*****ANTOLOJİ SİTELERİNİ SANKİ KASIRGA VURMUŞ***** . -----Ehil Şahsiyetler Fikri hür, Vicdani hür ve irfani hür Mürşid-i Kâmillerdir. Materyalist Felsefi Realistler Toplumsal meselelere bilimsel açıdan irşat olurlar. Her zaman ve her yerde medeni ve cesur olurlar. Her türlü melanet karşısında omurgalı bir dik duruş sergilerler. -----Cahil ve yobaz mahlukatlar haksız, kuralsız, çaresiz güdüsel ve korkak olurlar. Her türlü hakimiyet altına girerler. Her zaman ve her yerde Atatürk devrine çamur atar ve Cumhuriyet değerlerine karşı çıkarlar. Ulusal Devlet yönetim şekline ket vururlar. Hilafet aşkıyla yanıp tutuşurlar. -----Zalimler sömürü ve melanet çarklarını her zaman ve her yerde bu cahil ve yobaz kafalarla çevirirler.. Cehalet odaklarıyla Topluma kin, kibir ve nefret ekerler. Şehit Cenazelerini Provoke ederler. Metropol Şehirlerde Hilafet Bayrağı açarlar. Okul ve Camilerde kötü amellerini eyleme dönüştürürler. Bunlar Kaos ve Kargaşasız ortamlar da asla yaşayamazlar. ------Yurdumuz da Hak, Hukuk ve Adaleti Mizanı hakikatlı bir şekilde çalışması için Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Devrim ve Yasaları kayıtsız-şartsız Hiyerarşik bir şekilde uygulanmalıdır... VESSELAM. ------BİR YORGUN DEMOKRAT------
BARIŞIN KAYNAĞI SEVGİR-SEVGİ . Yaradan hükmüdür, dostlara selam Muhabbet Aşkıdır, Lisanı Kelam Feraset izzettir, Gerisi Yalan Barışın kaynağı sevgidir-sevgi. . Kin, kibir nefretin, Züldür izleri Hilaftır Yobazın, Fetva-Sözleri Melanet Kulların, kördür gözleri İrşadın kaynağı sevgidir-sevgi. . Gönüller Çağlasın, Aşkın Bağında Sulh-barış sağlansın, sağı-solunda Aşka Ayet indi, HİRA Dağında Vuslatın kaynağı sevgidir-sevgi. . Bu Dünya Fanidir, Canlar Kiracı Rahmettir Kulların, Arşa Miracı Sevdalı Yüreğin, Olmaz ilacı Huzurun kaynağı sevgidir-sevgi. . Tabiat Kükremez, Boşu-Boşuna Lavları Kim koydu, Dağlar başına Çakıroğlu Dokun Sazın Döşüne Türkünün Kaynağı sevgidir-sevgi... -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
------Saygı değer Kardeşim: Nevi Şahsınıza Münhasır yazılmış Lirizm tarzında Naziredir.... Kaynağı aşağıda ki bilumum beyanlarınızdır. Sevgi, Barış ve suhuletle kalınız...
******SAMSUNLU ŞAİR CEMAL SAFİ****** . -----Cemal Safi, 1938 yılın da Samsun'da doğmuş, Beyin damar hastalığından dolayı 2018 yılın da Ankara'da vefat etmiştir. Merhum Şaire Allah Rahmet eylesin, Mekânı Cennet, Ruhu Şad olsun... ------Başka bir Sitede Merhum Cemal Safi'ye methiler dizilmiş. İleri görüşlü, ufku geniş, oldukça ferasetli ve kusursuz bir Kâhin gibi anlatılmış. Eyvallah--Eyvallah da Fikri hür, Vicdanı hür ve irfanı hür hamasetli Kâhinler, yaşamsal devinim içerisin de bütün eylemsel tavır ve davranışlarından sorumludur. Eğer ki zayıf ve kusurlu yan- ları varsa şayet bir bütünlük içerisinde övgüyle anlatılmaz. Ancak hayır ve hasenatlı eylemleri anlatılır diye düşünüyorum... -------Şimdi ben buradan, Şair Cemal Safi'nin 03-05-2001 tarihinde yazmış olduğu GIZA BAK Başlıklı Şiirinin sadece üç Dörtlüğünü paylaşacağım. Sayın okurlarımız yorumlarını yapsınlar... . -------GIZA BAK------ Bilmem neyin nesi, kimin sıpası Çözüldü gölümün katmerli pası Göğüs-göğüs değil, füze rampası Şafak mı söküyor, kıza bak hele. . Ten değil mübarek, akrın sıcağı Koynuna girenin, söndü ocağı Bir kalçayı seyret, bir de bacağı Tornaya çekilmiş, dize bak hele. . Görenler altını ıslatmış derler Yatağı göl etti döktüğüm terler Yetişin yanıyor bastığı yerler Giderken koyduğu, ize bak hele... . (ŞAİR CEMAL SAFİ'nin GIZA BAK ŞİİRİNDEN ALINTIDIR)
------Diğer Dörtlükleri utandığımdan dolayı burada paylaşmadım. KADIN: Bütün Alemi insanın Havva Anası, Yüce Türk Ulusunun Atlas-libası, Nice Kahraman Yiğitlerin gönül Sunası, Vatan için Şehit olmuş bunca canların Eşi, Bacısı, Mustafa Kemal'in Zübeyde Anası, Anadolu kültürümüzün Şeref Tacı Bir aklı durgun, basireti yorgun, dimağı sargın ve Kalemi solgun bir Beşer-i Şair Tarafından bu şekilde lanse edemez? Etmemelidir? Ve asla etmemeliyiz diye düşünüyorum... -----Ben asla ve katta Merhum Cemal Safi'yi güncelleyen Şahıslara karşı bir serzenişim yoktur. Ve olamaz da. Herkesin görüş ve Fikri hürriyeti vardır. Bizim kimsenin tavır ve eylemine ket vurma yetkimiz yoktur...VESSELAM. -----Yazdıklarımı doğru okuyup ve doğru muhakeme eden okurlara sevgi ve Selamlarımı sunarım... -----BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN-----
******KISSADAN HİSSE******* . -----Devri zamanın da oturduğumuzun semtin Bakkalı vardı. Sahibine Pala Cabbar efendi derlerdi. Bizim Palanın yaşlı bir Papağanı vardı. Bakkalın önünde geniş bir kafesin içinde asılı bir şekilde yaşar ve gelene-gidene laf atardı. Bir de Mahallemiz de Maliyeci Murtaza efendi vardı. Her gün işe giderken Pala Cabbar'ın Dükkanın önünden geçerdi. Her gelip geçerken Yaşlı Papağan Murtaza'ya, Aptal, sersem fodul, kel Murtaza gibi hakaretler yağdırırdı. Bizim Maliyeci Papağandan oldukça huylanır ve hatta kin, nefret tutar oldu... ------Günlerden bir gün Bakkal Cabbar'a Yeter ya-hu diyor. Bu hadsiz, terbi- yesiz Papağanı sustur yoksa elimden bir kaza çıkacak. Cabbar efendi bir güzel azarlıyor yaşlı ve hadsiz Papağanı. Diyor ki bir daha Murtaza efendiye hakaret edersen şayet, senin o dilini keserim...Ertesi günü Bizim Maliyeci oradan geçerken Yaşlı Papağan Murtaza efendi, Murtaza efendi diye ses- leniyor. Murtaza efendi dönüp bakınca, Papağan diyor ki? Sen anlarsınya, Sen anlarsın yaaa... ------Şimdi de her başa gelen, Memura, işçiye, Emekliye diyorlar ki???? Yaaa kullarım siz anlarsınız yaaa....VESSELAM. ------OZAN ÇAKIROĞLU-----
BU DEVRANIN MİZANI BOZUK . Bunca gam yükünü sırtıma aldım Çözüm bulamadım, arafta kaldım Donattım Sofrayı, efkâra daldım İçmesem bir türlü, içsem bir türlü. . Hak, Hukuk Adalet Mizanı Bozuk Ne Yaradan Tanıyor, Ne de tüzük Kardeş-Kardeşine Atıyor Kazık Söylesem bir türlü, sussam bir türlü. . Bu nasıl karakter, bu nasıl huymuş Veletler türemiş, hamaset bitmiş Sırtımdan geçinen hanemi soymuş Ağlasam bir türlü, Gülsem bir türlü. . Neslim ile Koptu, Gönül Köprüsü Namertle uğraşmak ömür törpüsü Sazıma Dokunup Hırsız Türküsü Çalmasam bir türlü, çalsam bir türlü. . Çakıroğlu Geldi, Altmış Yaşına Haramı Katmadı Ekmek Aşına Baykuşlar konuyor toprak taşına Gürlesem bir türlü, essem bir türlü... -----OZAN ÇAKIROĞLU----
******KISSADAN HİSSE******* . -----Olay Anadolu'nun üstü açık bir Köyün'de geçmektedir. Devri zamanın da Muhtarlık seçimi yapılacak Ancak Köy de oldukça gayrı yasal olaylar olmaktadır. Köyün uyanık ve kuralsız kişileri kendilerine ses çıkarmayacak Muhtar adayı arıyorlar. Sonun da Köyün en sefil ve pejmünderi olan Hamo'da karar kılıyorlar. Gidip Hamo'ya diyorlar ki bizim Muhtar adayımız sansin. Bu Köy'de senden zeki akıllı ve münevver biri yoktur. Hamo Muhtarlık teklifine kıs-kıs gülmektedir.Diyor ben kendi Aileme reislik edemiyorum, benden Köyün muhtarı olur mu??? -----Sonun da ısrarlara dayanamıyor Adaylığı kabul ediyor. Ancak benim bir şartım vardır. Köyümüz de her kim ölürse, Mezara koymadan önce ben ölen şahısların kulaklarına bir şeyler söylerim. Uyanıklar şebekesi tamam olur diyorlar...Gel zaman git zaman derken, Köyde birisi ölüyor, tam mezara koyarlarken, Köyün En zalim Ağası bağırıyor çağırın ulan Muhtar Hamo'yu. Hamo geliyor kefeni açıp Meftanın kulağına bir şeyler fısıldıyor ve gömüm bu Meftayı diyor. -----Bir-üç-beş derken Köyün Zalim Ağası huylanıyor. Ya-hu bu salak Muhtar Hamo Meftaların kulağına ne söylüyor. Meraklarına yenilip Muhtar Hamoya bir oyun oynu- yorlar. Şebeklerden birini yalandan öldü deyip. Tam Mezar başın da Çağırın Muhtar Hamoyu. Hamo yine Meftanın kulağına bir şeyler fısıldıyor. Hadi gömün bu meftayı diyor. Cemaat-i müslimin dağıldıktan sonra mezara sağ giren şebeki çıkarıp soruyorlar? Muhtar Hamo senin kulağına ne dedi? Şebek cevaplıyor, Hamo kulağıma eğer ki öbür Dünya'da Memleketin halini soran olursa şayet, sen de dersin ki Bizim köyün Deli Hamosu Köyümüze Muhtar oldu. Onlar Memleketin ne halde olduğunu anlarlar... ------Şimdi de ben derim ki? 2 milyon 700 bin takipçisi olan, Komedi programlar yazarı Hasan Can Kaya'nın Youtub'te Konuşanlar Programını izlerseniz, Yüce Türk Ulusal kültürümüzün ne hale geldiğini görürsunuz...VESSELAM. ------BİR YORGUN DEMEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN-------
Yalan Dünya Arsızındır Renkli Devran Soysuzundur Nerede Bir Güzel Görsem Aslı Bozuk Nursuzundur. . Değirmen Susuz Olur mu Dervişan Çulsuz Olur mu Bağı-Bağbanı Olanın Bülbülü Gülsüz Olur mu. . Bir Çiçekle Bahar Gelmez Nesil Bozuk, Hürmet Bilmez Cehaletten Mürşit Olmaz Kul Aslına Döner Bir Gün. . Çakıroğlu Hayal Kurma Beyhude Kendini Yorma Azrail'e Adres Sorma Çark tersine döner bir gün...
******KISSADAN HİSSE****** . ----Yılbaşı gecesi Benin gibi Emekli bir dostum beni Evlerine davet etti. Dedi gelirken Bağlamanı da getir. Davete icabet lazım dedim ve kalktım gittim. Evde üç arkadaş daha vardı. Dostum eşini bir komşuya göndermiş, Hoş beşten sonra, Sofrayı donattılar Neyse biraz meyleştikten sonra, dedi- ler artık seslendir şu Bağlamayı da ortam şenlensin... ----Aldım benim yareni elime dokundum perde-teline. Ben genelde irticalen çalar söylerim. Bakalım arkadaşlara ne söyledim, onlar ne dinlediler??? . Hiç Gelecek Vaktim, Yoktu Vallahi Hatuna Tekmili, Verdimde Geldim, Kırk Selavatla izin, Aldım Billahi Sazımı sırtıma vurdumda geldim. . Belaya Soktunuz Garip Başımı Lazer ile Takip Eder Peşimi Önceden bitirdim Akşam işini Saati dokuza kurdumda geldim. . Hiç zamanım yoktur boş oturmaya Hazandan başladım turşu kurmaya Kış olunca başlarım iplik sarmaya Erişte, Yufkayı, Açtımda Geldim. . Aş-ekmek yaparken, Türkü söylerim Kuş Kemendi ile, Sinek Avlarım Her akşam olunca, gönül tavlarım Düşümü hayıra, yordumda geldim.
Çakıroğlu Yazdı, Eyledi Kelam Belki de Yarına, Okunur Selam Hanım baş tacımdır, hemide belam Üç- beş saat izin, aldım da geldim... -------OZAN ÇAKIROĞLU------
-----------HUSİLER ya-da ENSARULLAH---------- . -----Husiler ya-da Ensarullah hareketi 1990 Yılın da Yemen'in Kuzeyin de, İslami kültürel ve Dini faaliyet odaklı guruplar tarafından kurulmuştur. 2004 Yılın dan beri Silahlı ayaklanma başlatmıştır. Örgüte İran tarafından mali ve Askeri destek veril- mektedir. -----Husiler Filistin-Gazze olayların da Hamas'tan yana tavır koydular. Ve destekle- meleri halen daha devam etmektedir. Husi'ler Kızıl Deniz de İsrail'e giden Gemileri vurması sonucu, ABD ve İngiliz donanmaları Yemende ki Husiler hedeflerini vurmaya başladı. -----San ki Emperyalist Ülkeler üçüncü Dünya Savaşının temellerini atıyorlar gibi-gibi? ------------OZAN ÇAKIROĞLU------------
ÇİÇEKSİZ BAHÇENİN BÜLBÜLÜ OLMAZ . Kar Çiçeği ile Yaz, Bahar Gelmez Gülşensiz Bahçenin, Bülbülü olmaz Nektarsız Çiçekten, Arı Bal almaz Ağaç Meyve Vermez, Dal olmayınca. . Fırtına Kumuyla, Kurma Binayı Kâmil Meclisin de, bekle sıranı Sevgisiz çağlamaz, aşkın sarayı Gönülden-gönüle Yol olmayınca. . İster Bahar Olsun, İster Yaz Olsun Hazan yeli vursun, Mevsim Güz olsun İster Ud-Kemane, İster Saz Olsun Bülbül'ler Şakımaz, Gül Olmayınca. . Gönül yarasına, Merhem sürülmez Aşkın Şehvetiyle, Murat Alınmaz Vuslata Ermeden, Yuva Kurulmaz Hayır-Hasenatlı, Kul Olmayınca. . Aşk ile Sevdanın, Olmaz Nedeni Tuba'yla Mest etti, Havva Ademi Keremle Aslının, Yandı Bedeni Yürekte Çağlayan, Sel olmayınca. . Maşuklar Aşığa, Yürek Dağlatır Karunlar Köşküne, İcra Bağlatır Dönüşür Hicrana, Her gün ağlatır Barışla Uzanan, El Olmayınca. . Çakıroğlu Dikkat Et, Lehçe-Diline Arif Meclisin de, Kıymet Biline Al Bağlamanı da, Dokun Teline Beyhude yorulma, Sulh olmayınca... -------OZAN ÇAKIROĞLU--------
*****ANTOLOJİ SİTELERİNİ SANKİ KASIRGA VURMUŞ*****
.
-----Ehil Şahsiyetler Fikri hür, Vicdani hür ve irfani hür Mürşid-i Kâmillerdir.
Materyalist Felsefi Realistler Toplumsal meselelere bilimsel açıdan irşat
olurlar. Her zaman ve her yerde medeni ve cesur olurlar. Her türlü melanet
karşısında omurgalı bir dik duruş sergilerler.
-----Cahil ve yobaz mahlukatlar haksız, kuralsız, çaresiz güdüsel ve korkak
olurlar. Her türlü hakimiyet altına girerler. Her zaman ve her yerde Atatürk
devrine çamur atar ve Cumhuriyet değerlerine karşı çıkarlar. Ulusal Devlet
yönetim şekline ket vururlar. Hilafet aşkıyla yanıp tutuşurlar.
-----Zalimler sömürü ve melanet çarklarını her zaman ve her yerde bu cahil
ve yobaz kafalarla çevirirler.. Cehalet odaklarıyla Topluma kin, kibir ve nefret
ekerler. Şehit Cenazelerini Provoke ederler. Metropol Şehirlerde Hilafet Bayrağı
açarlar. Okul ve Camilerde kötü amellerini eyleme dönüştürürler. Bunlar Kaos
ve Kargaşasız ortamlar da asla yaşayamazlar.
------Yurdumuz da Hak, Hukuk ve Adaleti Mizanı hakikatlı bir şekilde çalışması
için Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Devrim ve Yasaları kayıtsız-şartsız Hiyerarşik
bir şekilde uygulanmalıdır... VESSELAM.
------BİR YORGUN DEMOKRAT------
BARIŞIN KAYNAĞI SEVGİR-SEVGİ
.
Yaradan hükmüdür, dostlara selam
Muhabbet Aşkıdır, Lisanı Kelam
Feraset izzettir, Gerisi Yalan
Barışın kaynağı sevgidir-sevgi.
.
Kin, kibir nefretin, Züldür izleri
Hilaftır Yobazın, Fetva-Sözleri
Melanet Kulların, kördür gözleri
İrşadın kaynağı sevgidir-sevgi.
.
Gönüller Çağlasın, Aşkın Bağında
Sulh-barış sağlansın, sağı-solunda
Aşka Ayet indi, HİRA Dağında
Vuslatın kaynağı sevgidir-sevgi.
.
Bu Dünya Fanidir, Canlar Kiracı
Rahmettir Kulların, Arşa Miracı
Sevdalı Yüreğin, Olmaz ilacı
Huzurun kaynağı sevgidir-sevgi.
.
Tabiat Kükremez, Boşu-Boşuna
Lavları Kim koydu, Dağlar başına
Çakıroğlu Dokun Sazın Döşüne
Türkünün Kaynağı sevgidir-sevgi...
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
------Saygı değer Kardeşim:
Nevi Şahsınıza Münhasır yazılmış Lirizm tarzında Naziredir....
Kaynağı aşağıda ki bilumum beyanlarınızdır.
Sevgi, Barış ve suhuletle kalınız...
******SAMSUNLU ŞAİR CEMAL SAFİ******
.
-----Cemal Safi, 1938 yılın da Samsun'da doğmuş, Beyin damar hastalığından
dolayı 2018 yılın da Ankara'da vefat etmiştir. Merhum Şaire Allah Rahmet eylesin,
Mekânı Cennet, Ruhu Şad olsun...
------Başka bir Sitede Merhum Cemal Safi'ye methiler dizilmiş. İleri görüşlü, ufku
geniş, oldukça ferasetli ve kusursuz bir Kâhin gibi anlatılmış. Eyvallah--Eyvallah da
Fikri hür, Vicdanı hür ve irfanı hür hamasetli Kâhinler, yaşamsal devinim içerisin de
bütün eylemsel tavır ve davranışlarından sorumludur. Eğer ki zayıf ve kusurlu yan-
ları varsa şayet bir bütünlük içerisinde övgüyle anlatılmaz. Ancak hayır ve hasenatlı
eylemleri anlatılır diye düşünüyorum...
-------Şimdi ben buradan, Şair Cemal Safi'nin 03-05-2001 tarihinde yazmış olduğu
GIZA BAK Başlıklı Şiirinin sadece üç Dörtlüğünü paylaşacağım. Sayın okurlarımız
yorumlarını yapsınlar...
.
-------GIZA BAK------
Bilmem neyin nesi, kimin sıpası
Çözüldü gölümün katmerli pası
Göğüs-göğüs değil, füze rampası
Şafak mı söküyor, kıza bak hele.
.
Ten değil mübarek, akrın sıcağı
Koynuna girenin, söndü ocağı
Bir kalçayı seyret, bir de bacağı
Tornaya çekilmiş, dize bak hele.
.
Görenler altını ıslatmış derler
Yatağı göl etti döktüğüm terler
Yetişin yanıyor bastığı yerler
Giderken koyduğu, ize bak hele...
.
(ŞAİR CEMAL SAFİ'nin GIZA BAK ŞİİRİNDEN ALINTIDIR)
------Diğer Dörtlükleri utandığımdan dolayı burada paylaşmadım.
KADIN: Bütün Alemi insanın Havva Anası, Yüce Türk Ulusunun Atlas-libası,
Nice Kahraman Yiğitlerin gönül Sunası, Vatan için Şehit olmuş bunca canların
Eşi, Bacısı, Mustafa Kemal'in Zübeyde Anası, Anadolu kültürümüzün Şeref Tacı
Bir aklı durgun, basireti yorgun, dimağı sargın ve Kalemi solgun bir Beşer-i Şair
Tarafından bu şekilde lanse edemez? Etmemelidir? Ve asla etmemeliyiz diye
düşünüyorum...
-----Ben asla ve katta Merhum Cemal Safi'yi güncelleyen Şahıslara karşı bir
serzenişim yoktur. Ve olamaz da. Herkesin görüş ve Fikri hürriyeti vardır. Bizim
kimsenin tavır ve eylemine ket vurma yetkimiz yoktur...VESSELAM.
-----Yazdıklarımı doğru okuyup ve doğru muhakeme eden okurlara sevgi ve
Selamlarımı sunarım...
-----BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN-----
******KISSADAN HİSSE*******
.
-----Devri zamanın da oturduğumuzun semtin Bakkalı vardı. Sahibine Pala
Cabbar efendi derlerdi. Bizim Palanın yaşlı bir Papağanı vardı. Bakkalın
önünde geniş bir kafesin içinde asılı bir şekilde yaşar ve gelene-gidene laf
atardı. Bir de Mahallemiz de Maliyeci Murtaza efendi vardı. Her gün işe
giderken Pala Cabbar'ın Dükkanın önünden geçerdi. Her gelip geçerken
Yaşlı Papağan Murtaza'ya, Aptal, sersem fodul, kel Murtaza gibi hakaretler
yağdırırdı. Bizim Maliyeci Papağandan oldukça huylanır ve hatta kin, nefret
tutar oldu...
------Günlerden bir gün Bakkal Cabbar'a Yeter ya-hu diyor. Bu hadsiz, terbi-
yesiz Papağanı sustur yoksa elimden bir kaza çıkacak. Cabbar efendi bir
güzel azarlıyor yaşlı ve hadsiz Papağanı. Diyor ki bir daha Murtaza efendiye
hakaret edersen şayet, senin o dilini keserim...Ertesi günü Bizim Maliyeci
oradan geçerken Yaşlı Papağan Murtaza efendi, Murtaza efendi diye ses-
leniyor. Murtaza efendi dönüp bakınca, Papağan diyor ki? Sen anlarsınya,
Sen anlarsın yaaa...
------Şimdi de her başa gelen, Memura, işçiye, Emekliye diyorlar ki????
Yaaa kullarım siz anlarsınız yaaa....VESSELAM.
------OZAN ÇAKIROĞLU-----
BU DEVRANIN MİZANI BOZUK
.
Bunca gam yükünü sırtıma aldım
Çözüm bulamadım, arafta kaldım
Donattım Sofrayı, efkâra daldım
İçmesem bir türlü, içsem bir türlü.
.
Hak, Hukuk Adalet Mizanı Bozuk
Ne Yaradan Tanıyor, Ne de tüzük
Kardeş-Kardeşine Atıyor Kazık
Söylesem bir türlü, sussam bir türlü.
.
Bu nasıl karakter, bu nasıl huymuş
Veletler türemiş, hamaset bitmiş
Sırtımdan geçinen hanemi soymuş
Ağlasam bir türlü, Gülsem bir türlü.
.
Neslim ile Koptu, Gönül Köprüsü
Namertle uğraşmak ömür törpüsü
Sazıma Dokunup Hırsız Türküsü
Çalmasam bir türlü, çalsam bir türlü.
.
Çakıroğlu Geldi, Altmış Yaşına
Haramı Katmadı Ekmek Aşına
Baykuşlar konuyor toprak taşına
Gürlesem bir türlü, essem bir türlü...
-----OZAN ÇAKIROĞLU----
******KISSADAN HİSSE*******
.
-----Olay Anadolu'nun üstü açık bir Köyün'de geçmektedir. Devri zamanın da
Muhtarlık seçimi yapılacak Ancak Köy de oldukça gayrı yasal olaylar olmaktadır.
Köyün uyanık ve kuralsız kişileri kendilerine ses çıkarmayacak Muhtar adayı
arıyorlar. Sonun da Köyün en sefil ve pejmünderi olan Hamo'da karar kılıyorlar.
Gidip Hamo'ya diyorlar ki bizim Muhtar adayımız sansin. Bu Köy'de senden zeki
akıllı ve münevver biri yoktur. Hamo Muhtarlık teklifine kıs-kıs gülmektedir.Diyor
ben kendi Aileme reislik edemiyorum, benden Köyün muhtarı olur mu???
-----Sonun da ısrarlara dayanamıyor Adaylığı kabul ediyor. Ancak benim bir şartım
vardır. Köyümüz de her kim ölürse, Mezara koymadan önce ben ölen şahısların
kulaklarına bir şeyler söylerim. Uyanıklar şebekesi tamam olur diyorlar...Gel zaman
git zaman derken, Köyde birisi ölüyor, tam mezara koyarlarken, Köyün En zalim
Ağası bağırıyor çağırın ulan Muhtar Hamo'yu. Hamo geliyor kefeni açıp Meftanın
kulağına bir şeyler fısıldıyor ve gömüm bu Meftayı diyor.
-----Bir-üç-beş derken Köyün Zalim Ağası huylanıyor. Ya-hu bu salak Muhtar Hamo
Meftaların kulağına ne söylüyor. Meraklarına yenilip Muhtar Hamoya bir oyun oynu-
yorlar. Şebeklerden birini yalandan öldü deyip. Tam Mezar başın da Çağırın Muhtar
Hamoyu. Hamo yine Meftanın kulağına bir şeyler fısıldıyor. Hadi gömün bu meftayı
diyor. Cemaat-i müslimin dağıldıktan sonra mezara sağ giren şebeki çıkarıp soruyorlar?
Muhtar Hamo senin kulağına ne dedi? Şebek cevaplıyor, Hamo kulağıma eğer ki öbür
Dünya'da Memleketin halini soran olursa şayet, sen de dersin ki Bizim köyün Deli
Hamosu Köyümüze Muhtar oldu. Onlar Memleketin ne halde olduğunu anlarlar...
------Şimdi de ben derim ki? 2 milyon 700 bin takipçisi olan, Komedi programlar yazarı
Hasan Can Kaya'nın Youtub'te Konuşanlar Programını izlerseniz, Yüce Türk Ulusal
kültürümüzün ne hale geldiğini görürsunuz...VESSELAM.
------BİR YORGUN DEMEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN-------
Yalan Dünya Arsızındır
Renkli Devran Soysuzundur
Nerede Bir Güzel Görsem
Aslı Bozuk Nursuzundur.
.
Değirmen Susuz Olur mu
Dervişan Çulsuz Olur mu
Bağı-Bağbanı Olanın
Bülbülü Gülsüz Olur mu.
.
Bir Çiçekle Bahar Gelmez
Nesil Bozuk, Hürmet Bilmez
Cehaletten Mürşit Olmaz
Kul Aslına Döner Bir Gün.
.
Çakıroğlu Hayal Kurma
Beyhude Kendini Yorma
Azrail'e Adres Sorma
Çark tersine döner bir gün...
******KISSADAN HİSSE******
.
----Yılbaşı gecesi Benin gibi Emekli bir dostum beni Evlerine davet etti.
Dedi gelirken Bağlamanı da getir. Davete icabet lazım dedim ve kalktım
gittim. Evde üç arkadaş daha vardı. Dostum eşini bir komşuya göndermiş,
Hoş beşten sonra, Sofrayı donattılar Neyse biraz meyleştikten sonra, dedi-
ler artık seslendir şu Bağlamayı da ortam şenlensin...
----Aldım benim yareni elime dokundum perde-teline. Ben genelde irticalen
çalar söylerim. Bakalım arkadaşlara ne söyledim, onlar ne dinlediler???
.
Hiç Gelecek Vaktim, Yoktu Vallahi
Hatuna Tekmili, Verdimde Geldim,
Kırk Selavatla izin, Aldım Billahi
Sazımı sırtıma vurdumda geldim.
.
Belaya Soktunuz Garip Başımı
Lazer ile Takip Eder Peşimi
Önceden bitirdim Akşam işini
Saati dokuza kurdumda geldim.
.
Hiç zamanım yoktur boş oturmaya
Hazandan başladım turşu kurmaya
Kış olunca başlarım iplik sarmaya
Erişte, Yufkayı, Açtımda Geldim.
.
Aş-ekmek yaparken, Türkü söylerim
Kuş Kemendi ile, Sinek Avlarım
Her akşam olunca, gönül tavlarım
Düşümü hayıra, yordumda geldim.
Çakıroğlu Yazdı, Eyledi Kelam
Belki de Yarına, Okunur Selam
Hanım baş tacımdır, hemide belam
Üç- beş saat izin, aldım da geldim...
-------OZAN ÇAKIROĞLU------
-----------HUSİLER ya-da ENSARULLAH----------
.
-----Husiler ya-da Ensarullah hareketi 1990 Yılın da Yemen'in Kuzeyin de, İslami
kültürel ve Dini faaliyet odaklı guruplar tarafından kurulmuştur. 2004 Yılın dan beri
Silahlı ayaklanma başlatmıştır. Örgüte İran tarafından mali ve Askeri destek veril-
mektedir.
-----Husiler Filistin-Gazze olayların da Hamas'tan yana tavır koydular. Ve destekle-
meleri halen daha devam etmektedir. Husi'ler Kızıl Deniz de İsrail'e giden Gemileri
vurması sonucu, ABD ve İngiliz donanmaları Yemende ki Husiler hedeflerini vurmaya
başladı.
-----San ki Emperyalist Ülkeler üçüncü Dünya Savaşının temellerini atıyorlar gibi-gibi?
------------OZAN ÇAKIROĞLU------------
ÇİÇEKSİZ BAHÇENİN BÜLBÜLÜ OLMAZ
.
Kar Çiçeği ile Yaz, Bahar Gelmez
Gülşensiz Bahçenin, Bülbülü olmaz
Nektarsız Çiçekten, Arı Bal almaz
Ağaç Meyve Vermez, Dal olmayınca.
.
Fırtına Kumuyla, Kurma Binayı
Kâmil Meclisin de, bekle sıranı
Sevgisiz çağlamaz, aşkın sarayı
Gönülden-gönüle Yol olmayınca.
.
İster Bahar Olsun, İster Yaz Olsun
Hazan yeli vursun, Mevsim Güz olsun
İster Ud-Kemane, İster Saz Olsun
Bülbül'ler Şakımaz, Gül Olmayınca.
.
Gönül yarasına, Merhem sürülmez
Aşkın Şehvetiyle, Murat Alınmaz
Vuslata Ermeden, Yuva Kurulmaz
Hayır-Hasenatlı, Kul Olmayınca.
.
Aşk ile Sevdanın, Olmaz Nedeni
Tuba'yla Mest etti, Havva Ademi
Keremle Aslının, Yandı Bedeni
Yürekte Çağlayan, Sel olmayınca.
.
Maşuklar Aşığa, Yürek Dağlatır
Karunlar Köşküne, İcra Bağlatır
Dönüşür Hicrana, Her gün ağlatır
Barışla Uzanan, El Olmayınca.
.
Çakıroğlu Dikkat Et, Lehçe-Diline
Arif Meclisin de, Kıymet Biline
Al Bağlamanı da, Dokun Teline
Beyhude yorulma, Sulh olmayınca...
-------OZAN ÇAKIROĞLU--------