binlerce göz, binlerce yüz, binlerce biçim aradığım yerde yoktun, sormadığım yerde var etimdeki acı sendin, kanımdaki kuşku sen nere gitsem karşımdaydın, ama sen yoktun sen sahi, niçin yoktun?
Erkeklerin, özür dilediğinde, her şeyin geçeceğini zannetmesi ile, kadınların, çok fazla anlatınca erkeklerin anlayacağını zannetmesi arasında fark yoktur.
ellerin ellerimdeydi, ellerin yoktu gözlerin gözlerimdeydi, gözlerin yoktu iki portre gibi yanyanaydık albümde uykunda sevmiştin, haberin yoktu bir kaçağı tanır gibi tanıdım seni, ancak tanımadım kendimi...
Giydim ben de yalnızlık hırkasını Dilimde, eski hüzzamlar Kulağımda ipek sesi, unutulmuş hatmi çiçeğinin. Kar mavisi kirpiklerinin sesi Bir güvercin curcunası olan, yaz göğünün sesi Usulca çömelip yem arayan serçe sesi Uçtum o serçeyle Uçmasını bilen, limon ağacının sesi Bir Chagall resminin çocuksu sesi Uykusuz şairler korosunun güneşli sesi Sanayi sokağında hangarların orada Uçarı gölgelerin sesi Mozaikler arasından püsküren, bir çiçeğin sesi Manastır avlusunda, Bir Sümer tabletinin kırık sesi Yaklaştım yanına, gök sayfaları arasında Sırlar saklayan kapıların sesi Seviyorsan beni hala, saçındaki leylak sesi...
binlerce göz, binlerce yüz, binlerce biçim
aradığım yerde yoktun, sormadığım yerde var
etimdeki acı sendin, kanımdaki kuşku sen
nere gitsem karşımdaydın, ama sen yoktun
sen sahi, niçin yoktun?
SEN
SAHİ
NİÇİN
YOKTUN?
H. H. Korkmazgil
Biz, kovulduğumuz kapıya bir daha gitmedik
İstenmediğimiz eşikte beklemedik
Biz, incinsek de incitmedik...
Kadınların zihinlerini geliştirerek onları güçlendirirseniz, kör itaatin de sonu gelecektir.
Ama iktidar, her zaman kör itaati aradığından, tiranlarla hazcılar, kadınları karanlıkta bırakmaya çalışırken doğru şeyi yapmaktadır.
Mary Wollstonecraft
Ahh be Elif CAN...
<3
Erkeklerin, özür dilediğinde, her şeyin geçeceğini zannetmesi ile, kadınların, çok fazla anlatınca erkeklerin anlayacağını zannetmesi arasında fark yoktur.
Frida Kahlo
:))
Binbir seçenek arasında, en olmazı seçip, bütünlemeye kalmış öğrenci gibiyim.
Cevapsız sorum, sen nasılsın?
Korkak şu soruyu sorar; Güvenli mi?
Menfaat şu soruyu sorar; Faydalı mı?
Kibir şu soruyu sorar; Popüler mi?
Ama VİCDAN şu soruyu sorar; ADALETLİ mi?
ellerin ellerimdeydi, ellerin yoktu
gözlerin gözlerimdeydi, gözlerin yoktu
iki portre gibi yanyanaydık albümde
uykunda sevmiştin, haberin yoktu
bir kaçağı tanır gibi tanıdım seni, ancak
tanımadım kendimi...
Hasan Hüseyin Korkmazgil
Giydim ben de yalnızlık hırkasını
Dilimde, eski hüzzamlar
Kulağımda ipek sesi, unutulmuş hatmi çiçeğinin.
Kar mavisi kirpiklerinin sesi
Bir güvercin curcunası olan, yaz göğünün sesi
Usulca çömelip yem arayan serçe sesi
Uçtum o serçeyle
Uçmasını bilen, limon ağacının sesi
Bir Chagall resminin çocuksu sesi
Uykusuz şairler korosunun güneşli sesi
Sanayi sokağında hangarların orada
Uçarı gölgelerin sesi
Mozaikler arasından püsküren, bir çiçeğin sesi
Manastır avlusunda,
Bir Sümer tabletinin kırık sesi
Yaklaştım yanına, gök sayfaları arasında
Sırlar saklayan kapıların sesi
Seviyorsan beni hala, saçındaki leylak sesi...
Ahmet ADA
Karanlık karanlığı defedemez, bunu sadece ışık yapabilir. Nefret nefreti defedemez, bunu sadece sevgi yapabilir.
Martin Luther King