlerce bedeni candan ayırdı
Kavimi, kardeşi yad El ağladı.
---------------------------------------
Halebi Yokladı, Hataya Geçti
Maraş-ı, Anteb-i kurban mı seçti
Ülkemin başına ne haller açtı
Barajlar köpürdü, Göl ağladı.
---------------------------------------
Urfa'dan Kilis'e uğradı yolu
Taa Diyarbakır'a uzandı kolu
Ölenlerin hepsi Yaradan kulu
Mümin-münafık her kul ağladı.
---------------------------------------
Ana- Baba ölmüş Çocuklar yetim
Hükümet Saray da indirdi hatim
Böyle bir tufan da, olunmaz metin
Analar ağıt yaktı, Dil ağladı.
-----------------------------------------
Ulusum tek yürek yardıma koştu
Gönüller birleşti, bağışlar taştı
Siyaset Akvamı, yolundan şaştı
Hilafet Niyazlandı, Sol ağladı.
------------------------------------------
Der Vezir, Memleket perişan oldu
Zalim Felek vurdu, ocaklar söndü
Yüreğim kanıyor, Gözlerim doldu
Maşruktan-mağribe her can ağladı...
--------OZAN ÇAKIROĞLU------
Vezir PEHLEVAN:
------Her İnsan bir değerdir, karşılıklı saygı ve sevgi İnsanların en büyük
hazinesidir. Sevgi insanı güzel düşündürür ve güzel ahlak sahibi yapar.
İnsanlar da sevgi ve şefkat duyguları, merhamet ve vicdan duygularını
besler. Gönüllerde sevgi pınarı coşup, çağlarsa şayet, Toplumlar da
kin-kibir ve nefret Barışa ve suhulete dönüşür. Kırgınlıklar, dargınlıklar
ayrılıklar ve her türlü sadistlikler sübut-e erer.
----- Evveli gün Aşkın yerini şehvet aldı diye yazı kaleme aldım. Okuyan
Dost, arkadaş ve akrabayı taallukat biraz serzenişte bulundular. Dediler ki
senin Aşk penceren tozlanmış.... Ben de biraz düşündüm ve düşünüyorum
bir doğruluk payları varmıdır diye....Dünkü yazımı üzülerek te olsa sildim.
-----Ve buraya 36 yıl önce yazmış olduğum bir Şiirimi düştüm...
----KARŞI KÖŞKÜN SUNASI---
Arsiyan Dağları, Billur Karlıdır
Coşkundur suları, yıkar da gider,
Şavşat'ın Kızları, Ahu Zarlıdır
Nice Gönülleri, yakar da gider.
---------------------------------------
Yeşile büründü, çimen yoncası
Elvan-elvan Çiçek, açtı goncası
Allar giymiş karşı köşkün sunası
Nikabın altından, bakar da gider.
------------------------------------------
Komşu Kızı Kına Yakmış Eline
Saçları Dökülmüş, İnce Beline
Allanıp dönüşmüş Cennet gülüne
Kevser Suyu Gibi, Akar da gider.
------------------------------------------
Mahlenin Hurisi, Bostan Ekiyor
Kuzular peşinden koşup sekiyor
Gizemli Havası, Yürek Yakıyor
Derdini İçine, Döker de Gider.
---------------------------------------
Nadana Göstermez Güzel Yüzünü
Hakla-Hakikatle Söyler Sözünü
Yobazdan, aymazdan kollar özünü
Hünkâra Eyvallah, Çeker de gider.
--------------------------------------------
Gönlümün Perisi, Boynunu Bükmüş
Dağıtmış Zülfünü, Gerdana Dökmüş
Duydum ki Yad elden görücü gelmiş
Sabrıma Ves-vese Eker de Gider.
--------------------------------------------
Çakıroğlu Yazdı, Eyledi Gazel
Karşı ki gülşenin, goncası güzel
Ben Ona Vurgunum, Evveli Ezel
Gönlüme Kelepçe takar da gider...
------------------------------------------
------OZAN ÇAKIROĞLU------
Yazmış olduğum Destana konu olan, karşı köşkün SUNASI'yla 35 yıldır Barış ve
suhulet için de, huzurlu ve mutlu bir şekil de yaşamaktayız...Üç-te Evladımız oldu.
Taç Yaprağımız tomurcuklanıp Gül--Çiçek açtı...vesselam.
Bana derselerdi ki bir gün özelinden bahs edeceksin? Derdim ki asla...Demek ki
Devrani-alem değişmektedir....
BARIŞLA UZANAN ELİ İNCİTMEM
----------------------------------------------
Kervanım yürüyor, gurbet yolunda
Amelim yüzüyor, Rahman gölünde
Dostlarım taşırlar, Mahşer salında
Hakikat-a varan, Yolu incitmem.
--------------------------------------------
Taa ezelden böyle, yazılmış ferman
Feleğin Çarkın da, olmuşam harman
Yoksulun derdine, bulunmaz derman
Hayır--hasenatlı, Eli incitmem.
--------------------------------------------
Beşeri severim, Yaradan aşkına
İtibar eylemem, Hünkâr köşküne
Sofralar sererim Abdal, düşküne
Öksüzü, yetimi Dulu incitmem.
-------------------------------------------
Yobaz Çeşmesinden, testimi dolmam
Şıhlar Dergâhın da, divana durmam
Tarikat Postunu, sırtıma almam
Barışla uzanan, Eli incitmem.
------------------------------------------
Der Vezir doğruyu, söyler yazarım
Yaradan mülküne, Destan dizerim
Şeriat katın da, olmaz düzenim
Bülbülün konduğu, Dalı incitmem...
---------Ozan ÇAKIROĞLU------
Ben daha ne söyleyem, ne diyem
Doğru okuyana olsun hediyem...VESSELAM.
----NASİHAT ALMAYI ÖĞREN----
Barışla Sağlanır, Toplumun Dengi
Her Kişi Nefsiyle, Ederse Cengi
Çağlar gönlümüz de, aşk ile sevgi
Yeter ki Yürekten, Sarmayı öğren.
----------------------------------------------
Müspet Fen-Bilimden Gitme Uzağa
Cahilden Uzak Dur, Düşme Tuzağa
Ayırır Yolundan, Çeker Kızağa
Son durak gelmeden inmeyi öğren.
----------------------------------------------
Haşhaşi Şerrinden, Kolla Kendini
Cehalet Tufandır, Yıkar Bendini
Fetvayla, Muskayla bozar fendini
Evreni Bilimle, Görmeyi Öğren.
--------------------------------------------
Karunun Malına, Bakıp Düşünme
Hasetinden Uyuz Olup Kaşınma
Fikrin Yoksa Hindi gibi Şişinme
Alim Meclisin de Susmayı Öğren.
---------------------------------------------
Cambazın, Fetbazın Sözüne kanma
Şeytana Uyup'ta, Ateşte Yanma
Her Şapkalıyı da, Demokrat sanma
Mürşit'ten Nasihat Almayı Öğren.
--------------------------------------------
Der Vezir sözlerim de yoktur yalan
Sözüm Uçar Amma, Yazıdır Kalan
Huzura Kavuşur, Dersini Alan
Hakkı-Hakikatı Bilmeyi Öğren...
----------------------ÇAKIROĞLU.
Anlayana Sivri Sinek Saz, Anlamayana Davul Zurna az...VESSELAM.
-----------FITRAT-I KADER---------
---------Bu gün Merhum Şair Cahit Sıtkı TARANCI'nın ölüm yıl dönümü. Allah
taksiratını af eylesin, Mekânı Cennet, Ruhu Şad olsun. Bu günün önemine
Yorum sayfasına YAŞ OTUZBEŞ ÖMRÜN YARISI Şiiri asılmış.
---------Şiirin muhteviyatına baktığım da Merhum Tarancı kaderci olmadığını
vurgulamış ve İnsan ömrüne bir bedel biçmiş. Okurlar katılır veya katılmaz
Fikren hür yazılmış Dilden-dile dolaşıp bir eylem haline dönüşmüş.
---------Metafizik Felsefeciler her zaman ve her yer de Fıtrat-ı kader den bahs
ederler. Depreme, Tufana, Zelzele-i afata kader derler ve hatta Saraylar da,
Camiler de, Konaklar da Hatim indiriler. Merak ediyorum bu Zat-ı Muhteremler
Gazze Vahşetine Fıtrat-ı Kader deyipte Hatim mi indircekler.
---------Ben 17 yaşımdan beri Ölümün Kaderle bağlantılı olduğuna kesinlikle
inanmadım, inanmıyorum ve asla da inanmayacağım. Her fırsatta yalancı
Fetbazlar Dünya'yı yalancılıkla suçlayıp dururlar. Amma ve lakin Dünya malına
en çok ta Dinbazlar taparlar. Bu tarz eğilimlerin İşlamiyette yeri yoktur. Eğer ki
Hz. Muhammed kaderci olsaydı şayet, Bunca Savaşlara katılmazlardı. Yaptığı
bütün Savaşları hep kendileri sevk ve idare etmişlerdir.
---------Kanlı Sivas olayları, Başbağlar katliyamı, Ankara Gar Mezalimi ve Şimdi-
de Filistin İnsanlık vahşeti asla Fıtrat-ı Kader olamaz. Ben bu Hunhar-ca yapılan
katliyamların tamamına günün de Şiirler yazmışım. Yazılarım da lanetlemişim. Ve
kınamaya da devam etmekteyim. Ancak O, Dini-Mezhepleriyle öğünen. Cami de
Okul da, sokakta ve her zaman her yer de nutuklar atan demologlar. Atatürk ve
Cumhuriyet düşmanı Çember sakallılar, Şalvar Cübbeliler, Püskül Fesliler ve Eli
Asalı kara sesliler şimdi neredeler, neden Gazze vahşetine sessiz kalıyorlar.
Bu korkaklığın müsebbibi FITRAT-I KADERMİ-dir...VESSELAM.
----------OZAN ÇAKIROĞLU---------
--------SEVGİ--SAYGI--DOSTLUK VE SADAKAT BİREYİN YETİŞME
TARZIYLA VE EDİNMİŞ OLDUĞU KÜLTÜRLE DOĞRU ORANTILIDIR:
En vefakâr Dostunuz kendi gölgenizdir. Amma unutmayınız ki, gölgenizde
size yoldaşlık etmek için Güneşli havayı seçer. Tipi de, boran da, yağmur da
ara ki bulasınız...
--------Yaşam gülmeyi, Sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı ve dostluk sadık
kalmayı bilenler içindir.
--------Kırmızı Gül'ün biri, çok güzel şakıldayan kokoş bir Bülbüle aşık olmuş.
Ertesi günü, Aşık olduğu Bülbülü bir başka Gül'ün dalın da öterken görmüş.
-------Bizim Türk Erkeklerin gerçek yüzleri genel de toklukta, Kadınların ise
yoklukta ortaya çıkar. Evlat yaşlılıkta, Kardeş mirasta, Arkadaş yolculukta,
Dostların ise zor günün de belli olur.
--------Mürşid-i Kâmiller vefa görmese de, Vefalı olmaya devam ederler.
Ben de derim ki son zamanlar da, Memlekette Ulu önder Atatürk'e bunca
vefasızlıktan sonra, Hür Cumhuriyetimiz vefalı olmaya devam etmektedir.
Doğru okuyan ve doğru anlayan okurlara saygılar sunarım...ÇAKIROĞLU.
Eyvallah kardeşim. Teşekkür ederim. Yüce Türk Ulusunun tekrar-tekrar
başı sağ olsun. Ulu önder Atamızın ruhu şad olsun. selamlar.
-------Merhaba, Dünya Barış Dostu------
-------Hayatın bütün güzellikleri huzur ve mutlulukları yanın da olsun.
Gönlün de (Yüreğin de) huzur, sevgi ve barış eksik olmasın. Umut ve
hayallerin bir-bir gerçekleşsin. Bir Barış Ağacı gibi kök salıp, Taç yap-
rağın hep yeşersin. Çiçek-tomurcukların Memleket sathına yayılsın.
Her zaman ve her yerde o, irşad-i yüzün gülücükler saçsın.
-------En derin sevgi ve selamlarımı SUNARIM...