Kan damlar yüreğimden Sevgiden, barıştan yana Öldürmedeler insanları Din adına, Allah adına. Yüreğim kan ağlıyor Otuzyedi yürek dururken Dumanlar içinde, Alevler altında...
Biraz şiir, biraz şarkı... Biraz hüzün, biraz hasret... Biraz ben, biraz sen...
EZ U TU (BEN VE SEN)
Bir fırtınaydı gidişin Tüm yaraların sancısını, Bir dille anlatmaya çalışmak gibiydi (Bir dile yüklemek gibiydi) Ya da tüm kitaplarda bahsedilen kutsal bir aşkı, Yumuşak huylu ve çilekeş bir yürekten koparmak gibiydi. Memleketimin tüm mezarlıklarında Yasını aramak gibiydi, Tüm süt çocuklarının ağızlarını Annelerinin memelerinden ayırmak gibiydi.
Vakit sonbahardır Ağaçların tüm yaprakları döküldü Göçebe kuşlar yetim yuvalarından uçtular Kara bulutlar, mavi gökyüzü Bize ağladılar
Sen orada kaldın Ben ise burada. Sen kimi beklersin. Ben ve sen yar Birbirimizden uzak düştük Sen neyi beklersin
Bir ülkenin kurulmasıydı Bir şehrin, sınırlarına mültecisi olması gibiydi. Ya da nasıl desem Uzak bir ufukta, Bakışlarına, bitişik kalmak gibiydi. İki elin bir boğazı sıkması, Ve sesinin çıkmaması gibiydi. Birden bire yüzlerce yılın Ömründen akıp gittiğini anlamak gibiydi..
Güzel gülüşün Karanlık gecemin mumu işığıydı Yaşam bizim için Keyif, eğlence ve sevdalıktı Söyle yarim neden Şafak neden bize karanlıktı?
Sen orada kaldın Ben ise burada. Sen kimi beklersin. Ben ve sen yar Birbirimizden uzak düştük Sen neyi beklersin
Sızıyor sessizce kendi derinine Çıkışını bulamayan sular. İnsan aynı türküyü, aynı içtenlikle Söyleyemiyor ki uzun zaman Böyle karşılıksız, yankısız Değişiyor usul usul eski duygular.
Biliyor musun, kalbim artık, Bir kuş gibi çırpınarak pencere önlerinde, Titrek kanatlarıyla umudun, Düşmüyor bekleyişin hayal camlarına, Gelmene yakın saatlerde.
Hayat dolduruyor her boşluğu kendince Bir başka başlangıçla Tutuşmak üzere yeniden Pembe üflemeleriyle bir ince soluğun.
Beni güzel hatırla... Çünkü sevdim seni ben Her şeyini… Sana sırdaş oldum Dost oldum koynumda ağladın Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini Beni üzdün, kınamadım Alışıktım vefasızlığa El oldun aldırmadım…
Sessizliğinin gürültüsü, sağır etmeseydi kulaklarımı, başka sesleri duyabilirdim belki..
Kör bir kuş gibi uçuyoRuhum....
Uçmaktan korkan, kanadı kırık kuş,
Sen nasılsın?
BİZ seninle,
Deniz ile yakamoz gibi
Rakı ile balık gibi
Kavun ile karpuz gibi
Ketçap ile mayonez gibi
Metin-Ali-Feyyaz gibiyiz...
Elif <3
:))
Kararsız
ışıyorsun
uzağımda.
Kulağımda
belirsiz
sesin.
Güneş
senin
gölgen.
Sözün
söylen
diğinde
senin de
bulutlanır
mı
gözün?
Sesim
yoğunlaşsa,
ağırlaşır mı
gözkapağın
senin de?
Kapanır
mı
gözün?
Söz!
Oruç Aruoba
Gözlerin, ipek yoludur ömrümün
Akasya yüklü kervanlar geçer.
Çan sesleri arasında bir fener,
Yanar söner, yanar söner, yanar söner
Gözlerin ipekyoludur ömrümün...
Ahmet Erhan
UnutMADIMAKlımda !
Kan damlar yüreğimden
Sevgiden, barıştan yana
Öldürmedeler insanları
Din adına, Allah adına.
Yüreğim kan ağlıyor
Otuzyedi yürek dururken
Dumanlar içinde,
Alevler altında...
Biraz şiir, biraz şarkı...
Biraz hüzün, biraz hasret...
Biraz ben, biraz sen...
EZ U TU
(BEN VE SEN)
Bir fırtınaydı gidişin
Tüm yaraların sancısını,
Bir dille anlatmaya çalışmak gibiydi
(Bir dile yüklemek gibiydi)
Ya da tüm kitaplarda bahsedilen kutsal bir aşkı,
Yumuşak huylu ve çilekeş bir yürekten koparmak gibiydi.
Memleketimin tüm mezarlıklarında
Yasını aramak gibiydi,
Tüm süt çocuklarının ağızlarını
Annelerinin memelerinden ayırmak gibiydi.
Vakit sonbahardır
Ağaçların tüm yaprakları döküldü
Göçebe kuşlar yetim yuvalarından uçtular
Kara bulutlar, mavi gökyüzü
Bize ağladılar
Sen orada kaldın
Ben ise burada.
Sen kimi beklersin.
Ben ve sen yar
Birbirimizden uzak düştük
Sen neyi beklersin
Bir ülkenin kurulmasıydı
Bir şehrin, sınırlarına mültecisi olması gibiydi.
Ya da nasıl desem
Uzak bir ufukta,
Bakışlarına, bitişik kalmak gibiydi.
İki elin bir boğazı sıkması,
Ve sesinin çıkmaması gibiydi.
Birden bire yüzlerce yılın
Ömründen akıp gittiğini anlamak gibiydi..
Güzel gülüşün
Karanlık gecemin mumu işığıydı
Yaşam bizim için
Keyif, eğlence ve sevdalıktı
Söyle yarim neden
Şafak neden bize karanlıktı?
Sen orada kaldın
Ben ise burada.
Sen kimi beklersin.
Ben ve sen yar
Birbirimizden uzak düştük
Sen neyi beklersin
Her günümüzü bayram yapanlar , gelişiyle, gülüşümüze GÜL takanlardır...
Sızıyor sessizce kendi derinine
Çıkışını bulamayan sular.
İnsan aynı türküyü, aynı içtenlikle
Söyleyemiyor ki uzun zaman
Böyle karşılıksız, yankısız
Değişiyor usul usul eski duygular.
Biliyor musun, kalbim artık,
Bir kuş gibi çırpınarak pencere önlerinde,
Titrek kanatlarıyla umudun,
Düşmüyor bekleyişin hayal camlarına,
Gelmene yakın saatlerde.
Hayat dolduruyor her boşluğu kendince
Bir başka başlangıçla
Tutuşmak üzere yeniden
Pembe üflemeleriyle bir ince soluğun.
Soğuyor acılar bile..
Şükrü Erbaş
Beni güzel hatırla...
Çünkü sevdim seni ben
Her şeyini…
Sana sırdaş oldum
Dost oldum koynumda ağladın
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
Beni üzdün, kınamadım
Alışıktım vefasızlığa
El oldun aldırmadım…
O. Savcı