Ne varsa verilmemiş, Alınmamış ne varsa; Edilmemiş söz, Patlamamış öfke, Uyutulmuş ne varsa Ne varsa kokuyor birden bire... Ve kayıyor bir şey parmaklarımdan, Ve belki de işte o zaman Başlıyor sızlamaya yüreğim.
Yani ben, dört mevsime bölerek bu yürek sızısını, Günlere,saatlere bölerek bu yürek sızısını, Sokağım,kentim,vatanım sanarak bu yürek sızısını, Bir yaprağı durmadan işliyorum bu ölümsüz ağaca.
Bütün pencerelerde bekleyen benim, Ve O çalmayan bütün telefonlarda Aylardır konuşan da. Kabul. Bir kez yolda karşılaşalım Onunla da avunacağım. Adımı, sesinde duymaktan vazgeçtim, Sesini duysam, susacağım. Yel esiyor ama Değirmen dönmüyor. Kuraklık bu, Adın ekmeğe dönüşmüyor...
Haydi seninle saklambaç oynayalım. Yüreğime saklanırsan eğer, Seni bulmak zor olmaz. Ancak kendi kabuğunun Ardına gizlenirsen, Seni bulmaya çalışmak Bir işe yaramaz...
Bütün renkleri kat birbirine Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan Bana bir şarkı söyle...
Aslıcım, çok tatlı bir anı, gülümsedim. Ahh ne masum duygulardı onlar, ne güzeldi.. Anılara yolculuk yaptım sayende... :)
Ben, bir şarkının sözlerini bir kağıda yazmıştım ezberlemek için, annem kağıdı buldu ve onu bana birinin yazdığını sandı. Annemi o yazılanların bir şarkı sözü olduğuna ikna edene kadar dayağı yemiştim. Sonradan annemin neden o kadar kızdığını anladım, ben çok küçüktüm ve kağıtta şöyle yazıyordu ;
"Olmasa mektubun, Yazdıkların olmasa Kim inanır senle, ayrıldığımıza..."
Ve sen, hep ertelerdin gelişlerini.. Bir gün, ülkede herkes eşit olacak, demek kadar, Boş bir vaad gibiydi sözlerin... Bu ülkede, kimse eşit olmayacak ! Ve sen, hiç gelmeyeceksin şehrime..
Sen bana bir şarkı söyle, ben sana ŞARKı...
Ne varsa verilmemiş,
Alınmamış ne varsa;
Edilmemiş söz,
Patlamamış öfke,
Uyutulmuş ne varsa
Ne varsa kokuyor birden bire...
Ve kayıyor bir şey parmaklarımdan,
Ve belki de işte o zaman
Başlıyor sızlamaya yüreğim.
Yani ben, dört mevsime bölerek bu yürek sızısını,
Günlere,saatlere bölerek bu yürek sızısını,
Sokağım,kentim,vatanım sanarak bu yürek sızısını,
Bir yaprağı durmadan işliyorum bu ölümsüz ağaca.
Günlere,saatlere bölerek bu yürek sızısını...
Hasan Hüseyin Korkmazgil
Bütün pencerelerde bekleyen benim,
Ve
O çalmayan bütün telefonlarda
Aylardır konuşan da.
Kabul.
Bir kez yolda karşılaşalım
Onunla da avunacağım.
Adımı, sesinde duymaktan vazgeçtim,
Sesini duysam, susacağım.
Yel esiyor ama
Değirmen dönmüyor.
Kuraklık bu,
Adın ekmeğe dönüşmüyor...
Turgut Uyar
Aynı yerden, kaç kere kırılır insan?
Haydi seninle saklambaç oynayalım.
Yüreğime saklanırsan eğer,
Seni bulmak zor olmaz.
Ancak kendi kabuğunun
Ardına gizlenirsen,
Seni bulmaya çalışmak
Bir işe yaramaz...
Halil Cibran
Bütün renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
Bana bir şarkı söyle...
Ü. Y. Oğuzcan
Eskiyorum...
Eskitiyorum...
Eskittikçe, eksiliyorum...
Naftalin kokulu yalnızlığım,
Sen nasılsın?
İyi akşamlar:)
Aslıcım, çok tatlı bir anı, gülümsedim.
Ahh ne masum duygulardı onlar, ne güzeldi.. Anılara yolculuk yaptım sayende... :)
Ben, bir şarkının sözlerini bir kağıda yazmıştım ezberlemek için, annem kağıdı buldu ve onu bana birinin yazdığını sandı. Annemi o yazılanların bir şarkı sözü olduğuna ikna edene kadar dayağı yemiştim. Sonradan annemin neden o kadar kızdığını anladım, ben çok küçüktüm ve kağıtta şöyle yazıyordu ;
"Olmasa mektubun,
Yazdıkların olmasa
Kim inanır senle, ayrıldığımıza..."
Özgür insan, başka türlü karar verme imkânı olan insandır...
Rosa Luxemburg
Ve sen, hep ertelerdin gelişlerini..
Bir gün, ülkede herkes eşit olacak, demek kadar,
Boş bir vaad gibiydi sözlerin...
Bu ülkede, kimse eşit olmayacak !
Ve sen, hiç gelmeyeceksin şehrime..
M. Uzun