Ömrün İçinden Geçerken

Hikmet Metin Çavdar
412

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Ömrün İçinden Geçerken


Bu akşam
nedense Neyzen Tevfik geldi aklıma.
Televizyon açıktı.
Ne söylediğini duymuyordum.
Çay soğumuştu masada.
Telefon ters çevrilmiş.
Birden adı geçti içimden.
Neden, bilmiyorum.
Pencerenin önüne gittim.
Hava kararmıştı.
Karşı apartmanda ışıklar yanıyordu.
Bir mutfakta
sofra toplanıyordu.
Baktım.
Sonra aklıma geldi,
ben de yıllardır
bir şeyleri sonraya bırakıyorum.
Bir dosta “özledim” demeyi.
Telefonu alıp yazabilirsin.
Yazmadım.
“Yarın ararım,” dedim.
Kaç tane yarın geçti
saymadım.
Bir de söyleyemediğim şeyler var.
“İyi ki varsın.”
İnsan bunu bile bazen
söyleyemiyor.
Ben söylemedim.
Neyi bekliyordum,
bilmiyorum.
Uygun bir zamanı mı?
Öyle bir zaman
gelmiyor galiba.
Sabah kalkıyorsun,
aynaya bakıyorsun.
Yüzün biraz değişmiş.
Saçlarım beyazlıyor artık.
Eskiden bir tel görünce
koparırdım.
Şimdi elim değiyor,
geçiyorum.
Geçen gün eski bir fotoğraf buldum.
Çekmecenin dibindeymiş.
Herkes genç.
Ben de.
Uzun süre baktım.
“Sen miydin o?”
dedim içimden.
Sonra yerine koydum.
Bazı insanları da
öyle koydum hayatımın bir yerine.
Ne tamamen gittiler,
ne kaldılar.
Arada bir
aklıma geliyorlar.
Şimdi biri aradığında
müsaitsem açıyorum.
Eskiden açmazdım.
“Sonra konuşuruz,” derdim.
Bir keresinde
birini de böyle bıraktım.
“Sonra ararım,” dedim.
Sonra aradım.
Açmadı.
Bir daha da açmadı.
Bunu anlatmak istemezdim aslında.
Neyse.
İnsan bazı şeyleri
başına gelmeden anlamıyor.
Akşamları artık
acele etmiyorum.
Çay koyuyorum.
Bazen ekmek oluyor yanında.
Bazen hiçbir şey.
Pencereyi açıyorum.
Sokaktan araba geçiyor.
Bir çocuk bağırıyor.
Üst kattaki biri
sandalyeyi çekiyor.
Bunları dinliyorum.
İyi geliyor.
Geçenlerde bir dostla oturduk.
İki saat konuştuk.
Ne konuştuğumuzu
hatırlamıyorum.
Çok güldük.
Çocukların sesini duyunca
bazen dönüp bakıyorum.
Koşuyorlar.
Biri düşüyor.
Öteki dönüp bekliyor.
Sonra ikisi birden gidiyor.
Birine yardım edebilirsem
ediyorum.
Edemezsem
dinliyorum.
Bazen başka bir şey gelmiyor elimden.
Neyzen'i yine düşündüm.
Ölümünü değil.
Yaşarken söylediklerini.
Biraz öfkeli,
biraz alaycı...
Belki insanın
kendine de kızması gerekiyor
bazen.
Çünkü biz
her şeyi yarına bırakıyoruz.
Sonra bir bakıyoruz,
yarın olmuş
ama bazı insanlar yok.
Ben artık
her şeyi sonraya bırakmamaya çalışıyorum.
Özlediysem arıyorum.
Seviyorsam söylüyorum.
Kırıldıysam
hemen olmasa da
bir gün söylüyorum.
Her zaman beceremiyorum.
Bazen susuyorum yine.
Bazen bütün gün
canım hiçbir şey istemiyor.
Oluyor.
Eskiden kendime kızardım.
Şimdi fazla kurcalamıyorum.
Bir gün
bu evden çıkacağız.
Bu masadan.
Bu pencereden.
Çay bardağı kalacak.
Telefon kalacak.
Çekmecede o fotoğraf da.
Belki biri
beni bir yerde hatırlar.
İki kelime söyler.
“İyi insandı.”
Yeter.
Ben çok şey istemiyorum.
Bir dostun kapıyı çalması.
Sofrada fazladan bir tabak olması.
Birinin içeri girip
“İyi ki geldin,”
demesi.
Bunlar bana yetiyor.
Ömür uzaktan uzun görünüyor.
İçine girince
öyle değil.
Benimki de azalmış.
Bunu artık görüyorum.
Çay soğuyor.
Bu kez içeyim.
Özlediğim biri varsa
arayayım.
Sevdiğim biri varsa
söyleyeyim.
Sonrasına bakarız.

Hikmet Metin Çavdar
Kayıt Tarihi : 25.08.2026 22:42:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!