I.
Sonbahar gecesinde esen puslu bir rüzgar var.
Dilimde dolanan kırık bir şarkı misali,
Uzanıyor gözlerim önümde duran titrek mum ışığına;
Yalnızlığıma,
Yarım kalmış duygularıma,
Duvardaki saatinin tik-takları zamanın acımasız neşteri,
Kesiyor ruhumun ince tüllerini...
Dursun zaman bu gece,
Sussun artık, akreple yelkovan,
Konuşsun kalem ile kağıtlarım,
Kim okur bu satırları bilmem, rüzgar alıp savursun.
Gerekirse...
Oysa; Ay bile bir başka güzel görünüyor gözlerime..
Bu gece, tam bu saatlerde.
II.
Sönük mürekkep ile yazılmış yüzlerce elveda şiirlerim... (Elvedasız/Vedasız)
Avuçlarımda tutuyorum hepsini,
Okumaktan çekinerek, içime çekiyorum bir bir,
Yıpranmış kâğıtların kokusunu.
Kaçı bozulmamış düşlerim kalmıştı buralarda...
Sayfalarca unutulmuş?
Kaçı hicran dolu,
Kaçı hiç söylenmemiş, yarım bırakılmışçasına.
Ay dokunuyor gözlerime, hatıraların dalgasında savrulan,
Yüzlerce elvedasız şiirler,
Ve kâğıttan gemiler misali eski mürekkebin dehlizinde yüzen,
Yüzlerce kırgın satırlarım;
Nice aşkların,
Dostlukların kıyısından geçerken...
Dargınlıkların,
Suskunlukların, hatta düşmanlıkların bulanık sularında,
Ne bir iz bıraktı geriye,
Ne de tek bir kelime umut.
Kayıt Tarihi : 17.08.2026 21:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!