BİR TUT BELİMDEN
Konuşacak ne var ki aslında?
Söz dediğin; bazen yük, bazen de boş bir gürültü.
Bazen insan, susarak daha çok anlatır da
kimse anlamaz, herkes duyar ama dinlemez.
Bir Yok Oluş
Uzanınca titriyor parmaklarım.
Bunu bir hastalık sanmıyorum artık,
çünkü dokunamadığım her şey
bir başka şekilde beni geri itiyor.
Bodrum’da Aşk Gibi
Seninle ilk yürüdüğümüz sahili hatırlıyor musun?
Çay bardağında buğunun ardına gizlenmiş sözlerimiz vardı.
Bodrum’un sabahı gibi tazeydi bakışların,
İlk yudum gibiydi, dudaklarımda bir yangın bırakan…
Bu Aşkın Miadı Dolmuş
Bir zaman vardı,
kalbim, adını bilmediği bir sessizliğe tutunuyordu.
Bütün şehir uyurken bile, içimde bir uğultu,
pas tutmuş bir çan gibi çalıyordu kendi kendine.
Bugün Pazar ;Özlemek Dünden Farksız…..
Bugün Pazar; özlemek dünden farksız.
Sabahın bir anlamı yok artık,
uyandığım saatle uyandığım hayat
birbirini tutmuyor.
Söyler misin burnunda tütmek için, daha kaç şiir yazacağım
Söyler misin burnunda tütmek için,
daha kaç şiir yazacağım?
Kaç defter dolduracağım,
kaç kâğıdı yakacağım,
“Bu Sabah da Şiir Yazalım”
Hep ben mi şiir yazacağım,
Bu sabahta sen de yaz, olmaz mı?
Güneş yine aynı yerden doğdu,
Aynı sessizlikle uyandı sokaklar.
Canım Akıyor Kaleme
Canım akıyor kaleme;
bir damla gibi,
yavaş…
“Canın Seferi”
Ben bu yola düştüm aşkın izinde,
Ne tac ararım, ne taht gözümde.
Her şey fânî, kalmaz elde,
Bâki olan bir tek Dost’tur özümde.
Ceset
Durup durup seni düşünüyorum.
Bunu artık kendime itiraf etmiyorum,
çünkü itiraf
bir çıkış yolu varsayar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!