Aşkın Gökyüzü – Düet
Adam
Sen yokken dünya soluyor,
güneş doğsa da ışığı bana ulaşmıyor.
Her yol seni göstermeyen bir pusula,
Aşkın İçinden Geçerken
Ben bir sabahın en sessiz yerinden geçtim,
ellerim ceplerimde,
ceplerim sende.
Bir şehri değil, bir zamanı kaybettim.
Aşkın İçinden Geçerken (Düet)
⸻
Erkek:
Ben, geceye su taşıyan bir kalbim.
Aşk Kaçmış Gözlerime
Şehrin göğsüne çöken bir akşamda, yalnızlığın sesini duydum.
Rüzgâr, saç tellerimi değil, kalbimin pasını dağıtıyordu.
Bir vitrinde kendi yansımamı gördüm, ama o ben değildim;
Bir başkasının sessizliği giyinmiş, bakışlarını kaybetmiş bir yüzdü.
AŞK NE GÜZEL ŞEY
Aşk ne güzel şey…
İnsanın omuzlarını indiriyor önce,
fark etmeden taşıdığı yükleri
usul usul yere bırakıyor.
Aşktan Başlayacağız
Zamanın yüzü solmuş bir fotoğraf gibi bakıyor bana.
Eskiden gülümsediğimiz yerlerde şimdi sadece rüzgâr dolaşıyor.
Bir kahkahanın yankısı bile kalmamış duvarlarda.
Sanki biz hiç orada olmamışız gibi.
Aynı Yağmurda
Böyle olmaz,
seninle aynı yağmurda ıslanmalıyız.
Gökyüzü göğsünü açıp
Baba. II
Baba,
seninle başlayan bir yol vardı çocukluğumda,
taşları bile terinle yumuşamış,
çivisi gevşemiş kapılar senin adımlarınla dikilmişti yeniden.
Bakışlarını Gözlerimin Yanında Yatır
Yorgunum bu gece, hem senden hem kendimden.
Sokağın ucunda bir rüzgâr, taşıyor adını ,
Sessiz, kimsesiz bir yankı gibi dönüyor duvarlarda.
Seninle konuşur gibi yapıyorum,
Baksana Bahar Geliyor
Baksana… bahar geliyor.
Kışın suskun dudaklarından çözülmüş bir söz gibi
yavaşça sokuluyor şehrin omuzlarına.
Rüzgâr, yeni açmış bir sözcük gibi taze;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!