****2024 YILA MERHABA**** . Bu gün yep-yeni, bir yıla başladık Geçti ömür bir yıl daha yaşlandık Bunca Felaketten, belki uslandık İki bin yirmi dört Yıla Merhaba. . Yok olsun çürüsün, Toplar-tüfekler Özgürlüğe Doğsun, Yeni Ufuklar Vuslatla açılsın, Seher-Şafaklar Barışla Çağlayan, Sele Merhaba. . Her türlü melanet mazide kalsın Yurdumuza bolluk, bereket gelsin Savaşlar olmasın, Sulh-barış gelsin Türküler Söyleyen, Dile Merhaba. . Hayır-Hasenatla Yüzünüz Gülsün Ocak-Otağlara, Mutluluk Gelsin Gönül Bahçemizde çiçekler açsın Dostluğa Uzanan, Ele Merhaba. . Kul Vezirin yoktur, kibir-gizleri Haktır-Hakikattır, bütün sözleri Mutsuzluk içinde, solan yüzleri Güldürecek Yeni Yıla Merhaba... . ****OZAN ÇAKIROĞLU****
*****ESSELAMUN ALEYKÜM BEŞER ALEMİ***** . ------2024 yılı sağlığın, barışın, sevgi ve kardeşliğin, huzur ve mutluluğun yılı olsun. Her türlü zülüm ve melanet mazide kalsın. Yurdumuza bereket gelsin. Savaş, kaos ve kargaşa olmasın. Bütün Devrani Aleme Sulh-barış gelsin. Gönül Bahçemiz de Çiçekler açsın. Şarkılar-türküler söylensin hep yüzümüz gülsün. ------Antoloji'de, Sevgi ve barıştan yana doğruyu, iyi ve güzeli yazan bütün Kalemleri gönülden selamlıyorum... . Yeni yıl Vatana Barış Getirsin Zalimin zülmünü, kökten bitirsin Hak-hukuk Adalet Tahta otursun Devlet-ü Erkâna, El Ver Allahım. . Kervanlar yürümez, bozuldu yollar Filistin de Öldü, Günahsız Canlar Terör Belasından, Döküldü Kanlar Kırıldı Kanatlar, Kol Ver Allahım. . Canlar Yok oluyor, Yürek Kanıyor İzanlar Almıyor, Vicdan Donuyor Sönen Ocaklara, Baykuş konuyor Zalim Şer-belaya, son ver Allahım. . Der Vezir, Her yere girmiş Siyaset İnsanlık kalmamış, ölmüş hamaset Bitsin bu aymazlık, olsun feraset Bize Rahmetinden, bol ver Allahım... . *****OZAN ÇAKIROĞLU*****
----------SELAMUN ALEYKÜM BEŞER ALEMİ---------- ------Bu gün 31 Aralık, yani 2023 yılının son günü. Şöyle bir geriye yönelik düşündüm son üç yıl Türk Ulusal Milletimize bir karabasan gibi çöktü. Özellikle 2023 yılı gitsin ve bir benzeri bir daha da gelmesin. Hatta Tarihlerden silinsin... -------Son yüz yılın en ölümcül Depremlerinden 6 Şubat Güneydoğu Depremi. On Kenti birden yaktı-kavurdu. 100 bine yakın masum İnsan hayatını kaybetti. Ayrıca binlerce kişi ağır yaralı. İşin ekonomik ve manevi boyutu ayrı bir felaket.. En vahimi ve oldukça can yakan tarafı Siyasi İktidarın yetersizliği. Zamanın da olaya vakıf olamaması ve müdaha- lede geç kalınması. Ayrıca Kızılay'ın hantal ve statik kalması. Türk Milletini derinden üz- müştür. Ayrıca Genel seçimde Zelzele-i afatı bir reklam malzemesine dönüştürülmesi Siyasettin ne kadar Hak ve hakikatten uzaklaştığının bir göstergesidir. -------Ayrıca Siyasi rant uğruna Hilafetin (Hüda Par) Meclis-i Ayan'a sokulması, özellikle Atatürk'çü ve Cumhuriyetçileri derinden üzmüştür. Türk Ulusal Siyaseti bu duruma asla düşmemeliydi. Aynı Yönetimin tekraren İktidara gelmesi, Ekonomik alanda bir çok olum- suzluğuda beraberinde getirmiştir. Enflasyon üç rakamlı olmuştur. Kiralar Memur Maaşla- rını aşmıştır. En garip olanı da NAS-NAS-NAS nidaları yapılmış ve daha sonra Banka faizleri % 50-i geçmiştir. Bu ne perhiz, bu ne Lahana Turşusu sözü tekraren moda olmuş- tur. Köylünün, Çiftçinin. İşçinin, Memurun ve Emeklinin halini anlatmaya Dilim varmıyor. -------Rus- Ukrayna Savaşı Hububat Ekonomisini yerle bir etmiştir. Garip-gureba Ekmek alamaz duruma gelmiştir. Fırınlarda türlü cambazlıklar gündem olmuştur. Bayat ve küflü Ekmekler Fırın köşelerinde poşetlerle hayır-hasenata dönüşmüştür. Gülermisin-Ağlarmısın??? Katil İsrail, Gazze de Kadın-Erkek, Çoluk-çocuk ayırmadan hunharca katletmiştir. Bu Vahşi katliama Orta Doğu İslam Devletleri seyirci kalmışlardır. İşin en garip tarafı Müslüman Ülke Yöneticileri her fırsatta Dini terimlerle suçladıkları Emferyal Devletlerden Gazze için imdat dilenmişlerdir. Bu ne yaman bir çelişkidir. ------2023 yılının olumsuzluklarını yazmakla bitiremeyiz. Ancak deriz ki gitsin de bir daha da gelmesin. Yaradan bize böyle bir yıl daha yaşatmasın. Amin...Bütün Türk Ulusunun 2024 yeni yılını en içten sevgi dolu dileklerimle kutlar, Bütün Devran-i Aleme Sevgi, Barış ve bereket getirmesini yüce yaratandan niyaz ederim... Doğru okuyan ve doğru anlayan her mevcudiyete Selamlar olsun... -------YORGUN DEMOKRATIN KALEMİNDEN--------
--------SELAMIN ALEYKÜM CEMAT-İ MÜSLİMİN--------- -------Bu gün sevgi değer yoldaşım Kahvaltı hazırlarken. bende bütün Sitelere göz gezdirdim. San ki Siteler evrim geçirmiş. O, cicili-bicili değimlerin yerini Fikir muha- kemesi almış. Demek ki Tarihsel Devinim hareketlenmiş. Bu çok güzel bir gelişme. Ben hep Statükoya karşı mücadele vermişimdir. Işık gördüğüm bazı Zat-ı muhte- remlere hafif sataşmakla onları araftan ve ya Fetretten kurtarabilirmiyim diye biraz uğraştım. Ancak bazı kişilerce anında ketlendim. Neyse pek önemli değil. -------Yaklaşık üç ay önce okur-yazar olmayana ve hatta Orta Okul Mezunlarına cahil diyen Sahıslar şimdi Ummi ve Âmâ Ozanlardan bahis eder oldular. Bu çok güzel bir gelişme. İnşallah böyle kültürel meseleler daha da çok tartışılır. Elbette ki farklı yorumlar olacaktır. Bizler Fikri hür, vicdani hür ve irfani hür İnsanlarız??? -------Ancak Taa Millattan önce yaşamış Antik Yunan Filozofu olan Platon'u Bizim medarı iftiharımız olan Merhum Aşık Veysel ile harmanlamışlar. Yanlış ve yazık etmişler. Platon Kadın-Erkek ayrımı yapan bir cinsiyetçiydi. Ruhun ölümsüz oldu- ğunu Topluma kabullendirmeye çalışan Usta bir Filozoftu. Asıl mesleği Pehlivan- lıktı. Pılaton Adını bu yüzden almıştır. Asıl Adı ARİSTOKLES'tir. Bütün eserleri devşirmedir. Her zaman ve her yerde Sokratın etkisi altında kalmıştır. O, Çağda elbette ki büyük hizmetleri olmuştur. Zaten Tarihçiler de hakkını teslim etmişlerdir. Ancak onca abartıldığı kadar değildir... --------Bizim Ulusal Değerlerimizden Merhum Veysel Şatıroğlu ise ne bir Filozoftür ne de bir Felsefecidir O, sadece Halkın Ozanıdır. Hayatının 38 Yılını Osmanlı da 50 Yılını da Cumhuriyet döneminde yaşamıştır. Şiirlerinde konu bakımından hep zengin bir çeşitlilik göstermiştir. Yunus Emre ve Karacaoğlan'dan etkilenmiştir. Amma ve lakin bütün Şiir ve Türkülerini onlar gibi değil kendi tarzında bestelemiş ve söylemiştir. Koşmaların da genelde Yöresel Lehçe-i bir dil kullanmıştır. Yaşam boyu Orta Çağı değil Cumhuriyeti anlatmıştır. Yani Radyo çağına çabuk adapte olmuş ve Değişlerinde Fabrika, Tren, Uçak, Füze ve benzeri yeniliklerden bahis etmiştir. Her türlü yeniliklere ve kültürel gelişmelere kucak açmıştır. Yaşadığı Çağı Şiir ve Değişlerinde ustaca dile getirmiştir. -------Bu vesileyle Merhum Aşık Veysel Şatıroğlu'na Allahtan Rahmet diler, Mekânı Cennet ve Ruhu Şad olsun. Butün dileğim onların anılarını yaşatabilecek bir neslin var olmasıdır. Okuyan ve anlayan mevcudiyetlere Selamlar olsun...VESSELAM. -------YORGUN KALEMDEN--------
-----DÜNYA GERÇEK, ÖLÜM HAKTIR------- -----Dünya, Güneş sistemine bağlı ve Güneşe en yakın olan üç Gezegen'den biridir. Çekim kuvvetinden dolayı üzerinde ve katmanlarında Su, Hava, Oksijen Kimyasal Mineral ve Madenler bulunmaktadır. Dünya, kendi ekseni etrafında Dönüş hızı 1600 Km. dir. Güneşin etrafın da dönüş hızı 107 bin Km.dir. ----Dünya, Üzerin de yaşayan yaklaşık dokuz milyon canlı türü bulunmaktadır. Bu da demektir ki, Dünya gerçek ve bunca mahlukatla beraber yaşanabilir bir Gezegendir. Peki neden Fetbazlar Dünya yalan ve ölüm bakidir diye fetva verirler anlamış değilim. Diğer Gezegenleri görmediğimiz halde varlığına inanı- yoruz. Cennet ve Cehennemin varlığına inanıyoruz da amel ediyoruz. Neden üzerinde tepinip ve türlü nimetlerinden faydalanarak aheste, aheste yaşayıpta Şükür etmiyoruz.? Bu ne yaman bir çelişkidir. ----Bazı Fetbazlar, kürsülerden Dünya'ya Ahiretin Tarlasıdır diye fetva veriyor- lar. Anlamış değilim. Anlamakta mümkün değildir. Kur'an-a göre, Kainatın bütün Tapusu Yüce Yaradana aittir ve hükmünü de kendisi verir diyor ayetler. Bu Güzel muhteşem Dünyamızın her türlü imkânlarından faydalanıp ve sonrada yok fani, yok yalan, yok Ahiret Tarlası terimleriyle neslimizi nereye yönlendirmek isteniyor. ----Bütün Mahlukatın elbette ki bir sonu vardır. Beşer Alemi, doğar, büyür, yaşar ve ölürler. Ve Lakin Topraktan geldikleri gibi tekrar Toprağa dönerler. Buna bazı Doktirinler; Evrim derler, bazılar da Devinim derler. Ben de derim ki: Dünya gerçek, Ölüm Haktır. VESSELAM --------ÇAKIROĞLU-----
------Denizler işgal altında, Gök yüzünü kirlettiler, Sevgi ve saygı dumura uğradı. Vicdanlar köreldi, Fitne-fesat kol geziyor. Cehalet coştu çağladı. Garip-gurebanın Anası ağladı. Tabiat kükredi, Faylar kırıldı. Anadolu yandı kavruldu. Gazze'de Kadın-Erkek, Çoluk-çocuk hunharca katledildi. Büyük Orta Doğu İslam Devletleri uzaktan seyir eyledi. Yalancı Fetbazlar bunca olanları Fıtrat-ı Kadere bağladı. Yetmedi Afata-Tufana Depreme hatim indirdi. Bu Devran-i Alemde satın alınmayan ne kaldı ki... VESSELAM.
--------ZEE KUŞAĞI-------- ----Ze kuşağı günümüzde en yakın kuşak olarak Literatüre geçmiş oldu. Ze kuşağının temel çerçevesine bakarsak, Toplumsal kültürün ve sosyo ekonomik alt yapının şekillenmesinde oldukça rol oynamaktadır. Çünkü modern çağ kabul edilen Dijitalizm. Yani bilişim, bilgi ve iletişim de kon- joktürel gelişmelere daha duyarlı bir nesil olarak kabul görmektedir. ----Ancak 2030 lu yıllar da, bu günün Ze kuşağı mensupları zorlu ekonomik ve Siyasal yaşamın beklentilerini karşılamaya ehil ve hazırlıklımıdır. Gelecek adına Rasyonel ve Efektif kararların alınmasında yeterli ve makul olabilecek- lermi. Günümüzde ki eğitim sistemi buna yeterlimidir. Memleket sathına Paralı eğitimin hakim olduğu ve fırsat eşitliğinin tamamen kurumlardan kalktığı bu dönemde, yada böyle kaygan bir devran da ne kadar başarılı olunabilir ki??? ------YORGUN KALEMDEN-------
**MEMLEKETİN HALİ AHAVALİ** . Bu Devran-i Alem, İbretle Dolu Beşikten Mezara, Yokuştur Yolu İblisler Uydurmuş, Sağ ile Solu Herkes Bir tarafı, Seçip Gidiyor. . Yandaşı Tanımaz, Kanun-Yasayı Haramla Doldurdu, Hırsız Kasayı Zenginler Tatilde, Kurmuş Masayı Seher de Kafayı, Çekip Duruyor. . Aydınlar Kamuda, Fişlenir Oldu Yurdunu Sevenler, Şişlenir Oldu Marketler haramla, güçlenir oldu Şıhlar Her Kapıyı, Açıp Gidiyor. . Ze Kuşağı tutkun, Tik-tok yarışa Kimisi Kapıldı, Batıl Görüşe Siyaset ket vurdu, sosyal barışa Karunlar Yoksulu, Biçip Gidiyor. . Çakıroğlu, Hangi Birini Saya Kalmadı hamaset, bozuldu maya Elin Kozmonot'u, Giderken Aya Bizde ki Düşünde, Uçup Gidiyor... -----OZAN ÇAKIROĞLU-----
****2024 YILA MERHABA****
.
Bu gün yep-yeni, bir yıla başladık
Geçti ömür bir yıl daha yaşlandık
Bunca Felaketten, belki uslandık
İki bin yirmi dört Yıla Merhaba.
.
Yok olsun çürüsün, Toplar-tüfekler
Özgürlüğe Doğsun, Yeni Ufuklar
Vuslatla açılsın, Seher-Şafaklar
Barışla Çağlayan, Sele Merhaba.
.
Her türlü melanet mazide kalsın
Yurdumuza bolluk, bereket gelsin
Savaşlar olmasın, Sulh-barış gelsin
Türküler Söyleyen, Dile Merhaba.
.
Hayır-Hasenatla Yüzünüz Gülsün
Ocak-Otağlara, Mutluluk Gelsin
Gönül Bahçemizde çiçekler açsın
Dostluğa Uzanan, Ele Merhaba.
.
Kul Vezirin yoktur, kibir-gizleri
Haktır-Hakikattır, bütün sözleri
Mutsuzluk içinde, solan yüzleri
Güldürecek Yeni Yıla Merhaba...
.
****OZAN ÇAKIROĞLU****
*****ESSELAMUN ALEYKÜM BEŞER ALEMİ*****
.
------2024 yılı sağlığın, barışın, sevgi ve kardeşliğin, huzur ve mutluluğun
yılı olsun. Her türlü zülüm ve melanet mazide kalsın. Yurdumuza bereket
gelsin. Savaş, kaos ve kargaşa olmasın. Bütün Devrani Aleme Sulh-barış
gelsin. Gönül Bahçemiz de Çiçekler açsın. Şarkılar-türküler söylensin hep
yüzümüz gülsün.
------Antoloji'de, Sevgi ve barıştan yana doğruyu, iyi ve güzeli yazan bütün
Kalemleri gönülden selamlıyorum...
.
Yeni yıl Vatana Barış Getirsin
Zalimin zülmünü, kökten bitirsin
Hak-hukuk Adalet Tahta otursun
Devlet-ü Erkâna, El Ver Allahım.
.
Kervanlar yürümez, bozuldu yollar
Filistin de Öldü, Günahsız Canlar
Terör Belasından, Döküldü Kanlar
Kırıldı Kanatlar, Kol Ver Allahım.
.
Canlar Yok oluyor, Yürek Kanıyor
İzanlar Almıyor, Vicdan Donuyor
Sönen Ocaklara, Baykuş konuyor
Zalim Şer-belaya, son ver Allahım.
.
Der Vezir, Her yere girmiş Siyaset
İnsanlık kalmamış, ölmüş hamaset
Bitsin bu aymazlık, olsun feraset
Bize Rahmetinden, bol ver Allahım...
.
*****OZAN ÇAKIROĞLU*****
----------SELAMUN ALEYKÜM BEŞER ALEMİ----------
------Bu gün 31 Aralık, yani 2023 yılının son günü. Şöyle bir geriye yönelik düşündüm
son üç yıl Türk Ulusal Milletimize bir karabasan gibi çöktü. Özellikle 2023 yılı gitsin ve
bir benzeri bir daha da gelmesin. Hatta Tarihlerden silinsin...
-------Son yüz yılın en ölümcül Depremlerinden 6 Şubat Güneydoğu Depremi. On Kenti
birden yaktı-kavurdu. 100 bine yakın masum İnsan hayatını kaybetti. Ayrıca binlerce kişi
ağır yaralı. İşin ekonomik ve manevi boyutu ayrı bir felaket.. En vahimi ve oldukça can
yakan tarafı Siyasi İktidarın yetersizliği. Zamanın da olaya vakıf olamaması ve müdaha-
lede geç kalınması. Ayrıca Kızılay'ın hantal ve statik kalması. Türk Milletini derinden üz-
müştür. Ayrıca Genel seçimde Zelzele-i afatı bir reklam malzemesine dönüştürülmesi
Siyasettin ne kadar Hak ve hakikatten uzaklaştığının bir göstergesidir.
-------Ayrıca Siyasi rant uğruna Hilafetin (Hüda Par) Meclis-i Ayan'a sokulması, özellikle
Atatürk'çü ve Cumhuriyetçileri derinden üzmüştür. Türk Ulusal Siyaseti bu duruma asla
düşmemeliydi. Aynı Yönetimin tekraren İktidara gelmesi, Ekonomik alanda bir çok olum-
suzluğuda beraberinde getirmiştir. Enflasyon üç rakamlı olmuştur. Kiralar Memur Maaşla-
rını aşmıştır. En garip olanı da NAS-NAS-NAS nidaları yapılmış ve daha sonra Banka
faizleri % 50-i geçmiştir. Bu ne perhiz, bu ne Lahana Turşusu sözü tekraren moda olmuş-
tur. Köylünün, Çiftçinin. İşçinin, Memurun ve Emeklinin halini anlatmaya Dilim varmıyor.
-------Rus- Ukrayna Savaşı Hububat Ekonomisini yerle bir etmiştir. Garip-gureba Ekmek
alamaz duruma gelmiştir. Fırınlarda türlü cambazlıklar gündem olmuştur. Bayat ve küflü
Ekmekler Fırın köşelerinde poşetlerle hayır-hasenata dönüşmüştür. Gülermisin-Ağlarmısın???
Katil İsrail, Gazze de Kadın-Erkek, Çoluk-çocuk ayırmadan hunharca katletmiştir. Bu Vahşi
katliama Orta Doğu İslam Devletleri seyirci kalmışlardır. İşin en garip tarafı Müslüman Ülke
Yöneticileri her fırsatta Dini terimlerle suçladıkları Emferyal Devletlerden Gazze için imdat
dilenmişlerdir. Bu ne yaman bir çelişkidir.
------2023 yılının olumsuzluklarını yazmakla bitiremeyiz. Ancak deriz ki gitsin de bir daha da
gelmesin. Yaradan bize böyle bir yıl daha yaşatmasın. Amin...Bütün Türk Ulusunun 2024
yeni yılını en içten sevgi dolu dileklerimle kutlar, Bütün Devran-i Aleme Sevgi, Barış ve
bereket getirmesini yüce yaratandan niyaz ederim... Doğru okuyan ve doğru anlayan her
mevcudiyete Selamlar olsun...
-------YORGUN DEMOKRATIN KALEMİNDEN--------
HAK-HAKİKAT BİLMEYİ ÖĞREN
.
Bu nasıl zamandır, bu nasıl andır
Vatan İçin Ölen, Şehittir-Candır
Ulusal Bayrağa renk veren kandır
Hakkı-Hakikatı, Bilmeyi Öğren.
.
Memleket kutludur, dört mevsim yaşar
Karadan-Denizden, Bereket Taşar
Suları Rahmettir, Çağlayıp Coşar
Bu Devrandan ibret, almayı öğren.
.
Bir gün yakandan tutar derviş hakiri
Mahşer de Aynıdır, Zengin-Fakiri
Zalimleri bekler, Cehennem çukuru
Hayır-Hasenatla, Dolmayı Öğren.
.
Yobaz Mahlukatta, Kördür Basiret
Bilgisiz Kâhin de, Olmaz Cesaret
Doğruyu Görmektir, Asıl Marifet
Haklının Yanında, Durmayı Öğren.
.
Mürşid-i Kâmil'den, Gitme Uzağa
Cahilden Uzak Dur, Düşme tuzağa
Gün Gelir Ecelin, Çeker Kızağa
Evreni Bilimle, Görmeyi Öğren.
.
Çakıroğlu Yazdı, Ebcetten Hece
Umudu Olmalı, Her Kulun Bence
Ecel Kuşu bakmaz, Yaşlıya-gence
Ahiret Salına, Binmeyi Öğren...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
--------SELAMIN ALEYKÜM CEMAT-İ MÜSLİMİN---------
-------Bu gün sevgi değer yoldaşım Kahvaltı hazırlarken. bende bütün Sitelere göz
gezdirdim. San ki Siteler evrim geçirmiş. O, cicili-bicili değimlerin yerini Fikir muha-
kemesi almış. Demek ki Tarihsel Devinim hareketlenmiş. Bu çok güzel bir gelişme.
Ben hep Statükoya karşı mücadele vermişimdir. Işık gördüğüm bazı Zat-ı muhte-
remlere hafif sataşmakla onları araftan ve ya Fetretten kurtarabilirmiyim diye biraz
uğraştım. Ancak bazı kişilerce anında ketlendim. Neyse pek önemli değil.
-------Yaklaşık üç ay önce okur-yazar olmayana ve hatta Orta Okul Mezunlarına
cahil diyen Sahıslar şimdi Ummi ve Âmâ Ozanlardan bahis eder oldular. Bu çok
güzel bir gelişme. İnşallah böyle kültürel meseleler daha da çok tartışılır. Elbette ki
farklı yorumlar olacaktır. Bizler Fikri hür, vicdani hür ve irfani hür İnsanlarız???
-------Ancak Taa Millattan önce yaşamış Antik Yunan Filozofu olan Platon'u Bizim
medarı iftiharımız olan Merhum Aşık Veysel ile harmanlamışlar. Yanlış ve yazık
etmişler. Platon Kadın-Erkek ayrımı yapan bir cinsiyetçiydi. Ruhun ölümsüz oldu-
ğunu Topluma kabullendirmeye çalışan Usta bir Filozoftu. Asıl mesleği Pehlivan-
lıktı. Pılaton Adını bu yüzden almıştır. Asıl Adı ARİSTOKLES'tir. Bütün eserleri
devşirmedir. Her zaman ve her yerde Sokratın etkisi altında kalmıştır. O, Çağda
elbette ki büyük hizmetleri olmuştur. Zaten Tarihçiler de hakkını teslim etmişlerdir.
Ancak onca abartıldığı kadar değildir...
--------Bizim Ulusal Değerlerimizden Merhum Veysel Şatıroğlu ise ne bir Filozoftür
ne de bir Felsefecidir O, sadece Halkın Ozanıdır. Hayatının 38 Yılını Osmanlı da
50 Yılını da Cumhuriyet döneminde yaşamıştır. Şiirlerinde konu bakımından hep
zengin bir çeşitlilik göstermiştir. Yunus Emre ve Karacaoğlan'dan etkilenmiştir.
Amma ve lakin bütün Şiir ve Türkülerini onlar gibi değil kendi tarzında bestelemiş
ve söylemiştir. Koşmaların da genelde Yöresel Lehçe-i bir dil kullanmıştır. Yaşam
boyu Orta Çağı değil Cumhuriyeti anlatmıştır. Yani Radyo çağına çabuk adapte
olmuş ve Değişlerinde Fabrika, Tren, Uçak, Füze ve benzeri yeniliklerden bahis
etmiştir. Her türlü yeniliklere ve kültürel gelişmelere kucak açmıştır. Yaşadığı Çağı
Şiir ve Değişlerinde ustaca dile getirmiştir.
-------Bu vesileyle Merhum Aşık Veysel Şatıroğlu'na Allahtan Rahmet diler, Mekânı
Cennet ve Ruhu Şad olsun. Butün dileğim onların anılarını yaşatabilecek bir neslin
var olmasıdır. Okuyan ve anlayan mevcudiyetlere Selamlar olsun...VESSELAM.
-------YORGUN KALEMDEN--------
-------TURNAM-------
.
Ne Bakarsın Melül- Melül Yüzüme
Kanadın Çırptın Yel Vurdun Gözüme
Biraz Kulak Ver Sen Benim Sözüme
Lokman Hekim sarmaz yaramı turnam.
.
Şimşektir Gözlerin, Gılmandır Başın
Pençeler Zülfikâr, Keskindir Dişin
Helal mı Kazancın, Ekmeğin Aşın
Otağın, Dergâhın, Kiramı Turnam.
.
Yüksek, Yüksek Menzillerde Uçarsın
Issız, Issız Sahralardan Geçersin
Mevsim, Mevsim Uzaklara Göçersin
Amansız Yolların, Karamı Turnam.
.
Der Vezir Baharı, Yazı Bilmedim
Şavul Kayasın da, Seni Dinledim
Matemli Ahvalin, Seyir Eyledim
Senin de yavuklun, zara'mı Turnam...
.
*****OZAN ÇAKIROĞLU*****
-----DÜNYA GERÇEK, ÖLÜM HAKTIR-------
-----Dünya, Güneş sistemine bağlı ve Güneşe en yakın olan üç Gezegen'den
biridir. Çekim kuvvetinden dolayı üzerinde ve katmanlarında Su, Hava, Oksijen
Kimyasal Mineral ve Madenler bulunmaktadır. Dünya, kendi ekseni etrafında
Dönüş hızı 1600 Km. dir. Güneşin etrafın da dönüş hızı 107 bin Km.dir.
----Dünya, Üzerin de yaşayan yaklaşık dokuz milyon canlı türü bulunmaktadır.
Bu da demektir ki, Dünya gerçek ve bunca mahlukatla beraber yaşanabilir bir
Gezegendir. Peki neden Fetbazlar Dünya yalan ve ölüm bakidir diye fetva
verirler anlamış değilim. Diğer Gezegenleri görmediğimiz halde varlığına inanı-
yoruz. Cennet ve Cehennemin varlığına inanıyoruz da amel ediyoruz. Neden
üzerinde tepinip ve türlü nimetlerinden faydalanarak aheste, aheste yaşayıpta
Şükür etmiyoruz.? Bu ne yaman bir çelişkidir.
----Bazı Fetbazlar, kürsülerden Dünya'ya Ahiretin Tarlasıdır diye fetva veriyor-
lar. Anlamış değilim. Anlamakta mümkün değildir. Kur'an-a göre, Kainatın bütün
Tapusu Yüce Yaradana aittir ve hükmünü de kendisi verir diyor ayetler. Bu Güzel
muhteşem Dünyamızın her türlü imkânlarından faydalanıp ve sonrada yok fani,
yok yalan, yok Ahiret Tarlası terimleriyle neslimizi nereye yönlendirmek isteniyor.
----Bütün Mahlukatın elbette ki bir sonu vardır. Beşer Alemi, doğar, büyür, yaşar
ve ölürler. Ve Lakin Topraktan geldikleri gibi tekrar Toprağa dönerler. Buna bazı
Doktirinler; Evrim derler, bazılar da Devinim derler. Ben de derim ki: Dünya gerçek,
Ölüm Haktır. VESSELAM
--------ÇAKIROĞLU-----
------Denizler işgal altında, Gök yüzünü kirlettiler, Sevgi ve saygı dumura
uğradı. Vicdanlar köreldi, Fitne-fesat kol geziyor. Cehalet coştu çağladı.
Garip-gurebanın Anası ağladı. Tabiat kükredi, Faylar kırıldı. Anadolu yandı
kavruldu. Gazze'de Kadın-Erkek, Çoluk-çocuk hunharca katledildi. Büyük
Orta Doğu İslam Devletleri uzaktan seyir eyledi. Yalancı Fetbazlar bunca
olanları Fıtrat-ı Kadere bağladı. Yetmedi Afata-Tufana Depreme hatim
indirdi. Bu Devran-i Alemde satın alınmayan ne kaldı ki... VESSELAM.
--------ZEE KUŞAĞI--------
----Ze kuşağı günümüzde en yakın kuşak olarak Literatüre geçmiş oldu.
Ze kuşağının temel çerçevesine bakarsak, Toplumsal kültürün ve sosyo
ekonomik alt yapının şekillenmesinde oldukça rol oynamaktadır. Çünkü
modern çağ kabul edilen Dijitalizm. Yani bilişim, bilgi ve iletişim de kon-
joktürel gelişmelere daha duyarlı bir nesil olarak kabul görmektedir.
----Ancak 2030 lu yıllar da, bu günün Ze kuşağı mensupları zorlu ekonomik
ve Siyasal yaşamın beklentilerini karşılamaya ehil ve hazırlıklımıdır. Gelecek
adına Rasyonel ve Efektif kararların alınmasında yeterli ve makul olabilecek-
lermi. Günümüzde ki eğitim sistemi buna yeterlimidir. Memleket sathına Paralı
eğitimin hakim olduğu ve fırsat eşitliğinin tamamen kurumlardan kalktığı bu
dönemde, yada böyle kaygan bir devran da ne kadar başarılı olunabilir ki???
------YORGUN KALEMDEN-------
**MEMLEKETİN HALİ AHAVALİ**
.
Bu Devran-i Alem, İbretle Dolu
Beşikten Mezara, Yokuştur Yolu
İblisler Uydurmuş, Sağ ile Solu
Herkes Bir tarafı, Seçip Gidiyor.
.
Yandaşı Tanımaz, Kanun-Yasayı
Haramla Doldurdu, Hırsız Kasayı
Zenginler Tatilde, Kurmuş Masayı
Seher de Kafayı, Çekip Duruyor.
.
Aydınlar Kamuda, Fişlenir Oldu
Yurdunu Sevenler, Şişlenir Oldu
Marketler haramla, güçlenir oldu
Şıhlar Her Kapıyı, Açıp Gidiyor.
.
Ze Kuşağı tutkun, Tik-tok yarışa
Kimisi Kapıldı, Batıl Görüşe
Siyaset ket vurdu, sosyal barışa
Karunlar Yoksulu, Biçip Gidiyor.
.
Çakıroğlu, Hangi Birini Saya
Kalmadı hamaset, bozuldu maya
Elin Kozmonot'u, Giderken Aya
Bizde ki Düşünde, Uçup Gidiyor...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----