Kendine has bir dokusu, kokusu, kendine has bir tınısı vardır Mabel Matiz şarkılarının. Kim söylerse söylesin, tanırsınız. Çünkü hem sözleri, hem müziği taa şurada hissedilir. Aşkı yaşamak ve yazmak Mabel'e, aşkın şarkısını söylemek birbirinden güzel seslere, acısını çekmek de biz dinleyicilere düşer...
İki köşeli yalnızlığın Bir ucunda sen, bir ucunda ben... Birleşip ayrılıyor çizgilerimiz... Hangi boyuttan koparılmıştık ki biz... Anı bile yok, ses, koku bile... Bir elin yazdığını öteki el karalıyor sanki... Silgiler hatırlıyor, kalemler unutuyor bizi...
Her zaman saf bir yanım oldu. Ben, kelimelere çok inandığım için, başkalarının yalan söyleyebileceğine de bir türlü inanamayanlardanım. Benim sorunumdur bu. Bu yüzden hayatım boyunca yalanı tanımakta zorlandım...
Ağladığını istemem ben ölürsem. Beni en sevdiğin halimle hatırla. Uzak bir yerde çalıştığımı düşün. Hayatta olduğuma inan Bir gün gelir kendiliğinden Geçer bütün üzüntün Her yeni gelen günü Yeni bir ümitle beklemeli. Her yeni gün yeni havalarla gelir Gece, yağan yağmurla uyursun Sabah, bir de bakarsın, odan güneşli...
...gibidir ayrılık, bir daha hiç, sevilmeyecek gibi. korkar olmak her şeyden, çocuk gibi. evi yıkılmış can gibi. yolunu kaybetmiş kuş gibi. tekrar tekrar dinlenen şarkı gibi. diş ağrısı gibi. diri diri yanmak gibi. sanki herkes boşa yaşıyormuş da, annen ölmüş gibi...!
Çünkü ;
Herkesin bir gideni vardır,
İçinden bir türlü uğurlayamadığı...
Kendine has bir dokusu, kokusu, kendine has bir tınısı vardır Mabel Matiz şarkılarının. Kim söylerse söylesin, tanırsınız. Çünkü hem sözleri, hem müziği taa şurada hissedilir.
Aşkı yaşamak ve yazmak Mabel'e, aşkın şarkısını söylemek birbirinden güzel seslere, acısını çekmek de biz dinleyicilere düşer...
?si=0MPka2m0wV-hDiqu
İki köşeli yalnızlığın
Bir ucunda sen, bir ucunda ben...
Birleşip ayrılıyor çizgilerimiz...
Hangi boyuttan koparılmıştık ki biz...
Anı bile yok, ses, koku bile...
Bir elin yazdığını öteki el karalıyor sanki...
Silgiler hatırlıyor, kalemler unutuyor bizi...
Ahmet Erhan
Her zaman saf bir yanım oldu. Ben, kelimelere çok inandığım için, başkalarının yalan söyleyebileceğine de bir türlü inanamayanlardanım. Benim sorunumdur bu.
Bu yüzden hayatım boyunca yalanı tanımakta zorlandım...
Murathan MUNGAN
Çünkü ;
Doğup büyüdüğü yere ait değil insan. Acı çektiği ya da çok mutlu olduğu yere de ait değil. İnsan, olmak isteyip de olamadığı yere ait...
Ali Lidar
"Kapalı durmakta israr eden pencereleri, duvardan saymak gerekir..."
Ağladığını istemem ben ölürsem.
Beni en sevdiğin halimle hatırla.
Uzak bir yerde çalıştığımı düşün.
Hayatta olduğuma inan
Bir gün gelir kendiliğinden
Geçer bütün üzüntün
Her yeni gelen günü
Yeni bir ümitle beklemeli.
Her yeni gün yeni havalarla gelir
Gece, yağan yağmurla uyursun
Sabah, bir de bakarsın, odan güneşli...
Necati Cumalı
S/Ağırım, kendime bile..
Sessizliğin hafifliğini arıyoRuhum..
Kuru gürültü, sen nasılsın?
...gibidir ayrılık,
bir daha hiç, sevilmeyecek gibi.
korkar olmak her şeyden, çocuk gibi.
evi yıkılmış can gibi.
yolunu kaybetmiş kuş gibi.
tekrar tekrar dinlenen şarkı gibi.
diş ağrısı gibi.
diri diri yanmak gibi.
sanki herkes boşa yaşıyormuş da,
annen ölmüş gibi...!
Umut Güner
"İnsanların kıskandığı şeyler, her zaman materyalist şeyler değildir. Kişiliğiniz, enerjiniz ve başkalarının sizi sevme şeklidir."
?si=zLTqPE63bajjAgrO