Yüreğimi tutsak etmiş zincirin yedi halkası.
Gök kubbenin maviliği, tabiatın rengarenk tonları Ve söyleşiler seslendiren kuş sesleri
Uzaklardayım özgürlüğümün çaresizliğinden
Yankılanır içimde soğuk demir parmaklar.
Yüreğim savrulur, suskun vicdanlara esir.
Gözlerinin gülüşünde saklı bir milletin umudu.
Ve kelepçeye vurulmuş adil bir yaşam.
Adalet dellallığına kilit vurulmuş sancılanırım.
Prangalar eskitti bedenim,sorgunun dediğince.
Pencerem mıhlanır korlanmış kalplerce.
Nedir bu gündüzümü örten karanlık yüzler.
Yıpranır şakaklarım mahvolur bedenim.
Eskir bedenim, düşüncelerim tarihe kazılsın.
Yutkunurum, zalime baş eğen suskun insan yığınını.
Canlanır içimde onurlu yaşama baş koyan gençliğe.
Eskidi kara defterler, esir kaldım özgürlüğün çığlığında
Tutsaklığından tutsak oldu naçiz bedenim
Mazlum haykırışlara gömülür sesim
Ve inceden inceye saçlarıma yağan kar taneleri.
Bakma öyle zorbanın zalim haykırışlarına
Duyulmaz mı sanırsın arşa çıkan mazlum feryatlar.
Karşılıksız kalır mı zalim eller.
Ve bir mahkeme- i kübra ile haklar.
Kayıt Tarihi : 22.07.2026 23:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!