Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Güneşli Melek
Güneşli Melek

"KUSURA BAKMAMAK" GİBİ, BÜYÜK BİR KUSURUM VAR...

  • umut01.03.2024 - 08:55



    Sabaha çıkacağımızı bilmediğimiz halde, çalar saati kurup uyumaktır umut..


  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?29.02.2024 - 13:57



    Belki de kendimizi başkalarıyla kıyaslamalıyız, ama sadece gönül fakirliği ve zenginliği açısından...

    Engin Geçtan

    Gönlü zengin Aslı, sevgiler :)


  • nasılsın29.02.2024 - 11:24



    Tam unutulacakken gelen, 4 yılda bir de olsa hatırlanan 29 şubat gibiyim.

    Hiç gelmeyecek olan 30 şubat,
    Sen nasılsın?


  • Mavinin İzi26.02.2024 - 16:05



    Gözleri siyah kadın, o kadar güzelsin ki
    Çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben:
    Koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken
    Bir dakika göğsünün üstünde olsa yerim
    Ömrümü bir yudumda ellerinden içerim.
    Gözleri siyah kadın, o kadar güzelsin ki ...

    N.Hikmet


    Sevgiyle Nilüfer :)


  • Mavinin İzi26.02.2024 - 15:14



    Bütün iyi kitapların sonunda
    Bütün gündüzlerin,
    Bütün gecelerin sonunda
    Meltemi senden esen
    Soluğu sende olan,
    Yeni bir başlangıç vardır...

    E. Cansever


  • cehalet26.02.2024 - 15:03



    Toplumları cehaletten, modern bir eğitim kurtarır. Eğitim seviyesi düşük milletler, cehalet tuzağına düşer. Cahil milletlerde, demokrasinin olmasının hiçbir faydası yoktur. Çünkü cahil halklar genellikle, kendilerini para, iş, vatan ve din gibi unsurlarla kandıranlara oy verirler.

    F. Nietzsche


  • insan23.02.2024 - 11:08



    Yedikleriyle değil, hazmettikleriyle yaşar insan...

    F. Baykurt


  • nasılsın23.02.2024 - 10:27



    S/Ayıklıyorum içimdekileri...

    Selamı sabahı kesen, şiirlere şarkılara küsen,
    Sen nasılsın?


  • Mavinin İzi19.02.2024 - 14:56



    Kimseler görmedi Ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde senin ve benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına, ben geçtim... Yerini bulmamış bir içtenlik, yanılmış bir saygı ve bir hüzün eğrisi olarak ilişkilerin gergefinde, ördüm ömrümün dokusunu ilmek ilmek. Beni cam kırıklarıyla anımsasın insanlar, savrulan bir yaprak hüznü ve dağınıklığı ile... Yükümü yanlış bedestanlara çözdüm.

    Ezilmiş bir gül hüznü var yüreğimde. Saatlerce dayak yemiş bir sanığın çözülmesi içindeyim. Ürperiyorum. Bir at kestanesi durmadan yaprak döküyor yalnızlığın sokaklarında, örtüyor ömrümün ilk yazımı. İçimde bir çocuk, yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru, binlerce kez yenilmiş umut ölülerini çiğneyerek. Sahi yaşlılık, derin bir iç çekiş, yanılmış bir çocukluk olmasın Ömür hanım?

    Şükrü Erbaş


  • yüzleşmek19.02.2024 - 14:45



    Kendisiyle ve hatalarıyla yüzleşince, iyileşiyor insan...
    Bizi kötü biri yapmaz, yanılgıya düşüp hata yapmak, o konuda deneyim sahibi olmayı, dersler çıkarmayı öğretir ancak. Ne yapacağımızı değil belki, ama ne yapmAyacağımızı anlatır...

    Güvenimi, inancımı derinden sarssa da, öğrettiğin şeyler için sana teşekkür ederim ey kötü/lük... Seni sırtıma yük etmeyeceğim.
    Beni üzdüğün için seni, buna izin verdiğim için de kendimi affediyorum...

    İyileşmek için, yüzleşmek gerek.. Hatalarıyla yüzleşince anlıyor insan ; kendini yeterince üzen birini, bir başkası üzemez artık..