Hiç aklımda yokken, en kuytularda sarıp sarmalayıp saklamışken seni, neden girdin ki rüyama? Öyle güzeldin ki...
Çok az rüya görürüm, görsem de hatırlamam. Ama bu, o kadar gerçekti ki, çıkıp geldin diye öyle sevindim ki, bilemezsin. Bilemezsin ne kadar özlediğimi, boğazımda düğüm düğüm kaldığını... Boynuna sarıldım ve ağladım... Ağladım... Ç/Ağladımmm... Yastığıma bıraktığım gözyaşları şahitti gerçek olduğuna... Şükürler olsun, dedim, varlığına...
Durup dururken gelmedin ki sen, biliyorum. Canım, candostum benim, tam 30 yıl olacak yarın.. Öldüğünden haberi yok ki anıların ve rüyaların...
O şimdi ne yapıyor Şu anda şimdi, şimdi Evde mi, sokakta mı, Çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı Kolunu kaldırmış olabilir, Hey gülüm, Beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi
O şimdi ne yapıyor, Şu anda, şimdi, şimdi Belki dizinde bir kedi yavrusu var, okşuyor Belki de yürüyordur, adımını atmak üzeredir, Her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren Sevgili, canımın içi ayaklar...
Ve ne düşünüyor Beni mi Yoksa ne bilim Fasulyenin neden bir türlü pişmediğini mi Yahut, yahut insanların çoğunun Neden böyle bedbaht olduğunu mu...
"Hiçbir şey yoktu, bomboştu, İşte şu avucumun içi gibi, Ama yine de yoklamayı sürdürdüm... Kaybettiği bir şeyi bulmayı çok istediği zaman İnsan bazen öyle yapar... Bakar bir göremez, Bomboştur baktığı yer, Öyleyken yine de on beş kez bakar aynı yere... "
herkesin bir Feride'si vardır, ben bilmez miyim herkesin bir ayakkabısı gibi bir de şarkısı, herkesin bir kimsesi vardır, ben bilmez miyim bir de kimsesizliği...
zamanı yıllarla tartanlar, yanılırlar... hiçbir şey tartılamaz başka bir şeyle hatta çoğu zaman kendiyle bile yaşanır, içini tohuma bırakır geçer gider, geçmez sandıkların bile...
Gelirsen, ayın tam üstünde Kederli bir bulut tutamaz gözyaşlarını Harran, papatyadan bir gelinlik giyer ; Arsız, zamansız.. Gelirsen, Dersim'e kırlangıçlar geri döner, Munzur gülumser...
Geçmemişlerle dolu oysa....
Hiç kimsenin kafesine
Koyamayacağı bir kuş..
Kaçmasını öylesine
Uçmasını böylesine
Unutmuş..
Bir insan sesine
Gelip konmuş....
Ö. Asaf
?si=0WG5Qpd9eyoO2OrQ
Hiç aklımda yokken, en kuytularda sarıp sarmalayıp saklamışken seni, neden girdin ki rüyama? Öyle güzeldin ki...
Çok az rüya görürüm, görsem de hatırlamam. Ama bu, o kadar gerçekti ki, çıkıp geldin diye öyle sevindim ki, bilemezsin. Bilemezsin ne kadar özlediğimi, boğazımda düğüm düğüm kaldığını...
Boynuna sarıldım ve ağladım... Ağladım... Ç/Ağladımmm...
Yastığıma bıraktığım gözyaşları şahitti gerçek olduğuna... Şükürler olsun, dedim, varlığına...
Durup dururken gelmedin ki sen, biliyorum.
Canım, candostum benim, tam 30 yıl olacak yarın..
Öldüğünden haberi yok ki anıların ve rüyaların...
İnsanlar, insanlığı öldürüyor, sen susuyorsun !
FİLİSTİN
O şimdi ne yapıyor
Şu anda şimdi, şimdi
Evde mi, sokakta mı,
Çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı
Kolunu kaldırmış olabilir,
Hey gülüm,
Beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi
O şimdi ne yapıyor,
Şu anda, şimdi, şimdi
Belki dizinde bir kedi yavrusu var, okşuyor
Belki de yürüyordur, adımını atmak üzeredir,
Her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
Sevgili, canımın içi ayaklar...
Ve ne düşünüyor
Beni mi
Yoksa ne bilim
Fasulyenin neden bir türlü pişmediğini mi
Yahut, yahut insanların çoğunun
Neden böyle bedbaht olduğunu mu...
O şimdi ne düşünüyor
Şu anda, şimdi, şimdi...
N. Hikmet
"Hiçbir şey yoktu, bomboştu,
İşte şu avucumun içi gibi,
Ama yine de yoklamayı sürdürdüm...
Kaybettiği bir şeyi bulmayı çok istediği zaman
İnsan bazen öyle yapar...
Bakar bir göremez,
Bomboştur baktığı yer,
Öyleyken yine de on beş kez bakar aynı yere... "
?si=gVl6PqHzph7g5LaA
herkesin bir Feride'si vardır, ben bilmez miyim
herkesin bir ayakkabısı gibi bir de şarkısı,
herkesin bir kimsesi vardır, ben bilmez miyim
bir de kimsesizliği...
Yılmaz Odabaşı
Sevgiyle :))
Hiç kimse, senin kadar g/özlenmedi....
zamanı yıllarla tartanlar, yanılırlar...
hiçbir şey tartılamaz başka bir şeyle
hatta çoğu zaman kendiyle bile
yaşanır, içini tohuma bırakır
geçer gider,
geçmez sandıkların bile...
M. Mungan
Gelirsen, ayın tam üstünde
Kederli bir bulut tutamaz gözyaşlarını
Harran, papatyadan bir gelinlik giyer ;
Arsız, zamansız..
Gelirsen, Dersim'e kırlangıçlar geri döner,
Munzur gülumser...
Ç/Alıntı
:)
?si=h1GERbYmwYZQxFyK