Kirvem ölüm altı okka, bedene toz koymaz.
Gelmeden hissettirir sanki yaşarcasına
Kara bulutları düşürür beyhude yorgunluğuma
Bekler mi sabahı kapanan kirpiklerim.
Bak yine bir ağıt yakılır baş ucumda, annem mi? bilemedim
İliklerime vurur gözyaşlarının sancısı
Bak nasıl da yakar içimi, ateşinin alevleri.
Sanki günahım kusursuzmuş gibi
Oysa nasıl da aldanmıştım gençliğime
Saygınlığım ve toz konulmayan itibarım.
Peki hep öyle kalacakmışım gibi yaşamam.
Ne garip değil mi? Uykulu ömrüm
Mevkim, makamım kapının arkasında kaldı.
Yırtık paltom, yamalı gömleğim durur askıda
Ellerim boş, gözlerim yaşlı ben ve amelim
Bırak geride dursun beni hapseden dünyalık
Kirvem bir musalla taşı ki yolculuğum
Bir selim taşı ölüm farkımdalığım
Çürüyen bedenim sükutuna hasret
Sığınır aciz bedenim rahmetine Allah’ım
Kayıt Tarihi : 11.07.2026 20:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!