İki Zen Rahibi, tapınaklarına giderken, yolda şık giyimli bir kadına rastlarlar. Kadın küçük bir dereden karşıya geçmek istemekte, ancak bir türlü cesaret edememektedir.Bunu gören rahiplerden biri, kadını kucaklar ve suyun karşısına geçirir.
Sonra iki rahip tekrar yollarına devam ederler. Aradan saatler geçer, diğer rahip dayanamaz ; "O kadını kucaklayıp karşıya geçirmemeliydin, bunu yapman doğru değildi." . Bunun üzerine rahip şöyle der ; "Ben, yardım ettiğim kadını bırakalı çok oldu, sen neden hala taşıyorsun!".
Bırakmalı insan, bazen rahatsız edici bir sözü, bazen bir çift gözü.. Ve yürekteki közü.. Bırakmalı insan, gereksiz eşyayı, kendisini çok üzen bir olayı... Ve kıymet bilmeyen insanı..
Ruhunu özgürleştirmek için , bırakmamayı bırakmalı insan !
İkimiz de güvercini sustuk gökyüzü her günkü yerindeydi leylakların günü sonra süsenlerin günü sonra güller bütün bir yaz o yoktu tek uzun boynundan bilirdik kanat seslerinden ~ Her şey yerli yerindeydi tek oydu eksilen ikimiz de güvercini sustuk balkon soldu . ~Gülten Akın / Güvercin Ağıdı
En kutsal şiir(im)dir annemin yüzü nakış nakış ruhuma resmettiğim “Harfim,hecem,cümlem” misk_i amber kokulu sonsuzluğum.! ~ Ölümsüzlüğünü yaşarım ruhumda şefkatli ellerin biteviye sıcak ölümün soğuk yüzü bile karşı koyamaz hep sıcacık hep müşfik ~ Esirgemeyen gülüşünle gelirsin rüyâlarıma sevginle ısınır üşüyen yüreğim ~ Sesini duyamamak var ya işte o zaman bir yanım hep eksik kalır çocukluğum yarım çocukluğum ağlar içimde . ~nilüfer aksu / KutsalŞiirimAnnem
Çünkü verdiğimiz kadar alacağız bu dünyadan. Yani ektiğimiz kadar biçeceğiz...
Sonra 'hepsi benim' diyebileceğimiz, Ama sadece yürekten verdiğimiz kadar, Bir umut ışığı olduğumuz kadar, Bir gönül dolusu insanlık paylaştığımız kadar..
İlerdeki günler pek güzel değil,Nâzım belki seni görseler gülümserlerdi uzaktan dişlerini gösterirlerdi utanmazlardı senden utandıkları kadar bu çağdan ~ Zaman seni geride bırakmıyor,haşa gün yüzüne çıkarıyor her seferinde ihtiyar rüzgârıyla bir şiirin illâ yetişiyor yorgun ve küskün her akşamın üstüne ~ Bu ilerdeki sensiz günler selâm yolluyorlar sana,Nâzım seni dize dize öpen bir ıssız kadının kederli sesinden sana ve aziz kederlerine sarılıyorlar güzel olmasalar da senin kadar. . ~T.Gülyeşil
Dert de sende,sevgi de,umut da yürürse senden yürür dalıma tomurcuğu güneşe açan su sen o karasabanla sürersen toprağımı,körpecik boy verir yeşillerin en kutsalı buğday köpürür denizinde yayılır dengeyle,düzenle,ışıkla bozkıra yarınların tohumu . ~Oktay Rifat
Yanağın zemheri ayı yarpuz ve fesleğen yüzünü yüzüme daya beni sana bağlayan ipeği soluğunla dirilt derdimi kimseye vermek istemem erincimi paylaş ~ Artık sormuyorum,biliyorum o geçti mi burdan ? aramızdaki ipek hışırtısından bereketli buğday kokusundan süt kabartısından masaya düşen güneşten sesin sesime katışıyor . ~Gülten Akın
Bir ceylanın ovaya inişi gibi sessizdi yüreğime inen sancı bilsem topraklarımda yeşeren acıyı kemikleri kırılmış zamana batırıp dilimi çekip çıkarırdım gül renkli ağrıyı ~ Bilemezsin aynı acıya kardeş iki çiçeğin aynı gözyaşından beslendiğini . ~Barış Çiçek
Beklemenin verdiği ızdırap dışında hiçbir şey değişmez Ama bu her şeyi değiştirir _zaman insanın içidir içindedir zaman_ ~ Küfrü ayyuka çıktı küfrü ki karalığa bulanmış p’is kokan ruhunun isyanı _sağına bakıyor yalan soluna bakıyor inkâr_ ~ Yol boyunca Sezen’in şarkısı ruhunda yankılanıyor _zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor_ ~ Velev ki bildikleri bilmediklerinin bilmek istemediklerinin _önünde diz çöküp af diliyor_ ~ ____Doğru bildiklerinin Canı cehenneme____ ~ Çetrefilli pusulası şaşmış uzun bir yoldan geliyor _Tanrım ! Bağışla onu_ . nilüfer aksu / İnsan Özler İnsanını Hasretliğimiz Buna
Yokluğu yeşerten sen geldin Elleri ‘Glayöl çiçeği, Sevince durur gözyaşı Alnına konan öpücük kuşları Mor’un türküsüdür bu ~ Gülümser yokluğu sevdiren Her şey bir şeye b’akar Bir mum daha yakalım Aşka,iyiliğe,ölüme Hiçliğiin türküsür bu . ~nilüfer aksu / Bir Mum Daha Yakalım / Gülümser Mart
Önce Kristof Kolomb buldu Amerika’yı Sonra biz Umutlar azaldı günden güne,mutluluklar Ve ekmeğimiz ~ Bir çocuk ağlarsa dağ başında Gözyaşında Amerika akar Vurdularsa birini,kanı şorladıysa Bilin ki o kurşunlarda Amerika var ~ Kişi kişiye köle tutulduysa,asıldıysa Darağaçlarında Amerika var Ama biz yine de direneceğiz Sonuncumuza kadar . ~Cahit Külebi
Bir yangın gibi taşıyıp durduk Kederi ve acıyı göğsümüzde Yer gök duman içindeydi sanki Genzimizi yakıyordu ayrılıklar ~ Zulüm bırakmadı peşimizi hiç Biz gittik o buldu izimizi Konar göçer olduk yedi iklimde Tanıdığımız dağlar taşlar ~ Yalnız bir öfke ışıltısı kaldı Gözlerimizin yorgun sularında Yaşamak bir inat oldu artık Yaşamak bir direnme oldu zulme . ~Ahmet Telli
Ağrıma gidiyor böylesi dünyaya gücenik bırakılan bakışlar Bugün seni ağladım Yarını olmayan dün gibi ~ Hangi yaşanmamış sevginin elemi var yüreğinde ? Hangi yaşanmamış hayâlin hüznü var sesinde ? ~ Ey ! Aşk Uykulara keder vermeyecek o yürek nerede ? Hiç edilmişliğin elbisesi yaraşır mı üstüne ? ~ Neredesin Ey ! Sevgi ~ Gecenin karanlığında göğü delen sessizliğin hissettirdiği ses yankılar içinde Ve hiç kimse bilmeyecek kaybolan yitip giden inancın ne olduğunu Uyanana değin ~ Bugün seni ağladım,çocuk Ağlamak anlamaktır,bizi . ~nilüfer aksu / Göğe Bakmalardan Yorulur mu İnsan ?
Mavi, insanın içine sığdıramadığı devasa bir denizse; 'Mavinin İzi', o deniz çekildikten sonra ruhun kıyısında kalan tuzdur... Ufuk çizgisine ne kadar koşarsan koş, geriye dönüp baktığında ellerine bulaşan o serin, uzak ve ulaşılamaz yalnızlıktır.
Göğün solgun bir parçası içimde unutulmuş gibi duruyor; ne zaman suskunluk çoğalsa, dalga dalga yayılıp eski yaralara dokunuyor. Uzak ufuklara bakarken anlıyorum ki bazı renkler silinmez, yalnızca insanın bakışına sızar ve orada kendine bir yurt kurar. İçimdeki derinlik, adı konmamış bir hatıranın gölgesi gibi büyüyor; sanki her özleyiş biraz daha genişletiyor görünmeyen o denizi. Belki de insanın en sessiz tarafı, gökyüzünden düşmüş bir parçayı sakladığı yerdir.
Demir’e…
Bana beni hatırlatan
beni bana unutturmayan
aşkla çocuk sana…
~
İraden
satın alınmadığı
kalbin
yitmediği
güne değin
hürsün
~
Tanrı’nın
huzuruna çıktığımızda
anlatacağımız
onurlu bir hikâyemiz ol’a
.
~nilüfer aksu / Hürriyet İçinde
İki Zen Rahibi, tapınaklarına giderken, yolda şık giyimli bir kadına rastlarlar. Kadın küçük bir dereden karşıya geçmek istemekte, ancak bir türlü cesaret edememektedir.Bunu gören rahiplerden biri, kadını kucaklar ve suyun karşısına geçirir.
Sonra iki rahip tekrar yollarına devam ederler. Aradan saatler geçer, diğer rahip dayanamaz ; "O kadını kucaklayıp karşıya geçirmemeliydin, bunu yapman doğru değildi." . Bunun üzerine rahip şöyle der ; "Ben, yardım ettiğim kadını bırakalı çok oldu, sen neden hala taşıyorsun!".
Bırakmalı insan, bazen rahatsız edici bir sözü, bazen bir çift gözü.. Ve yürekteki közü..
Bırakmalı insan, gereksiz eşyayı, kendisini çok üzen bir olayı... Ve kıymet bilmeyen insanı..
Ruhunu özgürleştirmek için , bırakmamayı bırakmalı insan !
İkimiz de güvercini sustuk
gökyüzü her günkü yerindeydi
leylakların günü sonra
süsenlerin günü
sonra güller bütün bir yaz
o yoktu tek
uzun boynundan bilirdik
kanat seslerinden
~
Her şey yerli yerindeydi
tek oydu eksilen
ikimiz de güvercini sustuk
balkon soldu
.
~Gülten Akın / Güvercin Ağıdı
“İnsan,
annesi ölünce anlar
içindeki çocuğun hiç ölmeyeceğini.”
.
~Attila İlhan
En kutsal şiir(im)dir annemin yüzü
nakış nakış ruhuma resmettiğim
“Harfim,hecem,cümlem”
misk_i amber kokulu sonsuzluğum.!
~
Ölümsüzlüğünü yaşarım ruhumda
şefkatli ellerin biteviye sıcak
ölümün soğuk yüzü bile
karşı koyamaz
hep sıcacık
hep müşfik
~
Esirgemeyen gülüşünle
gelirsin rüyâlarıma
sevginle ısınır üşüyen yüreğim
~
Sesini duyamamak var ya
işte o zaman
bir yanım hep eksik kalır
çocukluğum yarım
çocukluğum ağlar içimde
.
~nilüfer aksu / KutsalŞiirimAnnem
#biteviyehasretle
Yüreğini vermeli insan,
Sıktığı ele, kucakladığı dosta, dokunduğu omuza,
Gülümsediği yüze, baktığı göze, dinlediği söze..
Çünkü verdiğimiz kadar alacağız bu dünyadan.
Yani ektiğimiz kadar biçeceğiz...
Sonra 'hepsi benim' diyebileceğimiz,
Ama sadece yürekten verdiğimiz kadar,
Bir umut ışığı olduğumuz kadar,
Bir gönül dolusu insanlık paylaştığımız kadar..
Ne eksik, ne fazla;
sadece hakettiğimiz kadar..
Nazım Hikmet
İlerdeki günler pek güzel değil,Nâzım
belki seni görseler gülümserlerdi uzaktan
dişlerini gösterirlerdi
utanmazlardı senden
utandıkları kadar bu çağdan
~
Zaman seni geride bırakmıyor,haşa
gün yüzüne çıkarıyor her seferinde
ihtiyar rüzgârıyla bir şiirin illâ yetişiyor
yorgun ve küskün her akşamın üstüne
~
Bu ilerdeki sensiz günler
selâm yolluyorlar sana,Nâzım
seni dize dize öpen
bir ıssız kadının kederli sesinden
sana ve aziz kederlerine sarılıyorlar
güzel olmasalar da senin kadar.
.
~T.Gülyeşil
“Tüm farkı yaratan emektir.!”
.
~John Locke
E m e k .neydi ?
_Emek insanın
K a l b i y d i _
~
Şimdi
boş ver
mevkiyi
diplomayı
i n s a n l ı ğ ı n .pek iyi mi
ondan haber ver.!?
.
nilüfer aksu / Unutma !
İraden satın alınmadığı,kalbin yitmediği güne değin hürsün.Kutlu olsun çocuk,çocukluğumuz.!
Dün,bugün,yarın ve daima…
“Ne Mutlu Türk’üm Diyene.!”
Karanlığın
sırrına
vâkıf
fıtrî ışığın
gölgeyle
dansı
sevişmek
tenden içre
ruhun ibadeti
tanıklığına şahit
öpücük kuşları
tavaf ediyor
‘dört başı mamur.,
.
~nilüfer aksu / Hüsnükabul
Ey ! Özüm
Aşk’la
~
Soluklar da mavi bir sükût
gördüğü sîret
kendinden izler taşıyan
okunan,gözlerin içinde
mucizenin vuku bulmuş hâli
~
Gönlün sedasında yankılanan
Rast makamı / muştusu
~
Tin’in letafeti coşkun gönlün
muhabbetiyle hemhâl
sessiz,sözsüz,son mısra’m
zarafeti her dem aşkla
~
Bakışlar ‘izdüşümüdür,ruhun !
.
~nilüfer aksu / Aşk_ı Tevafuk
Kim bilebilir ki
kimin kime
iyilik yaptığını
acı da,olmasa
.
~nilüfer aksu / Şibumi
Dert de sende,sevgi de,umut da
yürürse senden yürür dalıma
tomurcuğu güneşe açan su
sen o karasabanla sürersen
toprağımı,körpecik boy verir
yeşillerin en kutsalı buğday
köpürür denizinde yayılır
dengeyle,düzenle,ışıkla
bozkıra yarınların tohumu
.
~Oktay Rifat
Yanağın zemheri ayı
yarpuz ve fesleğen
yüzünü yüzüme daya
beni sana bağlayan ipeği
soluğunla dirilt
derdimi kimseye vermek istemem
erincimi paylaş
~
Artık sormuyorum,biliyorum
o geçti mi burdan ?
aramızdaki ipek hışırtısından
bereketli buğday kokusundan
süt kabartısından
masaya düşen güneşten
sesin sesime katışıyor
.
~Gülten Akın
Bir ceylanın ovaya inişi gibi sessizdi
yüreğime inen sancı
bilsem
topraklarımda yeşeren acıyı
kemikleri kırılmış zamana batırıp dilimi
çekip çıkarırdım gül renkli ağrıyı
~
Bilemezsin
aynı acıya kardeş iki çiçeğin
aynı gözyaşından beslendiğini
.
~Barış Çiçek
“Ama yine de yine de
hayatta acemi kalan yanımı
hep sevdim.
Sevdim,kalanlarıda.”
.
nilüfer aksu / İnsan Özler İnsanını
“…kalbiyle de
düşünebilmeli insan
hissetmek de bir nevi
düşünme biçimi
sahi sen hiç öpüldün mü
huşû ile şahdamarından.”
.
nilüfer aksu / Salt Akıl
Beklemenin verdiği ızdırap dışında
hiçbir şey değişmez
Ama bu her şeyi değiştirir
_zaman insanın içidir
içindedir zaman_
~
Küfrü ayyuka çıktı
küfrü ki karalığa bulanmış
p’is kokan ruhunun isyanı
_sağına bakıyor yalan
soluna bakıyor inkâr_
~
Yol boyunca
Sezen’in şarkısı ruhunda yankılanıyor
_zehir dışarı akmadan
yürek yıkanmıyor_
~
Velev ki
bildikleri
bilmediklerinin
bilmek istemediklerinin
_önünde diz çöküp
af diliyor_
~
____Doğru bildiklerinin
Canı cehenneme____
~
Çetrefilli
pusulası şaşmış
uzun bir yoldan geliyor
_Tanrım !
Bağışla onu_
.
nilüfer aksu / İnsan Özler İnsanını Hasretliğimiz Buna
“Anlamasan da olur.Kimse anlamasa da olur.Gerçek hürriyet budur.Ben anlıyorum.
Anlatamadam da olur.”
~Oğuz Atay
“Sevgiden caydığım yerde
darıl bana.”
.
~Metin Altıok
Yokluğu yeşerten sen geldin
Elleri ‘Glayöl çiçeği,
Sevince durur gözyaşı
Alnına konan öpücük kuşları
Mor’un türküsüdür bu
~
Gülümser yokluğu sevdiren
Her şey bir şeye b’akar
Bir mum daha yakalım
Aşka,iyiliğe,ölüme
Hiçliğiin türküsür bu
.
~nilüfer aksu / Bir Mum Daha Yakalım / Gülümser Mart
“Yalınlık da, haksızlık da kişilerin yüreğindedir.
Yüreğiyle düşünen kişiler olmak da bir yol.”
~David Thoreau
“…güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak.
Bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir.”
~Edip Cansever
Önce Kristof Kolomb buldu
Amerika’yı
Sonra biz
Umutlar azaldı günden güne,mutluluklar
Ve ekmeğimiz
~
Bir çocuk ağlarsa dağ başında
Gözyaşında Amerika akar
Vurdularsa birini,kanı şorladıysa
Bilin ki o kurşunlarda Amerika var
~
Kişi kişiye köle tutulduysa,asıldıysa
Darağaçlarında Amerika var
Ama biz yine de direneceğiz
Sonuncumuza kadar
.
~Cahit Külebi
Bir yangın gibi taşıyıp durduk
Kederi ve acıyı göğsümüzde
Yer gök duman içindeydi sanki
Genzimizi yakıyordu ayrılıklar
~
Zulüm bırakmadı peşimizi hiç
Biz gittik o buldu izimizi
Konar göçer olduk yedi iklimde
Tanıdığımız dağlar taşlar
~
Yalnız bir öfke ışıltısı kaldı
Gözlerimizin yorgun sularında
Yaşamak bir inat oldu artık
Yaşamak bir direnme oldu zulme
.
~Ahmet Telli
Ağrıma gidiyor böylesi
dünyaya gücenik bırakılan bakışlar
Bugün seni ağladım
Yarını olmayan dün gibi
~
Hangi yaşanmamış sevginin
elemi var yüreğinde ?
Hangi yaşanmamış hayâlin
hüznü var sesinde ?
~
Ey ! Aşk
Uykulara keder vermeyecek
o yürek nerede ?
Hiç edilmişliğin elbisesi
yaraşır mı üstüne ?
~
Neredesin
Ey ! Sevgi
~
Gecenin karanlığında
göğü delen sessizliğin
hissettirdiği ses
yankılar içinde
Ve hiç kimse bilmeyecek
kaybolan
yitip giden inancın
ne olduğunu
Uyanana değin
~
Bugün seni ağladım,çocuk
Ağlamak anlamaktır,bizi
.
~nilüfer aksu / Göğe Bakmalardan Yorulur mu İnsan ?
“İnsanlarla
akılları kadar konuşun.
Çünkü her kalp,her hakikati kaldıramaz.
Zira söz,akılla tartılır,gönülle taşınır.”
~Hz.Ali
Mavi, insanın içine sığdıramadığı devasa bir denizse; 'Mavinin İzi', o deniz çekildikten sonra ruhun kıyısında kalan tuzdur... Ufuk çizgisine ne kadar koşarsan koş, geriye dönüp baktığında ellerine bulaşan o serin, uzak ve ulaşılamaz yalnızlıktır.
Göğün solgun bir parçası içimde unutulmuş gibi duruyor; ne zaman suskunluk çoğalsa, dalga dalga yayılıp eski yaralara dokunuyor.
Uzak ufuklara bakarken anlıyorum ki bazı renkler silinmez, yalnızca insanın bakışına sızar ve orada kendine bir yurt kurar.
İçimdeki derinlik, adı konmamış bir hatıranın gölgesi gibi büyüyor; sanki her özleyiş biraz daha genişletiyor görünmeyen o denizi.
Belki de insanın en sessiz tarafı, gökyüzünden düşmüş bir parçayı sakladığı yerdir.