Yaşam akıp gidiyor, hayat tamda burda başlıyor .
Dün geçmiş ,yarın bilinmiyor, bugünü yaşıyorum ,
Yaş kaç olursa olsun ??
Şimdi dökül gözlerimden avuç içlerime,
yüzüm gözüm sana bulaşsın.
Her damla bir mektup gibi düşüyor ellerime,
her harfinde sen varsın.
Sıratın Üstünde
Dışım cennet, içim cehennem;
ince bir çizgide sallanıyorum,
telin üstünde yürüyen gölgeler gibi,
her titreme göğsümde patlayan yıldızları düşürüp ışıklarını taşların arasına serpiyor,
Sırılsıklam Yadına Düşsem
Toprağa yağmur
nasıl düştüğü yeri sadece ıslatmaz,
toprağın içini gevşetir,
saklı kokuları kaldırır yüzeye;
Siyahı Seviyorum
Siyahı seviyorum çünkü beyaz sayfalara en çok siyah şiirler yakışıyor.
Bir çocuğun gözyaşını gökyüzüne bırakışı gibi,
bir annenin uykusuz gecelerde yaktığı lambanın titrek ışığı gibi,
Sokrates’in Duruşu
Atina’nın taş sokakları…
pazarın kalabalığında satıcıların bağırışları,
balıkların tuz kokusu,
şarap testilerinin ışıldayan bakırı,
Söz Verelim Birbirimize
Hadi söz verelim birbirimize,
bir gökyüzü kadar geniş,
bir nehir kadar derin,
bir mezar sessizliği kadar sarsılmaz olsun sözümüz.
Şu Aramızdaki Aşk Meselesi Diyorum Bayım
Şu aramızdaki Aşk meselesi diyorum, bayım…
Kaç şiirle çözülür?
Kaç kelime yeter bir kalbi susturmaya?
Hangi dize söndürür yıllardır içimizde yanan bu ateşi?
Sürekli kalbimin kıyılarında geziyorsun,
Düş artık Kadın…
Sürekli kalbimin kıyılarında geziyorsun,
Ayak izlerinle gelgitleri karıştıran bir rüzgâr gibisin.
Düş artık Kadın…
Suskunluğumun Üstüne
Suskunluğumun üstüne,
çocukluğumun kırık oyuncaklarını bıraktım önce.
Kimsesiz bahçelerde ağlayan halimi,
Tanıyorum seni!
Evet, evet tanıyorum…
Yüzlerce şiir önceydi karşılaşmamız,
bir kitap ayracında unutulmuş bir bakıştık biz,
bir pencerenin ardında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!