BİZ Olalım
Ez kelimeleri topuklarınla,
üstlerinden yürüdükçe
harfler ufalanıp karışsın zamana,
zaman dağılsın sayılardan,
sayılar çözülürken içimizde
Bodrum’da Aşk Gibi
Seninle ilk yürüdüğümüz sahili hatırlıyor musun?
Çay bardağında buğunun ardına gizlenmiş sözlerimiz vardı.
Bodrum’un sabahı gibi tazeydi bakışların,
İlk yudum gibiydi, dudaklarımda bir yangın bırakan…
Bu Aşkın Miadı Dolmuş
Bir zaman vardı,
kalbim, adını bilmediği bir sessizliğe tutunuyordu.
Bütün şehir uyurken bile, içimde bir uğultu,
pas tutmuş bir çan gibi çalıyordu kendi kendine.
Bugün Pazar ;Özlemek Dünden Farksız…..
Bugün Pazar; özlemek dünden farksız.
Sabahın bir anlamı yok artık,
uyandığım saatle uyandığım hayat
birbirini tutmuyor.
BU PERONDA — II
Uzayıp giden,
şehrin göğsüne döşenmiş uğultulu demir ağların
çeperlerinde çoğalan
akşamüstü sızısına eğilmişken güneş,
Söyler misin burnunda tütmek için, daha kaç şiir yazacağım
Söyler misin burnunda tütmek için,
daha kaç şiir yazacağım?
Kaç defter dolduracağım,
kaç kâğıdı yakacağım,
“Bu Sabah da Şiir Yazalım”
Hep ben mi şiir yazacağım,
Bu sabahta sen de yaz, olmaz mı?
Güneş yine aynı yerden doğdu,
Aynı sessizlikle uyandı sokaklar.
Canım Akıyor Kaleme
Canım akıyor kaleme;
bir damla gibi,
yavaş…
“Canın Seferi”
Ben bu yola düştüm aşkın izinde,
Ne tac ararım, ne taht gözümde.
Her şey fânî, kalmaz elde,
Bâki olan bir tek Dost’tur özümde.
ÇEKİMSERLİK DEFTERİ
Öyle çekimserim ki şu hayatta,
adım atmayı bile beceremiyorum.
Sanki yer, ayağımın altından değil de
ben yerin içinden çekiniyorum;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!